ALİ TURALI (KUL SEFİLİ)

HAYATI
ALİ TURALI "KUL SEFİLİ"
Çorum'un Sungurlu ilçesi Beylice Köyü'nde 1964'te doğdum. Yoksul bir ailenin üçüncü ve son çocuğuyum. İlkokulu köyümde bitirdim, orta öğrenimime 1977'de Ankara Atatürk Lisesin de yatılı olarak başladım. Ortaokulu başarıyla bitirdim, liseyi ise bazı siyasi nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kaldım. öğrencilik hayatımı da noktalamış oldum.
Öğrencilik hayatım sona erdikten sonra, önce inşaatlarda amelelik, daha sonra usta olarak çalışmamı sürdürdüm. Ortaokul yıllarımda Halk Şiiri tarzında şiirler yazmaya başladım. Şiire başlamam etüt hocamızın, duvar gazetesine asılması amacıyla herkesin kitap konulu bir şiir yazmasını istemesiyle başladı. Daha sonra
da lise bir de edebiyat hocamızın mani yazmamızı istemesiyle pekişerek devam etti. Bu güne kadar bazı içerikler değiştirerek geldi. O yıllarda, aşk ve güzellikler üzerine yazmaya çalışırken, daha sonraları siyasi bilincimi kazanmamla beraber sosyal açıdan toplumsal içerikli şiirler yazmaya başladım. Bu dönüşümde, Üstat Aşık İhsani'nin bende etkisi vardır. Genelde, kendine halk ozanıyım diyen kişide, sürekli tasavvuf içerikli veya aşk, sevda şiirleri üzerinde yoğunlaşıyorsa bunu ben eksiklik sayarım. Çünkü halk ozanı düzenle barışık olamaz, özelliklede böylesi kapitalist düzenle hiç mi hiç barışık olamaz. O nedenle halk ozanı, halkı düzene karşı savunmalıdır. Onun derdini, çilesini anlatmalıdır. Bende bunları Aşık İhsani de fazlasıyla gördüğüm için onu kendime rehber edindim.
1990 yılında Ankara halk ozanları derneğine üye oldum. İstanbul'a taşındıktan sonra irtibatım koptu. 1994 yılında İzlek
yayınlarından "Savrulacak külüm mü kaldı?" ismiyle bir kitabım yayınlandı. Bundan sonra Siyasi ve sosyal faaliyetlerimi İstanbul da sürdürdüm. 18 Nisan 1999 seçimlerinde SİP(Sosyalist İktidar Partisi)'ten, İstanbul birinci bölgeden milletvekili adayı oldum ancak kazanamadım. Ve sonrasında, 2000 yılı içerisinde bir grup arkadaşla "Toplum Sanat Siyaset" Dergisini çıkardık. 2001 yılı içerisinde çok sevdiğim ozan arkadaşım Nesimi Şahindokuyucu'nun önerisi üzerine Halk Ozanları Kültür Vakfına üye oldum. Çalışmalarım devam etmektedir. Halk ozanlığı üzerine araştırmalarımda mevcuttur.
HAKKINDA
ALİ TURALI "KUL SEFİLİ" İÇİN
Kul Sefili mahlaslı ozan Ali Turalı, Çorum'un Beylice köyünde 1964 yılında doğmuş. Yeteneği, duyarlı yüreği ile Anadolu'nun bağrında yeşermiş kıraç söğüdüne benziyor. Her kır emekçisi gibi ekmeğinin peşine takılıp kente gelmiş. Büyük kentin bütün kirliliğine karşın da temiz kalmayı başarmış biri o.
Her namuslu ve de zeki insan gibi Sefili yoksulluğunun, ezilmişliğinin nedenini araştırmaya başlamış. Köyüne bitişik bir köyden olan İbrahim Kaypakkaya'nın neden öldürüldüğünü merak etmiş. Derken Hanya'yı Konya'yı, yani emek sermaye çelişkisini anlamış. O günden beri de kendisine verilen sınırlı eğitim olanağının sınırlarını zorlayarak, kötülerle, haksızlıkla mücadele etmeye başlamış. Kuşkusuz bunu sanatla, şiirle yapmış.
Sefili eğitimini yoksulluk gereği lisede yarım bırakmış. Ama okumayla ilgisini kesmemiş. Örneğin Orhan Kemal'in emekçiden yana bir yazar olduğunu iyi biliyor. Oturmuş ona düşsel bir mektup bile yazmış "sen gittin gideli yazarlar bizi unuttu. Emekçi sınıf için roman,
öykü, şiir yazan kalmadı" demiş.
