SUHEYLA KURNAZ





HAYATI

3 Kasım 1969 tarihinde Malatya'da doğdum. Eğitimimi Malatya'da yaptim ve lise mezunuyum. Evli ve iki çocuk annesiyim. Bir donem insaat malzemeleri satış döşeme parke dekorasyon uzerine serbest ticaretle uğraştım. Uzun süre sosyal faaliyetler içerisinde aktif olarak görev aldım. Altı sene eğitim çatısı altında faal olarak dernek başkanlığı yaptım. Yüreğimizde tattığımız öyle ki hepimizin hayatında yer alan, duygusal anlarımızda, acılarımıza sevinçlerimize mutluluğumuza eşlik eden ruhumuzu okşayan nağmelerin, can damarı şiirler...
Çoluk çocuk, genç ihtiyar, hepimizin hayatında yer almıştır. Ama yazımı, ama okunuşu, ama nağmesi ile. Ben de okul yillarimda gece musamerelerinde koro ve solo olarak turkuler, bayramlarda siirler seslendirmelerimle basladim. 2000 yılında annemi kaybetmenin acısıyla önceden de var olan müzik ve şiir tutkum ile ana şiirlerine ses vererek okumaya başladım. Ardından dostluk, dram ve sevda şiirleri seslendirdim. Kendi yaşantımdan kesitlerle yazmak ve duygularımı kağıda dökmek benim için onur verici bir olay, bu cesaretimden dolayı da gururluyum. Kendime bir şair diyemiyorum, lakin iyi bir şiir severim.
Her zaman sevgi saygi cercevesinde sefkat ve anlayis ilkem olmuştur. Yüreğinde sevgi merhamet ve anlayış olan insanlarla sozsuz dostluk bağı kurmuşumdur. Şu an özel nota ve enstruman olarak kanun eğitimi aliyorum. Bu zor enstrumanı öncelikle kendim ve değerli eşimin kanun sesine hayranlığı, bunun yanında kanun öğretmenim Sayın Mehmet Işıl'ın başaracağıma inandığı için cesaret vermesiyle seçtim. Seyahat etmeyi ve doğa ile baş başa olmayı seven bir insanım. Türkiye'nin birçok yerini gezdim. Değişik yöreden değişik kültürden insanlarla tanışmak, konuşmak, dost olmak, minik yüreğime sevgi aşılamak ve insanları sevgi ve saygıyla karşılamak prensibimdir. Almanya, Hollanda ve Kıbrıs'a seyahatlerim oldu. Şu an yaşantımı Akdeniz'in incisi Mersin'de devam ettirmekteyim.



SEVDİCEĞİM

Kipriklerimden süzülen yıldızlarla,
aşk pınarındaki suyun akarına,
defalarca seni sevdiğimi yazdım.
Nerede bir akarsu uzerinde,
göz kırpan ışık görürsen
bilki o,
sevdamın incileridir,
ve seni seviyorum yazar
sevdiceğim...

Aşkının gölgesine sığınan
sevdanın kokusuyla avunan
kapında bir ömür boyu bekleyen
masum bir dilenci görürsen,
bilki o,
narına yanan sefil gönlümdür
ve avuçlarında, teselli aşkını arar
sevdicegim...

Bir gün bu beden toprak olursa
ağıtlar feryatlar semaya vurursa
mezar taşım kaybolup,
güllerim diken olursa
O diken ki...
sevdamın yazgısıyla yaşar,
ve iliklerimden sana olan sevdam akar
sevdicegim.

Suheyla Kurnaz


UMUTSUZ SEVDAM Coşkun sulara kapılıp giden Yakalayamadığım Sevdam... Bir umut, bir sıcak kucak, bir nefes kadar yakınsın Semanın, en ücra yıldızı kadar uzak… Ümitlerim beyhude olsa da, Sevdam yangın yeri, kor ateşlerde Damarlarım çekiliyor o sonsuz bakışınla. Gözlerin ele verecek sevdamızı O gözler ki, baktıkça çaresiz ve sevecen Farkında mısın? Ne kadar korkuyoruz ve titriyoruz...? Yüreğimizdeki ses cesaret edip, ‘’Seviyorum’’ diye sevdamızı haykıramıyor. Yasak aşkımızda ufkun sonsuzluğu Kavuşamamanın yürek acısı yatıyor. Yıkılmış, viran olmuş, enkaza dönen biçare gönlüm, Yüreğimin acısını, ancak yıldızlarla paylaşabiliyor. Açtım ellerimi Yaradan’a Güneşin ilk ışıkları berraklığında, Yağmur damlası duruluğunda, Kar tanesi özgürlüğünde, Sevdamız olsun istedim... Ne çare Gülüm? , Hiçbir türlü uzanamadığım ay kadar uzak Ecelim kadar yakınsın Sen yeter ki bana yakın ol gülüm Yasak aşkımızla, ben böylede mutluyum…
Suheyla Kurnaz


YETERKİ SEN İSTE YAR Bak! Ben geldim. Herşeyi göze aldım da geldim. Kalbimin sesiyle, tüm benliğimle Uzak diyarlardan geldim... Yaktığın ateşle yanmaya, Göğsüne dayanıp yatmaya, Hayatı seninle yaşamaya geldim... Haydi! tut ellerimden... Sevdamızı dağlara yazalım hecelerce. Aşkımızın resmini çizelim semaya Coşturalım yüreklerimizi nehirlerce. Kaçalım buralardan uzak diyarlara Düşler diyarında kaybolalım çılgınlarca... Geldim işte gönül yaram hazırım... İsterse zindanlara atsınlar, Ölüme mahkum kılsınlar. Zincirlere vurup işkenceler yapsınlar, Okyanusun derinliklerine atsınlar ne çıkar? Darağacına sehpamı kursunlar Boynuma yağlı urganı vursunlar. Çarmıha gerip nişan alsınlar, Mavzer ile kurşuna dizsinler ne yazar? ''Ölümden öte yol varsa söyle yâr söyle! Yollarına kurban olurum. Yeterki sen iste yâr. Sen iste.''
Suheyla Kurnaz


