SERDAR SAYIL

1962 Gaziantep/Oğuzeli ilçesinde doğdum ve 1985 yılında Türkiye Elektrik Kurumu
Genel Müdürlüğünde (TEİAŞ) Teknik Şef çalışıyorum.1977 yılından beri Ankara da
İkamet ediyorum.1988 yılında evlendim Hilal isminde 15 yaşında bir kızım ve
Erol Emre isminde 3 yaşında bir oğlum var 1976 yılından beri şiirlerim ve nesir
yazılarım var edebiyat benim için bir hobi bir yaşam biçimi 4000'e yakın
şiirim var. Her konuda şiir yazmaktan büyük keyif alıyorum ve mutlu oluyorum.
Şiir demek benim için ekmek, su kadar önemli.
Mail adresim : serdarsayil@mynet.com
İSTANBUL
Boğazı bir başka
Gören düşer aşka
İnsanları bir başka
Ey istanbul, ey istanbul
Haydar paşa'dan kalkar tren
Gemiler öttürür siren
Bu güzelliği Tanrıdır veren
Ey istanbul, ey istanbul
Adı çıkmış beyoğlunun
Bunları yazan, ben kulunun
Gözdesisin sen
Ey istanbul, ey istanbul
Kadıköyü, üsküdarı
Zengini, hem fukarası
Yetmiş iki millet burası
Ey istanbul, ey istanbul
Beyazıtı, aksarayı
Konağı, kevransarayı
Gece sanki, fener alayı
Ey istanbul, ey istanbul
Babıali yokuşu
Göztepesi, feneryolu
Kötülüklerin, her bir yolu
Ey istanbul, ey istanbul
Fatih yaptırmış hisarı
Yedikule zindanları
Hanları, hamamları
Ey istanbul, ey istanbul
Güzel heybeli adası
Güzellerin çoktur edası
Bilen sürer, sefasını
Ey istanbul, ey istanbul
Ayasofya, selimiye
Tanrıdan bize hediye
İnsanları çoktur niye
Ey istanbul, ey istanbul
Kilyosu, kumburgazı
Sulukule çalar defi, sazı
Çekilmez kızların nazı
Ey istanbul, ey istanbul
Emirganı, yıldız parkı
Yeşil anadolu kavağı
Gezilecek yer rumeli kavağı
Ey istanbul, ey istanbul
Görürsün var kiliseler
Yapılsın hep abideler
İnsandır hep faniler
Ey istanbul, ey istanbul
Işıl, ışıl galata kulesi
Bitmez bu şehrin hilesi
Bitsin artık halkın çilesi
Ey istanbul, ey istanbul
Kumkapıda balıkçılar
Kol kola gezer aşıklar
Gece çok güzeldir ışıklar
Ey istanbul, ey istanbul
Boğazdadır kız kulesi
İnsanın çok çilesi
Dolmaz halkın filesi
Ey istanbul, ey istanbul
Beşiktaşı, tophanesi
Eyüp sultan türbesi
Padişahlar manzumesi
Ey istanbul, ey istanbul
Bakırköyü, topkapısı
Binaları kul yapısı
Yok çoğunun tapusu
Ey istanbul, ey istanbul
Kasımpaşa, şişanesi
Şehrin çoktur birahanesi
Bu serdarın bir nağmesi
Ey istanbul, ey istanbul
(Serdar Sayıl-2005)
KARA SEVDA
Kara sevda gelip vursa kapına
Senin aşkın ile kavrulana
Kızarmısın söyle nazlı dilberim
Kara sevda ile hep inlerim
Kara sevda'dan yana, yana
Benzedim ben bir muma
Aşkın ile avutsana söyle nazlı diberim
Kara sevda ile hep inlerim
Kara sevda söyle sen nesin
Yoksa sen bir kül, yoksa sen bir ateş misin
Aşk ateşine düşsem söyle nazlı dilberim
Kara sevda ile hep inlerim
(Serdar Sayıl-1979)
BEN VE SEN OLMAYINCA
Seni arıyorum yanımdayken bile
Arıyorum aşkımı yanımda olsan bile
Soruyorum seni
Her gün bende olsan bile
Kapkaranlık gecelerde
Arıyorum seni düşümde yanımda olsan bile
Çekiyorum hasretini
Arıyorum sevgimi