Halk ozanları geleneğine uygun ölçülü uyaklı koşma türü şiirler yazıyor. Konusu ilkin aşk, acı doğa iken giderek hak, hukuk, eşitsizlik, sömürüyü eleştiriye dönüşmüş. Taşlamaları özentisiz, yalın olduğu gibi ve temiz. "Pireler" şiirinden bir dörtlük şöyle, "Akşam olur etrafımı sararlar/Polis gibi her yanımı ararlar/Adım adım vücudumu tararlar/Neden beni rahat koymaz pireler?" Sömürüye karşı öfkesi bazen bilenmiş Aşık İhsani baltası olup ufuk çizgisini kesiyor. Ama iyiye güzele karşı ipek kadar ince yüreğiyle Yılmaz Güney'e, Deniz Gezmişe, Sivas şehitlerine de ağıtlar yakıyor.
Amele kardeşim adlı şiirinde, kendisi gibi bir emekçinin durumunu anlatıyor.
"Bitlisli yoldaşım Davut kardeşim
Yoksa benim gibi boşta mısın sen
Şu koca dünyada yoktur bir işim
Kardeş benim gibi düşte misin sen?" diyerek.
Kardeşçe üretip. Hakça paylaşmak üstüne kurulacak bir dünya için Kul Sefili
'ye çabalarında başarılar diliyorum. Kalemi keskin, üretimi verimli sanatı yetkin olsun!...
20.08.2003
HASAN KIYAFET
OZAN ALİ TURALI
Ozan Ali Turalı'yı bir iyice uyanmış gördük, sevdik. Ali Turalı, kendisini bilmiş, ağzı var dili yok halkının sırt kemiği arasından koparılıp alınan yüzlerce katrilyonun kimlerin küpüne aktığını öğrenmiş ve bu soygun düzenine karşı savaşını korkusuzca başlatmış ünlü bir halk ozanımızdır.
Bu büyük ozanın binlerce şiirinden birinin bir dörtlüğüne bakalım.
Yoksul halkımızın çektiği çile
Bitmiyor dostlarım sebep düzendir
İşçinin köylünün sorunu dile
Gelmiyor dostlarım sebep düzendir.
Ozan Ali Turalı'nın bu kutsal savaşı diğer halk ozanlarına örnek olmalıdır. İşsizlikten, yoksulluktan, açlıktan kıvranan halkımızın kurtuluşu için savaşmalıdır ozanlar, Ali Turalı gibi. Ötesine sözüm yok.
Ali Turalı'nın bir adı da Kul SEFİLİ'dir. Kul Sefili halkının dışında hiçbir kimsenin kulu olmamıştır. Bu ünlü ozanımızın tüm düşüncesi ve şiirleri kuşkusuz ezik halkının kurtuluşu adınadır. Ve bu Kul Sefili, sevdiği halkı için her derde, her belaya göğüs geren kutsal bir savaşçı olarak çıkmıştır karşımıza.
Bu büyük ozanı saygı ile selamlıyorum.
AŞIK İHSANİ
14.09.2003
ŞİİRLERİ
UNUTMAM SİVAS
Seneler değil de asırlar geçse
Unutamam Sivas, unutmam seni
Yobazın tırpanı boynumu biçse
Unutamam Sivas, unutmam seni
İki Temmuz bin dokuz yüz doksan üç
Sende semah dönmek oldu bize suç
Beni yaksan, assan, eylesen de linç
Unutamam Sivas, unutmam seni
Uzaktan seyretti yine hainler
Gözlerinde vardı o eski kinler
Bu gün on bin geldik yarin yüz binler
Unutamam Sivas, unutmam seni
İnine girecek korkak yobazlar
Türküden, semahtan hiç anlamazlar
Şiirler okunup çalacak sazlar
Unutamam Sivas, unutmam seni
Yobazı ateşe ben atmadım ki
İnsan olanlara kin tutmadım ki
Dedem Pir Sultanı unutmadım ki
Unutamam Sivas, unutmam seni
Kul Sefili, Sivas, çorum, Maraş'lı
Üstüme gelseler sopalı, taşlı
İki temmuz günü gözlerim yaşlı
Unutamam Sivas, unutmam seni.
