KUSEY TANGÜLER
çevrobil
ölüm suretsiz yontu
ve yaşamın som soluğu
hoşsada yanılsama vazgünlerimize.
yıl düşündü kadın.
yeniden yeniden oydu kendi sur`etini,
kilde alçıda aynada oydu.
evet o'ydu
bütün erkekleri hayır'larla süzen.
yıl d`üsürdü bakışlarını girdaplarına.
ateşini kanına mimledi,
kınına yon yıldız saydı geceden,
dövmeli fallar tuttu dölsüzlüğüne,
ölümü unutmaya
mezarlıklar saydı.
acele faydası vardı
korkunun ecele.
dualarını hatırlattı kadına
son arzularını,
ayetleri fısıldadı tanrı adına.
yıl s`oyundu kadın kendine.
aynalarda betimliyordu hatlarını,
ay uzanıyordu,
ince pencere aralığından.
ayna kadındaydı kadın aynada.
çaldı art -arda saat,
horozlar uzun uzun öttü-üüü-üüü
kadın yorgundu çarsaflar içinde,
ayna kanrevan terliyordu.
ölüm siyanür sessizlik
ve yaşamın utangaç vedası
göçsel yanılsamaydı aynı yanlışta.
© Kusey Tangüler
Yar / atılış
içime, acımı acıtan, yaramı yırtan bir ayrılık yetişir her güz
eşyaları kuşatan geçmişin kokusu, korkusu geleceğin
yetişir , silik seyrek bir alt yazı ,dinmeden uzayıp akan.
avuçlarının sıcaklığı işlemiş nesnelere dokunmalarda
her vakit yüreğim vurguna tutulur paslı oklarıyla erosun
şimdi kimin tenine yakınsın, kimin cehennemine bilmiyorum
gözlerine gömülmek isterdim ağladığında.
balçıktan yarattım seni bana benzeyen yanlarınla
yarı yarıya k/attım seni kendimden,
müebbet sevişme cezası verdim kendime seninle
seninle ezalara, günahlara merhaba dedim.
terk edildik bulantı ağacı altına, bunaldık
sustuk, telaşla taş taşıyıp dilimizin altında
ayrılık zanlısıyız, sığınırız aykırı ölümün dinginliğine
bitirmek için bir şeyleri ellerimiz her an indirecek şalteri.
utancımı taşıyorsam itiraflarımı rafa kaldırmadan
sırrımı da dökerim önünüze ey ihaneti emanet alanlar!
sevebilirim iblisi, gebe ihanetler geberirken.
tanrının sesi içinize ağıyorken tarifsiz titrediniz mi?
© Kusey Tangüler
ŞİİRLERİNİZ
|