FİKRET ŞİMŞEK





http://fikosimsek.sitemynet.com/AGRI (kendi özel websitesi için tıklayın)




Çocuk ve Zerre/ felsefe


.../ ışık olan Nietzsche.. o büyük felsefeci..
iyi ki yaşamış bu dünyada..
yazdıklarını kendi düşüncelerimle harmanladım..
onu okumasam bunları yazamazdım..
tesekürler Nietzsche...



....

"tükürüklerin arasında hiç gülen var mı ki ?
gökte sönmüş yıldız parlar mı?"

----

güneş tanrının hediyesidir dünya ya..
hava da öyle.. bedava.. bildik mi değerlerini?

altın hediye verilir.. kıymetlidir
alan da.. veren de sevinir..
tıpkı güneş de öyle değil mi
nasıl gülüyoruz.. o gökte, biz yerde..

nasıl seviniyoruz görünce cemalini
güller açıyor yüzümüzde..
altın da güneş rengindedir
parıl parıl parıldar..

altın çok derinlerde kıymetli
tenekelerin ne ki değeri?..

sen, tükürüklerin arasında durma
ışıkta aydınlığı bulacaksın
karanlıkta kaybolursun
sakın karanlıkta kalma..

ışık hedefin olsun.. sakın koş..
koş çocuk.. hiç durma..

çok yükseklerde akar billur dereler
insanların kirletemediği göllerde
yaşar o renkli alabalıklar..

uçurum çiçekleri
kartallar ancak uzakları seyreder..

buzların altında kardelenler açar
meleklerden alırlar rengini..

sen eyy cocuk! korkuyorsan
alçaklarda kalırsın..
korkma.. daya göğsünü fırtınaya
hadi çık dağların doruklarına..

yollar kalmadıysa yollar yap kendine
hadi durma .. al kazmayı eline..

hadi yürü çocuk
hadi coş
durma sakın koş..

uçmayı öğren, bıkmadan.. hiç yılmadan
tırmanmayı öğren.. yükseklere çık..
bulutlar başını okşasın
rengarenk uçurtmanı kasırganın kanatlarına tak..

püsküllerine bağla yüreğini
mavilerde süzülsün.. uçsun
gökte güneş gibi gülsün..

zayıflar aşağılarda.. alcaklarda kalır..
korkuyorsan, uçamazsın bulutların üzerinde
şahikalarda başın döner.. duramazsın..
gözlerin kararır.. elerin yanar..
yıldızları toplayamazsın..

yıldırımlar düşüyor şimdi..
hadi iç.. iç huzmeleri
dudakların yanmayacak korkma..

alçaklarda yamuk odunları yakıyorum..
düz okları fırlatıyorum hedefe..

hadi be güzel çocuk.. hadi
durma sakın.. hadi bin melek kanatlı atına..
uç yıldızlara..

heyy!! sen!... sana söylüyorum..
duyuyor musun….?

………….!

"Büyük elbiseler içinde durdular...
hiç görünmediler.. kayboldu cüceler...! "

….

//F.Ş//zerre//

20/11/2004




Zirve ve Zerre dağların kokusu sinmiş üzerine münzevi bir adam, yürüdü sessizce... sağında solunda melekler vardı hayal miydi .... yoksa gerçek mi ? yakında da uzakta da; hiç görünmedi durdu zirvede........... . . . zerre

DEMİRCİ Hey demirci! Körükle ateşi Dünya eğrilerle doldu Kızdır demirleri Yatır örse Vuracağım tokmağı Düzelteceğim e ğ r i l e r i ... ...............

TANRIM Hadi, bir anlaşma yapalım; Sen meleklerini yolla Ben kötüleri Degiştirelim yerlerini... ......... zerre

Çıplak savrulmalar Dağların eteklerinde Sessizliğin içinde kurdum çadırımı Ay gibi çırılçıplak bir sevgili…/fütursuz Sarmaşıklar sarıldı gecenin sessizliğinde Özgür olmanın mutluluğunu yaşadım... Şahlandı arzular Buzlar yandı Eridi derinlerimde… Nurlarıyla ak Yıkandı yüreğim Ay ışığında Çıplak umarsız Kıvrım kıvrım Girdi kuytulara… Tabular yıkıldı… sınırlar silindi Arsızca, solukları çıldırtırken Aşkın buğusu yükseldi bulutlara Sıcacık döküldü kadeh kadeh Dudaklarından içtim arlarını Güzelliğine bittim Gözlerine girdim Gece dinledi iniltileri… Yeni doğan günü karşıladık şahikalarda Güneşin doğuşunu seyrettik Yıdızlar bir bir veda ederken Hiçlikte kaybolduk… …………………..özgürce…..… zerre 5/1/2005

