MEHMET ALİ TELEK
SUNA
Suna nazlı bir çiçekti
Şimdi yoldurdular onu
Biricikti o bir tekti
Alıp soldurdular onu
Gülerdi o gül bahçede
Parladı siyah gecede
Şiir türkü ve hecede
Sanma güldürdüler onu
Çarşı Pazar dolanırdı
Ceylan gibi sallanırdı
Dost görünce dillenirdi
Elle bildirdiler onu
Girdi zalimler kastına
Oturdu yokluk postuna
Tutup hasretin üstüne
Sürüp saldırdılar onu
Suna güldü gül açardı
Etrafa koku saçardı
Avcı gördümü kaçardı
Vurup öldürdüler onu
Mehmet Ali Telek
ÇERÇİ
Sevmiyorum yoksulluğu
Ama köylüydük, biçareydik
Yokluğa dostuk
Ellerimiz yarık hep havaya açık
Kan sızlar parmaklarımızdan
Ayak yarıklarımızdan
Sızım sızım sızlıyor
Geçen her gün kaybıdır ömrümün
Kayıbıdır hayatın
Köylüyüz dedik ya!
Biçare avare
Şendik gerçi!
En büyük eğlencemiz ise
Arada bir köyümüze uğrayan
Çerçilerdi çerçi
Öyle çerçi deyip geçmeyin
Yeni haber
yeni kundura
yeni tarak
yeni ayna
yeni çorap
Gençlerin ağzında sakız
O gün
Kır bayırda oğlan kız
Güler koşar oynardık.
Kimse duymazdı bu halimize tepki
Kol kolla- el elle girerek çekerdik çepki
Köyün en güzel kızına vurgundum
Bundan biraz durgundum
Açlık halsizlik neyse
Düşleriyle yorgundum
Bir gün ona çorap aldım
Yüreğimi katarak içine
Verdim ellerine
Ömrümün en uzun
En hızlı
En kısa
Anıydı o an
Sanki durdu zaman
Dirilen yüreğimin başkaldırısıydı
Ölgün zamana karşı
Şimdi yaban elin yabanındayım
Yürek atışlarıma çarpar sevdalarım.
Mehmet Ali Telek
NE FAYDA
Başımda dolanır dünyanın derdi
Çekmek istemiyom amma ne fayda
Tarlada tohumda kımıl türedi
Ekmek istemiyom amma ne fayda
Geri gelmez artık göçüpde giden
Dertsiz isen gardaş yaş görmez diden
Ben hedef almışken tam onikiden
Sekmek istemiyom amma ne fayda
Bilmem nere alıp gidem başımı
Zehir etti zalım ekmek aşımı
Elin karşısında gizli yaşımı
Dökmek istemiyom amma ne fayda
Vakitsiz davaya saldım serimi
Bilemedim kendi yurdum yerimi
Ben yarin bağından aşk çeperini
Sökmek istemiyom amma ne fayda
Mehmet alim derki söz onda iken
Yüzüm güldürür mü koz onda iken
Bu dünyanın yükü omuzumdayken
Çökmek istemiyom amma ne fayda
Mehmet Ali Telek
GÜN GEÇER
Her sevgilinin ardından
Biraz keder hüzün kalır
Pişmanlık başlar sonradan
Tüm değerler kurşunlanır
Acı verir hatıralar
Başlar durmadan sorgular
Herkes kendince yargılar
Gün geçer ömre dolanır
Hep sonradan hep sonradan
Acı çekersin durmadan
Buz kesilirsin bahardan
Sular başında bulanır
Her vefasızdan bir yara
Ak günlerin olur kara
O diyardan bu diyara
Yürek mecnuna yollanır
Mızrap yorgun düşer telden
Bir şey gelmez artık elden
Düşersen takatten halden
Olanlar hep sana olur
Gün geçer günün geriler
Başlar ömrünü yarılar
Dolar cevapsız sorular
Beşik mezar arşınlanır
Mehmet Ali Telek
SENİ
Kulun kölen oldum düştüm ardına
Gözü kör olası severim seni
Gamsız yanmaz iken kendi derdine
Gözü kör olası severim seni
Nasıl yanarım bir bilsen halimden
Kurşun yemiş gibi hem can evimden
Çekip gideyim mi yerim yurdumdan
Gözü kör olası severim seni
Sensiz ne anlamı kaldı yarının
Hali beter olur gülsüz arının
Sende güzelliği vardır perinin
Gözü kör olası severim seni
