SERDAR SAYIL








1962 Gaziantep/Oğuzeli ilçesinde doğdum ve 1985 yılında Türkiye Elektrik Kurumu Genel Müdürlüğünde (TEİAŞ) Teknik Şef çalışıyorum.1977 yılından beri Ankara da İkamet ediyorum.1988 yılında evlendim Hilal isminde 15 yaşında bir kızım ve Erol Emre isminde 3 yaşında bir oğlum var 1976 yılından beri şiirlerim ve nesir yazılarım var edebiyat benim için bir hobi bir yaşam biçimi 4000'e yakın şiirim var. Her konuda şiir yazmaktan büyük keyif alıyorum ve mutlu oluyorum. Şiir demek benim için ekmek, su kadar önemli.
Mail adresim : serdarsayil@mynet.com



İSTANBUL Boğazı bir başka Gören düşer aşka İnsanları bir başka Ey istanbul, ey istanbul Haydar paşa'dan kalkar tren Gemiler öttürür siren Bu güzelliği Tanrıdır veren Ey istanbul, ey istanbul Adı çıkmış beyoğlunun Bunları yazan, ben kulunun Gözdesisin sen Ey istanbul, ey istanbul Kadıköyü, üsküdarı Zengini, hem fukarası Yetmiş iki millet burası Ey istanbul, ey istanbul Beyazıtı, aksarayı Konağı, kevransarayı Gece sanki, fener alayı Ey istanbul, ey istanbul Babıali yokuşu Göztepesi, feneryolu Kötülüklerin, her bir yolu Ey istanbul, ey istanbul Fatih yaptırmış hisarı Yedikule zindanları Hanları, hamamları Ey istanbul, ey istanbul Güzel heybeli adası Güzellerin çoktur edası Bilen sürer, sefasını Ey istanbul, ey istanbul Ayasofya, selimiye Tanrıdan bize hediye İnsanları çoktur niye Ey istanbul, ey istanbul Kilyosu, kumburgazı Sulukule çalar defi, sazı Çekilmez kızların nazı Ey istanbul, ey istanbul Emirganı, yıldız parkı Yeşil anadolu kavağı Gezilecek yer rumeli kavağı Ey istanbul, ey istanbul Görürsün var kiliseler Yapılsın hep abideler İnsandır hep faniler Ey istanbul, ey istanbul Işıl, ışıl galata kulesi Bitmez bu şehrin hilesi Bitsin artık halkın çilesi Ey istanbul, ey istanbul Kumkapıda balıkçılar Kol kola gezer aşıklar Gece çok güzeldir ışıklar Ey istanbul, ey istanbul Boğazdadır kız kulesi İnsanın çok çilesi Dolmaz halkın filesi Ey istanbul, ey istanbul Beşiktaşı, tophanesi Eyüp sultan türbesi Padişahlar manzumesi Ey istanbul, ey istanbul Bakırköyü, topkapısı Binaları kul yapısı Yok çoğunun tapusu Ey istanbul, ey istanbul Kasımpaşa, şişanesi Şehrin çoktur birahanesi Bu serdarın bir nağmesi Ey istanbul, ey istanbul (Serdar Sayıl-2005)

KARA SEVDA Kara sevda gelip vursa kapına Senin aşkın ile kavrulana Kızarmısın söyle nazlı dilberim Kara sevda ile hep inlerim Kara sevda'dan yana, yana Benzedim ben bir muma Aşkın ile avutsana söyle nazlı diberim Kara sevda ile hep inlerim Kara sevda söyle sen nesin Yoksa sen bir kül, yoksa sen bir ateş misin Aşk ateşine düşsem söyle nazlı dilberim Kara sevda ile hep inlerim (Serdar Sayıl-1979)

