CANAN KARADENİZ
sevgiyi taşımak zordur
gönlünü kaptırma hüzün yağmurlarına
takılır kalırsın hazanlarda
aldırma gönül diyebilsen keşke
huzuru bulacaksın avuçlarında
herzaman bahar olmuyor hayat
gül bahçesinde dikenler var unutma
canını acıtsada koklarsın doyasıya
vazgeçme sevdiğinden zordur hayat
uzat elini sonuna kadar
verecektir bir buse yanağına
sevgiyi taşımak zordur
sevgiyi yaşamak onurdur
© Canan Karadeniz
sana dair
gözlerinden ruhuna bir yol giderdi
ellerinden gönlüme sevdan
sözlerinden dökülen nağmeler
ay ışığında yoldaşım olurdu
kara kalemim satırlarca yazarda
aşkına yangın kelimeler çoğalır
ırmaklara dökülen yaprak misali
yollarına serilir sevda sözleri
okyanus rengi gözlerinde
savrulur bedenim
gece karası çöker üzerime
sensizliğin eşiğinde beklerken
sana dair maviler gördüm
uzaklarda gizli
uğrak limanlarda kayboldum
seni arayışlarımda
© Canan Karadeniz
yokluğunda
yazlarıma kar yağardı yokluğunda
yüzüme hüzün rüzgarları eserdi
sabah ayazlarında
karanlığın izleri yüzüme değerdi
ay geceye usulca sokulurken
güneşin ilk ışıkları odamı ışıldatırken
bir mahsunluk gezinir üzerimde
yorgun sevdaların uyanışında
savruk bir kalp durur yatağımın başucunda
© Canan Karadeniz
yenik düşmeden
üzgün yıllarım oldu
kırgın hatıralarım
gecelerime hüsran dolsada apansız
yalnızlığa yenik düşmedi yüreğim
kaçamak gözyaşlarım oldu
sevgimi özledim arasıra
kızgın olsamda kaderime
aşka yenik düşmedim
perdelerimi kapasam bile
üzgün zamanlarım oldu
kırık kalbim
incinsemde şu hayatta
yaşamak sadece bana ait
sevinçlerimin baharında
© Canan Karadeniz
KÜSKÜNÜM
kendime küstüm bugün
kalbime darıldım beni üzüyor diye
yağmurları sevmez oldum artık
hüznü pencereme yağdırdığı için
birikti önüme dağ gibi yaralarım
düşünmekten yorgunum artık
çaresizlikle başbaşayken yolun ortasında
avuçlarımda bir tutam gözyaşıyla
yürüyorum karanlık sokaklarda
yalnız ve çaresiz..
© Canan Karadeniz
SENSİZLİKTE KAYBOLUŞ
kalabalık şehirlerde kayboldum
kaçarken sevdanın büyüsünden
gözlerimi sakındım her bakıştan
aşkın gölgesinden korkarken
senle yapamazken sensizde olmuyor
kokundan uzaktayken
sevdasızlığa mahkumum
zamana sığındım yokluğunda
avuntular aradım yıllarca
sadece acıyla
sadece gözyaşıyla yıkandım
her gecenin sabahında
sensizliğin anındayım
kalbimi acıtan sevgisizliğinle
uykusuz gecelerim birikti
bu yabancı ellerde
© Canan Karadeniz
AYRILIK
denizin kıyısında buldum kendimi
yolcusu olmayan bir gemi gibi
öylece kalakaldım limanda
donuk ve sessizliğimle
umutsuzluğa demir alırken
lanetler yağdırdım yalan sevdalara
omuzlarımda ağır bir yük varmışcasına
taşıyamayıp yere yığıldım öylece
bir anda yaşlanmış genç bedenimle
bir kez daha vurulurken sırtımdan
öylece çıktım hayatından
vakitsiz biten bu sevdayla
ayrıldım lemandan bir akşamüstü
© Canan Karadeniz
BEKLEYİŞ
seni beklerken sabah ayazlarında
uyku mahmurluğu sarar bedenimi
nice sabahlara uykusuzum
açım gelişlerine
yüreğim çıkmazlarda öylece
girdaplarda kaybolup,
fırtınalarda sürükleniyorum korkuyla
seni beklerken gecelerime kar yağıyor
umudun tükenişine ramak kalmışken
ufak bir ışıkla uykuya dalıyorum
sonra yine çaresiz
yine bekleyiş yolcusu oluyorum
gözlerim yolları aşındırırken
07.10.2006
© Canan Karadeniz
SENSİZLİK
yalnızlığa alıştım sayende
o umutsuz yolculuğa çıkarken
umudum oldu yollar
seni ararken gözlerim çaresizce
garip bir hüzün kaplar içimi
sessiz haykırışlarla boyanırken
kilitlendim ağlayışlara
gözlerim donuk yaşlara esirken
sözlerim kırgın uçsuz sayfalara
kifayetsizken sözcükler
seni anlatmaya yetmiyor
yüreğimin vurgun yemiş derinliğine
acım durulmuş yokluğunda
bir sesine hasretken
mahrum kaldım bedeninden
sonsuzluğa uğurlanışında
sanki hiç uyanamayacağım bir rüya
sanki korkularımın esiriyim
sensizlik evimin her yanını sarmışken
kendime tutundum
© Canan Karadeniz
GURBET
Alamanya Alamanya dediler
gittik , taşı toprağı altınmış diye .
hasretlik varmış bahsetmediler ,
gurbetlik zormuş hiç söylemediler.
Sokakları tanınmaz yüzlerle dolu
soğuk ve ürkütücü
hiç ben gibi değiller
hiç bizlere benzemezler
hasret yüklü mektuplar geliyor
gri boyalı uzak diyarlardan
ağlak satırlara karışmış
bir dizi üzgün mektuplar
adı gurbet
adı çaresizliğe esir evlatlar
adı kısmet diyen analar
adı kavuşmayı bekleyen sevdalar ülkesi
adı acı gurbet...
© Canan Karadeniz
SENSİZLİKTE KAYBOLUŞ
kalabalık şehirlerde kayboldum
kaçarken sevdanın büyüsünden
gözlerimi sakındım her bakıştan
aşkın gölgesinden korkarken
senle yapamazken sensizde olmuyor
kokundan uzaktayken
sevdasızlığa mahkumum
zamana sığındım yokluğunda
avuntular aradım yıllarca
sadece acıyla
sadece gözyaşıyla yıkandım
her gecenin sabahında
sensizliğin anındayım
kalbimi acıtan sevgisizliğinle
uykusuz gecelerim birikti
bu yabancı ellerde
© Canan Karadeniz
AYRILIK
denizin kıyısında buldum kendimi
yolcusu olmayan bir gemi gibi
öylece kalakaldım limanda
donuk ve sessizliğimle
umutsuzluğa demir alırken
lanetler yağdırdım yalan sevdalara
omuzlarımda ağır bir yük varmışcasına
taşıyamayıp yere yığıldım öylece
bir anda yaşlanmış genç bedenimle
bir kez daha vurulurken sırtımdan
öylece çıktım hayatından
vakitsiz biten bu sevdayla
ayrıldım lemandan bir akşamüstü
© Canan Karadeniz
BAŞKA ALEM
göğün en tepesindeyim görebilirsen
sana sesleniyorum duyabilirsen
korkma yanında olmayışımdan
karanlık gecelerin ayazında
duanı eksik etme dilinden
hatırından çıkarma anılarımızı
bir gülle gelsende yanıma
konuş duyarım dokunamasamda
ayrı dünyalardayız artık
ayrı mekanlarda .
sonsuz alemdeyim bedenimle
mevlaya gidiş yolunda
sevabınla günahınla tanış
doğruyla yalnışın hesabındasın
bu alem çok başkaymış
anlamanın geç kalınmışlığında
© Canan Karadeniz
Kapadokya ve hasret
bir dolu özlemle koştum topraklarıma
güneşi avuçlarıma alıp sımsıkı sarmalamak istedim
kollarımı açıp gökyüzüne haykırmak ,
sesimin ulaştığı tüm topraklara
ben geldim , sevgimle özlemimle diyebilmek
gözlerim doyamıyor bakmaya kayalara
sözlerim yetmiyor özlemimi anlatmaya
ey dost sana kucak dolusu selam getirdim
biraz toprak kokusu,
biraz çeşmeden akan şırıl şırıl suyun sesini ,
birazda gözyaşı getirdim
ayrılığın ardından kalan tek damlayı
ruhumu bıraktım Ürgüp'te
kapadokyaya doyamadım dostum
hasretler biriktirdim yine satırlarda
özlemler yazdım boş sayfalara
© Canan Karadeniz
AYRILIK
ayrılıklar kuru bir yaprak gibi ..
kırılıverir insanın içinde birşeyler
parçalar etrafa saçılırda
toplamaya çalışmak güç olur
dağınıktır duygular ayrılık ertesinde
yapayalnız kalakalırız ,
bir ben , birde gözyaşım
yanaklarım ıslanırken.
yorgunluğum katlanır acımı içime gömerken
haykırırım duyan olmaz
ayrılığa isyanımda
bitişler gibi gidişlerdede hüzünler saklı
mutlu yarınlara
umutlu baharlara ulaşmak niyetinde
yorganı çekerim üzerime
kahırları yüreğime
ayrılıkları kendimle yaşarım bundan böyle..