Hiç mi yar yüreğin sızlamaz senin
Üzülmez mi acep ruhun bedenin
Bu kadar çok iken gelip gidenin
Gözü kör olası severim seni
Kendi kendim ile hep yarıştayım
Cahil ile zorlu bir savaştayım
Ben hiç değişmedim bir görüşteyim
Gözü kör olası severim seni
Mehmet Ali Telek
YAR HATIRIMA
Kapa gözlerini şah hatırına
Düşün kendin gibi hatırla beni
Dört kutsal kitabın her satırına
Yemin ederim ki yar severim seni
Aldırma ceylanım kim ne der desin
Elin ağzı torba değil düzesin
Bu can senin niçin boşa özesin
Yemin ederim ki yar severim seni
İstermisin başım olsun çileli
Birdir yoktur bunun sonu eveli
Kulundur bu bahtı karalı deli
Yemin ederim ki yar severim seni
Yokluğun hasretin viran eyledi
Soldu bağım güle hazanın deydi
Her gelen bir türlü söz söyledi
Yemin ederim ki yar severim seni
Teleğin dilinde aşkın hecesi
Aşıkların yoktur gündüz gecesi
Varsın horlasın cahil cümlesi
Yemin ederim ki yar severim seni
Mehmet Ali Telek
ÇATABİLİRSİN
Şimdi uzağında uzağındayım
Yüreginden söküp atabilirsin
Uçurumun tamda kıyısındayım
Benide mazine katabilirsin
Neyleyımki hata benim suç benim
Sevgine sevdana daim aç tenim
Kavrulan yürekle herdem iç benim
Sevdim diye bana çatabilirsin
Yüregimden söküp al götür seni
Sanmaki bu aşkta yeniyim yeni
Gülüşün yaşama bildirir beni
İstersen elimden tuta bilirsin
Mehmet alim yandım alev alev kor
Sensiz yaşam kuru benim için zor
Var sevdiğim nasıl yoruyorsan yor
Sevdamı sevene satabilirsin
Mehmet Ali Telek
GÖSTERME RIZA
Oyun bozanlara gösterme rıza
Hep haklıdan yana olsun duruşun
Hak bahis olunca çekilme naza
Hep haklıdan yana olsun duruşun
Kirlidir nadanin içi yüreği
Daim hilebazlık onun ereği
Gelde yap sen şunu neyse gereği
Hep haklıdan yana olsun duruşun
Cahil deli sudur kamilse bilen
Zalimin elinden az olur gülen
Uyarsan cahile biter mi çilen
Hep haklıdan yana olsun duruşun
Arsızın olur mu namusu arı
Herbir şeye verir daim zararı
Umutları talan etmektir kärı
Hep haklıdan yana olsun duruşun
Kasırga gibidir alır götürür
Seni sende hiçler sende bitirir
Deryada yüzdürmez gemin batırır
Hep haklıdan yana olsun duruşun
Mehmet alim derki kamil hep duru
Cahilin ovası yaylası kuru
Olamaz yerinde çatlak şuuru
Hep haklıdan yana olsun duruşun
Mehmet Ali Telek
KÖR GÖZLER
Kör gözler yön verir yola yolcuya
Böyle bir düzende yaşamı olur
Çok bilen bal diyor katı acıya
Böyle bir düzende yaşamı olur
Zengin kapısında köle maraba
Muhtaç kalmış bacım kılı çoraba
Şerefsizler olmuş yoksula baba
Böyle bir düzende yaşamı olur
Sararan ellerden bekler tırpanı
Düşün halklar yoksul varı çırpanı
Çok gördük mazluma dost göz kırpanı
Böyle bir düzende yaşamı olur
Deli taylar koşmaz olmuş merada
Çiçek esir kalmış tenli serada
Emekli amcalar ölür sırada
Böyle bir düzende yaşamı olur
Uzadıkça uzar beylerle ara
Kanıyor durmadan azgındır yara
Mehmet alim neden bahtımız kara
Böyle bir düzende yaşamı olur
Mehmet Ali Telek
GURBETÇİ
Burada yabancı yurtta Almancı
Bu ne iştir aklım almaz gurbetçi
Yüreğimi sarar ince bir sancı
Bu ne iştir aklım almaz gurbetçi
Bilmem bu yazgıyı kimler yazıyor
