Ziyaretci defteri İletişim Chat
                Menü

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN hayatı ve şiirleri



22 Agustos 1926 tarihinde Tarsus (Içel)'ta dogdu, 4 Kasim 1984 tarihinde Istanbul'da öldü. Eskisehir Ticaret Lisesi'nden mezun oldu (1945). Osmanli Bankasi ve Türkiye Is Bankasi'nda çalisti, 1977 yilinda emekli oldu. Istanbul'da kendi adini tasiyan bir sanat galerisi kurdu. Yasadigi dönemin en popüler sairlerinden biriydi. Ask, özlem ve ayrilik gibi duygusal konularda yazdigi siirleriyle tanindi.





ÜSTÜME VARMA İSTANBUL


Sana geldim, içim ümitlerle dolu
Beni sarhoş etme İstanbul, ne olur
Bir gün ben de eririm caddelerinde
Çürür kemiklerim adım unutulur

Yine sen kalırsın dipdiri, sımsıcak
Göğün, bulutların, denizlerin kalır
Oynama İstanbul, benimle oynama
Bir gün öldürür beni bu dert, bu kahır

Ezilmiş ellerim arasında başım
Bu yeryüzünde başka çarem kalmamış
İşte gelip kapılarına dayanmışım

Karşında yıkılmış bir duvar gibiyim
Beni sarhoş etme, başım dönüyor
Üstüme varma İstanbul, kederliyim

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM


Bu kadar yürekten çağırma beni
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan
Sevinçten kapında ölebilirim.

Belki de hayata yeni başlarım
İçimde küllenen kor alevlenir.
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum
Belki de seversin beni kimbilir.

Kal dersen, dağlarca severim seni
Bir deniz olurum ayaklarında.
Aşk bu özleyiş bu hiç belli olmaz
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğumu
Hatırlamam belki adımı bile.
Belki de çıldırır deli olurum
Sana kavuşmanın heycanıyla.

Aşk bu, bilinir mi nereye varır
Ne durdurur özlemini, seveni.
Bakarsın ansızın gelebilirim
Bu kadar yürekten çağırma beni.

KURŞUN YARASI


İstediğin zaman, rasladığın yerde
Kıyasıya olmalı beni vuruşun
Kanım günlerce akmalı caddelerde
Tam kalbime değmeli attığın kurşun.
Ya kalbime, ya alnımın ortasına
En can alacak yerime nişan al.
Çare bulunmaz her kurşun yarasına
Beni öldür ve açık gözlerime dal
Bir eser olmasın içinde korkudan.
Tetiği kininle, garezinle çek
Kurşun değil ölüm çıkmalı namludan.
Bırak benim kanım olsun dökülecek
En son kurşunun da olsa namluya sür
Nasıl olsa ölüm var, bari sen öldür.

İMKANSIZ ŞEYLER


İmkansız olan şeyler vardır bilirsin
Yaşlanmamak gibi, ölmemek gibi.
Ve seni sevmemek çigan gözlüm
Mümkün değil ki.
Çıkarıp atamam içimden
Neyleyim yer etmişin bir kere.
Ne zaman elime bir kağıt alsam
Siner güzelliğin kelimelere.
Yumsam gözlerimi seni seyrederim
Devamlı bir musiki kulaklarımda sesin
Mevsimler seninle başlar, seninle biter
Yıl oniki ay benimlesin.
Ne zaman bir gemi görsem limanda
Alıp başımı seninle gitmek isterim.
Umurumda değil bu oyunlar, bu düzenler
Anlasana; seni arıyor ellerim.
İmkansız düşünmemek gecelerce seni
Ve sevmemek ömür boyunca, bir gün değil.
- Başka çaremiz yok, beni unut - demiştin
Mümkün değil çigan gözlüm, mümkün değil...

UNUTAMIYORUM


Unut demek kolay gel bana sor bir de.
Unutamıyorum işte unutamıyorum.
Bir şey var şuramda beni kahreden
Şuramda tam yüreğimin üstünde
Çakılı duran bir şey var
Elimde değil söküp atamıyorum.

Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere.
Kimi görsem biraz sana benziyor
Seni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzü
Şu kayaları döven deniz
Şu hüzünlü melodi şu napoliten şarkı
Bir zamanlar beraber dinlediğimiz.

Boyuna seni düşünüyorum durmadan usanmadan.
Şimdi diyorum o ne yapıyor acaba?
O güzelim gözleri kime bakıyor
O canım elleri nerde?
Oysa günler o günler değil
Akşamlar o akşamlar değil
Ve kalan şimdi sadece özlemin gecelerde.

Durup durup seni büyütüyorum içimde.
Seninle acılar büyütüyorum
Yeni yeni kederler büyütüyorum dayanılmaz.
Kirli sular yürüyor iliklerime
Bir zehir karışıyor kanıma anlıyor musun?
Bir daha görsem seni diyorum bir daha görsem
Bir gün olsun bir dakika olsun.

Unut demek kolay, gel bana sor bir de.
Hatırladıkça gözyaşlarımı tutamıyorum.
Dilimin ucunda sen
Başımın içinde sen
Kader misin, ecel misin nesin sen
Unutamıyorum işte, unutamıyorum...