BEN VE SEN OLMAYINCA Seni arıyorum yanımdayken bile Arıyorum aşkımı yanımda olsan bile Soruyorum seni Her gün bende olsan bile Kapkaranlık gecelerde Arıyorum seni düşümde yanımda olsan bile Çekiyorum hasretini Arıyorum sevgimi Edebiyyen benim olsan bile Seni kıskanıyorum başkasının yanında Seni görsem başkasının kolunda Ben kahrolurum Bilirsin bunu sevgilim Edebbiyyen silinmeyecek aşkımız Tarihe geçmese bile Anılacak, anılacak Dillerden, dile dolaşacak Haykırılacak aşkımız Biz ölsek bile Anılacak Biliyorsun bunu sevgilim Mahşerde olsada ayrılmayalım Darılmayalım Nolursun ikimiz Bir gün felek ayırırsa ikimizi Nolur ayrılma Kopma benden Dalından kopan bir çiçek gibi solma Üzülme, üzme kendini Ayıramaz kader bizi Ayıramaz ikimizi Senin ızdırabın benim Tüm kötülükler benim olsun Sana hiç bir kötülük sinmesin Sen kar kadar saf ve temizsin Bırak benim olsun iğreçlikler Sana dokunmasın kötülükler Sana dokunacak eller Zaten kırılacaktır bilirsin Bırak bana bu dertler Bana durak olsun sevgilim Bu hayatımız Gülerek, ağlayarak geçse de Bütün hayatın darbeleri bizi bulsada Felek çemberi bizikoluna alıp dönsede Nolursun bırakma beni sevgilim Kırma gönül dallarımı Seninle doğdum Seninle olacak ölümüm Biliyorsun bunu sevgilim Nolursun bil bunu Ölüm kucağına almadan bizi Nolursun kader edebiyyen Ayırmasın ikimizi Birbirine bağlanmış Gülde ki diken gibi Aşıkım sana inan Bu doğru bir şey Yalan değil yalan Bunu biliyorsun sevgilim Sen beni nasıl görürsen gör Ben dalsam, sen çiçeğim Sen gülsen, ben bülbülünüm Bunu biliyorsun sevgilim Seni sevmekten Seni anmaktan Gözlerimin yaşı kurumuyor Kaderin sillesini yesek bile Dayanmalısın, dayanmalısın Dayanmalıyız herşeye Kadere karşı gelip Ayrılmayalım sevgilim Benden başkasının olma Temiz, temiz bildiğim Koklanmamış bir gülsün Benden başkasına koklanma Nolursun sevgilim Sen kaderime atılan imza Edebiyyen sevgilim Her zaman benimsin Her zamanda benim olacaksın Yemin olsun, yemin olsun Senden başkasına bakarsa Şu iki gözüm Senden başkasına, bakmasın diye Kör olsun, iki gözüm razıyım Sen benimsin Daima benimsin Benle yaşadın Benle öleceksin Biz ikimize ait tek varlık İki deli aşık Aşıkız ikimiz (Serdar Sayıl-1979)

Kul ve Yaratan Sonsuzluk uzayda sonsuzluk Sonsuzluk yaşamda sonsuzluk Sonsuzluk islamda sonsuzluk Boşluk imansız kafada boşluk Bosna'da kan akar oluk, oluk Afrika'da sefalet, açlık, yokluk Bir taraf'ta havyar ve bolluk Boşluk imansız kafada boşluk Yarış zamanla yarış Yakarış Allaha yakarış Tam tezat savaş ve barış Varoluş insan' da var oluş Bakış kuşbakışı bakış Nakış oymada nakış Tam tezat yaz ve kış Yakarış Allaha yakarış Abdest ve namaz Sıhhat ve niyaz Tam tezat kara ve beyaz Temizlik ruhta temizlik Savaşma nefisle savaşma Yarışma hayatla yarışma Sarışma sevgiyle sarışma Bağlanış Allaha bağlanış (Serdar Sayıl-1994)

İnsan üzerine Ey horoz ibiği rengindeki kan pıhtısı insan Ey meleklerin kanadına oturmuş cüsseli insan Ey feleğin çemberinde dönen insan Gel bana koşarak sürgün yollarıma Ey bilinmeyene mahkum insan Ey gecenin karanlığına mehtap olan insan Ey güzelliklerin tek abidesi insan Ey güzel fırtınaların getirdiği toz insan Gel bana sevgi yollarıma (Serdar sayıl-2002)