Hasretliğin yüreğimde azıyor
Ayrılığın uzadıkça uzuyor
Bu ne iştir aklım almaz gurbetçi
Hele sor kendine neresi ülken
Bu düzen değil mi belini büken
Ömrünü kemirip saçını düken
Bu ne iştir aklım almaz gurbetçi
Kimin boynunadır senin vebalin
Kırdılar sarılıp tutuğun dalın
Ne olacak böyle senin bu halın
Bu ne iştir aklım almaz gurbetçi
Hasreti gurbeti bastın bağrına
Kimse ortak değil derde ağrına
Herkes yalnış diyor senin doğruna
Bu ne iştir aklım almaz gurbetçi
Mehmetalim gelde hele hale bak
Neresinde hukuk neresinde hak
Ömrün geçti gitti dersin anlım ak
Bu ne iştir aklım almaz gurbetçi
Mehmet Ali Telek
BEN NASIL EDEM
Baba evi sana bak şimdi gurbet
Söyle güzel kızım ben nasıl edem
İfla etmez beni öldürür bu dert
Söyle güzel kızım ben nasıl edem
Başım alıp hangi diyara gidem
Gün geçtikçe hasretinle inlerim
Gece gündüz seni düşte görürüm
Gül kokan yüzüne canım veririm
Söyle güzel kızım ben nasıl edem
Başım alıp hangi diyara gidem
Arzu halim vardır ceylanım senden
Etle tırnak birdir ayrılmaz tenden
Seni toprak dahi alamaz benden
Söyle güzel kızım ben nasıl edem
Başım alıp hangi diyara gidem
Eller kaybettirir köyü obanı
Sana yurt ederler çölü yabanı
Bu dert öldürecek garip babanı
Söyle güzel kızım ben nasıl edem
Başım alıp hangi diyara gidem
Daha değmedin sen gençlik çağına
Koyup gittin beni dert kucağına
Dön gel yavrum dön gel baba ocağına
Söyle güzel kızım ben nasıl edem
Başım alıp hangi diyara gidem
Şimdi eller girdi bak aramıza
Zalım tuz basıyor bu yaramıza
Bu dert varken kızım çıkamam yaza
Söyle güzel kızım ben nasıl edem
Başım alıp hangi diyara gidem
Mehmet Ali Telek
MARMARA
Ağustos ayında yandı kavruldu
Ölüme sahane oldu marmara
Nice bina kağıt gibi savruldu
Yaşamdan nice can yoldu marmara
Şafak vakti deprem kalleşçe vurdu
Ecel nice cana tuzaklar kurdu
Mateme bürüttü kos koca yurdu
İçinden sararıp soldu marmara
Körpecik yavrular toprağa gömdü
Fay hattı denildi bilinmez yöndü
Feryatlar yükseldi ocaklar söndü
Ölüm sinsi gezen koldu marmara
Elden bir şey gelmez göz göre göre
Evler mezar oldu gömüldü yere
Ecel nasıl kıydın sen bunca ere
Beyaz kefende can boldu marmara
Kimisi yaşama doymaz gidiyor
Kimisi kaderim yazgımdır diyor
Çoluk çocuk genç kız feryat ediyor
Körpe cesetlerle doldu marmara
Herkes bir yerlerde suçu arıyor
Yabancılar geldi yara sarıyor
Bol dozerler canla toprak karıyor
Yaşamdan ölüme yoldu marmara
Mehmet Ali Telek
YETER
Pınarın başında düş kuran güzel
Gizli gizli beni süzdüğün yeter
Tez elden uğramış bağına gazel
Buruşturup yüzün büzdüğün yeter
Ömür geçip gitti tükendi çoğu
İçerim helkenden olsa da ağu
Çırpınıp gezerken ey nazlı kuğu
Yaban göllerinde yüzdüğün yeter
Kaplasın gönlümü sis ile karın
Olsun cemalin derdime dermanım
Bu aşk hiç bitermi oldukça harın
Kerem gibi nara düzdüğün yeter
Görsen gayrı benim bu hallarımı
Irak koyma aşk ile yolarımı
Teleğin boynuna sar kollarını
Artık beni böyle üzdüğün yeter
Mehmet Ali Telek
SEN GİDERSEN
Kaç gün kaç gece
Böyle uykusuz
Böyle biçare
Kaldığı mı bilirmisin
Ve cevapsız bıraktığın
Yaşama ve aşka dair
Nice sorular.......!
