RAMAZAN ÇELİK







2-MENEKŞE GÖZLÜM

Seni sende buldum bir akşam üstü,
Manalı gözlerin dumanlı, sisli,
İçimde bulunan garip bir histi,
Adını sen koydum menekşe gözlüm.

Tığ gibi örülmüş güzel saçların,
O masum kalbinde büyük aşkların,
Her gece mehtabın, ilk akşamların,
Adını sen koydum menekşe gözlüm.

HACIBEKTAŞ
Ramazan ÇELİK


7-DEMEDİN GİTTİN Gözlerinden aldım bu cesareti, Gönlümü sana kaptırdım gitti, Seni sevdiğimi sende bilirsin, Sana kalbim açık gir demedin ki... Tüm gizli derdimi ben sana açtım, Dinleyip dinleyip sen benden kaçtın, Bunları unutup kendimden geçtim, Bana bir kelime demedin gittin... Verdiğin azap, çektiğim çile, Senin aşkın beni düşürdü dile, Duymak istediğim bir çift kelime, Bana bir kelime demedin gitti... HACIBEKTAŞ
Ramazan ÇELİK


12-AKŞAMLARI Sabır sayfaların mahsun kalmasın İşten bakışların hiç saklanmasın Çaresizlik yerden yere vurmasın El aç gündüzleri sen akşamları Ne sabahı bildim ne akşamları Yıllarım peşimden bakmakla geçti Uyku nedir hayal nedir bilmedim İmkansız derdime yol akşamları Gözümde damla yaş kaldıysa eğer Sende gel yaşımı sil akşamları Ansızın kapanır gözümde perde Derdime ortak ol bil akşamları HACIBEKTAŞ
Ramazan ÇELİK


13-BIRAKTIN BENDE Yakışık alır mı bilmem söylesem İçime işlemişsin sense derinden Vur artık kalbimi orta yerinden Baktığım her yerde serap görürüm Duygular paylaşmış gözyaşım nerde Ağlayıp durduğum gecelere sor Güneşten kurumuş ilk ve son perde Beni bu hallere düşürene sor Çiçekler sonbahar beklemez solar Bu kervan artık göçemez konar Yağan kar misali düşünce donar Giderken yalnızlık bıraktın bende HACIBEKTAŞ
Ramazan ÇELİK


21-BABAM Yokluğun içimde buruk yaşarken, Kağıt kalem yazmaz sensizlik varken. Anılarla dolu köyüm mahallem, Bırakıp gittiğin günden bu yana. Neye elim atıp nereye baksam Binbir hatırayla aklıma geldin Farkında değildik yaşarken belki En büyük acılar sensiz ilk akşam En acılı günüm kaybettiğim gün En masum oluşum ellerde bugün Bayram günlerinde belli yokluğun Acını yaşarken sürgünüm sürgün. HACIBEKTAŞ
Ramazan ÇELİK


44-ALACA KARANLIK Her geçen gün bizlerden birşeyler alır. Götürür de farkına varamayız. Neden. Biliyor musun, gençliğimizden belki de Şimdilik yalnız değiliz de ondan Öyle anlar kalıyor ki akılda hiç silinmiyor Pekiştikçe pekişiyor inan. Bazen de duygularım sel oluyor gözyaşlarımla Yalnızlığıma karışıyor. Anlatması kolay bir solukta Belki ama Çatal kapıya süzülen puslanmış ela gözlerim Umutla bekliyorum Gelenim yok ama, Güneşin doğmasını Alacakaranlıkta, pencerenin önünde Sam yelinin getirdiği çiçeklerin Kokusunu çekiyorum içime Yalnızlığımı paylaştığım kuşlar Şafak sökmeden hep bir ağızdan öyle ötüyorlarki Seyrederken dalıyorum. Yalnız da olsam Onlarla mutlu olup Hayata sımsıkı sarılıyorum Olumlu bir hal alıyor günüm Bir daha ki şafak sökümünü bekliyorum Alacakaranlıkta... 3-10-2002/Hacıbektaş
Ramazan ÇELİK