Ay ışığında aşk Karalar ay ışığını Ben dudaklarını emdim Gece ceset gibi sessiz Göl durgun Biz yangın Ay ışığında çılgın Beyaz bir kısrak Durdu çıplak Kasığında gergef Nakışları güzel İşledim ilmek ilmek Terli bedenlerimize Çiğ taneleri düştü Dereler çağladı Ayın şavkı üzerimizde Yıkandı ruhlarımız Gece uzun uzun dinledi Sessizlikte çığlıklar Söndürdü aşk ateşini…. Zerre 14/1/2005

Avare Kokusunu çektim Kılcal damarlarım titredi Doldu içerim, hissetti h ü c r e l e r i m... Rüyalarımın en güzel kızıydı Geldi…alev alev, yandı heryanım Canımda saklım zambağım Sol yanımda, en derinde kalanım... Hiç kıyamadığım, güzel çiçeğim Ne sesini duydum, ne de kokunu Sessizce h ı ç k ı r d ı m Bil sen bunu... Karanlıktı, kimse de yoktu Kaldım uzaklarda... Aylardan haziran, gülüyordu güneş Sessiz bir vadide, açtı beyaz beyaz. Gülerek coştu ceylan gözlü Koştuk vadinin derinlerine Giriverdik tenha kuytu yerlere… . . O_ b a n a_ b e n_ o n a… O l d u k_a v a r e……….. Fikret Şimşek zerre 19/12/2004

Gecemin Yıldızı beyaz bir çiçekti Karanlığın içinde, ince ve narin... kavrulmak en şahane ölüm oldu ve ter içinde fırtınada uyanmak... en parlak yıldız yandı karalarda kaybolduk derinlerde bana teslimdi güzel tin istila ettim geceyi alevler sardı her yanımı ipek gibi kayarken elleri yıldızlar yağdı üzerimize... volkanlar patladı çığlar döküldü gecenin en sessiz anında püskürdü lavlar... çiy taneleri karaları öperken......... ..........................................ahh!...... Fikret ŞİMŞEK 18/12/2004

RAKKASE Doğudan esen rüzgarla Yılan kıvrılmalar sardı etrafı En güzel dansıydı sunduğu Geceyi salladı , oynadı rakkase ... Oryantal nağmeler yayıldı geceye Beli incecikti , göbeğinde ben Kıvrak edaları işveli ... Bakışları yapıştı gözlerime İçim titredi , ürperdim Savruldukça mavi tüller Açıldı rakkasenin beyaz teni Döküldü nar taneleri Pırlantalar saçıldı her yana ... İstiridyede inci gibiydi ,saklı hazinesi Maviye takıldı bakışlarım İç çekerek ah! diye yanışlarım ... Rakkase bitirdi dansını ________Sırılsıklamdı … Gecenin nefesi yalıyordu sahili Rakkase kıvrıldı kucağıma / avare Yanıyordu , oldum ben pervane Çekti , aldı beni ateşine Yakamoz denizde ışıl ışıl Ay denizi yaktı , rakkase beni ... __________Yandık ! Mavide ateşler Bende alaz savrulmalar Sahilde rüzgar , devlerin nefesi ... Şehvet kokuyordu rakkase Öptüm çılgınca her yerini Denizi içtim dudaklarından Geceye karıştı inlemeleri Dalgalar vururken kayalıklara Saçıldı kumsalda rakkase ... _________Açıldı istiridye .... ….. …. … .. . ..... Karınca _ Fikret Şimşek _ Zerre

BEYAZ SEVDA dün gece seni gördüm rüyamda deniz miydi baktığım yoksa senin gözlerin mi mavilerin kaldı benliğimde... __derin derin... _____ahh! be sevgili..! beyaz beyaz sen miydin sarıldığım_____ yoksa dalgalar mıydı köpük köpük... akşam oluyordu ufukta güneşin batışı bulutlarda yangınlar Sen ve ben Sahilde uzanmışız ____çırılçıplak... esen yel miydi yüzümü okşayan yoksa nefesin mi sacların boynuma dolanmış yanakların alev alev ahh! bir de dudakların _____özgürdük işte fırtınaydı kopan bir sesle irkildim fırladım yataktan ter içinde kalmışım penceremmiş o vuran bense yatakta... __________sırılsıklam... zerre

