FİTNAT AHRENS






06. 11. 1963, İzmir doğumlu yazar,
İlk ve orta okulunu Avusturya'nın Voralberg bölgesinde tamamladı. Daha sonra İstanbul'da
kendisinin de rol aldığı " Murat Açan" ve "Tatlı&Acı" Tiyatrosuna sahne oyunları hazırladı.
Rock müzisyeni Asım Can Gündüz'le hazırladığı "Rock Konserleri" arasındaki üç kişiden oluşan
tiyatrolarına parodiler yazıp, bu oyunları İstanbul'un Lunapark Gazinosu'nda ve Ankara
turnelerinde sahneledi. Rock gurubu Kramp'a, Lan'Noldu albümleri için müzik sözü yazdı.
Kendisi 1989 dan bu yana Almanya'nın Bavyera Eyaleti'nde yaşamaktadır.

Almanyadaki etkinlikleri:
Yerel Türk gazete ve magazinlerde (Yeni Posta, Atlantik, Merhaba,Vizyon) masal ve hikâyeleri
dışında şiirleri yayınlandı. 1996 yılında şiir, müzik sözü ve iki kara mizah-gerilim hikâyaden
oluşan "Ölümün Dansı" adlı karma yapıtını kitaplaştırdı.
Öykü çalışmaları yanı sıra, yazar 2006 yılından bu yana bir göçmen çocuk tiyatrosu için,
"İnternational Kinder Theater INKI" Entegrasyon sorunlarına çözüm amaçlı metin yazarlığı
ve tiyatro öğretmenliği yapmaktadır.

19 Mayıs 2008, Almanya Türk Öğretmenler Federasyonu (ATÖF), Hürriyet Gazetesi ve
Türkshow Televizyonun düzenlediği, Avrupa'da bir ilk olan büyük edebiyat yarışmasında
Öykü dalında "Kapalı Sandık" adlı Korku-Mizah öyküsü ile mansiyon ödülü kazandı.
2001 yılından bu yana almanca ve türkce dilinde yazdığı 220 sayfalık fantastik yönlü
eserinin almanca versiyonu
"Destina im verborgenen Reich der Dschinnen" 19.01.2009 Iatros Verlag tarafından yayınlandı.


Fitnat Ahrens yeni kitabı

Destina

Cinler Diyarında

Kutsal ışık halesi


Özet

Destina isminde onüç yaşlarında bir genç kız, kendisini birgün ansızın cinler diyarında
buluverir. Destina'nın geldiği yer Allah'tan iyi bir cin halkı olan Asra cinlerinin vatanıdır.
İnsanlardan çok değişik bir zaman kavramına sahip olan cinler, aynı dünyada ayrı boyut içinde
yaşamlarını sürdürmekte ve değişik elementlere ayrılan çesitli cin halklarını oluşturmaktadırlar.
Destina´nın bu diyardan evine geri dönebilmesi için Sarhin adında bir maddeye ihtiyacı vardır,
fakat ne yazık ki bu madde çok tehlikeli bir bölgede bulunmaktadır. Destina´nın cinler diyarına
gelişi, iyi ve kötü cin halkları arasında büyük kargaşa yaratır.

Destina cinler alemine tesadüfen değil, gök güçleri tarafından seçilerek, Tanrının kurtuluş
planı olan "Işık halesi"ni kurması için gönderilmiştir. Çünkü, çoğu cin halkının bilmediği
gizli bir ateş cini halkı, dünyayı ve cinler diyarını ele geçirmeye çalışmaktadır. Kötülüğü
İstanbul´dan Kapadokya´ya kadar yayılan bu cin halkının kralı İblimenha, insanlığın beynini
yıkayacak bir zehir icad etmiştir. İblimehna´nın değerli bir parfüm gibi şişelere koyup
insanlığın kanına girmeyi planladığı bu zehir, öldürmemekte, fakat o zehri koklayan kişi
İblimenha´nın emri altına girip, gözünü para bürüyen aç gözlü bir caniye dönüşmektedir.


Özel Websitesi:

www.fant-asya.de


  

  Kitabı bu adresten temin edebilirsiniz:

  www.iatros.verlag.de





ŞİİRLERİ


Ölümün Dansı

Son son olmaktan akıp gider
Büyükler küçülür,
Küçükler büyür boyuna

Uç uca eklenir bilinmezler
Yansımaların değişiminde
Son son olmaktan akıp gider
Akıp gider değerler
Seslerin değişiminde
Dönüşümünde renklerin
Parçalanmış ay gibi suyun yüzeyinde
Ölüm dans etmesini bilir

Bilir kurtulmasını sonsuzluk
Bütünleşmesini karanlık
Bilir de güldürür bizi acıyarak
Kendi halimize
Koşturtarak bedenlerimizi
Zamanların peşinden
Deli divane
Sarılırız sorulara,
Bulduğumuz cevaplara
Boğuluruz yanılgılarımızda

Fitnat Ahrens


Garip Aşk Sokak aralarının Karanlık köşelerinde Çöp karıştıran Kedilerin asaletiyle Seviyorum seni İstanbul...
Fitnat Ahrens