1 temmuz 2006
SARIGAZİ
YOBAZ
İnsan yobaz doğmaz bunu bilirim
Çevresi yobazlık eker efendim
Yobazlık, cehalet onu bilirim
Oda kof beyinden çıkar efendim
Cehalet Mansur'u çarmıha geren
Yobazlardı Bedreddini öldüren
Yobazlığın ağ babası Osmanlı
Pir Sultanı dar ağcına gönderen
İnsan olan kin tutar mı insana
İnsan ise eğer kıyar mı cana
Böyle zulüm yapılmaz ki hayvana
Yobaz insanları yakar efendim
Din adına zulüm edendir yobaz
Aydınlıktan kaçıp gidendir yobaz
Kerbela da, Çaldıranda öldürdün
Asırlardır öfken nedendir yobaz
Kubilay' ın kellesini kestiler
Mızrakların başlarına astılar
Tekbirlerle Madımak' ı bastılar
Benzin döküp kibrit çakar efendim
Çaktılar kibriti, benzini döküp
Taş attılar kaldırımları söküp
Emniyet güçleri seyre durdular
Yobazlarla olmuşlardı bir ekip
Bilime inanmaz hep ondan kaçar
Aydınlığa gelmez arayı açar
Temize, güzele zehrini saçar
Kendini kan ile yıkar efendim
İşte bunlar Osmanlının torunu
Emevinin , Abbasi'nin ürünü
Kul Sefili insan sever, insandır!
Sevemez ki şu yobazın birini.
Kul Sefili
2 Temmuz 2006
YOBAZI YOK ET
Kerbela, Çaldıran, Maraş ve Çorum
Sivas'ın üstüne yapamam yorum
İstanbul-Gazi de aynıydı durum
Ben yezit tanımam yobazı yok et
Beyinleri kara örümcek ağı
Abbasi, Emevi, Osmanlı bağı
Kana buladılar bu güzel çağı
Ben yezit tanımam yobazı yok et
Enel hak deyince Mansur vuruldu
Bedreddin'e darağacı kuruldu
Pirim Pir Sultan zincire sarıldı
Ben yezit tanımam yobazı yok et
Nesimi'yi diri, diri yüzdüler
İkilik yaratıp düzen bozdular
Salyaları aka, aka azdılar
Ben yezit tanımam yobazı yok et
2 Temmuzlara gelindi ordan
Yavuz Selimlerden, Çaldıranlardan
Aydınlar korkar mı ateşten kordan
Ben yezit tanımam yobazı yok et
Kul Sefili sözü fazla uzatma
Elinden geldikçe içine katma
Yere düştü ise elinden tutma
Ben yezit tanımam yobazı yok et.
KUL SEFİLİ
Sarıgazi
YANDIK BİZ
Çekildik göklere bir duman olup
Yağmur yüklü bulutları sandık biz
Saatlerce kor ateşte kavrulup
Yobazların ellerinde yandık biz
Hortladı şu Hınzır paşa zalim tor
Madımak oteli alevden bir kor
Dışarıya canlı çıkmamız çok zor
Orda yananlar 35 candık biz
Çaldıranda çıktı kara yüzleri
Pir Sultanı astı onun izleri
Kinle dolu kör olası gözleri
Görmezden gelerek nasıl kandık biz
Bu kaçıncı oyun ey Sivas sende
Bitip tükenmeyen acı yas sende
Yobazlık sendedir, bu infaz sende
Yanarken de Pir Sultanı andık biz
Kul Sefili türkü olduk dillerde
Çalınır söylenir olduk tellerde
2 Temmuz yanar bu gönüllerde
Yinede barışa semah döndük biz.
KUL SEFİLİ
SARIGAZİ
IRAK'A SELAM
İncirlikten kalkan jetler
Bağdat'a atar roketler
Büyük küçük demez vurur
Kudurmuş batılı itler
Tanımıyor onlar kanun
Çünkü bütün dünya onun
Türkiye de bir parçası
Oynanan kanlı oyunun
Yandı Irak duman tüter
Bağdat da mavzerler öter
Necef ile Kerbela da
Tanklar gezer katar, katar
Petroldür savaşa ölçek
Vahşettir var olan gerçek
Orta doğuya göz koymuş
Amerika denen alçak
Savaş yanlısı kaçıklar
Güç verir beyni uçuklar
Onlara karşı direnir
Irak'lı cesur çocuklar
Tüm dünya göz yumdu buna
Türkiye geldi oyuna
Kul Sefili koy atomu!
