ALAZ
Aşk dilimde güle döndü Gecelerim günde yandı Bakmadan
laleler soldu Asmaların koruğuyum
Erir yürek ta derinden Laf
gelse de şor birinden Vurur yarim tam yerinden Dağın en uç doruğuyum
Elinde ben oldum harman Nerde dizlerimde derman Yusuf’uma
yazdın ferman Ulu dalın eriğiyim
Sevdalandı aktı kanım Uğruna
fedadır canım Feryadım yangına benim Tutuşturan körüğüyüm
Ezilmiş yüreğim sana Rüzgar eser senden yana Pencereni bir aç
bana Yar ayağın çarığıyım
28.02.04 © Yusuf Ter
AŞK KOKUSU
Rüzgar önünde uma tutsan Sevda yolunda düşten
kalksan Sol yanima gelip yatsan Sevdamiza ateş yagar
Şu
kırlarda açan sensin Kuşlar gibi ucan sensin Elimden su içen sensin
Kırılsada elde dağar
Ay dolunay gece oldu Şu gökyüzü yıldız
doldu Artık gönlüm seni buldu Bu sevdamız zulmü boğar
Yusuf
söyler ta özünden Dönme yeter sen sözünden Öfke kalksın gül yüzünden
Gecemize güneş doğar
© Yusuf Ter
Kara Koyun
Kurtlar kaptı seni dağın yollunda Uluşurda
karabaş köpekler anam Kargalar dolmuş kuzunun başına Kuzusuna meller
durur koyunum
Dağ çobanı gezer ellinde kavalı Omzu silahlı
beli gamalı Göynük elbisesi çokca yamalı Kuzusuna meller durur koyunum
Yusuf um kızılırmak boylarında Yayılır kara koyunlar
merasında Çocukluk düşleri kurar ruyasında Kuzusuna meller durur koyunum
© Yusuf Ter
SENİ ÇAĞIRIR
Karşı dağlara el verdim Seni çağırır
doruklar
Dağda dikenli gül verdim Seni çağırır koruklar
Irmaklardan bir göl verdim Seni çağırır balıklar
Şu
yüreğimden dal verdim Seni çağırır yapraklar
Arı odlum da bal verdim
Seni çağırır petekler
Yusuf Ter olup yol verdim Seni çağırır
topraklar
© Yusuf Ter
LANET OLSUN LANET
I Lanet olsun lanet Lanet ediyorun dünyada
Güzelikleri bozana Lanetler yağsın kötülüklere Dilek tutulurmu
lanete Dilek tutum lanetlere Aşktan anlamayan geçelere Terk edip
giden saatlere Lanet olsun kötü aşklara Bir anlık öfkelere
Düşünmeden hareket edenlere Lanet olsun ezenlere Dişlerinin arasında
emenlere Sevğinin sırını çözenlere Gece koynunda yanlız yatanlara
Lanet olsun geceyi zehir edenlere Küsmüydük küsmü olacaktık Verdimiz
sözde böylemi duracaktık Gülüşüp oynaşacaktık Lanet olsun bu aşkı
bittirene Yok yere kalp kırana Evi terk edip gidene Lanet olsun sırı
bilmeyenlere Boş yere lanet okuyanlara Lanet olsun Tertemiz aşkımızı
kıskananlara Verecek cevap Bulamıyorum bunu yazanlara Gece koynunda
yanlız yatanlara Uyumadan düş kuranlara Lanet olsun Kinimi burnumdan
soluşumda Kusmak istiyorum suratına Göz yaşları dökülüyor
Yanaklarından yaş akmasın Kan aksın öperin içerim o kanı Lanet olsun
Bizi bir birimizden ayıran Küçük bir anı Lanet olsun gayrı lanet
Kar, dolu, yağmur yağar Lanet nerden hanği Gökten gelip yağaçak
Lanetler dünyayı Saraçak kaplayaçak Kimin başını yakaçak
Sığınaçak yer arayaçak.