Edebiyyen benim olsan bile
Seni kıskanıyorum başkasının yanında
Seni görsem başkasının kolunda
Ben kahrolurum
Bilirsin bunu sevgilim
Edebbiyyen silinmeyecek aşkımız
Tarihe geçmese bile
Anılacak, anılacak
Dillerden, dile dolaşacak
Haykırılacak aşkımız
Biz ölsek bile
Anılacak
Biliyorsun bunu sevgilim
Mahşerde olsada ayrılmayalım
Darılmayalım
Nolursun ikimiz
Bir gün felek ayırırsa ikimizi
Nolur ayrılma
Kopma benden
Dalından kopan bir çiçek gibi solma
Üzülme, üzme kendini
Ayıramaz kader bizi
Ayıramaz ikimizi
Senin ızdırabın benim
Tüm kötülükler benim olsun
Sana hiç bir kötülük sinmesin
Sen kar kadar saf ve temizsin
Bırak benim olsun iğreçlikler
Sana dokunmasın kötülükler
Sana dokunacak eller
Zaten kırılacaktır bilirsin
Bırak bana bu dertler
Bana durak olsun sevgilim
Bu hayatımız
Gülerek, ağlayarak geçse de
Bütün hayatın darbeleri bizi bulsada
Felek çemberi bizikoluna alıp dönsede
Nolursun bırakma beni sevgilim
Kırma gönül dallarımı
Seninle doğdum
Seninle olacak ölümüm
Biliyorsun bunu sevgilim
Nolursun bil bunu
Ölüm kucağına almadan bizi
Nolursun kader edebiyyen
Ayırmasın ikimizi
Birbirine bağlanmış
Gülde ki diken gibi
Aşıkım sana inan
Bu doğru bir şey
Yalan değil yalan
Bunu biliyorsun sevgilim
Sen beni nasıl görürsen gör
Ben dalsam, sen çiçeğim
Sen gülsen, ben bülbülünüm
Bunu biliyorsun sevgilim
Seni sevmekten
Seni anmaktan
Gözlerimin yaşı kurumuyor
Kaderin sillesini yesek bile
Dayanmalısın, dayanmalısın
Dayanmalıyız herşeye
Kadere karşı gelip
Ayrılmayalım sevgilim
Benden başkasının olma
Temiz, temiz bildiğim
Koklanmamış bir gülsün
Benden başkasına koklanma
Nolursun sevgilim
Sen kaderime atılan imza
Edebiyyen sevgilim
Her zaman benimsin
Her zamanda benim olacaksın
Yemin olsun, yemin olsun
Senden başkasına bakarsa
Şu iki gözüm
Senden başkasına, bakmasın diye
Kör olsun, iki gözüm razıyım
Sen benimsin
Daima benimsin
Benle yaşadın
Benle öleceksin
Biz ikimize ait tek varlık
İki deli aşık
Aşıkız ikimiz
(Serdar Sayıl-1979)
Kul ve Yaratan
Sonsuzluk uzayda sonsuzluk
Sonsuzluk yaşamda sonsuzluk
Sonsuzluk islamda sonsuzluk
Boşluk imansız kafada boşluk
Bosna'da kan akar oluk, oluk
Afrika'da sefalet, açlık, yokluk
Bir taraf'ta havyar ve bolluk
Boşluk imansız kafada boşluk
Yarış zamanla yarış
Yakarış Allaha yakarış
Tam tezat savaş ve barış
Varoluş insan' da var oluş
Bakış kuşbakışı bakış
Nakış oymada nakış
Tam tezat yaz ve kış
Yakarış Allaha yakarış
Abdest ve namaz
Sıhhat ve niyaz
Tam tezat kara ve beyaz
Temizlik ruhta temizlik
Savaşma nefisle savaşma
Yarışma hayatla yarışma
Sarışma sevgiyle sarışma
Bağlanış Allaha bağlanış
(Serdar Sayıl-1994)
İnsan üzerine
Ey horoz ibiği rengindeki kan pıhtısı insan
Ey meleklerin kanadına oturmuş cüsseli insan
Ey feleğin çemberinde dönen insan
Gel bana koşarak sürgün yollarıma
Ey bilinmeyene mahkum insan
Ey gecenin karanlığına mehtap olan insan
Ey güzelliklerin tek abidesi insan
Ey güzel fırtınaların getirdiği toz insan