© Canan Karadeniz
İSTANBUL
Saltanatların şehriydin bir zamanlar
Salınırken iki boğazın eteğinde .
Köşklerin ortasında kurulmuş bir cevherdin
Adına yakılan türkülerinle .
Güzelliğin büyülerken ezanların sesinde
Allah Allah sesleri duyuldu surlarında
Haliç'e dökülen kanlarla yazıldı
Bir Fatih'in efsanesi
Hatıralar ağlıyor sokaklarında
mavi dalgalardan eser kalmazken
martıların yokluğunda
Biçare limanlar köhnelikten
destanlar yazdırdı bu şehir bir zamanlar
ağıtlarla anlatıldı taşı toprağı altındı diyen
ne deniz kaldı balıklarıyla çoşan
nede bir avuç toprağı
çukurları olmadan yürünülesi özgürce
© Canan Karadeniz
KARA SEVDA
aşk gönlüne düşer en ummadığın bir anda
sarar bedenini bir sarmaşık gibi
tutkuyla bağlanır
acıyla yoğrulursun
noktayı koyduğun bir gözyaşıyla
© Canan Karadeniz
ALIP BAŞIMI GİTMEK
alıp gönlümü gitmek var içimde
alıp başını gider gibi gitmek ,
hiç kimselere sormadan
hiç kimseden çekinmeden
kapıyı açıp sadece gitmek.
bir damla gözyaşıyla karalanmış
bir kaç satır bırakıp geride
gözlerimi kapayıp öylece gitmek
bilinmez diyarlara
alıp gönlümü gitmek var içimde
bir kalp sızısı olmadan
kimseyi kırmadan
umudun yolculuğuna mavi bir yelken açmak
kanatsız uçmak sabah ayazlarında
çırılçıplak soyunmak tüm gerçeklere
huzuru bulmak yatağımın başucunda
bir avuçta olsa
bir satırda olsa gülebilmek yazdıklarıma
alıp başımı gitmek istiyorum
gönlüme sığdırdığım bir ömürlük
hüzünlerimle
sayfalara bulaşan gözyaşlarımın
uzaklara gişini seyrederek
mavi dalgalara dalmak
alıp başımı gidiyorum
arkama bile bakmadan
öylece...........
© Canan Karadeniz
AKŞAMIN ESİNTİSİ
koyu bir sohbettir gidiyor aramızda
güneş yerini akşamın karanlığına bırakmak üzere
masamızda birer kadeh şarap
ve radyoda eski bir şarkı
yıllar önce bizi bir araya getiren melodi
kulaklarımızın derinliklerinden çıkıyor
ruhumuzu dinlendiren sözlerle sarhoş oluyoruz
ikinci kadehi yudumlarken
yıllara meydan okurcasına
dans ediyoruz eskimiş halının üzerinde
titreyen bedenlerimiz bir nefeste tıkanıyor
kilitlenmiş yüreklerimizin derinliğinde
mutlu iki yüz birbirine bakarken
sözleri çoktan unuttuk
gözlerimiz konuşurken
yine aynı heyecanla birlikte
yine aynı kaçamak bakışlarla birbirimizin oluyorduk
gecenin ilerleyen saatinde
ışıklar yavaşça söndü
artık uykuya daldık
uzunca geçen bir gecenin ardından.
yüzümüzde gülümse
gönlümüzde sevgimizle..
© Canan Karadeniz
Yağmur
İstanbulda yağmurlu bir akşam
pencereden seyrediyorum yağan yağmuru
dışarısı soğuk
caddeler bomboş yağmurdan
soğuk içine işliyor insanın
kırık pencereden içeri girerken rüzgar
hafifçe ıslatıyor eskimiş koltuğu
sobanın gürül gürül gelen sesiyle
içimiz ısınırken
duvarın dibine sinmiş ufacık bir kedi
kısık sesiyle beni çağırıyor acıkmış haliyle
mutlu bir ifadeyle dolanıyor
yağmurdan kurtulduğuna sevinirken
kimimiz şanslı evinde yağmura merhaba derken
kimimiz bir okadar talihsiz köprü altında
yanan ateşin etrafında ısınmaya çabalar
hayat kimine güler
kimine es geçer tüm gerçekliğiyle
akşama dönen bir günün sonunda
© Canan Karadeniz
işte ozaman
gözlerimle sarıyorum topraklarımı
nasır tutmuşken ellerim
buğday tanelerini birbir sıralıyorum sırtıma
yüküm bir okadar ağır
gönlüm bir okadar hoşnut
özlem doluyum çoşarcasına
hasret yükledim sırtıma
tozlu yollarda .
ekmek koktu üstüm başım
tandırın başında.
ateşin sıcaklığı bedenimi kavurdu
güneşin altında.
alın terim soğumadan
topladım üzüm tanelerini
yükledim küfelere nazikçe.
bir türkü dolandı dilime
yare söylendi
aşka söylendi hasretle
gurbete söylendi özlemle
akşama döndü güneş
dağların arkasından elveda derken
kızıllık etrafa yayıldı
işte ozaman doldu gözlerim
işte ozaman özlem büyüdü yüreğimde
işte ozaman ...
© Canan Karadeniz
mecburum..
canımı sızlatıyor sevdana sarılamayışım
canımı yakıyor gözlerine bakıp ağlayamayışım
içim acıyor sevdiceğim uzağında olup
uzaktan sevdanı çekmek
yüreğim gidiyor taa eski yıllara
geçmişte sürükleniyor ruhum
dümensiz bir gemi gibi
rügarla birlikte oradan oraya savruluyor
neredeyim nasılım hatırım sorulmadan
bir tek sevdiğim gönlümü aldın
oda yetti be gülüm
oda yetti..
bilinmez rüzgarlarla uçup gidiyorum
acılardan bir kolye yaptım gönlüme
açılmasın , kimse dokunmasın diye
izin vermiyoum zaten
yalnızım çocuklarımla
yalnızım , mutsuzken kimi zaman
mutlu olmaya
mecburken sensizliğe
mecbur kalbim sessiz ağlayışlara
mecbur yaşamaya....
© Canan Karadeniz
HAZAN SEVDAM
kaçmanın sarhoşluğu uzaklardan yüzüme vuruyor
dağların arkasında yar beni bekliyor
ulaşmak imkansız bu çırpınışlarda
kavuşmak hayal dağları seyrederken
gözlerime hasret bulaşmış
yüreğime acıların tohumu serpili .
nezaman toprağa kavuşur bedenim
ozaman huzura erer çığlıklarım .
nezaman seni bulur bahtsız gönlüm
ozaman heyecanım bulutları sarar
tüm çılgınlığımla .
ah ederken bu ayrılığa yıllardır
yollara destanlar yazdırdı
satırlarımdan ırmaklara ulaşan
şiirlerim .
baharlar geçti saymadığım
seni beklerken özlemler taştı
sözlerimden sana ulaşamayan.
unuttuğum sevgi dolu sözcüleri
göndermediğim sayısız mektuplarda
biriktirdim , hasret biriktirir gibi .
hazanın yağmurlarında ıslanırken
yokluğunu çekiyorum
aşkımdan geriye kalan birdamla
gözyaşıyla birlikte
© Canan Karadeniz
Yol ve hasret
yollara döküldüm
kalbim yerinden fırlayacak gibi
özlem okadar köreltmişki gözlerimi
hasret okadar dağlamışki bağrımı
sesini duyar gibi oldum uzaklardan
yüzüne hasretim resimlere bakarken
tarifsiz duygularla pencereye takıldı gözlerim
bir ayak sesi duymak isteği içimde
ne gelen var nede birses veren
gönlümü hoşnut edecek
yollara döküldüm
yüreğimde acıyı taşıyarak
sevdama ulaşabilmenin umuduyla
sordum uçan kuşa
aradım dağ tepe yorulmadan
ne gören var nede bilen
senden habersiz gidiyorum..
yollara döküldüm
kalbimi bulmaya
hasretime sarılmaya
© Canan Karadeniz
içimdeki özlem
gurbetin yolları hasrete gider
rüzgarı çağırırsın her sabah
gözyaşının yanaklarını ıslattığında.
dalar uzaklara bakarsın ,
göremez olur gözler,
dağları ararsın.
göremez olur gözler ,
bir tutam yeşilini ararsın.
dayanamaz olur bedenin ,
gurbetin kasvetli duvarlarına
çökersin dizlerinin üzerinde
ağır bir kaya gibi kalırsın
özlemin çağlar
çoşar bir şelale misali
ahların içini yaksada
gidemez ayakların
bağlanır kalırsın
ekmek parası uğruna ..
köyünün havasını solur hayalinde
suyunu içersin köy çeşmesinden
içer gibi
ah gurbet ah dersin haykırarak
yaralı yüreğinle...