Olmayışın
Ne kadar ağır
Bilir misin
Süzülürken yüregimden
Her saniye andığımsın
Aşkını yüreğimle tartıp
İnandığım sın
Ses ver sesime
Duyorsan beni
Bu ne bir sanı
Ne bir kanı
Uğrunda inim inim
İnlediğimsin
Gelde anlat
Anlat sözcüklerle
Yetmiyorsa gözlerinle
Anlat sevdiğini
Sesiz telefonlar
Ve bendeki cevapsız sorular
Yanıtı sende sır gibi saklı
Öldürüyorsun beni
Yaşamak isterken böylesine
Varlığınla yaşam var
Yokluğunla ölüm/ zülüm var
Sonuçla süreci tartışmıyorum
Kim haklı kim haksız
Her anım her dakikam
Seni sevdiğimi haykırıyorum
Ölü bakışlarda kesmeden ahkäm
Çekip gidersen
Yürek acıda boğulur
Sen gidersen
Yer küre dağılır
Sen gidersen
Çoğalır çoğalır hüzün
Seni seviyorum
Nasıl desem
İki gözüm 16 Nisan 2003
Mehmet Ali Telek
BOZULDU
Kalmadı yoksulun artık umudu
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Tanımıyor zalim yasa hududu
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Kurmuşlar dört yana insan pazarı
Göğü inletiyor yoksulun zarı
Altınla kaplanır beyin mezarı
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Dünyaya egemen dolar ile mark
Patron benim diyor zalim eder fark
Haksızın lehine dönüyor bu çark
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Hesap sorulmuyor soram diyen yok
Çalışanlar açtır çalanlar ise tok
Kuruldu yaşama tuzaklar pek çok
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Çoğalıyor her yana açlık ordusu
Bundandır büyüyor düzen korkusu
Kaçar zalimlerin kaçtı uykusu
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Savaaşlar beylerin olmuş modası
Dünyayı korkutur atom bombası
Bitmez insanlığın bitmiyor yası
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Hastalık bir yandan zülüm bir yandan
Vaz geçti mazlumlar vaz geçti candan
Vahşi olan doymaz doymuyıor kandan
Bozuldu dünyada düzen bozuldu
Mehmet Ali Telek
GAMHÄR OLMUŞUM
Solan yaprak dalda tutunmaz olur
Hazan deydi nazlı gülüme benim
Yar olunca bahar olur yaz olur
Coşar duygu dolar derdime benim
Sığmaz oldum nazlı yarin yurduna
Düştüm yılar yılı onun ardına
Kimse ortak deyıl yürek derdime
Ateşler düştü yar çuluma benim
Soldurdu bahçemi güllerdeki har
Bekledim gelmiyor olmuşum gamhar
Ömrüme gelir yaslanır son bahar
Bir dönüp te baksan yoluma benim
Mehmet alim kaldım bir garip naçar
Gönül sarayımda hep diken açar
Dert dediğin nedir gelip te geçer
Yeter artık konma dalıma benim
Mehmet Ali Telek
YAR NE OLDU
Derdin birken çıkmış bine
Kurban olam yar ne oldu
Yenilmişsın güman kine
Kurban olam yar ne oldu
Sararıpta solmuş rengin
Fakire gidermi zengin
Acı bizde dolu dizgin
Kurban olam yar ne oldu
Gül olup saçardın yerde
Melhem olurdun her derde
İnmiş göze kara perde
Kurban olam yar ne oldu
Beyaz olmuş saçın başın
Kurumuş gözünde yaşın
Telek deyılmi yoldaşın
Kurban olam yar ne oldu
Mehmet Ali Telek
SAKİ OLDUM
Hepten derde mekan oldum
Kanmam varsay umutlara
Bolkepçeden saki oldum
Yanmam murdar sevdalara
Göcüm yetmez dahasına
Bu can sığmaz hırkasına
Adım atmam sahasına
Kanmam varsay sevdalara
Anlamak zor aşk dilinde
Mana derin bir birinde
Yanmışım her seferinde
Düşmem varsay sevdalara
Savruldum yar gittim yele
Türkü oldum düştüm tele
Mehmet alim yansam bile
Yenmem murdar sevdalara
Mehmet Ali Telek
GÜLMEDİM YÜRÜYELİ
Düşten gayrı bir şeyim yok
Olanları yele verdim
Yar hasreti yürekte ok
Neyim varsa küle verdim
Kara esti seher yeli
Gülmedim hıç yürüyeli
Ben o yare yar diyeli
Efkärımı tele verdim
Kalmadı dost hıç erincim
Yok huzurum yok sevincim
Varsay yaşlı yada gencim
Umutları sele verdim
Mehmet alim dost bi çare
İçim doldu taştı yare
Doymadan o nazlı yare
Kollarımı elle verdim
Mehmet Ali Telek
BULMAK ZOR OLUR
Yoksullar kervanı sörüldü çöle
Gitti gitmesine gelmek zor olur
Çektiğimiz bunca kahırla çile
Çaresi var ama bulmak zor olur
Çoğaldı çoğaldı emekte hile
Fukara yoksular çekiyor çile
Özgürlük şarkısı pop oldu dile
Halkın türküsünü çalmak zor olur
Umut yolcuları gitti yabana
Eller otel yaptı köylüm obana
Yerminci asırda kara sabana
Okumuş adamı salmak zor olur
Anlam mana yüzdü gidiyor selde
Ne var ne yok yanı hep sıfır elde
Mehmet alim umut varmış menzilde
Hak edipte onu almak zor olur
Mehmet Ali Telek
ŞİİRLERİNİZ
|