SENİNLE ÖLMEK İSTİYORUM


Dağ başında bir avcı kulübesi
Yerle diz boyu kar.
Ocakta ateş
Dışarda rüzgar.
Hadi gel
Önce sevişmeliyiz uzun uzun.
Yerdeki ayı postunun üzerine uzanmalıyız
Bütün vücudunu santimetrekarelere ayırıp
Birer birer öpmeliyim.
Ve sonra sımsıkı sarılmalıyım sana
Böylece ölmeliyiz.
Aradan yıllar geçip
Bizi buldukları zaman
Etlerimiz çürümüş olsa da
Kemiklerimiz ayrılmamalı birbirinden.
Hadi gel
Nefes almak hüner değil
Seninle ölmek istiyorum.

BİR GÜN


Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum.

Bir vapur yanaşırsa rıhtımına bin, açıl
Örtün karanlıkları masmavi denizlerde.
Ve dinle kalbimi bak nasıl çarpıyor nasıl?
O bütün özlemlerin koyulaştığı yerde
Bil ki seni bekliyorum.

Bir sabah gün doğarken aç perdelerini, bak
Sevinçle balkonuna konuyorsa martılar
Kendini tadılmamış derin bir hazza bırak.
Dökülsün dudağından en umutlu şarkılar
Bil ki seni istiyorum.

Gecelerden bir gece uyanırsın apansız
Uzaklarda elemli, garip bir kuş öterse
Bir ceylan ağlıyorsa dağlarda yapayalnız
Ve bir gün kabrimde bir sarı çiçek biterse
Bil ki seni seviyorum.

AŞKTI O


Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
Aşktı o! Beni durup durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, doludizgin gidişime dur diyen

Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim
Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su
Böyle ak pAk olacağımı bilir miydim
İçimde açmasaydı o sevmek duygusu?

Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü
Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın
Görsün prangalarım o doğacak günü

Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın
Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni

BİR GÜN KAPINA GELSEM


Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum.
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum.

Her şey sağır içimde, ne şiir, ne musiki
Dünyadan bezginliğim dünyalar kadar eski.
Öylesine çözülmüş, öyle dağılmışım ki
Bu ne bitmez ayrılık, bu ne özlem diyorum.

Beni çağırdığını bir defa duyabilsem.
Avuçlarımda ateş, yorgun gözlerimde nem
Aşarak denizleri bir gün kapına gelsem
Başımı duvarlara vurup ölsem diyorum.

UNUTULMAYANLAR


Biliyorum, unutamayacaksın!
Ağır ağır geçecek mevsimler
Bir bir ağaracak saçının telleri
Solacak albümde eski resimler.

Beni hatırladıkça için ürperecek
Boşanan gözyaşlarını tutamayacaksın.
Boşuna zorlama kendini, sevdiğim
Biliyorum, unutamayacaksın.

Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım.
Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa.
Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan
Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa.

Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak.
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak.

Zannetme ki herşey bitti sevdiğim
Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar.
Ve bundan sonra kim severse dünyada
Seni ve beni hatırlayacaklar.

BENİ UNUTMA


Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile.
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma.

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm.
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma.

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yâr.
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma.

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm.
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma.

Hâlâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy.
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma.

Büyük acılarla tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel.
Ne olur tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma.

DENİZE KAVUŞAN NEHİR


Sen üzerinde nice şafakların söktüğü
Sevgi denizlerine akan büyük nehir.
Sen biraz ışık, biraz tılsım, biraz büyü
Sen yıllardır yazıp bitiremediğim şiir.

Durmadan bir gül açar ellerinde pembe
Sen nefes alışı en bakir güzelliğin.
Gözlerin midir parlayan gökyüzünde
Bir güneş doğarcasına geceleyin?

Ne zaman seni düşünsem yaşamak güzel
Bir bahar bahçesi olur güz bahçeleri.
En karanlıklarda bile uzanır bir el
Kendiliğinden açar sabaha perdeleri.

Sen varsan dallarda kuşlar memnun
Tüm çiçeklerin rengi değişik, kokusu başka
Öylesine gerçek ki var olduğun
Çarpar güzelliğin kıyılarıma dalga dalga.

Tutsam ellerini içim ürperir hazdan
Başım döner gözlerin gözlerime değse.
Kalan tek hatıradır gülüşün bir yazdan
Yokluğun da odur senin, ölmek neyse.

Sen bastığın yerde çiçeklerin büyüdüğü
Her zaman en güzel, her yerde eşsiz
Sen yaprak, sen köpük, sen kuştüyü
Sen sevgi nehirlerimin aktığı büyük deniz.




ŞAİRLERE DÖN

copyright by image and more
     
Anasayfa

Şiirlerim
Şiirleriniz
Şairler
Yabancı Şairler
Halk Ozanları
Denemeler
Sesli Şiirler
E-Kart
Dört Dörtlük

Fotoğraflar
Karikatürler
İlginç Resimler
Animasyonlar

Hikayeler
Güzel Sözler
Sevgiye Dair

Medya Linkleri
Nevşehir
Linkler
Biyografim

     
LOTTO şans sayılarınız için tıklayın!