© Canan Karadeniz
KAVUŞMAK
ÖZLEMLER HASRETE DÖNÜŞÜYOR
KAVUŞABİLMENİN MUTLULUĞUYLA ,
KAVUŞMAK BİR YOLUN SONUNDAYSA
YOLLAR SANA AÇILIR SEVGİYLE ,
BİR DEMET DOSTLUĞUMLA.
© Canan Karadeniz
içimden geleni söyledim
içimden geleni söyledim yıldızlara
gönlümden geçenleri anlattım
birer birer
ağladı gökyüzü
maviliği boyandı siyaha
yeryüzü sel oldu yağmurlardan
içimden geleni söyledim yıldızlara
gönlümden geçenleri anlattım
birer birer
gülücükler dağıttı gökyüzü
gökkuşağı sardı yeryüzünü
binbir çeşit renkleriyle
bir ömür geçti dağlara ağladım
vaktim doldu toprağa anlattım
birer birer
filizlendi etrafımda güller
kokularım yayıldı tüm aleme
içimden gelenleri anlattım birer birer
© Canan Karadeniz
sessiz çığlıklarım
gökyüzüne baktıkça gözlerini hatırlarım
ufka baktıkça sana ulaşamamayı
derdimi anlatamadım gönlüme
sessiz çığlıklarım birikti
yılların sayfalarında..
yokluğuna alışmak zorken
anılarımla avundum an be an
sevginin en zorunu yaşadım
sarılamamanın yorgunluğuyla
uykuya daldım geceler boyu
akşamlar hep hazindi
sabaha uyanan gözlerim hep ıslak
seni uzaktan sevmek kaderimse
senden gayrı sevda olmayacak
bu yürekte
senden başka isim bilmeyecek
dudaklarım
gözlerini hatırlarım bu gece
ıslak ve özlemle...
© Canan Karadeniz
gurbette yine akşam oldu
gurbette yine akşam oldu
hüzünler birikti gözlerimin önüne
sıralandı birer birer
ağır ağır ilerliyor kalbimin derinliklerine
gurbette yine akşam oldu
huzur kayboldu penceremde
cıvıltılar yerini yorgunluğa ,
yerini yılgınlığa bıraktı.
gurbette yine akşam oldu
özlem sardı her yanımı
başımı koymak varken
mis kokan topraklarıma
ağlamak doyasıya hayaline bile
dudaklarım titrerken özlemle
gurbette yine akşam oldu
© Canan Karadeniz
MASALSI TOPRAKLAR
TÜRKÜLERİN
EŞLİĞİNDE GEZİNDİ BİR KADIN EDASIYLA YEŞİL VADİLER GÜZELLİĞİNE
HAYRANDI ETEĞİNE KURULAN ÇÖMLEKÇİ USTALARI DİLLERE DESTANDI O
PERİBACALARININ MASALLARI USTA ELİ DEĞMİŞÇESİNE MÜKEMMEL SIRLARIYLA BÜYÜLÜ
MAĞRALAR GEÇİTİ SIRA HALİNDE RÜZGARLARIN MARİFETİYLE YUMUŞAK , SULARIN ,
IRMAKLARIN ÇOŞKUSUYLA SERTTİ
YÜZYILLARDIR YIKILMADAN DURABİLEN NİCE HAYALLER YAŞANDI
TOPRAKLARINDA KANLAR DÖKÜLDÜ SAHİP OLUNAMAYAN BAKİRE MİSALİ VADİSİNDE
BATAN GÜNEŞ GECEYE DOĞAN AYA SELAM GÖNDERİRDİ YAŞANAN AŞKLARI
ANLATIRKEN BÜYÜLÜ TOPRAĞI , KOKULU ÜZÜMÜYLE YENİ GÜZLERİ
KARIŞLARDI ELİNDE TIRPANIYLA YAŞLI TEYZEM
AŞKA
DAİR
Doğru dürüst sevmeler yok artık
Saklımı kaldı bir yerlerde
Yoksa benmi geçmiste kaldım bilmeden
Gizli bir hazinemidir ,
Açılmayı bekleyen
İnsanlar körelmiş sevgisizlikten
Yalan sarmış her yanlarını
Doğru bilmişler kör kuyuları
Güneş değil , gece olmuş yaşamları
Bedene bağımlı olmuş aşk
Gönülden çıkalı uzun zaman olmuş
Adına aşk demek yalnış
Çirkin bir iftira olur aşka dair
© Canan Mumcu
AŞKIMA DAİR
Rüzgarla örtün üzerimi bulut yastığım olsun
Kemiklerimi ısıtırken sarı gözlü güneş
Yıldızlar müziğim,ay ışığ&ım olsun sadece
Çiçeklere merhaba,
Kuşlara selam yollayayım,
Sevda bekleyen ellere ulaşsın diye.
Aşkım dolaşsın bahçelerde tohumunu bıraksın
Gönlünce yeşersin neşe saçsın dağlara,tepelere
Irmaklar sevgiden taşsın
Sığamasın yüreklere
Kabarsın okyanuslar balıkların oynaşında
Dünya alem bilsin sevgi tanelerini her yana bıraktığımı
© Canan Mumcu
AŞKIN MABEDİ
Askin mabedi olurmu hiç
Yasanacak asklarin olsun yeterki
Sarilacak kalbe sahip ol
Tutacagin sözlerin çiksin dudagindan
Sikistirma küçük bir zamana askini
Doyasiya savur sevgiliye
Nasiplensin , umutlansin sevisinden
Özgürce ços , aç kollarini gögsüne
Birak alsin askinin gizemine
© Canan Mumcu
BAHARLAR AÇACAK GÖNLÜMDE
Baharlar açacak bundan böyle gönlümde
Yol açtım doğmamış yüreklere
Sabahın ilk ışıkları gibi pürüzsüz
Akşam karanlığı kadar gizem dolu
Hoşgeldin sevdama sevda
Gördüğün ateş masumluğun son izi
İncitmeden sevmelisin okşamalısın
Sonsuzluğa giden en temiz yar gibidir bilmelisin
© Canan Mumcu
BEN VE SEN
Avuçlarımın sıcaklığıyla
Yakarım gözlerini
Gözlerin , serinlerken sözlerimle
Gevşer ferahlarsın yamacımda
Arzularımızı bırakalım ,
Çoşsun özgürlüğe doğru
Bir akşam esintisi dolaşır üzerimizde
Yalnızca ben ısıtayım vücudumla seni
Düşünde benimle ol serbestçe
Sabaha birlikte merhaba diyelim
Çığlığımızla ,
© Canan Mumcu
BIRAKTIM
Sevmeleri sonraya bıraktım ben
Sanki sonrası varmış gibi
Adam gibi seven yokki gönlümü
İstenir gibi sevilip sonra bitirilen
Sevmeleri sonraya bıraktım ben
Ömrüm varmıki sevda yaşamaya
Doğrusu varmıdır benim olan
Rüyada yaşanır aşk uyanınca yok olmayan.
© Canan Mumcu
ÇARESİZ KALANLAR
Geride çaresiz ve hiçsiz kalanlar
Vurgunu çoktan yemişlerdi yüreklerine
Unutulmuştu çoktan yaşamlar
Ses korkuturdu ürkek bedenleri
Hainlik varken insan içinde
Bir avuç toprak kar bilinirdi
Cahil kafalar ezerken masumları
Zalimlikmi iyi dost olan
Zerresi kalmazken ocaklarda
Sönüp yok olan biçareler
Dağılan parçalanan yuvaları geride bırakarak
Umut yolculuğuna çoktan çıkmışlardı alacakaranlıkta© Canan Mumcu
ÇOCUK VE DUVARLAR
Göğün maviliğinde gördü uçurtmayı
Ucunda salınan rengarenk fırfırıyla
Dört yaşındaydı henüz
Kalın duvarlar içindeyken
Suçsuz mahkumdu
Onca suçlu dışarda gezerken ,
Günü gün ederken
Hayat darbesini anne karnındayken
Vurmuştu yavruya ,
Anlaması imkansız sözler sarfelidilirken
İsteği yeşil yaprakları ,
Sesini işittği kuşları görebilmek
Şaskın gözleri , zamanı bilmeyen
Geleceği göremeyen biriydi artık
Sorgu yok , Amaç yok ,
Cevaplar hiç yok ....