GülüVer Nasıl da severdin Bebeğim derdin Gözlerinin içi gülerdi Ayırmazdın gözlerimden Hiç bıkmadan bakardın Kaybolurdum gözlerinde... Sokulurdun usul Dağlarımdan çığlar düşerdi Çavlanlar...gürül gürül Akardı vadilere Gülleri dökerdim üzerine Sense yıldızları Alevler sarardı her yanı... G ü l ü_Ve r i r d i n Yanardım mum gibi Ezberini okurdu ellerin Fersah fersah Çıkardın şahikalara... Koşmuş atlar gibi solurdun Sonra Sarılırdın sımsıkı Damla damla inerdi yaşlar Meme uçların ıslak Yalardım vahşice... Kokunu çekerdim içime Yıldız saçların savrulurdu Başın bir o yana... bir bu yana Sürerdi ateş dansı Sürerdi gece değin... Kasırga olurdun... Eserdin deli deli Alırdın benide Uçardık bulutların üzerinde... Akşam olıunca Göllere dağların şavkı vurur Yıldızlar ışıl ışıl Göz kırpar geceye Gökte ay Yanar mavilerde Gecemde ates Her yerde alev... Ah neydi o yanmalar Delice inlerken Ah ah... diye... Ölmeler ................... Fikret Şimşek 7/1072004

GECE ve BEN Sokaklar sessiz …/ s ü k u t Beyaz kardelenlerdi savrulan Çıt yoktu , yürüdüm Rüzgarın uğultusunda Şarkılar söyledim Karanlığı yırttı sesim Sokaklar kimsesiz .../ b o ş ... Kuşluk vakti kısa molada Karanlığı kuşandım Geceyi taşıdım sabaha Girdaplarda dibe vurdum Kasırgalarda savruldum Ağaçlara , direklere sarıldım Boynuna dolanmalıydı kollarım ... Bulutlarda yine yaş Yine çöp kaçtı gözüme Ben ve gece arap saçı olduk Dolandık sabaha dek ... Sokaklar gelinliğini giymiş Saçaklarda hançerler Gece bıçak gibi keskin Karanlığı çiğnedim adım adım Seni çektim ciğerlerime Hasret içtim gecenin karanlığında ... Ü ş ü d ü m Y a l n ı z d ı m A l a z k e s t i m ... G e c e v e b e n Dolaştık sabaha dek Vurgun yemiş sünger avcısı gibiydim Tan yeri yangınlarım oldu ... Yalnızdım ama hiç umursamadım Şimdi gitmeliyim ... / v a k i t ! Sen yoksun ! Karanlık vedalarda Yeni doğan gün ; merhaba ... merhaba .... ..... Zerre – Fikret Şimşek

___DİNGİN VAKİT__ İki yüz altmış promili aşmışım Yine deli deli esiyor zaman Yine alaz savrulmalar Kahroluşlar Karalar Ah!..Kan!... Çiy vakti bir başıma Dolanıyorum iskelede Deniz ne güzel…/mehtap Vurmuş yakamoz Gümüş parıltılarda Yanıyor yine maviler... Yıldızları seyretim Ay yüzünü gördüm Dolunaya bakıp... O gökyüzünde, Ben iskelede İkimiz de yapayalnız Duruyorduk sessiz, _______Kimsesiz... Serçe kırılmalar Şarap rengi yayılmalar... Tan yeri yangınlarım oldu Ateşi vurdu yüreğime... Gecenin karalarını çektim ciğerlerime... Kuşluk vaktine yakın Dingin zamanları bekledim Seni getirmeliydi yeni doğan gün Üstünde siyah manton olmalıydı Hani, giderken giydiğin... Savrulmalıydı rüzgarda yıldız saçların Sarılmalıydım doyasıya Boynunda halkalanmalıydı kollarım... Çıldırmaz mıydım o an Bağırmaz mıydım mavilere... Martılara söylemez miydim İşte, ay yüzlüm, benim aşkım _____“Sevdiğim geldi“ diye Haykırmaz mıydım Güzelliğin öldürmez miydi beni Beyaz bir kısrak gibi durunca sen... Geceler boyu Yanmaz mıydım ateşinle... _____Ah! .....kahretsin! Sen ey! evrenin en güzel kızı! Zamanların en berbatı Yüreğime düşen cemrem Gel be ay yüzlüm, ___deniz gözlüm Gel de yakalım efeler gibi konakları... _____Kahretsin! Omuzlarım düşük bekledim Beş kırkbeş vapurunu Ufukta görününce İrkildim, dirildim birden ... İşte , yine aynı heyecan Yaşayacağım tekrar o ânı Belki bu sefer dedim... Yanaştı vapur İndi yolcular Bir bir geçip gittiler önümden... _____Yoktun!... Ah!..........yoktun _____Vuruldum! Öldüm ben yine!... _____Kahretsin!... Yine çekildim kenarlara İçimi çeke çeke hıçkırdım Yaralarım depreşti _____Sızladı _______Kanadı Kan damladı iskeleye ... _____Kahroldum!... Cemreler düştü, kaç mevsim Kaç bahar geldi geçti... Yüreğime düşen cemremdin sen Ne güller açtı Ne de bülbüller öttü... Karaları çiğnedim çiy vakitlerde Umutlarım kara bulutların ardında kaldı... _____Gündü Ne ışık vardı Ne de ısıttı beni güneş... Her yer karanlık Katran karası gibiydi Yine ağladım... _____Gelmedin ya... ________Gelmedin! Omuzlarım çökük Yürüdüm ağır ağır İskelede aktı göz yaşlarım... Belki bir gün diye Dingin vakitlere kaldı umutlarım.... /............ Gece karalarına çiy taneleri düşerken, aşkımı arayacağım, sevgimi taşıyacağım dingin vakte... Tan yeri yangınlarında yine iskeleye ölmeye gideceğim ... ölmeye...! Zerre Fikret Şimşek