Hoş geldin Resulallah Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Gönüller Nebisi Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Sultanlar Sultanı Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Alimler Alimi Yıl beş yüz yetmiş birdi geldin hoş geldin Nebiler Nebisi (Serdar Sayıl-2005)

Hoş geldin bahar Devamlı yağmur yağar Hoş geldin bahar Ağaçlar çiçek açar Hoş geldin bahar Kuşlar uçuşurlar Tavşanlar kaçışırlar Yılanlar kaynaşırlar Hoş geldin bahar Koyunlar yavru kuzular Artık erir buzlar Koşar genç kızlar Hoş geldin bahar Çoban kavalını çalar Sular durmaz çağlar Güzeller yazma bağlar Hoş geldin bahar Meyveler tek tek çıktı Güneş dört yanı yaktı Arkasından şimşek çaktı Hoş geldin bahar (Serdar Sayıl-1982)

Sen bir şarkısın Tak saçına tokayı At kalbime koncayı Tak yakana goncayı Sen her halinle güzelsin Sen ağzımda Hep şarkı, gazelsin (Serdar Sayıl-1985)

Türk ve Atası Yurta sulh cihanda sulh ilkesiyle İsterse ters çevirir bir sillesiyle Ne oldu dökmedi mi Atamız Akdenizde düşmanı denize Bir kaşık suda boğmadı mı Mehmetçiğin süngüsüyle Yurta sulh cihanda sulh ilkesiyle İsterse ters çevirir bir sillesiyle Bize dokunmayan yılan bin yaşasın Türk milleti sen zorlukları aşasın Durulmayan su gibi bendini yıkasın Mustafa Kemal Paşam bin yaşasın Yurta sulh cihanda sulh ilkesiyle İsterse ters çevirir bir sillesiyle Yaşasın büyük türk milleti Yaşasın ulu önder Atatürk Yaşasın vatan için kan dökenler Yaşasın iman uğruna savaşanlar (Serdar Sayıl-1985)

Seviçten uçmak Uçmak hep yükseklere doğru Bazen'de hep seviçten uçmak Ve sonunda ayağı yere değmemek Sevmek hep ölesiye sevmek Düşüncelerin birleştiği zaman Hayal dünyasında gezmek Yükseklere mavi semalara doğru uçmak Özgürlüğü arayıp bulanların misali Hep sevinçten uçmak, uçmak (Serdar Sayıl-1978)

Zafer Atların kişnemeleri kulaklarda Bekliyorlar yine zafer İnsanların hep düşünceleri aynı kafalarında Sesler geliyor kazanılmış zafer Zafer etkiliyor hep bizi Zafersiz olmuyor besbelli Atım da yeleli mi yeleli Zaferden önce ata vurmalı semeri (Serdar Sayıl-1979)

Yanarmısın benim gibi Fısıldayan bir seste seni hatırlarım Gülümseyen bir yüzde seni hatırlarım Fakat se beni bir gün Hatırlar beni anarmısın Aşıksan eğer Benim gibi yanarmısın Ben sevda çölünde mecnunsam Gel sen benim leylam ol Aşıksan eğer Hatırlar beni anarmısın Aşıksan eğer Benim gibi yanarmısın (Serdar Sayıl-1982)

Kamyoncu abi Büyük mü büyük cüsseli Geçmiş direksiyon başına Uykusuz döner şaşkına Kamyoncu abi selam sana Arabasını süsler yazar yazı Yolda türkü söyler yoktur sazı Dertlenir sızlanır bazı, bazı Kamyoncu abi selam sana Yollarda otel evleri Dorseye çizili gülleri Çalışmaktan yorulmuş kolları Kamyoncu abi selam sana (Serdar Sayıl-2004)

Hırçınsın Her sözüme kızarsın Hep birşeyler yazarsın Sözle beni bozarsın Ah kız sen çok hırçınsın Aman canım güzelsin Beni bazen üzersin İpe boncuk dizersin Ah kız sen çok hırçınsın Kalbimi sen yakarsın Yakana gül takarsın Tatlı, tatlı bakarsın Ah kız sen çok hırçınsın (Serdar Sayıl-1982)

