OSMAN COŞKUN







Osman COSKUN Hakkinda...

Edirne'nin Keşan ilçesi doğumlu olan Osman Coşkun hâlâ Keşan'da ikamet
etmektedir.

25.02.1986 doğumlu olan Osman COŞKUN şuanda Anadolu Üniversitesi
(A.Ö.F) Iktisat Fakültesi öğrencisidir (Kamu Yönetimi)

Şiirleri Çesitli sitelerde yayınlanan Şair/Yazar Osman COŞKUN 2004 Yılında
çıkarmış olduğu Sen Olsaydın kitabından sonra yayınlanmış her hangi bir
Eseri yoktur...

Çalışmaları olağanca hızıyla devam etmektedir...

Radyo Lavaracı'da Her Cuma Canlı Yayın Program yapan Şair Osman COŞKUN
aynı zamanda www.lavaraci.com 'da şiir ve yazılarını (köşe yazıları)
yayımlamaktadır...

www.antoloji.com Yetkili şairi olan Coşkun burada AŞK DEVRİMDİR
isimli bir grup kurmuş ve grubun yöneticiliğini yapmaktadır.



www.antoloji.com 'daki Şiir Sayfama ulaşmak için lütfen tıklayın...


www.osmancoskun.sayfasi.com




Mahşer Yeridir Senin Olmadığın Şehir... Mahşer yeridir senin olmadığın şehir Koşarım ardın sıra Koşarım ulaşamam bu yaşam zehir Kim görse halimi kaçar çevremden Yanarım senin yürüdüğün yollarda Sen dönülmez yolların yolcusu Bense bu hayatın çaresiz hancısı Kim görse aşkı sarılır Ulaşamam bu yaşam zehir Çekilmez sensiz bu şehir Mahşer yürür üstüme Bırak,yansın bedenim……. Tutuşsun ufka dahil ne varsa Güneş yandı kendi sevdasından Ben kendi sevdamdan Kerem kendi sevdasından Secdeye yattı umutlar Küllerim savruldu göğe Döndüm kendi etrafımda Akşamlar ufka battı Senin gittiğin yollar yabancı Ben bu şehre yabancıyım Bu şehir bana zehir Sen yoksan her mekan mahşer yeridir.. Ferhat koca dağa secde ettirir… Yanmak çözüm değildir Sönmek erdemdir Sen yoksan her ikisi de Anlamsız gelir…………. kaldırım taşı yerine yüreğimi döşedim yollarına Bastın acımadan geçtin üzerinden Aldırma, acımadı canım Sızladı yalnızca Sızladı aşka dahil ne kaldıysa Ömür tükenmek üzereyken sigaramın ucunda Her duman bir keder yüküydü aslında Çare değildi elbet Ama çaresizlik içinde Tek çareydi Dön desem de bilirim etmez fayda Yağmurlar yağar ömür çarkına Döner başım Döner dünya Dönmez yarim ne fayda………….. Aldırma Bu da geçer Ağlamak yakışır bazen seven adama……. Gitmekte vefasıza yakışmıştı ya Basarken yüreğime kaldırım taşı misali Sızlamadı mı yüreğin Halbuki o yüreğin içinde en çok sen varsın….. Sen beni değil aslında kendini terk ettin Giderken yüreğimi değil Aşkımızı aldın ayaklar altına Kaybettin kendinden çok şey Umar sendin Aşk ikimizindi Şimdi hiçlik içinde kalanız Ne aşk kaldı geçmişe dair Ne sen nede ben Hiç kaldı koskocaman Altında kaldık hiçliğin Tek nefeste biten aşkın acısı Ve soğuk bir elveda son nefeste Her şey geçmişte mi özeldi Yoksa geçmiş senle mi güzeldi Senle ilgili en güzel saniye bile Şimdi olmadığın saatte Ağlatıyor beni Saniyeler Saatlere Saatler günlere Günler haftalara Haftalar aylara Aylar yıllara döndü yüzünü Sen dönmedin Öldün mü kaldın mı bilemiyorum Bu son bakışın şimdi göz ucumdaki Yıldızlar gökyüzünün sokak lambası Bense gecelerin şaşkın bekçisi Göz yaşlarım akar gittiğin yollara Biter Her başlayan Al işte,bitti… Konuşlanmış gönlümün tam ortasına İlle de sevda der Kalkıp doğrulmaz Ve illaki spazmı dolayacaktır kaslarıma İnme inecek seven yerlerime Bir daha sevemeyeceğim Sevsem de seni seveceğim Yine senin sevdanla aşık olacağım bir başkasına Bir başkası bilmeyecek bunu Boş ver iyisi mi sen de bilme İncinmek istemiyor anlaşılan gönül Bir türlü açıklayamıyorum işte Karşılıksız sevebilmenin En yücesini yaşadım Şimdi platonik kral ilan edildiysem Üçüncü bir şahsı sevemediğimdendir Yada söyleyemediğimdendir Sen şimdi bir başkasını seviyorsun Ve üçüncü bir şahısta şiir yazıyor anlayana…
Osman Coşkun