Mavilerde acı günün erken saatleri okyanus sakin insanlarda sevinç güneş gülüyor... derinlerde yarıldı toprak birden çekildi sular sonra döndü dalgalar devlerdi sahile yürüyen... aldı maviler yüzbinleri güneşe veda etti yitti canlar... bir anne kucağında bebesi talan olmuş heryer mahşeri yaşıyordu evlatları kayıp yüzünde o acı feryatlar dövünmeler... ahhh o çaresizlik! okyanus hep verdi maviler güldü o gün kapkaraydı... şimdi sahilde yüreklerinde yangın öyle sessiz mavilere dalmış çaresizce bakıyor insanlar... ne güneş gülüyor ne maviler bulutlar dolu sağanak yaşlar… kapkara uzaklara bakıyor onlar uzaklara… çok uzaklara……………….… … zerre 17/1/2004

Ceylan ve Avcı ceylan koşuyordu sevinçle çıktı yükseklere tertemizdi hava güneş de, o da gülüyordu... billur gibiydi dereler akıyordu gürül gürül etrafta dağlar ceylan susamıştı indi derenin başına tam eğildiğinde içmeye „güm“ diye bir sesle irkildi tam böğründen vuruldu... hain avcı koşarak geldi yerde yatıyordu ceylan, yaralı güzel gözleri yaşlı birden dile geldi; „susamıştım içemedim suyuymu hain avcı, sen ne kötüsün vurdun insafsız… annem beni arar simdi“ başı... sonra devrildi yan tarafa avcı sevinç içinde yüklendi ceylanı yanında soluk soluğa köpeği kanları kaldı derenin kenarında... dere cağladı... ağladı ardından ah yazık! suyunu içemedi ceylan... zerre Fikret Şimşek 22/1/2005

Puşt bu kader sen yoksan karalarda kaldımsa bir başıma ah bu uzaklar…/gurbet kahreder yokluğun beni dudaklarını öpemiyorsam gözlerinde eriyip ölemiyorsam yuh olsun sensizliğe! bu kadere... yuh olsun! dellendim ben yine isyanım yokluğuna asiyim! böylesi puşt olmuş bu kadere… niye kirli paslı bu hava akrep gibi sinsi yandan yaklaşışlar yılan sokuşlar cadı kazanlar kaynıyor etimi kesiyor kör bıçaklar pare pare yüreğim canım acıyor… gülmek bize haram kahır dolu uzaklar yazılmış kader gökyüzü kapkara dinmiyor sağanak zulalarında hayatın deprem… mavi mı kalır bize güller mi açar böylesine zemheride kırbaçların izleri sırtımda gaddar …zalim… insafsız hoyrat haykırışlar… ahhhh! Vurulmak! en hain gecelerde! …./dağlardaki göller kadar yalnız… sessiz… ellerimde uçurum çiçekleri… bekledim kapkara gecelerde… bekledim mavileri... ... zerre 22/1/2004

ÖZGÜR TİN ...../İçimdeki çocuk… Uçtu mavi beyaz bulutlara... Şahinler, yareni oldu... Haykırdı suskularını... Kimse bilmedi ağladığını dağlarda... Yalnız melekler gördü hallerini… .... Efsane bir dağdı Şiran. Çağırdı, vardım… Üzerinde beyazlar, Şiran’ın meleği Karşıladı sisler içinde beni… Saydam tabakayla kaplıydı Şiran Meleği e c e Geldi s e s s i z c e… Buzların üzerinde Sarıldık sımsıkı Nurlar yağdı üzerimize Orada ö z g ü r t i n Orada sen! sen! sen!... Çavlanların sesi Boğdu sessizliği Sıcacık esti rüzgâr Kavruldu tenler Buzlar eridi Bitmedi s e v d a... Orada başladı o dans... Şiran Dağı´ndan arşa yükseldi… Ölümsüzleşti a ş k........ … Fikret Şimşek zerre