Helal Sana Türküm Helal Helal sana türküm helal Üç kıtada varsın hilal Bu ne ilk ne son final Helal sana türküm helal Yürek, iman hep sendedir Akıl, fikir hep sendedir Saygı, sevgi hep sendedir Helal sana türküm helal Bak zorluklar yıpratamaz Bak düşmanlar saldıramaz Şu top, tüfek yıldıramaz Helal sana türküm helal Bayrak, sancak bize kutsal İman, kuran bize kutsal Vatan, millet bize kutsal Helal sana türküm helal (Serdar Sayıl-1998)

Farzet Farzet gönül bahçesine sevgi ektim Yeşerip çıkar mı bilmem Ne dersin canım Farzet aşk diyarına yolcu oldum Dönüşü olur mu bilmem Ne dersin canım Farzet sevgi fırtınasına konuk oldum Beni misafir eder mi bilmem Ne dersin canım Farzet yıldızlara bakıp ağladım Benim için parlar mı bilmem Ne dersin canım Farzet sevgiye tutsak, hapis oldum Hür, özgür olur muyum bilmem Ne dersin canım (Serdar Sayıl-2005)

Acep Bülbülün firkatı gülden mi acep Güzelin inadı dilden mi acep Dolmuyor alın teriyle bu cep Alaturka sayılmam' ki Kafada durmuyor kep (Serdar Sayıl-1985)

İZMİR ÜZERİNE İlk kurşun anıtın inan şahane Güzelliğine kimse bulamaz bahane Bayraklı, Eşrefpaşa, Basmahane Egenin incisi sensin ey İzmir Taş surlu kadife kalen ayakta Şehit kanı vardır bu bayrakta Efemin naşıda bu toprakta Egenin incisi sensin ey İzmir Atam ki yunanı denize sende döktü Söyle Türkün bileğini kim büktü Söyle dağlarına duman mı çöktü Egenin incisi sensin ey İzmir Meryem ana koynunda yatıyor Efes ki güzelliğine güzellik katıyor Sende akşam güneşi farklı batıyor Egenin incisi sensin ey İzmir Denizin ki pırıl pırıl parlıyor Kaptanların konağına gemileri bağlıyor Sularında balıkların çağlıyor Egenin incisi sensin ey İzmir Fuarın ki dünyada yok bir eşi Bu şehrin bir başkadır güneşi Burada gör insanı, dostu, kardeşi Egenin incisi sensin ey İzmir İzmir ki turistlere duraktır Kışları ılıman, yazları ne de kuraktır Verimlidir toprakları, ne de çoraktır Egenin incisi sensin ey İzmir Seni görmeyen bu vatanı gezmemiştir İzmirlim senden başkası şu yunanı ezmemiştir Hangi ressam seni çizmemiştir Egenin incisi sensin ey İzmir İzmirim ki şehitlerin yurdudur Karşıyaka, kordonboyu aşıkların yoludur Bu serdar da Allahın bir kuludur Egenin incisi sensin ey İzmir (Serdar Sayıl-2005)

OLSUN Aşkın diyarından koşup gelirken Elinde bir adet bir gülün olsun Sevda diyarından koşup gelirken Elinde bir damla mutluluk olsun Elem, keder yakmış, yar yüreğini Yüzünde birazcık tebessüm olsun Zaman değiştirmiş demek çehreni Elinde mazi'den bir anı olsun Aşk denen şarabın var ise canım Onu'da içmeye takatin olsun Aşk denen duyguyu yar çekmek için Derdimin devası ilacın olsun Zamanla aşkımı sende anlayıp Sevgilim demeye bir yüzün olsun Aşk denen derya'ya kapılmak için Yüzmeyi bilen' de kolların olsun (Serdar Sayıl-1983)

