GÜLİZAR TURGUT
Gönlüme Gece Yağar.......YAR
Aklından geçer mi dersin, aklımdan geçenler
sanmam
asıl duyman gerekenleri söylemedim daha………
Sandığa kaldırdım mavi gülüşlerimi
beni çıra gibi yakıp karşıdan seyre daldın ya..
alev alev yanarken
sen buz kesildin ya..
eşkiyalığım konuşur şimdilerde
hiç sevgi limanına demir attın mı
yelkenleri fora yapıp, azgın dalgalara bıraktın mı
sanmam
Karanlığı ışık saydın mı
Terkedişliği / kavuşmak
Hiçbir şeye yanmıyorum
bayrak gibi taşıdığımın
bukalemun gibi renk değiştirmesi kadar…
hiçbir şeye kahrolmuyorum
uğruna her şeyi göze alabilenin
bir acı kahve tadında hatırı olmaması kadar
Gönlüme gece yağar…………
Hüznümün bir gerillaya dönmüş yüzü
eskitme aynada paramparça kanamada
bir anahtar uyduramadım kilitlerime
zehir- zıkkım sözcüklerden ilham alamadım daha
Aklından geçer mi dersin, aklımdan geçenler
sanmam…..
Gönlüme gece yağar ..Yar…
© Gülizar Turgut
Bir Adam Var Bildiğim
Bir adam var!
Bana benden yakın, benden yabancı
Gittikçe devleşen
Bir adam var...
Kalbime yerleşen
Yağmurlarıma sebep olan
Terk edişliğime
Lal olmuş bir adam......
Yürürlüğe girmemiş hazlarımın çöl fırtınasındaki
kum tanesi gibi
savrulduğuna yanarım da
Ateşimle….
Bir adam ısıtırım içimde
Can veririm ona, ses veririm
Kalp veririm ve
Muaf tutarım her şeyden
Uğruna bekleyen olup
Bir adam yaşatırım içimde
Bayrağım gibi
Ölümüne inandığım!
Mabet kutsallığında dualarımla
Allah’ım korusun seni her şeyden…..
Sana kavuşmadan gidersem bir gün bu dünyadan
Gözüm arkada kalacak, bilesin
Gözüm
.....Arkada
.........Kalacak
Bildiğim tek ipucu varolduğu……..
© Gülizar Turgut
BiLiYoR MuSuN
Yüreğini konuşturan bir kadının yüreği
pembe yalanlar söylüyor tiryakiliğine
Biliyor musun ki
................
Biliyorsun
Ben sende kaldım
Kimliğime dönemedim, seninle kaldım
Dönüş biletimi orada, bir yerlerde bıraktım
Hani...
Otobana bakan mutfağın cam kenarındaki masa var ya
İşte, o masada….
Belki de salonda ki kanepenin üzerinde….
Sorgusuzca sığındığım yüreğinde bıraktım belki de
Ben olduğum
Senden olduğum can evinde
Beraber ellerinden tuttuğumuz ilişkimizi
Tek başıma yaşıyorum şimdi
En güçlü silahın
Suskunluğunla vurdun beni
Fırtınaya hazırlıklıydım oysa
Sessizce gidişine değil.....
Sabır taşı olup
özleminden yanmaya razıydım yıllarca
Ansızın çekip gitmene değil….
Biliyor musun
....................
Bilmiyorsun
Anladım ki....
Ben seni ne çok sevmişim
değer vermiş, özümsemişim
ve ihtilalinle yerle bir edilmişim…
© Gülizar Turgut
Sözlerin
Ah……………..
uzakta ki yakınım
Her şeye rağmen dediğim
sözlerin geliyor aklıma şimdi
aslında hiç çıkmıyor ki gelsin ya
neyse……….
o KANUN saydığım sözlerin
Ah…………
bana benden yakın olan
Nerdesin……. şimdi
sözlerin
dileklerin
hayallerin
nerde….
Hani!
Bense…….
bıraktığın yerdeyim hala
ne bir adım atabildim
....................................İleri
……… ne de bir
Geri
Sözlerin
Hani
© Gülizar Turgut
SuSKuNLuĞuMuN FeRYaDI
Boğazımda düğümlenip söylenmemiş binlerce söz …..
soru işaretleriyle sorgulanıyor zihnimde
Hiç birine noktayı koymadan
Nadasa bırakıyorum
Yutkunuyorum...
Acı biber gibi
Yüreğime dokunuyor her biri
Boğuluyorum....
Yine de
Susuyorum
Sustum!
Yüz binlerce sözü kalbime akıttım da
sustum..
Acıları, endişeleri, hayal kırıklığını içime atıp da
sustum…
Susmayı mertlik kabul ederek değil
Çaresiz kalışıma yenik düşerek, sustum
Yenildim, evet!
Keskin bıçak sözlü sevdaya yenildim
Sevgili Nihat Behram, bir şiirin de
“Korktuğum şu:
ürkütürsem kavuşamam, ay ışığı kirpikleri incinir;
gücenirse barışamam, bu dert beni bitirir” demiş
İşte, bende bu yüzden sustum.