GÜLSELİM asil kardelen açmış derenin kenarında meleklerden almış rengini şahikalara vurgun gülselim dağların en güzel kızı... geliverse yine o serçe tıklasa pencereme kara bulutları kovupta yansa yine gökte şimal yıldızı... bir ses olsa dağların sesizliği gibi can olsa gülse gülselim ... bahçemde açsa açsa rengarenk güller... gülselim; "canım... en canım" deyip alsa beni yüreğine bir dağ olsa dursa karşımda tam da zamanıydı tırmanmanın kardelenlerin seyrettiği şahikalara varmanın.../zamanıydı zamanıydı içimdeki suskuları uçurumlara haykırmanın… gülselim yüreğime aksa aksa... çağıl çağıl çağlasa o serce ötse ötelerde… derenin gürüldeyen sesinde anamın kucağında uyur gibi mışıl mışıl uyusam sessizce... "..../asil kardelen şahikaları seyrediyordu... meleklerden almış rengini... güldü bana... gülselim aktı dereler gibi..........." ----- Zerre

**cenin** ......./yıldızlarda başladı efsane... .... ve o büyük yangın fırtınada dinlendi... açtı beyazlarda kardelen... c e n i n zirvede demlendi... vurdu geceye göktaşı yandı buzlarda alevler sardı... düştü gecenin rahmine haykırdı ağrım ... şafakta nar kızıllığı doğdu yeni gün ... sevgi... ........aşk... ............cenin... d o g d .......u z e r r e..................... Fikret Şimşek

Siz ah! o gözlerine vurulduğum güzel gözlü ceylanım koştu dağlarda derelerden iksir gibi sular içti sonra gitti…gitti uzaklara.. bir daha da hiç gelmedi bir şahin uçuyordu yükseklerde doyamadım seyretmeye_ siz! zirvelerin üzerinde koşan ceylan mavi bulutlarda süzülen şahindiniz.. öyle güzeldiniz söz verdiniz .... hani gelecektiniz? ahh siz! ne kadar da vefasızsınız gelmediniz.. karalarda uzaklarda şimdi bir başımayım.. sessizlik hakim şimdi çıt yok gecede.. yıldızlarla transa geçtim samanyolu ne güzel onlar yalnız ben yalnız gecenin gözleriyle bakışıp duruyoruz.. hazan geçti artık dün ilk karda yağdı şimdi soğuk dışarda ayaz.. ensemde devler soluyor dalgalar dağ gibi siz yoksunuz.. gülüyordunuz ne de güzeldiniz hani beni de güldürecektiniz „ceh“ deyip gitiniz bir daha da hiç gelmediniz.. şimdi hayaliniz gözlerimde bir de veda edişiniz el sallayıp gidişiniz.. hani çok seviyordunuz? ahhh!! ahhh!! gelmediniz öyle uzaklarda kaldım yollarınıza baktım sol yanımda kaldınız ah be sevgili siz gelmediniz.. fenerler geceyi aytınlatıyor sokaklar boş bir ıslık tutturdum öyle nostalji bir şarkı; „aşk oyonu bunun adı ayrılınca kalmaz tadı „ (*) şimdi kara bulutlar homurdanıyor gelmediniz ... onlar da gücendi size başladı sağanak ... ahhh! g ü l s e l i m siz ne kadar güzelsiniz ………….. (*)erkin koray ´dan bir şarkı . … zerre 13/11/2004

KAN ve KARDELEN ben zerre davam belli davam erdem “rengim insan... “( * ) kestim damarlarımı hadi için... için dayayın ağzınızı../emin başımda şimşekler önümde yıldırımlar beyaz gömleğim kırmızı akıyor kan... yürüdüm uzun yollarda yine dağlarıma... şahikalarda çığlık çığlık içimdeki suskuları haykırdım inledi dağlar... anam gibi seven yok! _gülselim sen gel maviler gülsün karalarda kaldım gel_ beyazlar aklımı aldı açmış kardelenler yapraklarını ben zerre, sarıldım sımsıkı ellerimde kan... düştüm şahikalardan uçurumlarda savruldu kardelenler küt etti başım.../ kanlar... beyazlar al al oldu... şimdi ilk yardımda... kardelenlerin delisi dağların efendisi ah be c a n.. ah!... ah! be!... g ü l s e l i (M) . . . . yüregimde sevgi... üzerimde gökyüzü... içimde erdem....!!! ( * ) “rengim insan... “ Kamil Aydemir´in bir şiirinden alıntıdır .. zerre