Gel bana sevgi yollarıma
(Serdar sayıl-2002)
Hoş geldin Resulallah
Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Gönüller Nebisi
Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Sultanlar Sultanı
Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Alimler Alimi
Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Nebiler Nebisi
(Serdar Sayıl-2005)
Hoş geldin bahar
Devamlı yağmur yağar
Hoş geldin bahar
Ağaçlar çiçek açar
Hoş geldin bahar
Kuşlar uçuşurlar
Tavşanlar kaçışırlar
Yılanlar kaynaşırlar
Hoş geldin bahar
Koyunlar yavru kuzular
Artık erir buzlar
Koşar genç kızlar
Hoş geldin bahar
Çoban kavalını çalar
Sular durmaz çağlar
Güzeller yazma bağlar
Hoş geldin bahar
Meyveler tek tek çıktı
Güneş dört yanı yaktı
Arkasından şimşek çaktı
Hoş geldin bahar
(Serdar Sayıl-1982)
Sen bir şarkısın
Tak saçına tokayı
At kalbime koncayı
Tak yakana goncayı
Sen her halinle güzelsin
Sen ağzımda
Hep şarkı, gazelsin
(Serdar Sayıl-1985)
Türk ve Atası
Yurta sulh cihanda sulh ilkesiyle
İsterse ters çevirir bir sillesiyle
Ne oldu dökmedi mi Atamız
Akdenizde düşmanı denize
Bir kaşık suda boğmadı mı
Mehmetçiğin süngüsüyle
Yurta sulh cihanda sulh ilkesiyle
İsterse ters çevirir bir sillesiyle
Bize dokunmayan yılan bin yaşasın
Türk milleti sen zorlukları aşasın
Durulmayan su gibi bendini yıkasın
Mustafa Kemal Paşam bin yaşasın
Yurta sulh cihanda sulh ilkesiyle
İsterse ters çevirir bir sillesiyle
Yaşasın büyük türk milleti
Yaşasın ulu önder Atatürk
Yaşasın vatan için kan dökenler
Yaşasın iman uğruna savaşanlar
(Serdar Sayıl-1985)
Seviçten uçmak
Uçmak hep yükseklere doğru
Bazen'de hep seviçten uçmak
Ve sonunda ayağı yere değmemek
Sevmek hep ölesiye sevmek
Düşüncelerin birleştiği zaman
Hayal dünyasında gezmek
Yükseklere mavi semalara doğru uçmak
Özgürlüğü arayıp bulanların misali
Hep sevinçten uçmak, uçmak
(Serdar Sayıl-1978)
Zafer
Atların kişnemeleri kulaklarda
Bekliyorlar yine zafer
İnsanların hep düşünceleri aynı kafalarında
Sesler geliyor kazanılmış zafer
Zafer etkiliyor hep bizi
Zafersiz olmuyor besbelli
Atım da yeleli mi yeleli
Zaferden önce ata vurmalı semeri
(Serdar Sayıl-1979)
Yanarmısın benim gibi
Fısıldayan bir seste seni hatırlarım
Gülümseyen bir yüzde seni hatırlarım
Fakat se beni bir gün
Hatırlar beni anarmısın
Aşıksan eğer
Benim gibi yanarmısın
Ben sevda çölünde mecnunsam
Gel sen benim leylam ol
Aşıksan eğer
Hatırlar beni anarmısın
Aşıksan eğer
Benim gibi yanarmısın
(Serdar Sayıl-1982)
Kamyoncu abi
Büyük mü büyük cüsseli
Geçmiş direksiyon başına
Uykusuz döner şaşkına
Kamyoncu abi selam sana
Arabasını süsler yazar yazı
Yolda türkü söyler yoktur sazı
Dertlenir sızlanır bazı, bazı
Kamyoncu abi selam sana
Yollarda otel evleri
Dorseye çizili gülleri
Çalışmaktan yorulmuş kolları
Kamyoncu abi selam sana
(Serdar Sayıl-2004)
Hırçınsın
Her sözüme kızarsın
Hep birşeyler yazarsın
Sözle beni bozarsın
Ah kız sen çok hırçınsın