II
Lanet duasına başlayacak
Boynuna hocanın yazdığı Muskayımı takaçak Lanetler yağmasın üstüme
diye Lanetler çoktan sarmış Tenini bilmezmiş lanetliymiş Üstünde
taşır düşürmezmiş Yıkasa yusa keselese çıkmaz Ruhunu sarmış kaçamaz
Ruhu kurtulmak için ecele yalvarmış Ecel çoktan uyarmış Sen
lanetlenmişsin Ömrün uzayaçak Açilari hep çekeçek sin Unutma bir gün
göğe uçaçaksın Tenin toprakta kalaçak Toprak kurtlarla kaynayaçak
Sen o teni terk edip Yanima geleceksin Lanetli bir şekilde
Unutma doğdunda temizdin Yaşadığında lanetli Öldügünde sorgudasın
Lanetli yaşamısın dünyada Sen kendini temizmi sandın Simdi ecelin
karşısındasın Sonsuz sorğulardasın Aşkı kirletin suçun bu Aşka lanet
ettin lanetin bundan Debelenip durma Kafanı boşuna vurma Tenin
cürümüş Ruhun canı açımazmı Sonsuza kadar yanlız kalmazmısın Lanet
yağar buda bir lanet sana Lanet ediyorun senle yaşamaya Cehenneme
dönderdin burayı Orasınıda kendine Tanrım sen kimi gönderdin Şiirin
lanetide üstüne olsun içinde ne sevgı ne aşk olsun Lanetler köpürsün
lanetler En sonunda ruhun Ecele teslim olsun.
III
Lanet
Üzüldüm kahroldum içime dert oldun Azrail uyarmıştı Canıma mal
oldun Ayrıldın ayrılıyordun Günleri saat gibi sayordun Bügün beni
unutun Yarın onun oldun Lanet olsun lanet.
Yusuf Ter
2002 Palazlanmış Yavrum adlı kitab tan bir şiir
© Yusuf Ter
EMEK
I Sabahın ilk ışıkları Yürür tarlaya Nasır
tutmuş ayaklarım Ve nasırlı elleri bekler ekinler Dallara konan
serçeler Soğuk rüzgar gibi Yel eser de ter soğur Güneş tepemizde
akşama değin Topraktaki otlar yolunana dek Ter su içinde süzülür
Bedendeki güç, el, kol,ayak
Yana ki yürek Yana ki sevda Yana
ki aşk Bakan iki göz Harıl harıl tutuşup
Uzak topraklarda
işlenen Dere kenarında soğuk akan suya düşer gözümüz Ciğerlerim
susamış Gün dönüyor güneş tepede Seyrediyor susamış Bir kısrak gibi
Isırgana ,kuş konmaz Çalılar yırtmış ellerimi Ellerim kan
Alnım ,yüzüm Kan ter içinde Ama toprak Nankörlük etmez insana
Yaksa da Ağustos cehenneminde Zor gelmez bize de gardaş
II
Yana ki yürek Yana ki sevda Yana ki
aşk Bakan iki göz Harıl harıl tutuşup
Uzak topraklarda işlenen
Filizlensin başaklar Gün geceye dönüyor Bekler şimdi evdeki al
yazmalı Sofra kurulmuştur Belki de var ya tarhana Yufka ekmekle
banacaksın şimdi Testide soğuk su Eve dönme zamanı Yarın sabaha
erteledik işi Dedim ya
Yana ki yürek Yana ki sevda Yana ki
aşk Bakan iki göz Harıl harıl tutuşup
Uzak topraklarda işlenen
Başaklar filizlensin
© Yusuf Ter
EY KOZAK’LI
Aşağıda kaplıcası Sera kurulu merası Askeriyesi
Karakollu Devlet daireleri
Kozak’lı Özlem olur düşümde
Işkın bağlarında Çağla ağaçları Sıcak suyu güzeldir Kara tiren
düdüğüdür Ağıtlarda söylenir Çeşme suları yudumlanınca Uzaklarda
Erciyes görünür Gözüm dolar bakınca Al Fadime’m,Zahide’m Neşet Ertaş
seslendirir Derin duygular götürür