47-ERDEM OLUSUN Yıkma gönülleri kırma kalpleri Birgün gelir sende toprak olursun Son pişmanlık fayda vermez insana Bir tut gönülleri erdem olursun Taş mezarlar gördüm gelip geçerken Sende gireceksin geç ve çok erken Saçlarım ağarmış bunu söylerken Sende onlar gibi toprak olursun Neydi ne oldu işte evelin Büyüğü küçüğü sayıp sevelim Şu yalan dünyada varsa temelin Ebedi olursun erdem olursun 24-6-2000/Hacıbektaş
Ramazan ÇELİK


65-YILLARIM Geriye bakarken hep sayfa sayfa Gözümün önünden geçti yıllarım Birinde sararıp birinde soluk Su gibi çağlayıp aktı yıllarım Gençliğimle geçti hep gamla keder Kimisi sır oldu kimisi gider Bırak düşünmeyi biraz ara ver Ağardı saçlarım soldu güllerim Bazen tökezleyip bazen takıldım Yardım için etrafıma bakındım Dostlarıma bir sesleniş yakındım Çağıra çağıra geçti yıllarım Niye karamsarım bilmemki niye Kadir mevlam bir şans verdi gül diye Yazdıklarım kalanlara hediye Buz iken çözüldü aktı yıllarım 18-9-2002/Hacıbektaş
Ramazan ÇELİK


68-ÇARESİZ Eriyorum için için çaresiz Bir mum gibigençliğimle beraber Belki hasret belki acı belki yar Bir mum gibi gençliğimle tarumar Yürüyorum tek desteğim anılar Eriyorum içim içim kan ağlar Belki hasret belki acı belki yar Bir mum gibi gençliğimle tarumar 26-12-1990/Hacıbektaş
Ramazan ÇELİK


82-YALNIZLIK Gözlerim hep boşa mı baktı acaba görmek istediklerimi göremedim mi,soruyorum bazen kendi kendime hüzünleniyorum içimde bir titreme göz pınarlarım yavaş yavaş doluyor Yanağımdan süzülen ılık yaşlar alıp götürüyor beni geçmişe sevdiklerim güzel günlerim aklıma geliyor ama şimdi kimse yok yanımda. Yalnızım varım yoğum bir parçacık yazım yalnızlık ALLAHA mahsus yalnız değilim ama sensiz bu dünyada yine yalnızım Kolay mı oldu sanıyorsun hala alışamadım . Anlatacak kimsem yok derdimi yalnız bıraktın beni boşluktayım Tutacak bir dalım yok .Ölüm dedikleri şey ne kadar kolaymış Sorabilseydin eğer şu yanan kalbime sor. 19-4-2001/Hacıbektaş
Ramazan ÇELİK


83-HASRETİM Bunca yıl gözüme tütüp durdunuz Benimle hergün hep bir oldunuz Umut dolu neşe dolu yurdumuz Elden uzak uzak bakması ne zor Temmuzda gördüm albahar yazı Dağlarda otluyor koyunla kuzu Bunları söylerken unutma bizi Dillerin söylerken yazması ne zor Bağlardan toplarlar ince yaprağı İnsanı kucaklar vatan toprağı Aşılmaz dediğin şu karlı dağı Sıla hasretiyle aşıpta geldim. 24-8-2001/Hacıbektaş
Ramazan ÇELİK


KÖYÜM Doğupda büyüdüğüm yer orası Havasını soluduğum geleneğini koruduğum Bağını bahçesini, tarlasını herşeyini Ekmeğini yediğim yer orası. Bazen çamurda, bazen yağmurda Koşupta oynadığım sokaklarında Neşesinde, kederinde, gamında Bayramında bile yine orası. Gençlik yıllarımın gönül yarası Ne kadar da ayrı kalsam yerimden Geçmişin anıları depreşti birden Nasıl unuturum söyle yıllar geçsede ömürden. Öyle bir tüterki bazen burnuma Gurbetteyim; Rahmetli Yaylacı Dedem derdiki: Ekmeğin hatırına doğduğun yer değil; Doyduğun yer derdide, Desede insan vazgeçebilirmi sevdiği yerden. 29-11-2002/Hacıbektaş
Ramazan ÇELİK


ŞİİRLERİNİZ