Aman canım güzelsin
Beni bazen üzersin
İpe boncuk dizersin
Ah kız sen çok hırçınsın
Kalbimi sen yakarsın
Yakana gül takarsın
Tatlı, tatlı bakarsın
Ah kız sen çok hırçınsın
(Serdar Sayıl-1982)
Helal Sana Türküm Helal
Helal sana türküm helal
Üç kıtada varsın hilal
Bu ne ilk ne son final
Helal sana türküm helal
Yürek, iman hep sendedir
Akıl, fikir hep sendedir
Saygı, sevgi hep sendedir
Helal sana türküm helal
Bak zorluklar yıpratamaz
Bak düşmanlar saldıramaz
Şu top, tüfek yıldıramaz
Helal sana türküm helal
Bayrak, sancak bize kutsal
İman, kuran bize kutsal
Vatan, millet bize kutsal
Helal sana türküm helal
(Serdar Sayıl-1998)
Farzet
Farzet gönül bahçesine sevgi ektim
Yeşerip çıkar mı bilmem
Ne dersin canım
Farzet aşk diyarına yolcu oldum
Dönüşü olur mu bilmem
Ne dersin canım
Farzet sevgi fırtınasına konuk oldum
Beni misafir eder mi bilmem
Ne dersin canım
Farzet yıldızlara bakıp ağladım
Benim için parlar mı bilmem
Ne dersin canım
Farzet sevgiye tutsak, hapis oldum
Hür, özgür olur muyum bilmem
Ne dersin canım
(Serdar Sayıl-2005)
Acep
Bülbülün firkatı gülden mi acep
Güzelin inadı dilden mi acep
Dolmuyor alın teriyle bu cep
Alaturka sayılmam' ki
Kafada durmuyor kep
(Serdar Sayıl-1985)
İZMİR ÜZERİNE
İlk kurşun anıtın inan şahane
Güzelliğine kimse bulamaz bahane
Bayraklı, Eşrefpaşa, Basmahane
Egenin incisi sensin ey İzmir
Taş surlu kadife kalen ayakta
Şehit kanı vardır bu bayrakta
Efemin naşıda bu toprakta
Egenin incisi sensin ey İzmir
Atam ki yunanı denize sende döktü
Söyle Türkün bileğini kim büktü
Söyle dağlarına duman mı çöktü
Egenin incisi sensin ey İzmir
Meryem ana koynunda yatıyor
Efes ki güzelliğine güzellik katıyor
Sende akşam güneşi farklı batıyor
Egenin incisi sensin ey İzmir
Denizin ki pırıl pırıl parlıyor
Kaptanların konağına gemileri bağlıyor
Sularında balıkların çağlıyor
Egenin incisi sensin ey İzmir
Fuarın ki dünyada yok bir eşi
Bu şehrin bir başkadır güneşi
Burada gör insanı, dostu, kardeşi
Egenin incisi sensin ey İzmir
İzmir ki turistlere duraktır
Kışları ılıman, yazları ne de kuraktır
Verimlidir toprakları, ne de çoraktır
Egenin incisi sensin ey İzmir
Seni görmeyen bu vatanı gezmemiştir
İzmirlim senden başkası şu yunanı ezmemiştir
Hangi ressam seni çizmemiştir
Egenin incisi sensin ey İzmir
İzmirim ki şehitlerin yurdudur
Karşıyaka, kordonboyu aşıkların yoludur
Bu serdar da Allahın bir kuludur
Egenin incisi sensin ey İzmir
(Serdar Sayıl-2005)
OLSUN
Aşkın diyarından koşup gelirken
Elinde bir adet bir gülün olsun
Sevda diyarından koşup gelirken
Elinde bir damla mutluluk olsun
Elem, keder yakmış, yar yüreğini
Yüzünde birazcık tebessüm olsun
Zaman değiştirmiş demek çehreni
Elinde mazi'den bir anı olsun
Aşk denen şarabın var ise canım
Onu'da içmeye takatin olsun
Aşk denen duyguyu yar çekmek için
Derdimin devası ilacın olsun
Zamanla aşkımı sende anlayıp
Sevgilim demeye bir yüzün olsun
Aşk denen derya'ya kapılmak için
