MEHMET SÖĞÜT
SONSUZDUR SEVDAM
Kırılganlığın düzlemindeyim bu gün
kristal sadeliğinde
birşey olsa çıt diye kırılacağım
belkide gülüstanımın
gülleride tuz buz olacak darmadağın
bu gidişle tek bir şey kalacak elimde
biliyorum tek bir şey
o da sevdamın sonsuzluğu
benimde mülküyetimden olmasını istediğim
Sus laf yok sus
sonsuzdur sevdam
kırılmayacak bitmeyecek dağılmayacak
gökteki yıldız gökteki güneş kadar
parlayacak tek şeyimdir o benim sus
biliyorum ve bitmeyecek
sonsuzdur sevdam
benim sevdam bitmez bitiremezler
Denizi seyret ağaçlara bak
gökyüzüne dal gökyüzü kesil
ve duy onların sevgi naralarını
insana bak
işle yüzünün haritasına
gül gül sevginin hayrına gül
ve bundandır ki sonsuzdur sevdam
benim sevgim bitmez bitiremezler.
© Mehmet Söğüt
MEVSİMLERDE DEĞİŞTİ
İnceden bir hüzün
çişelerken
işte tükeniyor soyları
mişli bir geçmiş zaman
olur anılar
hüzünler yakılsa
yerine gül sevinçler
serpişse diyorum
birer mutluluk tınısı olsa
bu hummalı geçmiş
zamanlar
mevsimler de değişti
gül kokusu yerine
lanet dokunuyor
kirleniyor
kanıyor.
baharlar çoktan
rengini yitirdi
koca bir hawar oluyor
cennete elbisesini
giydiren bu mevsimler.
© Mehmet Söğüt
ÖLMÜŞ BİR ŞAİR'DEN
Hoyratca esen poyrazları toplardı yüreğim
şair idim gülüm emekcinin sözü
mazlumun gözü,haklının özü idim
yürümek yürümek ağır ağır candan döğüşerek
lakin şimdi ben ölüyüm
ve elimde dalga köpüğü papatyalar
papatyalari hey,alıp yıldızlara sunamadım
ama mutlaka o büyük günde
kalkıp yanınıza gelirim
uzanacaktır önüme Diyarbekir tablosu
şen şakrak balam şen şakrak
yürek yüreğe yürürken en güzel
şiirlerimi işte o zaman sizlere okurum.
© Mehmet Söğüt
ÖZLEM
Değil rahvan ışık hızıyla akıp gitmeliydim
bir yanım hüzne bulanıp har olmuş olsada
yalım yalım yansa da
boğusunda kavlimin kestane renklim dönüşümde
kutsallığıni çarşaf gibi üstüme örterim
özlemdir türküdür toprak
türkünün kokusunu içime çekip
çocuk sevinciyle şakımalıyım
şakımam için bu yolun oraya dönüşü olmalı
© Mehmet Söğüt
İNCİDİN
Yüzüne düşürdüğüm çizgilerin silmenin zamanı
elem anıların ve direngen kalbim
cüzdanımda albenili o eski fotografın
ah ihtiraslar!
ateşle döşendi her yanım
yankılandıkca sehla gözlerin yanarım
"aktım içine granitin"ateş ocaklarının
koşup taş avluların serinliğine
serinletemedim sana yangın
sana tutkun beni,öldüm
inci idin incidin gafıma
güzellik af ile olur
mabedine düştüm bağışla
incim,kollarına al beni
kara bir taş gibi kaldım bir başıma
oy meta vuruşuyla deliriyorum
sensiz ve sessiz azar azar ölüyorum
© Mehmet Söğüt
ŞİİRLERİNİZ