SORSAM ACEP SÖYLER Mİ Kİ Senin ile çıktım yola Seni sorsam dağa, taşa Yanımda ki o yoldaşa Sorsam acep söyler mi ki Dağa, taşa inip, çıkıp Köşe, bucak, yere sinip Yanımda ki o güneşe Sorsam acep söyler mi ki Uzun, uzun yollar bizim Bu taş, bu dağ, bu toprak, bizim Yanımda ki o ağaca Sorsam acep söyler mi ki Memleket'ten çıktım yola Dağ'dan taş'tan kaya, kaya Yürüdüğüm o yollara Sorsam acep söyler mi ki (Serdar Sayıl-1978)

RENKLER VE SEVGİ Deniz mavi Gökyüzü mavi Düşlerim mavi Durakladım bir an Gözümden akan sanki kan Şimdi seni düşünüyorum Canım seni seviyorum Gül pembe Umutlarım toz pembe Yanaklarında pembe Durakladım bir an Gözümden akan sanki kan Şimdi seni düşünüyorum Canım seni seviyorum Yaprak sarı Saman sarı Çiçek sarı Durakladım bir an Gözümden akan sanki kan Şimdi seni düşünüyorum Canım seni seviyorum Çimen yeşil Ağaç yeşil Cennet yeşil Durakladım bir an Gözümden akan sanki kan Şimdi seni düşünüyorum Canım seni seviyorum Yarim kara Toprak kara Saçların kara Durakladım bir an Gözümden akan sanki kan Şimdi seni düşünüyorum Canım seni seviyorum (Serdar Sayıl-2004)

YÜRÜYORUM ANKARADA Boynumda kaşkol Elimde eldiven Dışarda kar Kuru ayaz Gönlümde acı Gönlümde neşe Gönlümde sızı Yürümek güzel ankarada Cafeleri bol Döneri meşhur Görürsün kale'yi karşıda sur Gönlümde keder Gönlümde sevgi Gönlümde ah, vah Yürümek güzel ankarada Duraklar kalabalık Otobüsü bol Bir taraf ankararay Bir taraf metro Merdivenleri say bitmez Sevgide insana yetmez Gönlümde acı Gönlümde sancı Gönlümde güzellikler Yüzümde gülücükler Yürümek güzel ankarada Çankaya, kızılay Işıl, ışıl parlıyor Kuğulu park sakin, sessiz Ankara kalabalık, var densiz Gönlümde sevgi Aklımda şiir Nerde üstat, nerde pir Gönlümde ah, vah Yürümek güzel ankarada Ulus, saman pazarı İsmat paşa, bent deresi Hacı bayram türbesi Hisarı, kalesi Gençlik parkı sıhıyesi Kuşbakışı bak anıttepe Atatürk'ü gör içinde Gönlümde sevgi Gönlümde keder Ankara dünyaya değer Gönlümde ah, vah Yürüyorum ankarada (Serdar Sayıl-2005)

Ankara üzerine Esiyor başımda kavak yeli Kızılayda kalabalık insan seli Kimi leyla, kimi mecnun Kimi akıllı, kimi deli Kimi alim, kimi veli Esiyor başımda kavak yeli Dışarıda kar yağıyor lapa, lapa Yol var doğru Yol var sapa Serdar güzeli doğruyu görür Yaşam sonu olan ömür Esiyor başımda kavak yeli Kızılay da kalabalık insan seli Ankara sen ankarasın Neler gördün, neler duydun E söyle kardeş vatan için Kaç taş üst üste koydun Ankaram bakarım sana kıyamam Ne badireler atlattın sen Ne kişiler senin için giydi kefen Yürüdü koçlar, öldü seğmen Kalense taş gibi ayakta Ankaram sancağın dalgalanıyor Serdar sana baktı inan ağlıyor Esiyor başımda kavak yeli Kızılay da kalabalık insan seli Kimi leyla, kimi mecnun Kimi akıllı, kimi deli Kimi alim, kimi veli Esiyor başımda kavak yeli Ankaram sen farklısın sen Ankaram sen canımsın sen Serdar Sayıl-2005