Yüzmeyi bilen' de kolların olsun
(Serdar Sayıl-1983)
SORSAM ACEP SÖYLER Mİ Kİ
Senin ile çıktım yola
Seni sorsam dağa, taşa
Yanımda ki o yoldaşa
Sorsam acep söyler mi ki
Dağa, taşa inip, çıkıp
Köşe, bucak, yere sinip
Yanımda ki o güneşe
Sorsam acep söyler mi ki
Uzun, uzun yollar bizim
Bu taş, bu dağ, bu toprak, bizim
Yanımda ki o ağaca
Sorsam acep söyler mi ki
Memleket'ten çıktım yola
Dağ'dan taş'tan kaya, kaya
Yürüdüğüm o yollara
Sorsam acep söyler mi ki
(Serdar Sayıl-1978)
RENKLER VE SEVGİ
Deniz mavi
Gökyüzü mavi
Düşlerim mavi
Durakladım bir an
Gözümden akan sanki kan
Şimdi seni düşünüyorum
Canım seni seviyorum
Gül pembe
Umutlarım toz pembe
Yanaklarında pembe
Durakladım bir an
Gözümden akan sanki kan
Şimdi seni düşünüyorum
Canım seni seviyorum
Yaprak sarı
Saman sarı
Çiçek sarı
Durakladım bir an
Gözümden akan sanki kan
Şimdi seni düşünüyorum
Canım seni seviyorum
Çimen yeşil
Ağaç yeşil
Cennet yeşil
Durakladım bir an
Gözümden akan sanki kan
Şimdi seni düşünüyorum
Canım seni seviyorum
Yarim kara
Toprak kara
Saçların kara
Durakladım bir an
Gözümden akan sanki kan
Şimdi seni düşünüyorum
Canım seni seviyorum
(Serdar Sayıl-2004)
YÜRÜYORUM ANKARADA
Boynumda kaşkol
Elimde eldiven
Dışarda kar
Kuru ayaz
Gönlümde acı
Gönlümde neşe
Gönlümde sızı
Yürümek güzel ankarada
Cafeleri bol
Döneri meşhur
Görürsün kale'yi karşıda sur
Gönlümde keder
Gönlümde sevgi
Gönlümde ah, vah
Yürümek güzel ankarada
Duraklar kalabalık
Otobüsü bol
Bir taraf ankararay
Bir taraf metro
Merdivenleri say bitmez
Sevgide insana yetmez
Gönlümde acı
Gönlümde sancı
Gönlümde güzellikler
Yüzümde gülücükler
Yürümek güzel ankarada
Çankaya, kızılay
Işıl, ışıl parlıyor
Kuğulu park sakin, sessiz
Ankara kalabalık, var densiz
Gönlümde sevgi
Aklımda şiir
Nerde üstat, nerde pir
Gönlümde ah, vah
Yürümek güzel ankarada
Ulus, saman pazarı
İsmat paşa, bent deresi
Hacı bayram türbesi
Hisarı, kalesi
Gençlik parkı sıhıyesi
Kuşbakışı bak anıttepe
Atatürk'ü gör içinde
Gönlümde sevgi
Gönlümde keder
Ankara dünyaya değer
Gönlümde ah, vah
Yürüyorum ankarada
(Serdar Sayıl-2005)
Ankara üzerine
Esiyor başımda kavak yeli
Kızılayda kalabalık insan seli
Kimi leyla, kimi mecnun
Kimi akıllı, kimi deli
Kimi alim, kimi veli
Esiyor başımda kavak yeli
Dışarıda kar yağıyor lapa, lapa
Yol var doğru
Yol var sapa
Serdar güzeli doğruyu görür
Yaşam sonu olan ömür
Esiyor başımda kavak yeli
Kızılay da kalabalık insan seli
Ankara sen ankarasın
Neler gördün, neler duydun
E söyle kardeş vatan için
Kaç taş üst üste koydun
Ankaram bakarım sana kıyamam
Ne badireler atlattın sen
Ne kişiler senin için giydi kefen
Yürüdü koçlar, öldü seğmen
Kalense taş gibi ayakta
Ankaram sancağın dalgalanıyor
Serdar sana baktı inan ağlıyor
Esiyor başımda kavak yeli
Kızılay da kalabalık insan seli
Kimi leyla, kimi mecnun
Kimi akıllı, kimi deli
Kimi alim, kimi veli
Esiyor başımda kavak yeli
Ankaram sen farklısın sen