CAN OĞLUM Resmini bağrıma bastım oğlum Dağlardaki karlara seni sordum. Denizlerdeki tüm balıklara, Yollardaki minik karıncalara, Havada uçan kuşlara seni sordum. Duvarlardaki afişlere, Tren istasyonlarına, Otobüs duraklarına, Seni sordum oğlum. Yüreğim yanıyor, gözlerimden kan damlıyor. Aç mısın açıkta mısın, Hangi köşe bucaktasın, Hangi yaban ellerdesin oğlum? ... Güneşe sordum seni, gördü mü diye Ay’a yalvardım, sana ışık olsun diye Rüzgarlara göğsümü gerdim kokunu getirsin diye Dağlara haykırdım, karşılık versin sesin duyayım diye Tanrıya yalvardım kol kanat gersin diye Adaklar adadım gelirsin diye... Buram buram kokun gelir uzaklardan, İçim kan ağlar, yüreğim sızlar. Bu acıya hangi yürek dayanır Hangi dost teselli olur. Gözüm yollarda kulağım kapıda Gel artık dön yuvana Neredesin can oğlum Yeter artık dön yuvana Dön can oğlum dön...
Suheyla Kurnaz


TEK KURŞUN YETER Hasretinle kor akşamlarda Geceler bitmiyor sabah olmuyor, Kasvetli ve güçlü duruşuyla, Penceremden doğan aya uzanıyorum. Tutunamıyorum, boşlukta savruluyorum. Bütün yıldızlar başıma yıkılıyor. Denizin coşkun dalgaları kumsalı kırbaclıyor, Günün çirkin ayak izlerini siliyor. Sende vur sinene, bağışla beni Sevmek acı çekmekse yaram derin İlacım sen, kaderim sen dermanım sensin. Olmuyor bir tanem olmuyor Sensiz bu beden can bulmuyor. Hani... kursun yersin can çekişirsin, Bir an evvel acılar bitsin istersin, Ağır yaralı, umut ışığı beklersin, Tek kursun da kalbe istersin ya! ... Hani... dalından koparılmış bir gül, Acı çekerek solar, kurumaya baslar, Bir damla su ister, hayat ister, can ister ya! ... Gel birtanem, ya gönlümün bahçıvanı ol, Ya da kanıma susamış azrailim. İncinen yüreğinle, beddualarınla Taş duvarlara vursan da gel. Sözlerin kursun yarası, Gözyaşın su damlası. Gel bir tanem, acı çekmekten yoruldum... Gel, ya bir damla su ver bu güle Ya da... Hedefi şaşırma, Tek kurşun yeter bu garibe.
Suheyla Kurnaz


KINALI KUZUM Oy... Kınalı kuzum, gözümün çırası Bir film, bir senaryomu bu, bir rol mü yoksa, Ne olur yapma şakası bile kötü, üzme beni... Ölümün soğuk nefesine, Azrail’in pençesine kapılıp da Dünyamı karartma… Beni sensiz koma minik meleğim Hadi kızım, Hadi bir tanem, Boncuk gözlüm aç gözlerini Yalvarırım aç, o güzel bakışlarınla Bir bak, bak annene Buz gibi kaskatı vücudun, gidişinin habercisi gibi Boynu bükük bakışların, hoşça kal der gibi Yalvarırım kuzum dayan… Bu acıyla yüreğimi dağlama Tut ellerimden sakın bırakma... Ey Allah’ım Yüce Tanrım! ... Ne olursun, kıyma yavruma Alma onu benden alma Minicik bir yürek, körpecik bir kuzucuk Yüreği sevgi dolu merhamet dolu kuzumu Neden, neden almak istiyorsun benden? Yavrumun kokusuna, sıcaklığına, boncuk gözlerine, güzel sözlerine, Tatlı diline doyamadım. Alacaksan bu yuvadan bir can, Al benim canimi al. Sana yalvarıyorum, yoluna kurban olduğum, Al benim canimi al Yeter ki kıyma kınalı kuzuma... Oy... evimin neşesi Odamın güneşi, yüreğimin ateşi Tut elimden bırakma sakin. Dayan, dayan boncuk gözlüm dayan Kurtulacaksın, az kaldı, az kaldı dayan Bir sınav veriyoruz, bu bir donem geçişi Her şey bitecek, mutlu günler bizi bekliyor Aç gözlerini dayan miniğim... Doktor doktor! ... Ocağına düştüm ne olursun bak Bak bir su yavrucağa Sırma saçlıma bak ne oldu? . Kollarımda titredi, boğuldu, nefes alamadı Buz gibi oldu. Kaskatı vücudunu hissettim, yoruldu yavrucağım Derin bir uykuya dalmış de Ne olursun uyanacak de Dönecek de doktor Cevap ver, uyanacak de doktor.... Oy... kınalı kuzum O bakışına kurban olayım, Sırma saçına tarak olayım, Yoluna yoldaş olayım, Mis kokulum sarıl bana Sakın sakın bir daha bırakma Ellerin ellerimden, gözlerin gözlerimden ayrılmasın yavrum Ey Allah’ım! Sesimi duydun yavrumu bağışladın bana Şükürler olsun sana yüce Tanrım, şükürler olsun...
Suheyla Kurnaz


ŞİİRLERİNİZ