EROL SEMİZ
fırtınalar içinde bıçak sırtında
onulmaz birumutsuzluğun
karanlık uçurumuna düşmek,
düştüğü uçurum dibinde
kendi alevinde yanmak,
ayıp bana,yakışmaz bana
mücadele etmek var bana.
karanlığı yırtan
geceyi inanç çığlıklıkarıyla dolduran
türküleriyle yıldızları gökten indiren,
verimli yazların harmanı
fedakar dostlukları unutmak
yakışmaz bana,ayıp bana,
mücadele etmek bir görev bana.
fırtınalar içinde,
bıçak sırtında yürürken bile,
sevdiğinin
kristal mavisi gözlerinde
aşkı yaşamak,
yaşamak kadar aşkı
yürek tutuşması
az bana,yakışır bana,
mücadele etmek bir görev bana.
barbarlar
barbar amaçlarının zaferi için,
beynimi tutsak alabilirler.
barbarların kötü ruhlu devini
böğründen hançerlemek
var bana,yakışır bana
mücadele etmek bir görev bana.
Erol Semiz
onulmaz bir umutsuzluğun
karanlık uçurumuna düşmek,
düştüğü uçurum dibinde
kendi alevinde yanmak,
ayıp bana,yakışmaz bana
mücadele etmek var bana.
karanlığı yırtan
geceyi inanç çığlıklıkarıyla dolduran
türküleriyle yıldızları gökten indiren,
verimli yazların harmanı
fedakar dostlukları unutmak
yakışmaz bana,ayıp bana,
mücadele etmek bir görev bana.
fırtınalar içinde,
bıçak sırtında yürürken bile,
sevdiğinin
kristal mavisi gözlerinde
aşkı yaşamak,
yaşamak kadar aşkı
yürek tutuşması
az bana,yakışır bana,
mücadele etmek bir görev bana.
barbarlar
barbar amaçlarının zaferi için,
beynimi tutsak alabilirler.
barbarların kötü ruhlu devini
böğründen hançerlemek
var bana,yakışır bana
mücadele etmek bir görev bana.
Erol Semiz
sevmek
sevmek,
öylesine sevmek
deyildir sevmek.
sevmek,
suyun çeliğe verdiği
vahşi ve dayanılmaz işkenceyi
bağrına basmasını
bilmektir sevmek.
sevmek,
kötü bir vijdanın
kemirici azabından
kurtulmayı sevmek
deyildir sevmek.
sevmek,
fırtınalar içinde
kasırgalar ortasında
sevdiğine
omuz vermektir sevmek.
sevmek,
en büyük ahlaksızlıkları
seyretme ve de
bunlara hayran olma
çılgınlığını sevmek
deyildir sevmek.
sevmek,
en büyük ahlaksızlıklara
boyun eğdirme
ve de,
dize getirme
deliliğini yapmayı
sevmektir sevmek.
sevmek,
bin çiçekten bin zerre alıp
peteğe bal döken arının
balını sevmek
deyildir sevmek.
sevmek,
aynı arının
aptalca bir savunma karşısında
gözünü kırpmadan
canını vermesini
sevmektir sevmek.
sevmek,
köle olma görevini üstlendikleri için
atları sevmek
deyildir sevmek.
sevmek,
şahin bakışlarda
köleliğe meydan okunduğu için
ateş yalımında bakan gözleri
sevmektir sevmek.
sevmek,
en ünlü ressamın
en mükemmel tablosunu sevmek
seyildir sevmek.
sevmek,
bozulmamış doğada
yağmur sonrası
yeşillik ormanında
aşkının lezzetini sesiyle sunan
bülbülün sesini coşkuyla
dinlemeyi bilmektir sevmek.
sevmek,
ateş yalımında bakan gözlerin
vefasız ve de sadakatsız
gözyaşlarını
öperek kurutmayı
bilmektir ve de yaşamaktır sevmek.
Erol Semiz
güneş bile bana küstü ana.
ince,çok ince
çizgilerden atladım.
var ile yok
ölüm ile kalım
arasında
gittim geldim.
herşey bana
herkes bana,
küstü ana.
şarkılar yalan
şiirler yalan oldu.
dün yalan.
hayat,
eski,siyah beyaz
bir fotoğraf oldu.
yarın olmayabilir
o da yalan.
tek gerçek sen varken,
ölümü seçmedim
seçemedim.
bir de,
hayallerime küsmedim
küsemedim.
kıldan ince
kılıçtan keskin
köprü üstündeyim ana.
yıldızların bana
armağanı olan hayat,
bana küstü.
ırmak boylarında
iğdeler karaağaçlar,
salkım söğütler,
üstünde,
kuşlar gibi yürüdüğüm
sarmaşık böğürtlenler
bana küstü.
ırmağın dibinde kaynayan
buzdan soğuk,
yıldızlardan duru
çaykaralar bulandı
içemez oldum.
bu kadar aşklar yaşadım.
dağları,
ırmakları kucakladım.
aşkı,
gözlerinde yaşadığım
kutsalm yaptığım
taptığım,
ak göğsün üstüne
kafamı yaslayıp,
gözyaşlarını öptüğüm
aşk bile,
bana küstü ana.
damarlarımda dolaşan
deli kan,
kafdağının ardında ki
anka kuşu
karagözlü ceylan
o bile
bana küstü ana.
geçti geçecek deyilim,
düştü düşeceğim.
hayat dediğim,
avuçlarımda
bir kızıl kor oldu ana.
tut tutabilirsen
geç geçebilirsen.
ayın altında yürümek,
geceyi gündüz
uzağı yakın etmek,
hani,
benim işimdi ya,
ay bana küstü ana.
geçti geçecek deyilim
düştü düşeceğim.
hayat bana küstü.
umutlarım hayallerim,
GÜNEŞ bile
bana küstü ana.