© Canan Mumcu
DOĞUŞ BİR BAŞLANGIÇ
Doguş bir baslangıç
Ölüm son noktadır bu dünyada
Geçen zaman içinde
Binkere ölüyor insan
Bu ölümler virgülle ayrılıyor
Soru işaretleri neden , nereye
Ünlemler kaplıyor kimi zaman
Şaşırtan
Parağrafla başlıyorsun
Yeni bir güne sil baştan
Aıklaması yaşamın ortasında
Geliyor neyazikki.
Atasözleriyle gülebiliyor veya
Düşünebiliyorsun bazen
Sonlara doğru bir parağraf başlıyor
Konunun tamamını anlatırken
Ölüm noktasıyla
Bitiş ve göç
Geri dönüşü olmayan gidişler
Diğer noktalar gibi..
© Canan Mumcu
DOST GİBİ DOSTA
Boş bir masa geride bırakılan
Sandalye hala sıcaklığını koruyor
Kalktığından beri
Paylaşımlara şahit olmuştu
Anlatabilseydi
Bir dostun gidişinin
Hüznünü yaşar gibiydi
Boşluktu yürekte oluşan
Mekanlar farklı olsada dostlukların
Sonsuzluğu devam edecekti
Yaşanılan özgür paylaşımlar şahitlik
Yapabilsin diye
Tüm dostluklara , dostuma
© Canan Mumcu
HARCANAN YÜREK VE
SONRASI...
VÜCUT YIĞILIRKEN ÇARESİZ ,GÖZLER
KAPANIR YORGUNLUĞUN ARİFESİNDE KAZILMIŞ BİR KUYU GİBİ SU ÇIKMASI
BEKLENİR ÇIKAN ÖFKE ,ÇIKAN AĞLAYIŞ HIÇKIRARAK BEZGİNLİK
ZAPDETMİŞ YEMİNLİ GİBİ BIRAKMADAN HARCIYOR YÜREĞİ DAĞLIYOR KOR ATEŞLER
MİSALİ İSTEKSİZLİK DOĞUYOR BATAN ARZULARA RAĞMEN BİTMİŞLİK HAKİM
BÜNYESİNDE SÖZLER AĞIR AKSAK SAVRULUYOR İKİ DUDAK ARASINDAN SONRASI BOŞ
BAKAN GÖZLER SONRASI OLMAYAN BENLİK VARKEN SONRASI YİTEN BİR CAN HAYATTA
İKEN SONRASI .....
© Canan Mumcu
DOSTUMA
Gidiyormusun
Geride bir çift yaşlı göz bırakarak Dostluğun içimi ısıtırken ,
Yokluğunu hiç düşünmezken , Nereye gidiyorsun Şartmıydı gitmen
Bende neler söylüyorum Uzakta olmak değil , Yüreğimizin bahçesinde
buluşuruz Bir bardak çay ve hoş sohbet Dostların paylaşacağı en büyük an
Ulaşabileceğin en yüksek nokta Kendini aştığın zamandır Yakala ,
zaman senden yana Başarı , umut içinde unutma....
© Canan Mumcu
GECEYE SIĞINIRIM
Geceye
sığınırım gündüzün karanlığında Kabuslar peşimi bırakmaz korkarım Ay
misafirim olur , yıldızlar sırdaşın Hayatın gerçek yüzüdür koyu mavilik
O sessizlikte şenlenirim yeniden yaşarım Gün biter sizin için ,
Benim için başlarken , İşte ozaman uyanırım uykudan Bilemezsin
denizin konuşan dalgalarını Neler anlatırlar her vuruşlarında kıyıya
Kumsala bırakılan her damlada..
© Canan Mumcu
GİDEN YAR
Aynı sofraydı
paylaşılan Bir ömür boyu Kazağının kokusu her yana sinmiş Her köşede
gözleriyle izler gibi beni Ümitsiz bir sevinç , Sonra kaybolan fısıltı
oluyordun .
Özlem özleniyordu her şeyiyle Bir söz , sıcak tenin ,
yüzde bir gülümsemen 33. sayfada bırakmışsın Okuduğun kitabı Son
gecemiz olduğunu bilmeden Bir buseydi dudağına kondurduğum Ecel
uğramadan önce gönlümüze...
© Canan Mumcu
GÜNEŞ DENİZE DÜŞERKEN GÖRDÜM
SENİ
Güneş denize düşerken gördüm seni Işık eşliğinde
daha bir güzeldin birtanem Sesinin tonu alıp götürürken beni Yıldızlar
tamamen senin o diyordu.
Dokunuşun çoştururken yüreği Ela yeşille
karşılaştığında Pırıltısı ve ateşi tüm bedende Hissetti seni kuştu artık
kanatlanan.
© Canan Mumcu
HAYAT
Sıkıntılar biriktiği
zaman gönül kapında Zorlayacak yıkmak için seni İzin vermemek için
dirensede tüm gücüyle Ezilip yok oluyorsun nefesin tükeniyor hayatın içinde
Elinin tersiyle itemiyorsun manevi yıkıntıları Sürekli tepede
yumrukluyor delmek için başını Yüreğinin derinliğinde yalnız kalıyorsun
Yardım yok, anlatmak yok, anlamak çok zor acıların yoğunluğunda Hayat
dersini alıyorsun son nokta konulana kadar.
© Canan Mumcu
HAYAT VE İNSAN
Hayat bir
çember gibi dönüp duruyor İçinde bizler habire zorluyoruz Daha fazla
döndürmeye Biraz daha eskitmeye uğraşıyoruz Tükeniyor hayatlar birer
birer Bahçelere uğramadan birileri Güzelliğin farkında bile değilken
Zihinler boşalıyor Adı hayat Zor olan insanlık Destek yok ,
Köstek çok Çukurlar kazılıyor habersiz Ayak kaydırılıyor nedensiz
Gülmüyor çocuklar Oyunların sınırı çizilmiş Dar sokaklara Hatta
dört duvar arasına Zor olan hayat değil arkadaşım Anla artık Zor
olan bizleriz bizler....
© Canan Mumcu
HAYAT YÜKÜ
Sırtımda taşırım
bu dünyanın yükünü Gözler bakmaktan yorulmuş Sözler anlatmayı yarıda
kesmiş Dayak yemiş gibi kalp çarpıntılarından
Yaşanılası en küçük
mutluluk elden alınmış Amacı tükenmiş çıplak bırakılmış vücut gibi
Hevesi kaybolmuş umudan pençesinde koşarken Yarının geleceği meçhul
yolda ilerlerken
© Canan Mumcu
HAYATIMDAN ÇIKARDIM
Hayatımdan çıkardım gelme diye bir daha İzin defteri kapandı sonsuza dek
Mühürlendi bozamazsın onu Yaklaşmaya kalkma yalancı sevginle
Kirletiyorsun daha çok kendini Unutmak en güzeli sana ait seni
Gönlüm kaldırmıyor ağırlığını Takati yok artık Bıkkınlık yaşıyor
sadece Sorunlar asılı kaldı havada Çözmeyeceğim onları , Seninle
rafa kaldırdım Kilitli kapısı anahtarı derin sularda Arasanda
bulamazsın...
© Canan Mumcu
HAYATIN OYUNU
Öyle bir hayatki duygu yüküyle dolu Yetişmen olanaksız hızına yaşananların
Pastel renkler geldimi kapına , Keyfin yerindedir Kara kalem
uğramazmı sanırsın , Her an yanıbaşında bekler .
Oyun gibidir ,
sıranı savarsın ve Beklersin diğer oyuncular gibi Heyecanla , Endişe
başlar , Zaman seni hatırlayınca Şimşekmi çakacak , Güneş ufkundan
doğacakmı diye .
Kimbilir çocuğum kimbilebilirki Zar atılır senden
habersiz Kazanır veya kaybedersin Kolayı bulunmamıştır , bulunamazda
Zoru başarmak dururken küçüğüm
© Canan Mumcu
HAYATIN PENCERESİNDEN
Her birimiz yakalamışız hayatın bir kenarından Penceresinden bakınırken
pürüzlere takılır gözlerimiz Yaşla dolup taşar , ama gerçektir görünenler
İki yüzlü , yalancılar sarmışken her yanı Dürüst konuşmalar aranır
bulunabilirse
Kirli çirkef dünya içinde bir iki tane kalmıştı temiz
yürekler Yakaladım elinden, sen nasıl olduda iyi kalabildin. Nasıl
olduda sana rastladım Kaderin yolu birleştirdi bizim yolumuzu İki taze
yürek gibi,yaşamın başında gibi, Yeniden başlar gibi...