Ağrı Dağı Türkiye´nin çatısıydı çıktım Ağrım dindi yüreğimde.. Sordu şehirde insanlar; -Ne vardı zirvede? -Dedim; "hiç" -Başka? -Bir de ben; ................"z e r r e "

DÜŞ çölde bir vadi kıldan yapılmış siyah bir çadır ve sıcacık esen rüzgar.. yeşil gözlerine sürme çekmiş yüzünde peçe başında türban.. baktı yeşil yeşil baktı yeşil gözlü kız vahada açmış güzel bir orkide.. salına salına geldi elinde tepsi.. sundu; içtim, meyan şerbeti.. sonra, mira kahvesi.. etekleri savruldu rüzgarla selvi boylu kız yürüdü salına salına döndü.. baktı güldü yeşil gözleri.. daldım yeşillerine../daldım bir kuğu gibi.. şafak vakti beyaz atın kişnemeleri duyuldu gün doğuyordu çölde kumlar savrulurken yeşil gözlü kız çadırın kapısında.. son defa baktım.. şahlandı at../sürdüm dörtnala uzaklara.. yüreğimde kaldı aşk dolu gece../ bir de yeşil gözleri.. ah..! yeşil gözlü kız.. ZERRE // Fikret ŞİMŞEK http://fikosimsek.sitemynet.com/AGRI

TİTANİK DİBE VURMALAR ____Bitti... Gittiğinde kapandı perdelerim Gündüzüm karanlık Güneş doğmadı bir daha Karaların acıları kaldı bana... Ah... ah!... Mavi savrulmalar... titanik kırılmalar Ağır ağır...“küt“ diye, dibe vurmalar... Derinlere... çok derinlere Kımıldamadan çöktü, kapkara acılar... Yavru ceylanda ürkek kaçışlar Arkadan; “ güm“diye vuruluşlar... Kuyunun dibi gibi kapkara bakışlar Kahpe gülüşler... kahroluşlar... Çok yükseklerde koptu firtınalar Kara bulutlar homurdandı Yağmurlar sel oldu Kırdı döktü kasırga, talan oldu heryerim... Katran gibiydi renkleri Acıydı, zulümdü verdikleri... Şiddetli bir depremdi Titredim... sarsıldım Yıkıldı dünyam... _____Gitti Bir daha dönmeyecek... Oturdu derinlerde Mavilerde kara... kapkara kaldı... . . .____/Titanik duruyor çok derinlerde... ...... "..../İnsan o kadar acı çeker ki, tüm canlılar içinde yalnız o gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır." NIETZSCHE ---- Fikret Şimşek 17/7/2004

MANOLYANIN KOKUSU a) Şarap rengi bulutlar savruldu Kızıla boyanmıştı güneş Battı ufukta__________________ Hevenk hevenkti kara üzümler Döküldüler üzerime___________ ____Karaları yapıştı her yanıma Mil çekildi gözlerime_______________ ___________Karardı dünyam... b) _____Sol yanıma vurdu hançerler Yüreğimde viyadüklerdi yıkılan Çavlanlar döküldü gökgürlercesine Ah!... ah!... diye feryatlarımın______ _______Lal oldu çığlıkları_______ Volkanlar fişkırdı_____ derinlerden Lavları aktı vadilere____________ Alev alev yandı_______________ ____________Kül oldu güzellikler... c) Güneş topladım____ ellerimle zulama Dilimde kerke bir tat___yüzümde tebessüm Manolyanın kokusu kaldı içimde... ______İki yanımda melekler_________ Kasırgaların kanatlarına tutundum_______ Yıldızlara kitledim rotamı... __________Uçtum kasırgaların______Kanatlarında... . . Evrenin sonsuzluğuna..._____________ .... Fikret Şimşek

