ABUT BUĞDAY
ŞİİR
Şiir,
Sessiz bir haykırıştır!
Şiir,
Tüm adaletsizliğe ve zulme rağmen
Susmamaktır.
Şiir,
Bir çocuğun annesinin şefkatli ellerini aramaktır!
Şiir, Kain’in Tanrı’ya başkaldırısıdır.
Yahuda İskariot’un
İsa’yı gammazlamasıdır.
Veya ellerini yıkamasıdır, Pilatus’un
Masumiyet kupasında!
Şiir, bazen bir sitemdir;
Antik çağda başlayan.
Spartakus’un hürriyet haykırışı gibi!
Odysseus’un İthaka’yı arayışı.
Prometheus’un çaldığı ateş,
Veya isimsiz bir şairin Hazak’ı hatırlayışıdır.
Annesinin ninnisinde uyuyan çocuktur şiir;
Bazen travmalara
Bazen de sabahsız uykulara inat!
Sevgilinin gözlerinde boğulmaktır şiir...
Kimi zaman ansızın!
Şiir,
Zamanı durdurmaktır bir nevi;
Objektif karelerinde!
Veya yumruklamaktır havayı,
En yok zamanlarda!
Abut Buğday / Almanya
ÜLKEM
İdil, İthaka’m.
Abut Buğday / Almanya
İSTERSENİZ
Ve beni ellere inat, İdil’de;
Ülkemde bir sıklamenler tarlasına atınız, isterseniz!
Bir bahar akşamında lakin.
Her sabah buhurumeryemlerle uyanmak için!
Ve bir yanımda yanardönerler,
Bir yanımda çan çiçekleri olsun.
Lakin, beni
Bir kır çiçeğine gömün (isterseniz).
Abut Buğday / Almanya
SABAH OLA HAYIR OLA!
Sabah ola hayır ola.
Bir bakarsınız, bir sabah çiçek açmış, inme değmiş dallarınıza!
Anlarsınız; bahar uzak değil artık.
Dünkü mahzun yüzünüzde bir çocuk gülümsemesi belirivermiş;
Çünkü, menekşe değmiş rüyalarınıza…
Yanaklarınız çiğdem kırmızı!
Abut Buğday / Almanya
BİR KADIN SEVİLİR Mİ BÖYLE
(Bir vefasız Ermeni’ye)
Erivan’lı bir ressamın tuvalına maskara oldum be abi.
Ararat’ın doruğundaki karların,
Karlı zamanın benmişim gibi sebebi.
Türkler’in Ağrı çağırması da benim işim ya!
Ah be Anuş... sen ki, Ağrı’m gibisin.
Elim değmedi eline henüz
Ama gözlerimle dokundum ona onlarca defa;
Ararat’ın doruğuna dokunur gibi!
Ne oldu bana böyle birden,
Onu hep düşünecekmiyim böyle be abi!
Bu en ‘yok zamanımda...’
Elim kolum bağlı,
Bir kadın sevilir mi böyle?
Abut Buğday / Almanya
EX’lerime
Biri öldü,
Biri yoğun bakım altında.
Hala hayatta olanın ise duyguları ölü.
(Laf aramızda pek te çirkinleşmiş,
kör olasın aşkın gözü mü, demeliydim şimdi!)
Ne mevsim gülünden
Ne de mevsimsiz açan gülden anlar.
Ben de gül göndermeyi bıraktım artık.
Abut Buğday / Almanya
SEVDİĞİM KADINLARA
Bu günlük-güneşlik havada
Bu bahar kokan tabiatı
Duymak üzere
Up uzun uzanmışken çimenlere
Ve dalmışken düşünmeye uzun uzun, iyi kötü
Vehim hallerini dünyanın,
İlişti gözüme bir sümüklü böcek.
Gammı-sevinci sırtlamış...gider ayak,
Bu dünyadan sürüklenerek.
Mamafih acım daha büyük!
Biliyormusunuz ey sevdiğim kadınlar,
Ben ki, sizi severken
Hep böyle sürüm sürüm süründüm.
Abut Buğday / Almanya
SEVGİLİLER GÜNÜ
M.L.Rose’nin anısına.
Bugün yine ayın ondördü.