Gamzen Kabrimdir Gündüzlerimi çalan bir gönül hırsızı Gecelere bekçi eyledi gözlerimin palamarını Dışarısı uzuyor yıldızlar boyunca Sen şimdi şu kapının ardında olsan da Bir ömürlük uzaklıktasın Bir nefes kadar yakın olsan da Görülemeyecek kadar firarlardasın Burnumun dibinde olsan ne fayda Burun ucu aynasız görülmüyor Ben de kulak arkası yapıyorum Senle ilgili bakışsal açılarımı Bir kibrit alevi kadar kısaydı Yaşama hevesin Fakat tutuşturduğun gönlümün fitili Yanmakta hâlâ Görülecek şeyler hatırına yaşıyorsam bugün Dünler yarın kadar uzaktı Ve her uzaklık burun dibi uzaklığıydı aslında yalan ve yılan yazılış itibariyle benzerler bir birine Fakat alakaları yoktur uzaktan yakından Senin adında Sevda idi fakat yoktu alakan Gül demiştim dikenin de yoktu sözde sen deve dikeni çıktın ne fayda Gülünce yanağında da gamze oluşurdu O gamzeye gömdün bastın üzerime Bir karanfil olsun bırakmadın ezdin hepsini Şimdi ben ecel şerbetini içtiysem Senin gamzende yatıyorsam kan revan içinde Bir bardak gözyaşı döküver kabrime Gülümse… Gece nöbetlerini yıldızlara bıraktım… Derin uykulardayım artık…
Osman Coşkun


Mısra Mısra Azalıyorum... Elem amuda kalkmış kapının önünde Gamzeleri enine vuruyor yüzüme Üstüme yürüyor keder ordusu Kuşkulu bakıyorum ölüme Kuşkusuz yaşıyorken seni Sipersiz kovalarım sevgi kuşlarını Sevmelerim dolanıyor ayaklarıma Dokunma sevdalı yüreğime Al kendini git başımdan Boşanmış duygularım bayır aşağı Senin eserini okuyorum şimdi Alçaklık kitabını yazmıştın bir nefeste Gözlerimde gidişin dolanır hala Ömrümün yarısı yollara düştü kör topal Aydınlıklarda beklerdi seni karanlıklar Umutsuz başlamıştım oysa her sevdaya Ki umutsuzluğumun hakkını aldım Tükenmişlik göğsümde küllendi şimdi 'gel diyorsun; küllerimizden doğalım' zümrüdüanka değilim, küllerim savrulur yola Dağılan küllerden geçmişe, yok fayda…
Osman Coşkun


Bir Şeyler Var,Anlatamıyorum... gece yarılarını yarmak üzereyken zaman ve güneş başkaldırmak üzereyken geceye gözlerime bir siyahlık çöküyor uyuyor muyum,ölüyor muyum ..........................anlamıyorum... kaç kere geldi başıma böylesi kaç zaman avare gezdim bu piç edilmiş şehrin sokaklarında sen o köşeyi dönüp gitmiştin ya her köşe başlarında yangın çıkar ..........................bu şehir ağlar... sensiz geçmeyen zamanlara inat hep senli günleri anıyorum simsiyah masmavi bir hüzün ve adını koyamadığım bir şeyler var ..........................anlatamıyorum...
Osman Coşkun


Eflatun Renkli Bir Gece Yarısı eflatun giyinmiş bir gece yarısı aklıma sen gelirsin memleket gelir nefesini duyarım kulak arkamda seni severim .................anlarım... gece yarılarım eflatun kokar ben siyaha özenirim saçın gibi gözün gibi kaşın gibi siyaha adın gibi bir gece yarısı seni severim ...............anlarım... anlamdışılıkdan öte birşeydir bu ölüveririm aklıma sen gelince... seni severim seni sevmeyi severim bir gece yarısı ..................anlarım en güzel en aydınlık günler gibidir ...............................adının anlamı siyah bir tek geceye bir de sana yakışır... bir iki hece var adında adını hecelerim adına şiirler yazarım hece vezninde seni severim .................anlarım her gece yarılarım eflatun kokar ben gözlerini ararım siyaha hasret kalırım siyah geceye bile bu kadar yakışmaz ...............................anlarım... gece yarıları eflatun giyinince sen girersin odadan içeri bütün kapılar açık sana ardına kadar habersiz gelirsin hep büyük ihtimal sen beni sevmezsin... ve belki de kim bilir benden habersizsin... eflatun giyinmiş yine gece ben seni severim ......................anlarım... Şeniz'e
Osman Coşkun


ALDANIK BiR GECE hoşgeldin yâr niye geç kaldın ki elim niye mi çenemde hiçççççççç öyle dalmışım işte bunları mı soruyorsun yok yok şiir değil karaladım biraz sonra yakışmadı diye ismine elim gitti çeneme yaşadıklarımız gibi değildi geleceğimiz gibi hiç değil geçmişte kaldı gelinlik provaları gelecekte biçilmiş bir pırıltı var oğlumuzun ismini bulacaktık sonra gözlerine dalacaktık nasıl desem sende biraz işve bende de umut var işte biraz bizden bahsetsen yeni bir dünya dikerim düzene .......... dağınıklığım mı? sorma be gece gözlüm sadece geceleri gelirdin ya unutmuşum üzgünüm! şimdi anam bağırır çayını al diye elim düşer şakağımdan sonra belinden sonrası yine yalnızlık işte eski bir geceden kalma eski bir hece kadar kısa hayatta ...........................bir hayalden kopar ...........................diğerine düşerim kördüğüm '''''''' bu bardakta bitti anaaaaaaaa ''''''' yeni bir dize aşkına doldursana!
Osman Coşkun


ŞİİRLERİNİZ