Emperyalizmin soyuna
Kul Sefili
YAKMADI MI?
Pir Sultanı asan Hızır
35 can yakmadı mı?
Devlet erkanıyla hazır
Yakıp seyre bakmadı mı?
Madımağı alev sardı
Aydın, yazar, çizer vardı
Sanatçı, semahçı yandı
Duman göğe çıkmadı mı?
En küçüğü Koray idi
Kalbi temiz saray idi
Onu orda yakan gidi
Yuvaları yıkmadı mı?
Suçu ne idi onların
Semah dönen bu canların
Çaldıranda da kanların
Sel olup da akmadı mı?
Kul Sefili var, izi de
Deme bunlara mazide
Onlar İstanbul gazi de
Bize kurşun sıkmadı mı?
Kul Sefili
2temmuz - Kadıköy
AYIPTIR
Yapma, softa, bu zulümü insana
İnsanlığa nifak sokmak ayıptır
Adam yakmak yakışır mı hiç sana
Din adına yuva yıkmak ayıptır
Çaldıran da Yavuz eyledi heder
İnsanı sevmeyen düşmanlık eder
Kininiz yıllarca geriye gider
Benzin döküp kiprit çakmak ayıptır
İnsanlık bu kadar olamaz densiz
Hallacı astınız diyerek dinsiz
Bedreddin’i yok eyleyen yine siz
Aydınları ipe takmak ayıptır
Yakıp yıkıp diyorsunuz müstahak
Osmanlıya kurban o Baba İshak
İnsanlığa özen ey gafil ahmak
Dar bir çerçeveden bakmak ayıptır
Pir Sultan Abdal’ı çektiniz dara
Karşı çıktığından o iktidara
Nesimi’ yi yüzen ey yüzü kara
Aydınlara kurşun sıkmak ayıptır
Sefili Maraş’ı iyice tanı
Unutma Çorum da dökülen kanı
Yirminci yüz yılda Otuz beş canı
Otel madımakta yakmak ayıptır
KUL SEFİLİ (Ali Turalı)
02/07/2003 - 17.08
Sivas olaylarının 10. yılında.
SARIGAZİ
BAHSEDEMEZSİN
Kafalar koparken işkencelerde
İnsan haklarından bahsedemezsin
Özgürce düşünmek yoksa bir yerde
İnsan haklarından bahsedemezsin
Sendeki zihniyet sanmaki yeni
Asırlardır tanıyorum ben seni
F tipi hücreye koyarsan beni
İnsan haklarından bahsedemezsin
Kapılmayın sahtekerce bir hisse
Kandırmayın halkı gerçek değilse
Yazarlar çizerler zindanda ise
İnsan haklarından bahsedemezsin
Bu yanlı tutumla, ırkçı istemle
Bu yeni yüzyılda yobazlık ile
Başından bozulmuş faşist sistemle
İnsan haklarından bahsedemezsin
Aydına alime sansür koymakla
Solcuların gözlerini oymakla
Kul SEFiLİ'n bu canına kıymakla
İnsan haklarından bahsedemezsin.
KUL SEFİLİ(Ali Turalı)
21:54:4017.03.2001
SARIGAZİ
FAŞİZMİN YÜZÜ II
Burası Türkiye, bir kanlı Pazar
Devlet içinde ki çeteler azar
Faili meçhule karışır adın
Sana da kazarlar sahipsiz mezar
Dövülmüşsün, sövülmüşsün ne çıkar
Halini sormazlar ama can yakar
Ölenin hesabı sorulmaz bur da
Onun için polis kafana sıkar
Yetmiş altı Taksim canlı örneği
Devlet kendi çekti orda tetiği
Bir devlet ki kendi halkın öldürür
Bu da ancak “nazizmin” mantığı
Yaşananlar çoktur, saymakla bitmez
Maraş’ lar, Çorum’lar, gözümden gitmez
“Bunlar Faşizmin öz çocukları
Yoksa devlet kendi halkın öldürtmez”
Gam değil de Kul Sefili gam değil
Ölsen nolur bizimkisi can değil
Bir beklentin mi var kahpe düzenden
Bilirsin ki bu ölümler son değil.