Ve bugün de hiç kimseye
‘sevgilim’ deyip aldatmayacağım.
Vazomdaki gülleri
Başka ondörtlere saklayacağım.
Sararsınlar!
Solsunlar!
Kalbim atmasın diye Şubat’larda
Unutur diye ‘güllerin gülü’nü.
Onu da gömdük bugün;
Kimimiz toprağa,
Kimimiz kalplere.
Abut Buğday / Almanya
GÖZLERİNDE
Gözlerinde yangın vardı;
Bir orman yakacak kadar,
Gözlerinde yanacak kadar.
Abut Buğday / Almanya
HASRETİN GÖZLERİMDE
Bu sabah,
Bu perşembe sabahı
Yani, kasımın ondokuzu.
O ihtiyar moruk
Yine sorarcasına baktı gözlerime.
Herhalde, o da kokusunu almıştı;
Gözlerimde buram buram
Tüten hasretinin.
Abut Buğday / Almanya
AŞKIMIZ İÇİN
Bir şehir uyanıyor;
Ben uyanıyorum.
Güne beraber başlıyoruz.
Şehir kaynıyor...
Ben şehirde,
Sen içimde kaynıyorsun.
Ve ihtimal!
Bitmeyecek bu duygu,
Sönmeyecek bu ateş,
Susmayacak bu gönül tamtamları.
Abut Buğday / Almanya
GÜLÜN SONU
Bilirsin ,
Bir gül solunca
Nasıl kötü olur!
Sen gül olma,
Sen öyle solma e mi!
Abut Buğday / Almanya
MESKEN FANTEZİLERİ
Yıldızlardan
Bir yıldızız sadece
Yıldız ummanında.
Güneşler ötesinde bir güneş,
Bir tutam, bulutlar ötesinde.
Hedefsiz dağlar, tepeler
Hazak’sız ötelerdeyiz.
Bir nevi kayboluşlardayız...!
Kayıplar ötesi kayıplardayız.
Tut elimi,
Kaybetme izimi!
Yazık olmasın bize.
Abut Buğday / Almanya
ANNEMİN ASMASI’NIN ŞİİRİ
Annemin balkonunda
Yetiştirdiği asmaya baktıkça,
İçimde bir gerilla ruhu
Peyda oluyor!
Zira annemle
Son mülakatımızda
Aynı kanaata varmıştık.
Önemli olan asmanın saksıda
Kök salmasıydı.
Ki, bu da bir devrimcinin
Direnişine benzer.
Yani önce köy,
Sonra kasaba olur, halk!
Abut Buğday / Almanya
ALTI MAYIS
Bu yaramaz çocuk
Birazdan devirecek sehpayı.
‘Bir çuval inciri berbat edecek’
Anlayacağınız devrim yapacak...
Aklı sıra!
Bu yaramaz çocuk
Sallanacak birazdan.
İp-ince,
İnce ince havalarda.
Oysa ben,
Salıncaklar sallansın isterdim;
Kuwwal’de
Mevsim baharsa ve aylardan mayıs.
Hatta ben, iş olsun diye el sallarım
Mayıs 6’larda ...
Stullancam’den hırçın deniz’lere.
Alıp gitti diye, aşklarımı
Bilinmeyen beldelere.
Abut Buğday / Almanya
GURBET DENİZİ
Gurbet denizinde toy balıklar gibi
Vakitsiz saldırırız oltaya.
Uyandığımız zaman
Ya mavera yolundayız
Ya da yolun sonundayız.
Ama, sen; ey küçük balık!
De ki; balık babana,
‘Al götür beni abis sulara,
sonra açık denize’
Bir gün büyürken
Ve kıyıya yaklaşırken,
Belki, oltacılar korkar senden!
Sonra belki,
Evet belki, bu denizi bölmeyi öğrenirler.
Abut Buğday / Almanya
DÜNYA
Dünya ki,
Bir stadyumun içi gibidir;
Seyirciler ve oyuncular olur.
Bir tarafta sevinenler olur,
Bir tarafta üzülenler...
Nadir memnun çıkan olur sahadan!
..................................
Tıpkı hayatta olduğu gibi.
Abut Buğday / Almanya
ŞİİRLERİNİZ
|