© Canan Mumcu
HER ADIMDA
Her adım bir başlangıç Bitiş öncesi sessiz çığlıklar Beynimde uçuşan
düşünce yolculukları Ardı arkası kesilmeyen fikir ayrılıkları Peşi sıra
dizilmişler Bir kovalamacadır gidiyor zihnimde Damarlarımda morfin
niyetine dolaşan sözcükler Düzenli , düzensiz Anlamlı , anlamsiz
İşgal halindeler Son an gelene deksürecek bu akım Karınca misali
Çalış , çalış Ağustos böceği gibi kış ortasında Kala kalacak
Nefesin bittiği yerde...
© Canan Mumcu
HUZUR GECEDE SAKLI
Huzur gecede saklı Gözyaşı geceye mahsus Aşk gecenin içinde bulunmaz bir
hazine Umut kalbinin bir köşesinde bekliyor Sevgi damlacıkları
damarlarda gezinirken Gülücükler saçılıyor yıldızların eteğine Sen
bulutların renginde yumuşacık , Ellerin ateş gibi sıcak . Yakan
gözlerinle bakarken Denizin ışığına Hayaller alemindeysen gecenin
çığlığında Mutlusun sevgilinin kollarında Mutlusun ey yar...
© Canan Mumcu
HÜZÜNLÜ BAHAR
Yılların eskitemediği fotoğraftı albümde kalan Henüz yaşamın gerçekleri
yansımamıştı çehreye Bilmezken gözler hüzünlü baharı Maskeden çok uzaktı
sureti
Geçen zaman değiştirsede dış yüzünü Kırışıklıklar sarsada her
yanını O çocuk gülüş ışık saçar Enerjisiyle meydan okur sahte maskelere
Yaş kaç olursa olsun...
© Canan Mumcu
HÜZÜNLÜ BAKIŞ
Özlemin özlemi sardı her yanını Karmaşanın içinde buldu bir anda kendini
Ne yana baksa hüzündü bakışlar Ayrılık kokuyordu Annesi , Acı
doluydu Baba yüreği Savruldu oda bu rüzgarda Ne yana gideceğini
bilemezken Sevgisi ikiye bölündü Beden bir tarafta kalırken Ayrı
evler , ayrı sevgiler . Hırçınlık ve kaçma isteği peşindeydi Masum
yüreği acıyordu sürekli Bilmediği duygular , gece yarısı Buldu
rüyalarında Hiç dinmeyen sonbahar yağmurlarıydı Avuçlarına
dökülen...
© Canan Mumcu
KALDIĞIM YERDEN
Kaldığım yerden devam edebilirmiydim Yarısı geçmişte kalan ömrümün
Verecek sevgim varken çoşkuyla Yeni açılan sayfada , İlk harf
olabilirmiydim. Uzun bir ara , soluksuz geçen Bir güz akşamı , Üç
yaprak düşmüş penceremin önüne Rüzgar , orayı uygun görmüş esintisiyle
Bezginlik izleriyle dolu ruhum Tıkanıp kalmışım bir yerlerde Devam
etmekmi Hangi tutkuyla , hangi güçle Sevgim sönüyor dağılamadan ,
Konamadan başka dallara Kaldığım yerden devam edememki Bir yarısıda
geçmiş ömrümün Sayfalar tükenmiş , kendimi ararken
© Canan Mumcu
KAR AYAZI VURUYOR BEYAZ YÜZÜNE
Kar ayazı vuruyor beyaz yüzüne İncecik bedeni titrerken soğuktan
Yüreğindeki o ışıkla ayakta duruyor Tek bir kibrit satabilmek uğruna
Mevsim aldırmadan küçük bedene Tüm ağırlığıyla üzerine çökerken
Morarmış elleriyle yaşarken acıyı Kısık sesiyle kibrit diye
seslenmekte
© Canan Mumcu
KAYBOLAN DENİZ
Dilin yok diye sövüyorlar sana Gün geçtikçe biraz daha kirlenirken
Rengin soluyor , balıklar ölüyor Cansızlaşan bedeninde Can
çekişmelerin görülmüyor Kulaçlar uğramaz oldu dalgalarına Gemiler daha
fazla çöp bırakır oldu Kıymetin bilinmezki kükremen lazım Susma artık
Bağır , diren , yok olma Gece ışıltın yetiyor bana, Gitme..
© Canan Mumcu
KELİMELER VE HAYAT
Kelimelerle oynamak güzel Hayatın bizle oynadığı gibi Hilesizdir
kurduğum oyunlar Yönetirim , ufuklar açarım dağarcığımda Zalim hayat
fırsat vermezki Önümü göremem çoğu zaman Takılır bir çelme gibi ayağıma
Canım yanar , kanar ellerim Taşlı , zorlu hayat yolunda Sözcükler
alıp götürür , Bilmediğim yeni bahçelere Irmaklarda çıplak ayak
gezinirim Gölgesinde uyurum bir ağacın Çoğu zaman Yağmur taneleri
altında ıslanırım Üşütmez beni Oynarım , kelimeler sever beni
Sevmeyen hayata karşı..
© Canan Mumcu
KOKUN DURUYOR MENDİLİMDE
Kokun duruyor mendilimde Yine bırakmışsın sigaranı küllükte Bir nefes
almışsın sadece Tadı boğazını yakmış herhalde
Devamı gelmedi bizim
aşkımızında Bitmeyen bir sigara gibi Nefesini çekemeden içime
Dumansız kaldı boğazım sevginden
© Canan Mumcu
KÜÇÜĞÜM
Sancı ve telaşla başlar Anne karnında Dünyaya gözlerin açılışı Son
olmayacak ilk ağlayıştır Mutluluk gözyaşları yanaklardan süzülürken
Minicik beden avuçlara alınmıştır bile Sıcacık kucaktır yastığı
Sığınağı Anne kolları Desteği Baba sevgisidir Hayat serüvenini yaşar
, gidersin Çıkışları ve zorlu inişleriyle Doğuşunla şenlendirdin iki
kalbi İlk adım , ilk sözcükte , Tebessüm kattın yüzlere Ve sonra
yaşamın gerçeğiyle Karşı karşıya kalıvermişsin bir anda Güzeli ve
çirkiniyle Olsun doğdun ya , Yenilik getirdin o küçücük dünyalarına
Hoş geldin , Herşeyinle , Hoşgeldin gülücüğünle , Hoşgeldin.
© Canan Mumcu
LOŞ ODA VE O
Loş bir oda , Bir yatak , Eski bir abajur , Motifleri belli olmayan
Yamalı perde pencerede Güneşin az uğradığı bu köhne mekanda Acıların
yüzüne yansıyan kısmıyla durmakta
Hareketsiz kaldığı günden beri orada
Yerin sıcaklığını hissetmeyi unutan Aldığı ayakkabı yıllarca tazeliğini
korurken Kimi zaman ağlayarak , Kimi zaman gülerek geçerdi günleri
Kahretmedi küsmedi kaderine yinede Onca zamana rağmen galipti her
zaman Yenmenin gururuyla meydan okurdu Zalim dünyada ayakta kalmayı
bilmişti oda..
© Canan Mumcu
MUTLULUK RÜZGARI
Açtım penceremi mutluluk girsin diye Kondu heryerine odanın Kokusu geldi
baharın Gökkuşağını gördüm , gözlerim kamaştı Yerinde durmamayan yaramaz
çocuğum artık
İçime çektim , damarlarım tanıdı neşeyi Renklendim ,
boyadım duvarlarımı sarıya , maviye Sildim karanlık sinmiş yerleri
Kargibi kaygandı huzur verici rengiyle
© Canan Mumcu
NE OLDUĞUNU ANLAYAMADI
Ne olduğunu anlayamadı henüz Bu sesler yabancıydı küçük yüreğine Korku
ve dehşeti ozaman anlamıştı Önünde yok olurken bedenler
Savaştı adı
bu bilmecenin adı Tabanca silah olmuştu oyuncakları Cevabını kimsenin
bilmediği Anlamsız kötü bir oyundu onun için canlar yakan
© Canan Mumcu
SEVGİ KAÇAMAĞI
Kaçamak buluşmalardı en çok mutlu olunan Tek bir söz duymak için sevgiliden
Kalp çarpıntısı en yüksek dorukta olsa bile Gözlerin karanlıkta
konuştuğu anlardı sevginin yaşandığı
Gece serinliği vız gelirken
Dakikalar hızla akap geçerdi Hiç durmamacasına öyle Sanki hiç
kavuşmayacakmış gibi uzun sarılmalar Sarfedilen sevgi tanecikleri arasında
Kaybolmuşuz kalplerimiz içinde
© Canan Mumcu
SEVGİLİYE
Bu seni son arayışımdı sevgilim Sesini son duyuşum Gözyaşımın son tanesi
Yüreğimin son çırpınışı
Elveda biten aşkıma Güle güle sevgiliye
Ayrılık acısıyla yansada Yüreğimin zincirleri elimde
Hazanım
sona ererken Bahtıma yön verdim Özgürlüğe açılan yolda Adım adım
ilerlesin yeni sevgilere diye..