Kimseler duymadan, sessizce
Beynim ile kalbim arasındaki o ince çizgi üzerinde
konuşuyorum.....
Haykırıyorum….
Ağlıyorum....
Lakin……….
Susuyorum.
İsyan, sitem değil benimkisi
Kimseler üzülmesin halime
Nasıl bir şeydir bu
içinde hala hoşgörüyü saklayan
Her nedene bir kılıf bulan
Suçları hükümsüz sayan
Ana şefkati ile sarmak yaraları, sabretmek
Çırpınmak mı bunun adı
Kabullenememek mi terk edişliği
Yoksa konduramamak mı
Bilmiyorum
Bildiğim tek şey
Sevdiğimden susuyorum
© Gülizar Turgut
Mutluluğun Şahitleri
Kapamam gerekmiyor ki gözlerimi
seni hayal etmek için..
Ben
Seni göz bebeklerimde saklıyorum
ki...........
Göz göze geleceğimiz o muhteşem davette
Mutluluğun düğününe şahitlik yapsınlar diye.
Şahit olacaklar
İki yüreğin güneş kadar kavurucu o ilk bakışmasına
Şahit olacaklar
Bir çift yüreğin katıksızca birbirine akışına
© Gülizar Turgut
Sevda Bağı
Bağlanmak
Bağlamaktan
Bağlayıcı.......
Tutulmaya gör
Sevdaya
İlmek ilmek bağlanırsın
İlmeği ilmeğe bağlarsın
Düğüm atarsın sonunda
Bağlanırsın......
© Gülizar Turgut
İsyan Vakti
Rotadan çıkıp yolumu kaybetmek
Gitmek...... başıboş
Bomboş.
Uyandığımda yaşanmış ne varsa düne ait
Unutmuş olmak istiyorum.
Acı, hüzün, aşk, nefret
Sevinç, arzu, anlayış, merhamet
Bırakın yakamı!
Azat edin beni!
Tutuksuz yargılanmak istiyorum.
Çalar saatimin azizliğine uğramış saatler
Neredesiniz?
Kimliği sorulmayan özgür geceler
Kiminlesiniz?
Açın kollarınızı, sarın beni ne olur
Bir süreliğine misafiriniz olmak istiyorum.
Dün gece.....
Aynadaki resmimle yüzleştim.
İsyanın çığlıklarını akıtıyordu, yeşil gözlerim
Karakalem çalışılmış benzime.
Haykırıyordu,
'Yardıma muhtaç yürekler' derneğinden ayrılıyorum
Müsaadenizle.
© Gülizar Turgut
Tükeniş
Zifiri karanlık hayallerde,
Umut!
Feneri yakmanın zamanı gelmedi mi sence?
Aç gözlerini bak
Işık,
bir sigara ucundaki alev kadar yetersiz bu gidişte.
Şimdi yıldızların altında........
Malum şarkıyı söylüyorum, tek düze
Nöbeti devralmak için
Keşke!
Sevebilseydim....
Sarhoş olsaydım hem de küfelik...
Sevişseydim tüm şehvetimle deli dolu
Koşsaydım, koşsaydım sana doğru...
Nefes nefese kalana dek.
Keşke!
Keşke!
Artık sabahı bilmeyen suskun gecelerde pusudayım
Avını sabırla beklemenin kararlılığında.
Aslında korkuyorum, biliyor musun?
Ama elimden hiçbir şey gelmiyor
Sarıp sarmalıyor gün geçtikçe
Sanırım beni esir alıyor
Teslim oluyorum
Tükendim...
Tükendim.
İşte! ..
© Gülizar Turgut
Suçu:Gül Koparmak Karar:Müebbet Hapis
'Müebbet hapis' dedi, Hakim!
Suçu gül koparmak; gonca iken hemde.
Önce güldüm.....
'Şaka bu' dedim herhalde.
Bahçıvan; hem üzgün, hem hiddetle
'Kırmızı bir gül olacaktı, oysa' dedi.
'izin verseydi,vicdansız'!
Çiçekleri koparmayınız! uyarısını da hiçe saymıştı.
'Daha gonca iken nasıl da kıydı tomurcuğuma,
Hangi ruhsuzlukla, ne uğruna.
Sevgilisine ucuza bir çiçek götürmek için mi?
'Seni Seviyorum' demek anlamında.
Emeklerimi heba eden bu adama,
Yazıklar olsun, yazıklar! '
Büyüyecekti, zevkini alarak yaşamın,
Bal arılarını tanıyacaktı.
Binbir renkli kelebekleri..
Yapraklarını dağıtacaktı, dört bir tarafa
Kokusunu salacaktı, sevdalılara..
Koparılmış gonca gülü hayal ettim, bir an...
Toprağından aldığı sevgiden yoksun,
Öylece bir yerlerde, büzüşmek üzere,
Gözyaşlarını akıtıyordu içine.
Kimsecikler görmesin diye..
Haklıydı, bahçıvan hissettiklerinde.
Bir gonca gülü kopardılar dalından.
O gül adına, belkide bir yerlerde
Başka binlerce gül doğacak
İnadına, inadına........
(20.12.2004)
© Gülizar Turgut
ŞİİRLERİNİZ
|