GÖNÜL CANPOLAT
kendini anlat
Anlat ordan burdan,farketmez icindekiler .
Istersen senle başla bir nefeste.
Biraz renklerini koy,birazda yaşamadıklarını
Anlat,anlat ta yeterki içinde sen olsun...
Cocukluğunu anlat,anneni babanı,kardeşlerinle kavgalarını anlat.
Ilkokula ilk gidişinin korkusunu.
Gencliğini,ilk aşkını anlat.
Kalbindeki ucuşan kelebeklerini.
Düştüğündeki zayıflığını,ağlamalarını anlat.
Ya hayallerin,umutların olmadımı hiç senin?
Hepsini anlat,anlat ta yeterki içinde sen olsun..
Gönül Canpolat
hasretlik ölüm gibi
İmkansızlıklar diken olmuş çepeçevre,dönemiyorum.
Sonbahar hüznü cökmüş üzerime gülemiyorum.
Gecelerim gündüzlerim O'ndan ayrı.
Gel artık ey ölüm yaşayamıyorum.
Mezar taşıma hiç yaşamadı ki yazın.
Başında iğde ağacı olsun.
Açsın sarıca çiçeklerini bahar gelince.
Cennet kokusu yayılsın komşu ölümlere.
Gönül Canpolat
biz böyleyiz
Dünya ya kendi isteğimizle gelmedik biz.
Kıydılar ruhumuza sokulduk bir bedene biz.
Attılar dünya gırdabına dön dediler.
Bilmeyiz dönmeyi tökezlenip düşeriz biz.
Haram lokma düşmez kursağımıza.
Can yakmayız uğrunda yükselmeye maddiyata.
Ekmek kavgasında emekciyiz biz.
Alın terinin renginin olmadığı dünyasında
Yinede dönmeyi bilmeyiz tökezlenip düşeriz biz.
Gönül Canpolat
papatyam
hangi ciceği seviyorsunuz diye sorsam
mutlak çoğunuz "gül" dersiniz dimi
evet bülbülün aşığı gül kıpkırmızı
veya bazılarınız pahada cok olan "orkide"yi
nede mağrurdur dimi başı dik yükseklerde
peki ya kaçınız "papatya" seversiniz?
belki hiçkimse,belkide parmakla sayılırcasına
ben çok severim kır çiçeği "papatya"yı
doğadaki bütünlüğü,yılmazlığı,
ebedilisi,asiliği ve rengi
hic dikkat ettiniz mi sarı rengin etrafında
beyaz ince tanelerini
sanki güneş ve etrafında dönen gezegenler gibi
bilerek bilmeyerek ciğnenir ayak altında
yağmurda,fırtınada kopar dalından
kurur bazen güneşin kuraklığında
bazende koparılır ana toprağından
ama O yine de yılmadan tekrar doğar
inadına o güzelliği sergiler bize
incecik narin dallarıyla yine de gülümser
esen tatlı yelin nağmeleriyle raksedişiyle
işte ben bu yüzden severim "papatya"yı
belki de kimbilir "papatya" bendedir
belki de ben "papatya"da olduğum için..
Gönül Canpolat
Sükut_a Yelken
sükut_a erdi dem bahcem
kalmadı kahve hatırım
herkes oynayıp gülerken
soranım olmadı yalan dünyam
yazık oldu insanca sevgiye
basit oldu beşeri dilinde
ciğnendi ağızdan ağıza çürürcesine
bin yillik sevgi sakıza benzercesine
hani benim dostlarım
varken ben varolduklarım
ya canımdan sevdiceğim
meğer yalanmış yaşadıklarım
Gönül Canpolat
Yalnızlık!..
Yalnızlık nedir bilirmisin Toprağım ?
Kelimelerin sustuğu,yüreğin koptuğu yerdedir.
Yudum yudum,düğüm düğüm,nefes nefesdir yalnızlık.
Gözlerin buğusunda,batan ayda doğan güneştedir yalnızlık.
Doğumdan ölüme kadar olan bir arpa boyundadır yalnızlık.
