MEVLANİ ULUSOY
YUNUS EMRE
Uçsuz bucaksız bozkır
Kıraç topraklar
Orta Anadolu
Ulu bir ırmak
Bozkırın derinliğinden
Çağlayarak akıp gelen
Aydınlanmacı, gönül adamı
Kimsesizlerin kimsesi
Halkın sevgilisi
Yanık, insanca bir ses
Düşünür ve ozan Yunus Emre
İnançta sağlamlık
Ahlakta doğruluk
Varlıkta birlik anlayışının
Tanrı ve insan sevgisinde içtenliğin
Hak ve halk dostu
Sevginin gücü
İlahileri, nefesleri söylenir dillerde
Duygu sürekliliği oluşturmuş yüreklerde
Aydınlanmacı, gönül adamı
Kimsesizlerin kimsesi
Halkın sevgilisi
Yanık, insanca bir ses
Düşünür ve ozan Yunus Emre
Konuları, düşünceleri ve diliyle
Anadolu’da gelişen edebiyatımızın
Kurucusu, yaratıcısı
Türkçe şiirin öncüsü
Şiirimizin en lirik ustası
Özü sözü dosdoğru
Aydınlanmacı, gönül adamı
Kimsesizlerin kimsesi
Halkın sevgilisi
Yanık, insanca bir ses
Düşünür ve ozan Yunus Emre
Anadolu insanının
Ve bütün insanlığın
Sorunları
Umutları ve korkularıyla
Sıkı sıkıya bağlanmış
Özünden yanıp tutuşan
Barışın, kardeşliğin yoldaşı
Yaşamı destanlaştırılmış
Koca Türkmen
Aydınlanmacı, gönül adamı
Kimsesizlerin kimsesi
Halkın sevgilisi
Yanık, insanca bir ses
Düşünür ve ozan Yunus Emre
24 Temmuz 2006/ Tarsus
Mevlani ULUSOY
BABADAN OĞULA
Baban duyunca feleğini şaşırdı,
Doğacağını öğrenince ah oğul…
Gece gündüz hiç uyku tutmadı,
Doğacağını öğrenince ah oğul…
Çalışmak için hazır belle küreğim,
Yeter artık mutlu günler göreyim,
Sevgi dolup taşar yaralı yüreğim,
Doğacağını öğrenince ah oğul…
Sabırla günleri birbirine ekledik,
Umutla geleceğin bugünü bekledik,
Tanrı’dan güzel bir dilek diledik,
Doğacağını öğrenince ah oğul…
Güçlü olanlar güçsüzü ezer doğada,
Adalet kalmamış şu yalan dünyada,
Bunları düşünür oldum başat sırada,
Doğacağını öğrenince ah oğul…
Yurda faydalı olmayınca gülemem,
İnsana saygılıyım, kusur edemem
Geçim belasına gurbete gidemem,
Doğacağını öğrenince ah oğul…
11 Mayıs 2006/ Tarsus
Mevlani ULUSOY
EY YURTTAŞ!
Ulusal bağımsızlık ateşini söndürdüler,
Elin yabanına alın terimizi yedirdiler,
Niye kamu yönetimini gözden düşürdüler?
Sordun mu ey yurttaş, hiç sordun mu?
Birbirini izleyen krizler hep kapıda,
Sorun var diyorlar ekonomik yapıda,
Kimdir lüks yaşayanlar böyle yalıda?
Sordun mu ey yurttaş, hiç sordun mu?
İşçi, köylü, memur öyle mahzun bakıyor
Durmadan gelen zamlar cebimizi yakıyor,
Neden Sakıp Ağalar bülbül gibi şakıyor?
Sordun mu ey yurttaş, hiç sordun mu?
Hep bize midir bunca kahır, bunca çile?
Şöyle karışıp gidelim boz bulanık sele.
Niçin kardeş umutları savurduk yele?
Sordun mu ey yurttaş, hiç sordun mu?
Ulusoy’um, artık buralarda hiç duramam
Yaralıyım, Tatvan’dan Tarsus’a varamam
Nasıl olur da yurdumdan haber soramam?
Sordun mu ey yurttaş, hiç sordun mu?
Mevlani ULUSOY
KÖYÜMÜ
-1-
Bazen üzülmüş, ağlamışım
Bazen de sevinip gülmüşüm
Ağıtlarını içim yanarak dinlemişim
Düğünlerinde halay çekmişim
Masallarını, türkülerini çok sevmişim
Ali dedemi, Ümmihan ninemi
Soyumu sopumu, anamı ve babamı
Okuduğum ilk kitabımı
Anılarla dolu geçmişimi
Nasıl unuturum ben köyümü?
-2-
Adımı yazmışım dağına, taşına
Terim, kokum sinmiş toprağına
Doyasıya oynamışım kırlarında
Üşümüşüm kuru ayazında
Yanmışım sarı sıcağında
Çiçeklenmişim baharında
Dayanmışım anasızlığa, babasızlığa
Yetimliğin acısını duymuşum yüreğimde
Ali dedemi, Ümmihan ninemi
Soyumu sopumu, anamı ve babamı
Okuduğum ilk kitabımı
Anılarla dolu geçmişimi
Nasıl unuturum ben köyümü?
-3-
Güzel anamı, yiğit babamı
Yaşam savaşında ezilmiş ağamı
Küçük yaşta yetim kalmış bacımı
Akrabaya tutkun, kadir kıymet bilir halamı
Namaz kılıp, yetim hakkı yiyen amcamı
Acılarını paylaştığım hısımlarımı
Amca oğlunu, hala kızını
Arkadaşım İnce Mehmet’i, Hasan’ı
Ali dedemi, Ümmihan ninemi
Soyumu sopumu, anamı ve babamı
Okuduğum ilk kitabımı
Anılarla dolu geçmişimi
Nasıl unuturum ben köyümü
-4-
Kuru yavan ekmeğini, aşını
Sığırlarını otlattığım bayırını
Otunu kazdığım kıraç tarlasını
Üzümünü, incirini yediğim bağını
Tadı damağımda kalmış ayranını
Ali dedemi, Ümmühan ninemi
Soyumu sopumu, anamı ve babamı
Okuduğum ilk kitabımı
Anılarla dolu geçmişimi
Nasıl unuturum ben köyümü?
Mevlani ULUSOY
PİR SULTAN ABDAL
Çağlayan sazı, gülen yüzüyle
Gerçeği gören gönül gözüyle,
Keramet dolu olgun sözüyle,
Bilgedir Pir Sultan Abdal…
Hak uğruna tutuşup yanacak,
Dostluğa inanıp gönül koyacak,
Güzele, iyiye, doğruya akacak
Sevgidir Pir Sultan Abdal…
Dik duruşun, korku bilmezliğin
Haksızlığa karşı baş eğmezliğin,
Yiğitçe yolundan dönmezliğin,
Adıdır Pir Sultan Abdal…
Türkmen’in Osmanlı’ya çıkışında,
Sömürüsüz bir düzen arayışında,
Baskının ve eşitsizliğin karşısında,
Umuttur Pir Sultan Abdal…
Güncelin alınıp işlendiği bireyselde,
Toplumsalın geliştirildiği tarihselde,
Özlemlerin sergilendiği deyişlerde,
Türküdür Pir Sultan Abdal…
Mevlani ULUSOY
15 Temmuz 2006/ Tarsus
ŞİİRLERİNİZ
|