© Canan Mumcu
SÖZ
Söz verme geleceğe dair Yol gösterme umutlarıma Alıkoyma çıktığım yolda
Beni almadan git yarınlara
Önüme çıkma yalan sevginle Çocuk
aşkım bende kalsın Bırak sahte gülüşleri yolda Kandırma kendini kendine
karşı Bırak herşeyi olduğu gibi kalsın
© Canan Mumcu
TAKİ
Geçmişin aydınlığına gömüldü ne yazıkki Gözleri söyledi her zaman sevgisini
Dudaklardan akan sözcükler Isıttı benliğimi üşüdüğüm anlarda Tüm
dünyaya hükmedercesine Beni üzenlerin karşısındaydı dimdik Belli etmezdi
hırçınlığını Aldırmazdı yorulsada bedenine Görev saydı oturulan yemek
saatlerini Merhaba önemliydi onun hayatında Söz bir güven temsiliydi
Üniforma gibi taşırdı Güveni sırtında Yılmadı çarpık hayatın dikenli
, Taşlı asfaltlarında Taki hastalık pençesine yapışana dek Taki sesi
odaları karanlığa terk edene dek Taki son bir kez kulağına Baba diyerek
Taki...
© Canan Mumcu
ÜÇ GONCA GÜL
Üç kırmızı gonca gül kapıyı çalarken Aşkınıda beraberinde getirdi
Beklenmedik bir gelişti bu , zamansız Bir şans istiyorum sevgime
karşılık diyen
Değişen neydi yıllar sonra Pişmanlık , umut ediş ,
yalnızlıkmı Gerçek sevda değilsen gelme Yıkma bu kırık kalbi yeniden
Düzen çoktan kurulmuştu sen olmadan Sevgiyle yıprandım , acı yaşattı
Ben bana alışmışken aramıza girme Tanıyamaz , sende kaybolursun
girdabımda
Bu filmde yalnızı oynuyorum Rolünü uzun zaman önce
bıraktın sen Gonca gülünü geri al Kurudular susuzluktan Yeşermezler
artık Şansım kalmadı sana verecek
© Canan Mumcu
YALNIZ KİRACI
Yalnızlık ev sahibim huzur dolu Hesabım yok , beklediğim yok Misafir
kabul etmiyor ne yazıkki Büyülü bir yer orası ışıltılı
Her köşesinde
ayrı bir tat var Yendikçe lezzeti artan bir yemek gibi Kokusu
yalnızlığında saklı Anlamak yok , öğrenmek yok Yalnızlığın kiracısıyım
depozitosuz
© Canan Mumcu
YALNIZIM
Yalnız bir dünyadayım ben anlatamadığım İçine kimselerin sığamayacağı bir
karanlık Boğulmanın eşiğinde sürünürken Çıkış yolunu arıyorum
kaybolurken labirentte
Başım dönüyor tutunacak bir el arıyorum Kalın
duvarlar çıkıyor önüme ışığım kesiliyor Bağıracak nefesim yok, bağırmak
isteyende yok Bıraktım akıntıya bilinmeyen sulardayım artık
© Canan Mumcu
YEŞİL YAPRAKLAR SALLANIYOR
Yeşil yapraklar sallanıyor Yüreğimin dallarında. Kimi zaman hırçın ,
Kimi zaman haşarı bir çocuk Suyun hızla akıp yavaşlaması , Yağmurun
çiseleyip dolu tanelerine dönüşmesi gibi Yapraklar sararınca günün birinde
Sakinlik kaplar yüreği Dinginleşir , yumuşar Güveni yanına alıp emin
adımlarla Devam eder diğer dallara doğru...
© Canan Mumcu
YOKLUĞUNDA
Duyduklarıma inanmam zordu Doğru olmaması için yalvardım Tanrıya İçimin
yangınları artıyordu Soğuk kış gününe rağmen Yetişmek için adımlarımı
zorluyordum
Yatıyordun Üzerinde beyaz örtüyle Yüzün kapalıydı ,
karanlıktaydım ben Kanım donmuştu senin yokluğunda Koşmaktan değil ,
Nefessiz kalışım Nefesim seninle tükendi Yok oldum bende..
© Canan Mumcu
YOLCULUĞUM
Uzun bir yolculuk benimkisi Düşünceleri aldım yanıma Sözcükler yollara
dökülsün Noktalı , virgüllü eşlik etsinler bana Hafif melodiler gibi
Kulağıma fısıldayan Ruhumu masaj gibi dinlendiren Bir el yordamıyla
okşarcasına Seven satırlar sereceğim Gül bahçelerine...
© Canan Mumcu
YÜREK ACI ÇEKERKEN
Ağlamayı mesken tuttum gözlerime Peşimi bırakmazken kederler Yağmur gibi
yağıyordu üzerime Hiç acıması olmadan hemde
Bir mermi parçası delip
geçerken Kanayan yaramın acısı dağılıyor Yayılırken herşeyi alıp
götürüyor Bir dakika dur demeye fırsat vermeden
Saniyelik mutluluk
nedir bilmez yüreğim İstediğim bir gülümseme yaşamak Zaten , tüm
sevinçlerimi alıp götürdün Sen yoksan bende , Bir saniyelik mutluluğumu
Geri ver , Ne olursun giderken
© Canan Mumcu
GÜNLERE DAİR
Yaşam ilk nefes
Ilk ağlayıştır anlamını bilmeden
Ilk gözlerin açılmasıdır
Suretler suretsiz görünürken
Nefesler büyükdükçe yaşarsın
Soludukça duyguların çoğalır
Karmaşık görünsede çıkmaz sokaklar
Yılmayan caddeler tanırsın yanıbaşında duran
Elini uzatınca sıcak bir ev buluverirsin
Bahçesinde çiçeklerle bezeli
Gülüşler ve haykırışlar içeçedir şaşırma
Doğası budur insanların hayat içinde
Bir varsın sevincinle
Bir varsın hüznün penceresinde beklerken
Inişin ve çıkışınla koşarken
Basamaklar yormasın ürkütmesin seni
Kirmizi güller herzaman vardır
Koklamasını bilirsen koparmadan
Güneş bir doğar bir batarken
Ay ışığı huzur verir gecenin koyu maviliğinde
Ömürden bir gün daha gider
Uykunun çekici güzelliğine dalarken
© Canan Mumcu
BEYAZA BÜRÜNÜRKEN
Hayatı yeni başlıyordu
Beyaz gelinliği giyip
Baba ocağına son bir kez bakarken
Yaşlar yanaklarda al tülün altından süzülürken
Çocukluğu gözünde canlandı
Bahçe kapısında bir an durakladı
Oynayışlar ,gülüşler ,annesinin sesini işitti o an
Film şeridi misali sergilendi birden
Birkaç adım ve halaylar
Hüznün ve sevincin birleşmesi
Çocukluğu kiraz ağacının altında kalmıştı
Umutla çıktı kapıdan
Buruk ama kalbi çarparak
Bilmediği yeni hayatına dogru
Dualarla , ağlayışlarla
© Canan Mumcu
ALIŞMAK
Özleme doğru yola çıkılır
Tutarsın ellerinle sımsıkı sararsın özleyişleri
Gözlerin dalsada geri dönüşlerde yine buruklukla
Alışmak zor olmaz zamanla yarışırken
Yok olurken dünya üzerinden
Sonsuz üzüntü yaşasanda
Yarınların azaltır kederini
Bir daha görme umudunun yokluğunda
Çaresizlik benliğini bitirsede
Umutsuzluğun umudu vardır yüreklerde
Gözler görmesini
Dudaklar söylemesini bilmeli
Gayret ,alışmaya doğru ilerlemeli
Zor geçilen dağlar olsada önünde
Çekmenin kolayı bulunmalı
Hüznün rüzgarı savurmayı denesede
Karşı koymanın sevinci bedenine yerleşsin
Yarınlar olmayabilir zaman senin
© Canan Mumcu
GEÇMİŞE ARALIK
Geçmişi şöyle bir araladım
Dün gece tam uykuya dalacakken
Önce gözyaşlarım sıraya girdi
Anlattılar birer birer damlalar halinde
Baktımki ömrümün yarısını çalmışlar benden
Mendilim yetişti imdadıma
Ardından yanaklarım konuştu çoskuyla
Dost eli gibi yanıbaşımda
Gülüşüyle hep koruyan bir melek gibi
Oda olmasa halim harapmış
Anladım
Dudaklarım zorlamasa sözcükleri
Zincirleme kaza kaçınılmaz ölesiye
Duyduğum sözler boş
Davranışlar fütursuzca sergilenmekte
Ben yine aynı ben
Bende kalan hüzün ertesi serinlik
Mutluluğun gölgesinde yatarken
Ellerime vuran ayışığı beni selamlarken
Gece mavisi çoktan yıldızların beyazına boyanmış
Sessizlik kaplar içimi
Huzur benim yanıbaşımda uykuya dalarken
© Canan Mumcu
GEÇMİŞİN ESİNTİLERİ
Seksek oynardık sokaklarda
Bahçelerde ağaç gölgeleri vardı
Dalından koparılacak mevsimli meyveler
Taze sütten yapılmış katıksız yoğurt yenirdi
Iki omuzunda tepsisiyle dolaşan mahalle yoğurtçusundan
Karanlığı beklerdi bozacı geçerken
Kapımızın önünden
Siyah beyaz
Ekran yerini renkli dev ekranlara bıraktı
Kayboldu sihri geçmişin
Zamansız meyveler yenirken
Bahçeler yok oldu çöle döndü
Yiten sokak oyunları gibi
Özlemler anlatılırdı geçmise ait
Kaybedilen değerlere
Biten masum aşklara
Karmaşada yiten sevgilere
Ne taze süt kaldı
Nede o eski oyunlar...