ÖZGÜRLÜĞE a) Kanadı kırık, yaralı bir kuştu Uçmak istiyor o Uzaklara gitmek istiyor Hele bir iyileşsin Hele bir kendine gelsin Kim tutabilir ki onu Gökyüzüne Bulutlara Mutluluğa uçacak Maviye değecek kanatları... Özgürlüğe ...!! b) Güzel gözlü bir ceylandı Vurulmuş Yaralanmış Ormanın derinliklerinde kalmış Kuytulara saklanmış Aman avcı vurma beni desede Hain avcı onu dinlememiş Kıymış ona O ne vicdansız bir avcıymış Kapkara gözlerine hiç mi acımamış Kuytulara saklanmış o Etrafta kurtlar, çakallar Saldırmaya, parçalamaya Fırsat kolluyor… Ceylan bekliyor Yarası bir geçsin hele Yükseklere çıkacak Yine uzaklara , güzelliklere Hayata Mutluluga koşacak Özgürlüğe.!! c) Masallardan bir peri çıkar belki Çıkarda gelir Değneğini oynatırda ne istersen Hepsi gerçekleşiverir… Belki zümrüd - ü anka kuşu gelir Çıkar oda masallardan Dev kanatlarına alır Kaf dağını aşırır Sevgi dolu insanların olduğu Mutluluk ve barış dolu olan Ülkelere uçurur… Özgürlüğe.!! d) Kolezyum´da bir cengaver Dimdik duruyordu Arenanın ortasında Özgürlük savaşçısı Gözleri bir noktada Bakışları çelik gibi Sert ve kararlı Çıglık çığlık İçinden haykırıyordu Kazanacağım Elinde kılıcı , kalkanı Başladı mücadele Bir, iki, üç Devirdi birer birer rakiplerini Sonra yürüdü Durdu türbünlerin önünde Kahramanca Kaldırdı kılıcını Başı dimdik, mağrur Onurlu Selamladı kralı Yağız bir at getirildi Açıldı kolezyumun kapıları Rüzgar gibi uçarcasına Sürdü cengaver atını Mutluluğa doğru… Özgürlüğe.!! Fikret Şimşek

KELEBEK ve MUM mum ; -ben karanlıkları aydınlatırım ateşimle. kelebek, sen ateşime gelme …/yanarsın... kelebek ; -ne güzel yanıyorsun ben de yansam, aydınlatsam geceyi ışık olsam senin gibi ... kelebek uçmaya devam eder... mum ; -yaklaşma güzel kelebek ateşim yakar seni yanar, kül olursun... kelebek dinlemez uçar alevine mumun yanmayı canından çok sevmiştir... ………………………../keşke o güzel kelebekler hiç ateşte yanmasalar... ------ Fikret Şimşek ____sen gel yine gel yar denizler sakin martılar suskun geceler sessiz... sen yoksun! ben yoksul... ah, be yar! ____sen gel gel yine yar... g ü l ü m hasret dağ gibi geçmiyor bitmiyor geceler ateşler yanıyor bende karalar ah! bu yaralar dinmiyor yaşlar... ah be yar!... ...... Fikret Şimşek

DİBE ÇAKILMIŞ BİR GEMİ GURBET Uzaklar hüzün yüklü Zamanlar acı, keder dolu Dibe çakılmış bir gemi gurbet Kımıldamıyor yerinden.... Treni bekledim Kimse yoktu istasyonda Kimse gelmeyecekti Olsun dedim... bekledim... Geldi koca tren Kimse inmedi Beni de almadı Sonra o düdük sesi Yine ağır ağır hareket etti... Sislerin içinde kayboldu gitti uzaklara İçimde bir gariplik Bakıp kaldım... boynum bükük Ağladım ardından... Memeleket tüter burnumda Ah, şimdi yine evimde olmalıyım Zeytin ağaçlarının arasında Yemyeşil o dağın dibinde Balkonumda kahvaltı keyfi Çayımı yudumlardım sabah serinde... Martıların sesini dinlerdim.../ sahilde Yalınayak yürürdüm kumlara bata bata Dostlar yine çınarın altında sahilde Karşıda maviler .. sıcacık eserdi rüzgar... Banklarda oturup denizi seyrederdim Avare, aşk şarkıları söylerdim İçim açılırdı yine Bir hoş olurdum Martılar bağrışır Uçuşurlar mavilerin üzerinde Beyaz beyaz... yan yan savrulurlar .. Islanmayı özledim Dökülmeli üzerime Serin serin yağmur damlacıkları Maviler çıldırtır beni Dalgalar kudurmuş... /vurur Vurur kayalıklara Yavaş yavaş yürürüm Islak ıslak... mavi mavi Bir de bir şarkı çalmalı uzaklardan Nağmeleri karışmalı dalgalara O benim sevdiğim... Mazimi anlatan şarkı; 'Aşk oyunu bunun adı, ayrılınca kalmaz tadı' Diye dinlemeliyim deli deli... Gecelerde bir dost O da dertli O da gurbet kuşu Bağırsam duyacak sesimi O da yaban ellerde Aynı benim gibi Ondan anlarız birbirimizi Biliriz... biliriz hallerimizi... O da karalarda yapayalnız Karalarda yaralı Benim gibi mavilere... memleketine sevdalı...