Ankaram sen canımsın sen
Serdar Sayıl-2005
SU TANKERİ
Bulmuşlardı bir arsa
Temelini kazdılar gece
Eş,dost, konu, komşu yardım etti
Gündüz, duvarları örüldü
Gece de çatısı, çatıldı
Adına dediler sonra gecekondu
İnsanlar evini yaptı
Oturdu içine
Ne yol var
Ne su var
Ne de elektrik
Kaçak olarak bağlandı elektrik
Yolda zamanla yapılacak belki
Suyu ise bir su tankeri getiriyor
Sabah'tan millet başına toplanıyor
İnsanlar sırada
Bidonlar sırada
Ara sıra dövüş, kavga
Millet dua ediyor su diye
Hafta da iki gün su getiriyor
Sabahları dört gözle bekliyor ahali
Çöpse toplanıyor iki günde bir
Bazen gelende olmuyor inan
Çocuklar çıplak ayakla
Üşümüyor, alışmış sanki
Bir bağrışma, bir gürültü
Bidonlar sırada seri,seri
Geldi diyorlar su tankeri
Serdar Sayıl-2004
Kızıyorum diye
Kollarım açılsın Rabbime dua'ya
Kollarım açılsın Rabbime sema'ya
Gidelim bizde jüpitere,ay'a
Şimdi ki gibi yoksa kalalım mı yaya
İlimse, ilimi öğrenelim
Çin'de ise tutup çin'e gidelim
Yata, yata bostan büyürmüş
Çalış, çalış ilmi yakala
Kızıyorum diye sanmayın beni ukala
Akıl'sa Allah vermiş bize de
Savaş'ta düşmanı getirsen dizede
İlim hem bize, hem size de
Çalış, çalış ilmi yakala
Kızıyorum diye sanmayın beni ukala
Gönlüm ki isteği ilmi bulmaktır
İslam ki insanı sevgi ile sarmaktır
Aşıksan gonca güller dermektir
Çalış, çalış ilmi yakala
Kızıyorum diye sanmayın beni ukala
Serdar Sayıl-1995
Olsan yarim
Sazıma nağme
Sevgime ivme
Mintana düğme
Olsaydın yarim
Aşkıma tuzak
Sırtıma kazak
Tertemiz ve ak
Olsaydın yarim
Gönlüme sen eş
Bağrımı sen deş
Tavlamda düşeş
Olsaydın yarim
Serdar Sayıl-2004
Tarla faresi
Gözleri minik, minik
Kulakları dik,dik
İki ayağı üstüne kalkar
Minik tarla faresi
Buğdayları kemirir
Başakları devirir
İki ayağı üstüne kalkar
Minik tarla faresi
Ne durur, ne yorulur
Tarlalar ondan sorulur
İki ayağı üstüne kalkar
Minik tarla faresi
Serdar Sayıl-2004
Yeni bir yaşam
Günlerden ne gündü o gün
Ben işteydim o gün
Tarih ise gösteriyordu nisanın 12'sini
Acilen hasteneye kaldırmışlar
Baldızlar Müzoşumu
Sonrası haber uçurdular bana
Ne haberdi ama ne haber
Heyecanlandım
Sevinsem mi üzülsem mi anlayamadım
Demişti Müzoşum bana
Bu seferde bekleteceğim demişti seni
Dedidiğini de yaptı
Hastanede gece kuşu olduk
Asker gibi sabaha kadar nöbet
Gelen doğurdu giden doğurdu
Bizim hatun bekledi
13 nisan cuma gününü
Bizim nöbet bitti
Hemşire verdi elime
Erol Emre'yi koçumu
Hatunum bir oğlan doğurmuş
Baldan tatlı mı tatlı
Dedim Müzoşum bal doğurmuş
Hastanede o iki gün bitmiş
Yeni bir güne oğluşum
Yeni bir nefesle başlamıştı
Ne mutlu bana
Ne mutlu bize
Allah'ım sana şükürler olsun
Sormuşlardı kim zengin diye
Güzel bir hatunum var Müzeyyen
Tatlı bir kızım var Hilal
Nurtopu gibi bir oğlum var Erol Emre
Kim zengin
Tabii ki ben
2000 yılında doğan oğlum Erol Emre'ye hitabımdır.
Burada ayrıca müzoşum dediğim sevgili eşim müzeyyen açıklamak istedim.)
(Serdar Sayıl -2000)
ŞİİRLERİNİZ
|