© Canan Mumcu
HAYATA FERYAT
Hayatı kazanmaktı adı bilinmeyen
Kokuları farklı vücutlar arasında
Zamanı , para karşılığında
Satılan benlikler
Gecenin gömülen karanlığında
Kan akıtırken gözlerden
Bir başka sabaha feryatla uyanırken
Adı fişlenmiş , cüzdanı damgalıydı
Bu yola düşmesinin sebebi sorulmazken
Ey kader nerdesin...
© Canan Mumcu
KALAN ANILAR
Hüzün yollara dökülmüş
Gidişin akşam güneşi karşısında
Gözler geriye bakar , ama nafile
Dönüşe çoktan girmiş bu yürek.
Canlanır günler birbir ,
Topraklara gölgesi düşer anıların
Gözyaşı dolu sözler anlatır ,
Kaldırımda yazılan iki satır özlemi.
Haykırışlar yağsada gönlün en derin noktasına
Çaresiz yollara düşülür
Akşam rüzgarı eşliğinde
Üşüyen beden değil yürektir
Huzursuz çıkılan gidişlerin ardından
© Canan Mumcu
AŞK RÜZGARI
Rüzgar öyle estiki yüreğine
Sevdanın türküleri dilden döküldü
Onca yılın acısına rağmen
Kekelemeden ,
Soluksuzca akarak dudaklardan nağmeler
Heyecanla dans eden kelimeler
Zincir halkası gibi kilitlenmiş,
Üzüm tanesi gibi tatlı,
Burkarak damağı
İçi dağlar sevdanın acısını
Sazlar söyledi sevdanın acısını
Yılların eskitemediği aşkın çiceğini
Kırlar düşsede saçlara kederli,
Hüzün kaplasada gözleri çaresizce,
Umutsuzca bekleyiş , birgün gelir diye
Karşılık bulur diye
Acı kaplı sevdası güler diye
Onca yıla rağmen...
© Canan Mumcu
HÜZÜNLÜ BİR SONBAHAR GÜNÜ
Yapraklar mutlu toprağa düşmekten
Rüzgar umutlu agaçları savurmaktan
Ruhlar süzgün , gözler yaşlı
Hüznün melodisinden.
Dalgalar kayalıkların davetinde
Yosunların kokusu yakın ,
Yağmurun neşeli yağışından.
Ahmaklaşır kimi zaman
Bedenlere düşerken ,
Geçmişi anımsar dalarız
Damlaların arasında
Titrek ellerimizin içi dolar ,
Yağmurun dansıyla
Dağılır düşünceler oradan oraya
Pencere önüne düşen ,
Her damlada aranır sevgi ,
Sorulur hüznün sonrası ,
Beklenir ,
Gökyüzünden parlayacak güneşin pırıltısı
Umut kıpırıtısı güneşte saklıdır
Gülücükleri içinde biriktirir
Her parlayışta dağıtır
Çimenlerin üzerine,
Uçsuz maviliğin derinliğine
Yeşil dağlara bırakır
Saklı bir hazine gibi
© Canan Mumcu
SEVDA YALNIZDIR
Derinlerde yaşanır sevdanın çığlıkları
Uzaklarda biçare aşk yaprakları,
Gelin utangaçlığı misali salınır.
Duyuramaz coşkusunu
Haykıramaz sevginin göz yaşlarını.
Atılan her adım aşka koşar,
Sözler kilitlenir iki dudak arasına
An gelir sarhoşluğun etkisiyle
Kavrulur kelimeler
Korkuyla çıkar, sevda damlaları
Gözlerdeki ışıltının,
Bekleyişi heyecan dolu.
Umudun içinde umutsuzluğun harmanı
Hayat yükünün altında,
Yok olmayan aşka,
Yitmeyen sevgi dolu kalbe
Ağırdır zamanın yolculuğu,
Ağırdır sevdanın yalnızlığı.
© Canan Mumcu
BİR GÖZ AÇIMI
Bir yol var yanıbaşında
Güneşin parladığı yeşil topraklar
Yağmurun aktığı çamurlu yollar
Akıp yitmiş ,
saça düşmüş çoktan aklar
Yaşadıklarındır sende
Geriye kalan biraz sevgi
Bir avuç dolusu hüzün
Uçan zamanın ardından
Bir göz açımı hayat
Baslangıç ve sonuç
İşte okadar......
© Canan Mumcu
MUTLULUK ANAHTARI
Yüksek bir dağ gibi
Tırmandıkça yorgunluk veren
Uğraştıkça keşfedilen bir hazine
Bitmeyen bir yol , sonu görünmeyen
Dolu dizgin gidilen yaşamın
İnişleri kolay
Çıkışları çözümsüz bir problem
Kimi zaman gülüşlerin içinde
Kimi zamanda damlalar arasında
Aranılan mutluluk anahtarı
Bulmak güç,saklamak zor
Uçan zamanın girdabında
© Canan Mumcu
PERİLER ÜLKESİ
Taşında , toprağındadır sözün
Notalarında gizilidir hüznün
Neşen boldur , gökyüzünün mavisinde
Huzur bulur kuşlar sessizliğin çoşkusunda
Nefesler rahat , uykular sakin
Keşmekeşten uzak topraklarda.
Sıkıntılar nehirden akıp gider ,
Kaya oyuntularında ayrı bir giz
Türbelerinde geçmişin masumluğu saklı
Yüreklere kazınan ezan sesi ,
Gün batımının rengiyle birleşir.
Ellerde ayrı bir marifet çömleklere yansır
Sevda türküleri yollarda dolaşır
Ulaşır gönül kapılarına ,
Ulaşır hasret dolu yüreklere
Özlem akıtan gözlere doğru
Gurbet ellere uçar maviliğiyle
Parlak yıldızların ışığı yansır
Çekilen akşam fotoğraflarına
Bir ani bırakılır yıllar sonrasına
Perilerin ülkesinden
© Canan Mumcu
YENİDEN DOĞUŞ
Gün bitiyor güneşin alaca kızıllığında
Ay ışığı yerini alırken ,
Yıldızların pırıltısı sarıyor gözlerimi
Sesler yükseliyor yüreğimin derinliğinde
Çağlayan ırmaklar kadar soğuk
ve hızlı ,
Alev gibi yakıcı ve sıcak
Kıpır kıpırım yağmurun hızına karşın
Dur yok , durak yokken koşuyorum
Dağların eteklerine
Yeşile sarılıp ,
Ağaçlara şarkılar söylüyorum
Hayatın gülümsemeleri arasında
Sıra bende çoşkuda
Sıra bende kederin ertesinde
Sıra bende yaşların bitiminde
Çiçekler elimde mis kokulariyla
Dağıtıyorum tüm hüzünlerin
Üzerine doğru
Parıltısı gözlerimde güneşin
Yeniden doğus gibi
Hayata sarılış .