Zamanın Solmuş Yaprakları Zamanın yapraklarına dalsam Balığa çıkar gibi, ellerimde olta Önümde çarşaf gibi bir deniz, Ardımda yıkıntılar ve İstanbul Birden atsam kendimi denize Orhan Veli misali Bulabilir miyim ki hürriyeti? Hürriyet dedim de, Sevda yosunlarına takıldı ellerim Boğazmış, kavaklarmış aldırmadan Çekip gittim Gamlı sandalların kırık dalgaları Dizini döven anneler gibi Çığlıksız ağızlarıyla bağırdılar ardımdan Gülüp geçtim Gel gör ki, Derin kuyusunda yaşamın Su götürmez inatçılığımla Yenik düştüm Artık hangi kıyıya vururlar beni? İçi boş kalmış defterlerim Yağmurlardan başka Yaşanılacak semt yoksa Aslında, Zamanın o yaprakları solmasaydı, Anlamazdım belki de hiç sevilmediğimi Hayatın bir çılgın fırtına misali Delice gelip, geçtiğini Gel gör ki, Derin kuyusunda hasretin Su götürmez pişmanlığımla Bitik düştüm Hüseyin Avni Dedenin ayakkabısı yırtıksa Bir bardak şaraba satıyorsa şiirlerini Hasta olsa, Onun İstanbulu var Benim kimsem yok ki Oysa, İstanbulda olsaydım yanına gelirdim Mahzenine iner şarap içerdik beraber Belki de hiç kimsenin sevmediği birisini, Şiirlere uysun diye severdin...
Fitnat Ahrens


Orhan Veli´ye Güzel olmalı dinlemek Gözkapalı istanbul´u Duymak tanış kelimelerle Sucuların çıngıraklarını Burada istanbul yok Gözlerim açık da olsa Karanlıktır gördüğüm Dostum Orhan Burada düşünceler kördüğüm...
Fitnat Ahrens


Gece Yarısında Götürün Artik cicekleri Evler bos Vazolar kuru Ölüm kadar sari agaclar Gecmeyen zamanda Kilit üzerine kilit Hürriyet kurak topraklar gibi Sen olmayinca. Götürün artik bayraklari Savas cikmis Sabahla baslayan ates Durduramiyor yanlizligimi Yeseremeyen baharda Alnim ölüm kadar sari Götürün artik Yesil mühürlü kitabi Okuyan okududa ne oldu? Parcalanmis bedenlerine basarak cocuklarin Kurmadilarmi yarinlarini? Dogmayan ayin ardinda Mihlanmisken zaman Duygularin kontrolü cok zor Hele yalnizken, Gece yarisinda sensiz Hele yatakdayken...
Fitnat Ahrens


Sormak İstesem Soramaz mıyım ki? Gözlerimi deler çivi yağmurlar şehitler gibi çoğalır yerdeki karanfil kim için ezilir sormak isterim soramaz mıyım ki? Köprü altı yalın ayak koşarım nemli kanallarda denizde balık kaça satılık sormak isterim soramaz mıyım ki? ellerimde boşluk köşe kapmaca kim leş kargası, kim atmaca kaç gazete bir ölüyü örter acaba sormak isterim soramaz mıyım ki?
Fitnat Ahrens


Schamane Die Trommeln zogen mich aus der Grube der Verlorenen Bewahrer des Friedens im Chaos Seine Hände sind sehr groß Aber die Krallen der Wunde sind mächtiger Sie lassen mich nicht los. Wann kann ich wieder gehen Zauberer? Wann kann ich wieder sehen?
Fitnat Ahrens


Der Djinn Weit ist die Nacht Unterhalb des Lichtes Herrscht die Leere Schattentänze Berauschen die Seele der Wüste Gedanken fliehen Hinaus ans Meer Dort, wo die Gelüste toben, Schlägt die Mondstunde. Der blauhäutige Djinn Kämmt seine Haare ins Schwarze Seine Mandelaugen Sind wohl beschminkt Er streckt seine vielseitig begabten Hände Aus dem Atem der Dunkelheit hinaus Ein Hauch über die Grenzen Dort, wo die Gelüste toben. Die Wüste lebt Durch seine Tänze...
Fitnat Ahrens


Würdest du mich lieben? Wenn ich dir sage, ich bin ein Mensch, würdest du mich lieben? Wenn ich dir von meinen gelegten Bränden, und dem, was ich in Brand gesetzt habe, erzähle auch von den Kriegen, die ich im Namen der Freiheit führte? Von denen die ich kaltblütig erschoss, und von den Plünderungen die ich genoss - würdest du mich dennoch lieben? Wenn ich gegenüber dir Gott erwähne, würdest du mich verstehen? Wenn ich von meinem Hunger und meiner Unersättlichkeit von meinen Moscheen, Kirchen und Klöstern von denen, die ich fütterte und von denen, die ich verhungern ließ, erzähle - von all meiner Durchschaubarkeit unter der Sonne? Wenn ich an allen Sternen vorbeirasend zu dir komme - würdest du mich willkommenheißen ? Mit meinen Kanonen, Kugeln und all meiner selbstsüchtigen Lebenseinstellung ? Mit einer Liebe, die nur sich selbst liebt? Wenn ich, wie der Tod selbst, vor deinem Tor stehe und dir sage: "ich bin ein Mensch!" Würdest du mich lieben?
Fitnat Ahrens


ŞİİRLERİNİZ