25.09.2004 - 23.40
SARIGAZİ
HALK İSYANI
Anadolu halkı ayaklanırsa
Onu durduramaz ağası hanı
Elinde dirgeni Şaha kalkarsa
O gün doğar işte halkın isyanı
Bedreddin’e çıkar bizim başımız
Bir kazanda kaynar, yenir aşımız
Genci, ihtiyarı birdir yaşımız
Dökeriz yollara al kızıl kanı
Dedemiz Pir Sultan eğmedi boyun
Onun torunuyuz değiliz koyun
Durduramaz Sivas ta ki bu oyun
Ayaklanıp gelir yurdun her yanı
Çamlı Belde bize yoldaş Kör oğlu
Yolumuza dikilse de zor oğlu
Zalimin uşağı cellat tor oğlu
Döndüremez bizi alsa bu canı
Kul Sefili yürü Çorum beline
Sende karış coşmuş insan seline
Yobazlar biliyor, yine biline
Maraş ta, Çorum da yazdık destanı.
KUL SEFİLİ (Ali Turalı)
31/07/2003 - 15.45
SARIGAZİ
GEÇMİŞTEN BU GÜNE
Kinimiz var yobazlığa, biz geçmişi andıkça
Sen gülersin bre yobaz canavarlık soyunda
Bunca insan hurafeye, halifeye kandıkça
Kinimizi artırıyor yine temmuz ayında
Her zaman her tarihte aldılar bizden canı
Onlar astı din adına, Hallacı, Pir Sultanı
Yüzdürdüler Nesimiyi, Osmanlının şeytanı
Astılar Şeyh Bedreddini Serez’ in meydanında
Bunlar bilme inanmayan, cehaletin mucidi
Kim ki dindar, hurafedir, başlarına taç idi
Baba İshak hareketin durdurması güç idi
Katletti yobaz sürüsü Amasya’nın boyunda
O günler geriye döndü, Çorum ile Maraş’a
Sivas ta bunlar verdiler otuz beş can ataşa
Kimi Yavuz Sultan Selim, kimisi hızır paşa
Osmanlının kalıntısı var bunların payında
Bunlar sevgiden yoksun hep zavallı güruhlar
Osmanlıdan firar etmiş,tetikçi kara ruhlar
Gaziyi kana bulayan yine aynı silahlar
Aktörleri hep aynıdır her oynanan oyunda
Kul Sefili değer vermez dine dile ve ırka
İnsanlığa değer verir, Bakmaz başka bir farka
Dini onlar eylediler ellerinde bir marka
Aydınları yok etmek var o kapkara beyinde.
KUL sefili (Ali Turalı)
Savaş Yolu Dergisi yazarı ve okuru
İSTANBUL VE YAŞAM
Sana geldim İstanbul, gelmez olaydım
Açıp kollarını sarmadın beni
Yazın da, kışın da çileni çektim
Kapımı çalıp da sormadın beni
Zalimsin İstanbul
Zulümsün İstanbul
Garibler yaşamıyor
Ölümsün İstanbul
Sokakların karanlık ve esrarengiz
Yaşamın çözülmez, bilmece ve giz
Ne kadar zulmetsen yıkılmayız biz
Bir can olarakta görmedin beni
Görmezsin İstanbul
Sormazsın İstanbul
Gariblerin sokakta
Sarmazsın İstanbul
Zenginler sıra vermez yaşamaya bize
Yaşamı indirmişler boğazda Denize
Yatlarla gelirler onlar yüze yüze
Kollarına alıp yüzdürmedin beni
Gel engine İstanbul
Vur dengine İstanbul
Sen çok güzelsin amma
Zengine İstanbul.
21/02/2004 - Cumartesi
SARIGAZİ
KARADENİZ AĞIDI
Karadeniz bulanırda durulmaz
Kürek çeken o kollarda yorulmaz
On beşlere tuzak kuran cellatlar
Sanmayın ki sizden hesap sorulmaz
Coşar Karadeniz coşar
Dalgaları boydan aşar
Suphi, Nejatlar ölür mü?
Onlar kalbimizde yaşar
Karadeniz sana on beş can verdim
Onların yoluna canımı serdim
Sosyalizm için çıkmıştık yola
İnsanın kahpesin ben sende gördüm
Coşma Karadeniz coşma
Coşup da dağları aşma
Sen kiralık bir katilsin
Bizim peşimizden koşma
Karadeniz adın hep kara olsun
Sana emir veren Ankara olsun
Hiçbir zaman sana boyun eğmeyiz
On beş değil ister yüz yara olsun
Karadeniz “kor” olur mu?
Can vermesi zor olur mu?