SU TANKERİ Bulmuşlardı bir arsa Temelini kazdılar gece Eş,dost, konu, komşu yardım etti Gündüz, duvarları örüldü Gece de çatısı, çatıldı Adına dediler sonra gecekondu İnsanlar evini yaptı Oturdu içine Ne yol var Ne su var Ne de elektrik Kaçak olarak bağlandı elektrik Yolda zamanla yapılacak belki Suyu ise bir su tankeri getiriyor Sabah'tan millet başına toplanıyor İnsanlar sırada Bidonlar sırada Ara sıra dövüş, kavga Millet dua ediyor su diye Hafta da iki gün su getiriyor Sabahları dört gözle bekliyor ahali Çöpse toplanıyor iki günde bir Bazen gelende olmuyor inan Çocuklar çıplak ayakla Üşümüyor, alışmış sanki Bir bağrışma, bir gürültü Bidonlar sırada seri,seri Geldi diyorlar su tankeri Serdar Sayıl-2004

Kızıyorum diye Kollarım açılsın Rabbime dua'ya Kollarım açılsın Rabbime sema'ya Gidelim bizde jüpitere,ay'a Şimdi ki gibi yoksa kalalım mı yaya İlimse, ilimi öğrenelim Çin'de ise tutup çin'e gidelim Yata, yata bostan büyürmüş Çalış, çalış ilmi yakala Kızıyorum diye sanmayın beni ukala Akıl'sa Allah vermiş bize de Savaş'ta düşmanı getirsen dizede İlim hem bize, hem size de Çalış, çalış ilmi yakala Kızıyorum diye sanmayın beni ukala Gönlüm ki isteği ilmi bulmaktır İslam ki insanı sevgi ile sarmaktır Aşıksan gonca güller dermektir Çalış, çalış ilmi yakala Kızıyorum diye sanmayın beni ukala Serdar Sayıl-1995

Olsan yarim Sazıma nağme Sevgime ivme Mintana düğme Olsaydın yarim Aşkıma tuzak Sırtıma kazak Tertemiz ve ak Olsaydın yarim Gönlüme sen eş Bağrımı sen deş Tavlamda düşeş Olsaydın yarim Serdar Sayıl-2004

Tarla faresi Gözleri minik, minik Kulakları dik,dik İki ayağı üstüne kalkar Minik tarla faresi Buğdayları kemirir Başakları devirir İki ayağı üstüne kalkar Minik tarla faresi Ne durur, ne yorulur Tarlalar ondan sorulur İki ayağı üstüne kalkar Minik tarla faresi Serdar Sayıl-2004

Yeni bir yaşam Günlerden ne gündü o gün Ben işteydim o gün Tarih ise gösteriyordu nisanın 12'sini Acilen hasteneye kaldırmışlar Baldızlar Müzoşumu Sonrası haber uçurdular bana Ne haberdi ama ne haber Heyecanlandım Sevinsem mi üzülsem mi anlayamadım Demişti Müzoşum bana Bu seferde bekleteceğim demişti seni Dedidiğini de yaptı Hastanede gece kuşu olduk Asker gibi sabaha kadar nöbet Gelen doğurdu giden doğurdu Bizim hatun bekledi 13 nisan cuma gününü Bizim nöbet bitti Hemşire verdi elime Erol Emre'yi koçumu Hatunum bir oğlan doğurmuş Baldan tatlı mı tatlı Dedim Müzoşum bal doğurmuş Hastanede o iki gün bitmiş Yeni bir güne oğluşum Yeni bir nefesle başlamıştı Ne mutlu bana Ne mutlu bize Allah'ım sana şükürler olsun Sormuşlardı kim zengin diye Güzel bir hatunum var Müzeyyen Tatlı bir kızım var Hilal Nurtopu gibi bir oğlum var Erol Emre Kim zengin Tabii ki ben 2000 yılında doğan oğlum Erol Emre'ye hitabımdır. Burada ayrıca müzoşum dediğim sevgili eşim müzeyyen açıklamak istedim.) (Serdar Sayıl -2000)

ŞİİRLERİNİZ