YAŞAR DOĞAN






Bir yerde 70 000 perde diye bir şey ilişmişti gözlerime
O günden sonra hep perde kaldırmaya çalışıyorum gözlerimden...
Kendimi kavramaya çalışıyorken, hani demişti biri “Connait-toi toi meme"
Yani "Kendi kendini tanı..." İşte kendimi tanımaya çalışıyorum. Eski kendimi...
Zalimin kızı bana "Gece Yargıcı" derdi. Bende onu "aynaların alçaklığı" olarak
haykırdım...
Asıl olay konsantre olabilmek bütün boyutlara....
Bana "yaşın kaç" diye sorduklarında "44 555"  dedim çoğu kez.
Bir de "nerelisin, nerede doğdun" derler ara sıra.
Ah ah ah...
Bütün sorun orada zaten...

Yaşar Doğan


Al

Al
Atımı kırbacımı
Kuşlarımı
Kanatlarımı al
Gözlerimi
Hülyalarımı al

Yüzüne yüz
Gözüne göz
Ruhuna ruhum girsin

Nasırımı
Sancımı
Çığlığımı
Sevdamı al
Kalbine aşk girsin

Al Ey Aç
Gel de doy masamda
Al şu kilidi
Önce ceviz ruhunu
Sonra
Evrene giden kapıları aç

İtlik doyurmaz seni
İtini bağlayıp
Ruhunla gel
Sil göz yaşlarını
Göz yaşlarımdan bir damla al

Koy onu gözlerine
Sonra aç gözlerini
Eline bir kadeh bir de ah al

Ve yanına
Vahlarını
Ahlarını
Yakmak için
Yanına yeni bir çakmak al

Çak
Ateşi ışığa
Yak
Beni kendinde
Sonra keyfine bak

Gözlerimle bak

Yaşar Doğan  / Lolan 07/12/04



Al git fal taşlarımı şafağın sarışın sancılarına terin sıcak bacalarına karşı açınca günün ak yorganını gözlerimde gözlerim kafam da bir bomba gibi Hayatın Hiroşima sı patlıyor çalınmış bir hayat realitelerin aynasında kırılıyor düşleri ellerimde üşüyor hangi koyuna koyup yatırsam da başımı gülüyorum güller ağlıyorum yağmurlar yüzüyorum sular yürüyorum yollar yanıyor koysam cebime ellerimi yeryüzünde hayatın tutulmamış elleri üşüyor bu tufanlar kabusunda tutup öpsem seni dudaklarından tutup görsem bütün rüyaları da nereye kadar gitsem de aklımda gözlerin mevsimimde mevsimin kalıyor hangi yana dönüp baksam her bakışımın içine yaşamanın canı patlıyor al git fal taşlarımı volkanlarının içine at gel koynumda şimdi yat yanalım beraber sonsuza kadar zira kalbim pat pat patlıyor Yaşar Doğan / Lolan /07/12/05

Asırların kazanı taranmış saçlarını süzülmüş bakışlarını içindeki işin kolayını ve kalayını kehribar keyfini tozpembe rahatını asırların kazanından bozmaya geldim bak alev elev yanan ellerime yıllardır uyumamış gözlerime aç göğsümün kavkını kalbimin içine bak başımı yardığın taşı sırtımdaki çarmıhı elime çaktığın mıhı bana attığın kurşunu kanımı akıttığın kılıcı beni astığın ipi sana getirdim asırların kaynayan kazanından uçurumların ucundan göklerin kanadından yeryüzünün kızıl faylarından sana getirdim bak sana tebessümlerimi getirdim yaradılışın dudaklarından çekirdeğin dönmemiş çarkından ilk gözün ilk bakışından -baksana- öpülecek yanağın yok mu Yaşar Doğan / Lolan /05/04/05

Aslan gibi Yaralı tutmuş omuzlarımdan kaşlarında ay baygın gökte sayımsız şamdan ellerimde elleri yangın bir telaş çatar iki kaşı arasında nasıl kurulursa dağlara bir taramalı üstüme varan her şeyi anında gözünü kırpmadan tarayacak Oy kuşlar mavi kuşlar bugün çıkmayın yuvalarınızdan beni şimdi vurmuşlar sevdalım bir aslan gibi yaralı Yaşar Doğan / Lolan 27/11/05

Boğulun yol çatında kırmızı lamba zaman gece yarısı ötesi kaldırımlarda kışın ayakları üşüyor direksiyonda dalgın bakışlar bir başka abuhayatta geziyor soğuklar eski soğuk sıcaklar eski sıcak değil tepesi atmış dünyanın ekseninden yirmi santim daha yukarda dönüyor talanda senfonik bir samba ekranda reklam baba yeryüzünün ruhunu çalmak için bir yosma gibi gülümsüyor gece yorgansa gün sokak bütün alevlerim ve dumanlarım sıçradı cehenneminden birbirinin yüzüne tükürüyor çözün beni mevsimlerime gideyim kuşatın kır atıma tutmayın kanatlarıma bineyim verin düşlerimle parçalanayım – hayata- siz kara paranın tozunda boğulun – elveda- Yaşar Doğan / LOLAN /30/11/05

Aynaların alçaklığı Konuş ulan konuş Ey papaz karası Zaman bir daha geri gelmez Kaçırma bu fırsatı Tutma cevherini Salıverilmemiş bir hıçkırık gibi Salıver kendini Hiç duyulmamış bir çığlık gibi Bırak Gür-gür insin aşağı Bu aynaların alçaklığı Yaşar Doğan / Lolan /18/01/05

ŞİİRLERİNİZ