Yeniden tutunmak umudun sabahında
Yeniden yeniden...
© Canan Mumcu
GÖZLERİNDE KAYBOLDUM
Gözlerinde kaybolmanın sarhoşluğu
savururken ,
Saçlarının renginde buldum kendimi
Ben sendeyim sevdanın büyüsünde
Sevdam çoktan senin ellerinde
Tunmuş sarmaşık misali sarmalanmış
Bedenim kilitli bedenine
Bırakmazki sevginin çoşkusunda
Kokun dağlarda çiçeklerle bezenmiş
Rüzgar seni arar yana yakıla
Ay geceye umutla doğar
Seni görmenin beklentisinde
Gece bir başka hoş
Güneş bir başka ışıltılı
Seni andığım her an
Seni düşlediğim her saniye
Gözlerinde kayboldum sevgilim
Gözlerin gözlerim
Ellerin ellerim bundan sonra
Ben senim bundan böyle
Sende ben
Aşkının gözbebeğinde..
© Canan Mumcu 24.12.02
YILLARA RAĞMEN
Dakikalar geçti habersiz
Ömrümün heybetli yıllarından
Bugün yaşanırken
Yarına göz kırptı zamanın tiktakları
Kimi zaman üzgün ,
Kimi zaman neşeliydi hayatın yolları
Girdaplarda debelenirken
Deniz kıyılarında rüzgara bıraktık gönlümüzü
Martı olduk uzandık gurbet ellere
Yunus misali derinliklere ulaştı bedenimiz
Saf mavi enginliklerde
An geldi ağardı saçlar
Nezaman , nasıldı derken
Uçtu yıllar .
Acısıyla yandık
Çiçek bahçelerinde gülücükler saçtık
Yıllar yaşlandı ,
Zaman ağırlaştı duyguların yoğunluğunda
Ömür bitiyor yılların bittiği gibi
Ömür başlıyor yeni yılın başladığı gibi
Umuduyla ,huzuruyla
Beklenti hep aynı
© Canan Mumcu 12.30.02
BENİM SON NEFESİMSİN
Bir sözdü ,dudaklarımdan kağıda dökülen
bir anlık öfke ertesinde.
Aşkın kalbimde
Yaşatan sen ,
Büyüten yine sen sevgilim
Satırlar yaşla beslendi ,
Aşkının ardından dökülerek
Sevdana kapılıp gidiyorum ,
Aklım sen ruhum sendeyken
Yolum belirsiz sensizken
Rüyalarımda kayıp
Uykusuz gecelerimde
Susuzum çölün ortasında kalmış mecnun misali
Ayrılamam sevdanın pençesinden
Kopamam gülümün kokusundan
Gözlerine esirim ,
Sözlerine aşık
Sözlerim acı dolu
Sana yazılan satırlarda
Buse konduramadan dudaklarına
Sıcaklığını son defa hissedemeden
Gidiyorum ,
Aşkın yüreğimde
Ben seninleyim
Son nefesim gelene dek
© Canan Mumcu 24.12.02
TUTUNABİLSEM
Tutunsam kalacağım gözlerinde
Baksam göreceğim pırıltını
Seveceğim doyasıya inan
Rüzgarın ağaca sarılışı ,
Denizin kıyıya vuruşu gibi
Haşin ama çoşkulu
Sevgi yüklü
Sözlerim akacak
Aşk şarkıları mırıldanan dudaklarımdan.
Bağlanmışım ,habersizken sevgimden
Gözlerim utanmış ,sesini duyduğunda
Kızarır yüzüm karşılaştığımda
Söylemek zorken sevdamı
Sana haykırır yüreğim
Duyurmaz ,duyuramaz
Heyecan doluyken,
Özlem içindeyken,
Yıllar bitirmedi
Aşkın sarmalandı bedenimde
Sen karşımda ,
Ben sessiz yanıbaşında....
© Canan Mumcu 24.12.02
HÜZNÜN PERDESİ
Gözleri ıslaktı hüznün perdesini araladığından beri
Ayrılığın ağırlığı sarmıştı her yanını
Yüreği paramparça
Sözleri sığamıyordu dudaklarına
Boğazı düğümlendi kelimelerin çıkmazında
Karlar yağdı minicik bedene
Yaz ortasında.
Haykırıyor gitme diye
Sesi duyulmuyor çığlıkların gölgesinde
Kor ateşler yüreğinde mesken
Çaresizlik ayaklarında pranga
Umudun gemisini kaçırmış ellerinden
Sonsuzluğun karanlığına
Bedeni çökmüş ayakta dimdikken
Anılar önünde sıra halinde
Kaybetmenin pençesine düşmüşken
Hayatı minik ellerinde hissedip
Gözleriyle uğurladı son yolculuğa
Giden atasını
Hüznün perdesini araladı
Gözler ıslak ,
Gözler özlem dolu,
Hasret ve acı iç içeyken.
© Canan Mumcu 24.12.02
UZAKTAKİ ÖZLEM
uzak topraklar ,
uzak hayaller hep gözümün önünde
özlemler avucumun ta içinde sıcacık
yollar gidilmesi zor,
mevsimler yaşanılası imkansız,
bu yabancı şehirde yaşasamda.
uzak denizler
maviliğin göz kamaştıran rengi
yok buralarda
gri renksiz memlekette
rüzgarı başka eser ,
havası başka koku yayar
çiçek bahçesinde olsanda.
renkler değişik
tatlar lezzetsiz gelir
özlemin doruğunda yaşarken
kulağımda ezan sesi
yüreğimde anamın sıcacık eli
başımı okşarken sessizce..
© Canan Mumcu 24.12.02
NİYE
korku içimizde ,
korku yanıbaşımızda ,
umudun beklentisi yarınlarda belirsiz.
askıya almak niye barışı ,
niye savaşı sevmek ölesiye ,
bir çocuğun korku dolu gözlerini görmek niye ,
rüyadan uyandırıp
kaybolan dünyanın içine atmak niye
dehşeti yaşatmak ,
oyunlarından mahrum bırakmak niye.
şeker yerken doyasıya
lunaparktan alıp ,
sığınaklara hapsetmek niye.
güç gösterisi yapmak uğruna ,
kan damlaları akıtmak niye
kaldırımlarda insan yığınları ,
köşe başlarında insan ruhları
bekletmek niye.
gülmek yok çehrelerde
nefesler tükeniyor toplu halde.
niye ağlar çocuklar
niye ağlar analar
niye.niye...
© Canan Mumcu
SANA KOŞARKEN
sözlerim ağırlaşsada vakitsiz
gözlerim özlesede gözlerini sabırsız
ansızın gelen öfkeme aldırma
sevgim gözlerimde sana uzanan gülücüklerle
hayatın sıkıntısı biriksede omuzuma
yollarım çıkmaza düşsede
kuytularda kalsamda çaresiz
sözlerim sana söylenir şarkılarda
umudum boşa çıksada sonlarda
dermanım bitsede dizlerimde
çalmayan kapılarda beklerken beni
unutma zaman benimle
sana koşarken yüreğimle
© Canan Mumcu
VAHŞET
umutlar yitiyor bir mermenin ucunda
sevdalar gömülüyor toprağın derinliğine
sözler yarım , duygular kayıp
korkular sarmışken köşe başlarını
sessizlik hakim
bilinmezlik yanıbaşımızda
bir melodi hafızalarda
dehşet ve acının söylevi
ağıtlar yakın
gündüzler geceye açık
güneşi kaybettik çoktan
siyah bulutlar bedenlerde gizli
her biri vurguncu
her biri öç peşinde
kan almanın eşiğinde
zevkle bekleyen bir avcı gibi
dudağından akan salyalarla
tüm insanlığın gözü önünde
kahkalar atılacak ölülerin seyrinde
ne için
hiç birşey için
hemde hiç.....
© Canan Mumcu
YANLIZLIĞIN ÇAĞRISI
bir çiçek soluyor onümde
bir tomurcuk filizlenmeden tükeniyor
omrünün ilk ışığını göremeden.
hayatın tadına varamadan göç ediyor
bilinmeyen diyarlara doğru.
bir korku etrafını saran
bir haykırış belki , dünyaya duyurmaya çalıştığı
anlamsızlığın girdabında anlam arayan
çare bir gün ışığı bilemediği
gecenin kokusunda kaybolup
toprağın derinliğinde huzur isteyen
duymadan dinlemeden kimseleri
yalnızca yalnızlığın çağrısı
kulaklarında duyulan.
özlemi kendi
gün sayımındayken hasreti
gecenin karanlığı üzerinde
soğuk rüzgarın esintisinde....
© Canan Mumcu
ŞİİRLERİNİZ
|