Yalnızlık paylaşılmıyor yaşanılanlardır Toprağım ..
Gönül Canpolat
bilmez ki
sevgi hasreti yaşar deryadaki fırtınada
her koyda sevenini arar O'nu sararcasına
ama kolları yine boş hayal kırıklığında
bilmez ki O cevheri şahikalarda.
Gönül Canpolat
sevgi gönüldedir
neden uzaklardasın taa oralarda
yakın olmazmıydı yerin bana
şöyle otursaydık karşı karşıya
çay içseydik ince belli bardakta
nedense sevdikleri hep ırak gönüle
gönülde hep uzaklarını yakın tutar gönlünde
çaresi yoktur ayrılıktır hep kaderinde
herşeye rağmen sever gönül yanık yüreğiyle
Gönül Canpolat
hasretsin
Hasretsin...
Sana özlem kapkara zindan gece.
Ne güneş dindirir özlemimi,nede parlayan yıldız.
Senin nurun umardır hasret acıma.
Mahkumum...
Gardiyan hayatım,demir parmaklıklar kadérim.
Ziyaretcim iki damla gözyaşım.
Prangalar sönmeyen umudum,kelepce yanan sevgim.
Yanlızız...
Cok sesli koro olsak dahi.
Gelenlerle,gidenlerle varken yok gibi.
Yalnız doğduğumuz gün gibi.
DELi POYRAZIM...
Mahkum olsamda,Hasret olsanda,
BiTANEM seni seviyorum.
Uzaklarda bizsiz yaşasakta....
Gönül Canpolat
toprağım
Benim biletim önceden kesilmiş Toprağım
ayrılığa ve hasrete,yürek yangınlarına
koskoca dünyada bir kum tanesi bile değilim..
boşver ah be Toprağım
benimkisi sadece boşboğazlık
unuturmuyum dersin Toprağım?
yoksa kandırıyormuyum kendimi?
unutulurmu yaşananlar hiç
kalırlar tozlanmış bir resim gibi
bir deli poyraz esti ki herşeyi silip götürdü ..
ne bağ kaldı ne bostan nede ev-bark
sadece bana kalan kurumuş bir tek gül..
O'nun kokusunu içime sindirdiğim
evet çıkmamacasına sindirdiğim
kokusu be Toprağım....
Gönül Canpolat
zaman
zaman öyle gavur
zaman öyle alçak ki
sanki bana kini var
sanki bana yemin etmiş
akıp gidiyor avuclarımda
tutamıyorum
zaman öyle hain
zaman öyle acımasız ki
ne geri getirebiliyorum
ne de bağlayabiliyorum
kayıp gidiyor ellerimden
tutamıyorum
Gönül Canpolat
gönülce
Nedir Gönül bu ahu ızdırabın?
Harap olmuş bahcende gül dalın
Yanarsın aşktan duyuramazsın feryadın
Çağlar akar da sel olmuş şimdi.
Dönüşü olmayan kapıdan bakarsın
Hicran içinde hala O´nu ararsın
Bağlanmış aşkın zincirini kıramazsın
Kaybolur ruhun teninden şimdi.
Gönül Canpolat
sevgidir geriye kalan
maddiyatla zenginliklerle gezinen ağalar
bakın çevrenize size benzemeyen insanlara
ellerinde kazma kürek ekmek savasında
hiç mi vicdan kalmamış sizde, yüreğinizde
hiç mi Allah korkusu yok gönlünüzde..
bir gün gelir döner bu devran
bir gün gelir kalmaz sizede bu evren
götüreceğiniz ceplerinizde mal mülk değil
en büyük günah olan KUL HAKKI!!!