*AH BE YAR * ____sen gel yine gel yar denizler sakin martılar suskun geceler sessiz... sen yoksun! ben yoksul... ah, be yar! ____sen gel gel yine yar... g ü l ü m hasret dağ gibi geçmiyor bitmiyor geceler ateşler yanıyor bende karalar ah! bu yaralar dinmiyor yaşlar... ah be yar!... ...... Fikret Şimşek

ŞAHİKALARIN SESİ Ne riya vardı ne yalan Tertemiz bir hava Çıktım dağların şahikalarına... Dayadım göğsümü rüzgara Soğuktu, sert esti ayaz Vurdu deli deli... Şehirler uzaklarda İnsanlar yoktu Bir ben Bir de dağ Dimdik durduk Bakıştık özlemle Bir de melekler vardı... Gökyüzü yıldızlarla kaplı Samanyolu Şimal yıldızı Uzansam elimle tutacağım Okşayacağım dolunayı Ne güzeldi zirvesi Yüreğimde ağrı... Beyazlarını giymiş Nazlı bir gelin gibi Öptürdü sonunda Öyle güzeldi ki... Ne riya vardı ne yalan Tertemiz bir hava Durdum şahikalarda... Fikret Şimşek

AH BE DOST Ondandır aşklara aldırmadığım Dostlara sarılışım, onlar için ağlayışım... Ondandır benim manaya Başka alemlere dalmalarım Dünyayı unutmalarım... Ondandır geceleri yıldızları toplamam Dağların şahikalarından Meleklere seslenmem... Ondandır karıncalarla derinlerde Sarılıp baharı beklemelerim Karanlıklarda ışık aramam... Sen dost; alaz kesen gecelerde Bilir misin gökyüzünde asılı duran Dolunay gibi benim yanışlarımı ... Boş sokaklarda çıplak agaçları Onlar gibi bir o yana bir bu yana Savrulduğumu bilir misin boranlarda... Bilir misin yakamoz gibi mavilere Dalgalar gibi kayalara vurduğumu... Ah be dost! Öyle bir gecede sen gelmeliydin Rıhtımda lodos olmalıydı ... Açmalıydık kollarımızı rüzgara Uçurtmaları uçurur gibi Rüzgar bizide almalıydı kanatlarına... Mavilere düşmeliydik seninle Islanmalıydık sırılsıklam... Dostluğumuzu görmeliydi yıldızlar İskelede tuzlu tekneler, balıkçılar ... Dalgaların sesine karışmalıydı seslerimiz Bağıra bağıra şiirlerimizi okumalıydık Deniz bile şaşırmalıydı... Kahretsin! Deyip vurguları bıçak gibi sokmalıydık şiirlere Dizelerimizde çoşmalıydık , şahlanmalıydık Dostluk , sevgi , kardeşlik olmalıydı... İlk aşkımın parfüm kokuları kalmistı ellerimde Ellerimi koklamalıydın sen... Gözlerime yapışıp kalan gözlerini görürdün Deniz gibi mavi... deniz gibi güzel... Kerem Alışık nasıl okur şiirlerini sahnede Durmalıydım ayni onun gibi rıhtımda “Siz ; hani giderken giydiğiniz Siyah mantonuzu giyipte gelmeliydiniz“ Diyerek, okumalıydım şiirlerimi Dinlemeliydin alkışlamalıydın... Sonra sen onun için yazdığın Toy zamanlarıdaki aşkını anlatan Şiirleri okumalıydın bana... Karınca_ Fikret Şimşek_Erdem Dışarda rüzgar deli deli esiyor şimdi Çiy vakti yine yalnızım, rüzgar kudurdu bu gece Sokaklarda devlerdi sanki yine dolaşan Sesleri vuruyordu pencereme Ben odamda ışıksız kaldım Sessiz, sarıldım karıncalar gibi karalara... Gelmedin be dost _________ gelmedin... ....

_AŞK ŞARABI (1)_ Şarabım olsun, yanımda sen Gece de Dolunay... Ah be yar, daha ne isterdim ki Dökülürdü üzerimize Yıdızlar... Dereler çağladı yükseklerden Çığlık çığlık kahkahalar... Hadi yar, kalk bir daha doldur İçelim aşk şarabını ... içelim yar... ...... _AŞK ŞARABI (2)_ Bağ bozumunda damıttık aşkı biz Doldu mahzenimiz.../ içtik Ne fıçılar boşaldı, ne de biz kandık Çok zaman sarhoştuk Mavilere daldık Yıldızlarda dolandık... .... Fikret_ŞİMŞEK

ŞİİRLERİNİZ