Söylesene Kul Sefili
Ölüm bize yar olur mu?
11/10/2004 -- 23.43
SARIGAZİ
KELİMDİR BENİM
Beyefendi bana niçin gülersin
Elimin nasırı gülümdür benim
Ekmek davasıdır iyi bilirsin
Onu da kazanan elimdir benim
Ben sen gibi zorba falan değilim
Emekçi hakkını çalan değilim
Sözlerim doğrudur yalan değilim
Gerçeği söyleyen dilimdir benim
Kazanıp yediğim alın teridir
Siz gibiler ancak koltuk çürü dür
Bizi ezen o zorbanın dölüdür
Onlarda başımda kelimdir benim
Kul Sefili der:ezen siz, gülen siz
Hakkımızı zorla çalıp alan siz
İşçi hakkı ile mutlu olan siz
Size karşı koyan telimdir benim.
KUL SEFİLİ
01.11.1983 - Saat: 22.36
Beylice Köyü - Sungurlu
ÇORUM
UTANMAZ
Katran karası yüzünle aynaya
Bak, adama benziyorsan, utanmaz
Sıkılmazsan eğer halkın içine
Çık, adama benziyorsan, utanmaz
Sanatındır senin yalanla dolan
Fakir, fukarayı kaz gibi yolan
Çalışmak nasıldır? Kıçını ulan
Sık, adama benziyorsan, utanmaz
Yeter! Saygı göster alın terine
Gezme öyle sen gerine gerine
Yeter! Tokadını zengin birine
Çak, adama benziyorsan, utanmaz
İlk değil bu sizde çalıp çırpmalar
İşçi emekçinin hakkın kırpmalar
Yalan yanlış meydanlara serpmeler
Dök, adama benziyorsan, utanmaz
Derki Kul Sefili böyle biline
Güzel olan yakışmıyor diline
Poz yapma serseri onu beline
Sok, adama benziyorsan, utanmaz.
KUL SEFİLİ (Ali Turalı)
18/07/2003 - 22.38
SARIGAZİ
PUŞTLUK ETMEYESİN
Sana candan güvendiysem
Puştluk etmeyesin dostum
Türlü daldan dala konup
Kuşluk etmeyesin dostum
Olma sakın döner yanar
Seni gören adam sanar
İki kadeh atınca sar-
Hoşluk etmeyesin dostum
Bilemiyom bunlar niçin
Nere varırsın bu biçim
Birkaç tane kemik için
Oşluk etmeyesin dostum
Olma hiç kimseye yamak
Sömürüye bir kirpit çak
İster isen yüksekten bak
Şaşlık etmeyesin dostum
Ağrı dağı sanma yokuş
Bir hamlede çıkıyor kuş
Konuşursan düzgün konuş
Boşluk etmeyesin dostum
Kul Sefilin sana sözü
Paylaşımdan yana özü
Üşütüp baharı güzü
Kışlık etmeyesin dostum.
KUL SEFİLİ (Ali Turalı)
12/06/2003 - 15.45- SARIGAZİ
YOLCUM
Yolcum gider isen Kızıldere’ye
Kolaçan eyleyip gezmeden gelme
Niksar’a, Almus’a, bütün yöreye
Olanca kininle kızmadan gelme
Bul orada Mahir’ lerin taşını
Dereye dök kanlı akan yaşını
Zehir saçan yılanların başını
Tutup da taş ile ezmeden gelme
Tanı memleketin hainlerini
Bük kır bir tarafa boyunlarını
Faşist cuntanın da 0yunlarını
Derdest eyleyip de bozmadan gelme
Koru kendin, bulamasın mitleri
Isırmasın sakın kuduz itleri
Onlarca yiğidi vuran hitleri
Sıradan geçirip dizmeden gelme
Haddin bildir cambaz oğlu cambaza
Güvenmeden riyakarla gammaza
Dereyi kan eden cani yobaza
Derince bir mezar kazmadan gelme
Yere indir hiddetinle sen arşı
Göklerden dinlensin özgürlük marşı
Cuntanın uşağı cellada karşı
Yeniden destanlar yazmadan gelme
Kul Sefili burda yazılan destan
Unutulmaz her saniye her bir an
Kızıldere yıllar boyu akar kan
Kanı damıtıp da süzmeden gelme.
KUL SEFİLİ (Ali Turalı)
04/05/2003 -19.50
SARIGAZİ
ŞİİRLERİNİZ
|