İnsanlarımızdır bizim Kozak’lı
Erciyes karı erimesin Soğumaz sıcak suları Yaz kış demeden akmış
Sazlıklara…
© Yusuf Ter
Salınım
isyanım duygularım aşkım karanlıkta sevişmelerimdir
…
yaz gülümdür sokaklarda düşlerimin sevdası dünyamın nefesi
gecenin yıldızıdır…
içimde akan nehir dağların sevdalı doruğu
benim türküm olur kapalı kutum…
yarınların çığlığı ölümün
izi gök ile yerin arasında bir çocuk düşü bende…
elle tutulmaz
gözle görülmez deprem gözdeki damla denizler okşayan ellerini bulur…
bulanık suyun durgun yüzü yarin zülfü teli avuçlarımın nasırı
duvarlara türkü söyleyen rüzgar Salınım sarı sıcak şiir bahçesi…
© Yusuf Ter
TEK BİR GÜL<
Kalbimden çıkartıp sana uzattım Ellerinle Tek Bir Gül’ü
alasın diye Kollarımı açıp seni bekledim Koşarak yanıma gelesin diye
Tek Bir Gül adını anar dururum Gurbet elde sensiz her an kururum
Kalbim muma döndü daim eririm Yusuf’un halini bilesin diye
© Yusuf Ter
OZON
Ozon ihanetle, gazla delindi Dünya koklayacak gülün mü
kaldı Ormanlar yakıldı villa yapıldı Gayri yeşerecek dalın mı kaldı
Anlaşılan ömür sona geliyor Canlıları birer birer ölüyor Türlü
çiçeklerin rengi soluyor Dünyada yeşil bir çalın mı kaldı
Ne olur
bahçede solmasın gülüm Yusuf’um çaresin bulmalı bilim Cihanı alemde
söyler şu dilim Kovanda, petekte balın mı kal
© Yusuf Ter
BENİM CENNETİM
Ben bende değilim Ben senin baktığın yerdeyim
Güneşi içimde erittim Ay gibi kömür karası Kuyruklu yıldız
Ve hava Dilleri kem,lâl Kor düşmüş Ak olmuş sacları
Gönlümün ıssız yerinde gizledim Kalemimin en uç noktasında
Bakışların uslanmaz Gözlerin yırtıcı Seni sen olduğun için sevmiştim
Şu gurbet ellerde Benim cennetim…
© Yusuf Ter
KÖYÜM
Çocuktum Gençliğimi de yaşayamadım Dokuz
yaşında ayrıldım Gözü yaşlı bıraktık sevenleri Yılda bir uğrar oldum
köyüme Sohbet kurarım Köyümün yaşlılarıyla Gençler kopmuşlar
köyümden Çocuklar Masal dinleyerek uyuyur Son günlerde Masal
anlatacak İhtiyar da kalmamış köyümde Cenazelerde ağıt yakan Gözü
yaşlı kadınlar kaldı Gelinlik kızları gurbet düşler Korkarım bir gün
Yalan olur köyüm benim
© Yusuf Ter
BOZ OGLANIN TEPESi
Sen safagim
Boz oglanin tepesinde
Baktiginda baglar görünür
Bak safakta ayaz düser
Tarlada kalmis tohum
Filiz filiz takasa birakilmis
Yeni kanatlanmis kus
Gök yüzünde dogan günes
Sehir kalabalik görünür
Kiskandir bakislarda
Rüzgâr eser hoyratça
Kaplica ,Baglica, Halaka
Boz oglanin tepesinden görünür
Orta köye iner sessizlik
Seyredersin uzaklardan dalarak
Yarenlik sevdalar düser akla da
Yudumlarsin rakini of çekerek
Tan karanlikta devriyeler nöbete
Zehir olur kör karanlikta agiz tadi
Boz oglanin tepesine çikar bakarsin
Akkent düz ovasi ötmez keklikleri
Leylekler göçebe ugrak yerleri
Soba bacalari tütmüs kara kömürden
Bakarsin bakarsinda için için yanarsin
Yinede asiklarin sevdalilarin ugrak yeri…
© Yusuf Ter
ŞİİRLERİNİZ
|