Erol Semiz
gelmeyin üstüme üstüme
öyle dik kafanla,
boyun eğmeyeceksin
boyun eğme
dediğime bakma.
ben...
hergün eğilirim
sevginin karşısında
ezilirim.
şapka çıkarırım aşka
boyun eğerim.
sakın bana
bir adımlık iyilik yapma
dayanamam ezilirim.
şimşeğin çakışına,
gök gürültüsüne,
baharın gelişine,
çiçeğin açışına,
leyleğin uçuşuna...
öyle üstüme üstüme
gelmeyin güzellikler,
iyilikler,
mahsun bakışlar,
çocukluklar
gelmeyin üstüme üstüme
ben dayanamam
ezilirim.
hele bir de,
çocukluğumu
anımsatmayın bana
hiç dayanamam.
yayla çiçeklerini
toplamaya koşarım.
ırmağın
azgın sularına
bırakırım kedimi.
keskin,
başı göklerde dik,
kızıl kayalıklarda
bulutların da ötesinde
hiç bitmeyen
çocukluğumu ararım.
gelmeyin öyle üstüme üstüme.
ezilirim.
hele de sen,
bağlama telinde
en acı
en yüce türkülerde sen,
uzun havada,
devrim türkülerinde,
gaybana gecelerde sen,
isyan ateşinde sen
ağıtlarda,
ezgilerde sen,
eğildiğini,
ezildiğini,
görmek,
gözünde
bir damla yaşı düşünmek,
aklıma bile getiremem
korkarım,
dayanamam,
ezilmenin de ötesinde
ezilirim.
öyle gelmeyin üstüme
bir dost,
dostlar,
aramayın beni
hiç dayanamam
koşarım.
sirakuza kralına
bıçak çeken
meroz olurum.
geceyi gündüz,
güneşi köprü yaparım.
ulaşırım
dostun fedakarlığına
hiç dayanamam.
öylegelmeyin üstüme üstüme.
sevgiler,aşklar,
bahar yağmurları,
güzellikler,bağlılıklar,
fedakarlıklar,
dostluklar,
dağlar,
üstüme üstüme
gelmeyin.
boyun eğmeye eğilirim
kaldıramam bu yükü
ezilirim,
ölürüm
Erol Semiz
Boyun Eğmeyeceksin
düzen yanlış
oyun hileli diye
özsaygını,onurunu
söküp verme.
bir avuç dalkavuk
dar kafalı yobaz
koltuk sevdalısı
şaklaban hokkabaz
karşısında
dik kafanla
boyun eğmeyeceksin
boyun eğme.
şimşekler çakıp
gök gürlerken
bahar yağmurunda
ıslanmayı sev,
kadir kıymet bilmeyeni geç,
bilenin gönlünü incitme.
Erol Semiz
Senin Yerine Ben ölürüm
umutlar ötesi düşündüm
seni gelecek diye bekledim
dünya ötesine
bağlamadım umutlarımı
dokundum.
avuçlarımdasın diye,
bel bağladım.
bu zaman ötesine
bırakmadım yarınlarımı.
seni,
beklemelerim aşkına.
isyanlarımı göstermedim.
yağan karlar hafifliğinde
sessiz kaldım
en büyük gürültüleri
kuşun kanadında atlattım.
umudu beklemek kadar
zor olan ne varsa
her birini denedim
her birinde denendim.
seni,
sevmelerim aşkına.
mevsimleri beklerkn
geçen zamanı saymadım.
sana dokunacağım
an aşkına.
yıları geride bıraktım
aklımdan hiç çıkarmadım
seni sarıpta
seveceğim gün aşkına.
yüreğim,
dolupta taşarken aşkla
kim bilir güneş
kaçıncı kez doğdu,
kaç kez battı.
en derin denizlerden çıktım.
sana ulaşmak için,
en yüce dağlar aştım.
sana kavuşupta,
öpmelerim aşkına.
seni,
sevgide kalsın diye,
yerine
kin nefret oldum.
kendi uçurumlarıma döndüm.
senin,
titreyen gül tomurcuğu üzerinde,
çığ olarak
kalabilmen aşkına.
senin sevinçlerin için ,
en derin acılara katlandım.
kara bulutlardan
düşen tek damla,
tek damlaysa
senin nefesin,
o damla ben olurum
seni,
yaşatmalarım aşkına.
senin
yüzünde acıyı,
görmeyim diye,
gözünde gülmeyi
öpmek için,
ışığının bittiği yerde
ben olurum sana ışık
sana,
aşık olmalarım aşkına.
köle kalmayı
kader ettiysen
aşkın olmaaz.
kölen olamam
SENİN YERİNE BEN ÖLÜRÜM
toprak olurum
ama,aslaa,
bastığın toprak olamam.
seni,
sevmelerim aşkına.
ŞİİRLERİNİZ
|