bende ölürüm kalmam buralarda, fani dünyada
bırakırım ardımda karış karış topraklara ektiğim
UMUT SEVGİ BARIŞ yeşilliğinde güzellik
avuç avuç toplayacak olan insan gibi İNSANLARA
Gönül Canpolat
biz ne olduk
monoton bir yaşam düzeyinde bütün alem
kuşların sesini farkemedez olduk
sabah işe aksşam eve gelip giderken
sahte gülücüklere mahkum olduk
gündüzlerimiz bile karanlığa boğuldu
her sabah doğan güneşi göremez olduk
ekmek kavgası güç kavgası almış başını gidiyor
merhamet duygularını yüreğimizde seçemez olduk
vicdansız vicdanlılar sokağında dolaşırken
yaşanan eğriltileri doğrultuları bilemez olduk
sanki kıyameti yaşıyoruz şu fani dünyada
duman bürümüş de gözlerimizi göremez olduk
Gönül Canpolat
sıla yolu
doğup büyüdüğüm şehir
ne kadarda özlemişim seni..
bilemezsin sen hasretliği
sana çekilen özlemi
yanar kor alevlerde
sokaktaki bastonlu yaşlı amca
kolunda ki o nur yüzlü teyzem
ne güzelde yürüyordunuz
hasret kaldığım caddede
banada birgün nasip olurmu
sizin yaşınızda yürümek
bu dağınık güzel caddede
esen tatlı yelde
Gönül Canpolat
Kara Sevdam
Topladım eşyalarımı uzaklara gitmek için
Gözüme senden geriye kalan yadigarların ilişti
Aldım onları ellerime önce derin derin kokladım
Ne kadar da sen kokuyordu,cennet kokuyordu sanki
Sonra okşadim birer birer seni okşar gibi
Seni sarar gibi seninle sevişir gibi
Topladım hepsini incitmeden kaldırdım onları
Kimse dokunmasın gözleri değmesin çünkü onlar sendi
Veda ettim hem yadigarlarına hem de sana
Ama sana olan sevgim ayrılmayacak benden Kara Sevdam
Çünkü ben senin AHİRETTE BİLE AŞIGINIM!!!
Gönül Canpolat
Haykırış
Kapatmalısın açtığın sayfayı
En iyisimi onu yırtıp atmalısın
Gecelerin hicran ile dolu
Haketmediğin hüzünleri yaşamamalısın
Gecmişte kaçtığın hüzünlerini
Sana çektirdikleri cefaları
Atıp mutluluğa bakarken
Melankoli ile yaşamamalısın
Kendini bildiğin sürece kullanıldın
Sevgin,fikrin,emeğin heba edildi
Ayaklarının üzerinde kal düşme
Tekmelenip çukurda yaşamamalısın
Hayatta oynanan oyunlardan
Ders almadın mı daha SEN
Bir kalemde sil herşeyi
Kanayan yüreğinle yaşamamalısın
Hep Sen yalvardın O´na ve hayata
Şimdi O´nlar dilenmeli sana
Sakın aldanma yalanlarına
Gurur dolu göğsünle YAŞAMALISIN
Gönül Canpolat
gönül yarası
Gönlümün yarası gittikce kanıyor
Ah ettikce derinden sızlıyor
Yarama tabip çare bulamıyor
Çaresi sensin,gel tenim can veriyor
Gözlerimden akan yaşlar sen
Tenimden uzaklaşan ruhum sen
Ömrümde sen canıma can katanda sen
Çaresi sensin, gel tenim can veriyor
Seher yeli gibi esip saçlarımı okşa
Ay ışığı gibi karanlık geceme doğsana
Güneş ışığı gibi gelip beni ısıtsana
Çaresi sensin, gel tenim can veriyor
Gönül Canpolat
nefesimdin !
Yıldızlar aldınız O´nu benden
Günahım neydi
delicesine sevmekmiydi,
ölürcesine sevmekmiydi?
Aldığım nefesti O
Şimdi boğuluyorum
nefessiz kaldım.....
Gönül Canpolat
Sevginin Tarifi
Konuş şarabım konuş
Yudum yudum konuş
Sessiz sessiz konuş
Kimse duymasın sessizliğimizi
Kimse bilmesin O´nu delice sevdiğimi
Bu gece yalnızca sen ve ben
Konuşuyoruz dünyadan herşeyden
Bu gece değil her gece sen ve ben
Gönül Canpolat
ŞİİRLERİNİZ
|