EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU







BARIŞ İSTİYORUM TUNA

(Tuna Nehri’ne)

Sana sevda türküleri gönderdim Tuna
Adına yazdım şiirlerimi
Pancur aralıklarında hasret rüzgârlarını soludum
Yüreğimde kurşunlar sıkılır oldu
Ağıtlar yakılır oldu yüreğimde
Bir bir yıkılır oldu beyaz düşlerim
Kan olur beyaz kâğıdım
Kırılır yazan kalemim
Yalnızlığı çizerim yüreğimin taa orta yerine
Ve bir şafak vakti
Beynime prangalar vurulur Tuna
Başkaldıramaz düşüncelerim
Haykırışlarım son bulur çaresizce
Olmayacak dua düştü dudaklarıma
Allah’a yalvarır oldum senin için her dua da
Hala kulaklarımda çınlıyor
“Tuna nehri akmam
diyor,
Etrafımı yıkmam
diyor.”

Yine ağlamak belası girdi gözlerime
Yine kurşuna dizilen analar babalar
Öldürülen bebeler geldi aklıma
Soluğum kesiliyor ansızın
Yüreğimde bir direniş
Hüküm giyiyor gülümseyişlerim
Hasret sancısı çekiyorken düşüncelerim
Aydınlığın arkasına gizlenen karanlıkla boğuşuyorum
Kâğıda adını yazıyorum Tuna
Şiirler yazıyorum sana dair
Sana söylüyorum tüm türküleri
Ağıtlar yakıyorum adına
Bağırıyorum ismini
“Tuna Tuna Tuna”

Aysız gecelerde gözyaşlarımızla süslüyoruz hasreti
Ne zor değil mi sürgün tadında memleketten ayrı kalmak?
Ölümü soluyorum her gece
Alışılmamış yalnızlıklar kaplıyor dört bir yanımı
Uçuk özlemlerden geçip geliyorum sana
Diyelim ki hiç ağlamadık çaresizliğimize
Diyelim ki hiç kuş uçurmadık sevdasız diyarlara
Ve geride kalan mutluluklar senden yana Tuna

senden yana

Geride kaldı sokakta oynayan çocuklar
Gülen yüzler analar babalar
Yıkıldı evler okullar
Bombalandı yağmalandı her yer
Oysaki hepimiz insan değil miyiz?
Aynı havayı soluyan kardeşler değil miyiz?
Hasret kaldım ısmarladığım sevgiye
Yaşayamadığım çocukluğumun
Asılan umutlarına gizledim bu savaşı
Ve yaşamak hevesim senden yana Tuna

senden yana

Gözlerime acımasız zincirler indiriyorum artık
Gülümseyişlerden arta kalan maskeler takıyorum yüzüme
Bir rüzgâr esiyor ürperiyorum
Terleyen avuçlarımdan sen damlıyorsun
Geride kalan mutluluklarım damlıyor
Bir an da sevdam oluyorsun
Hasretim oluyorsun
Soluduğum hava oluyorsun
Orantısız yalnızlığımı sen dolduruyorsun Tuna
Ardı ardına şiirler yazdım sana dair
Barışa uzandım özgürlüğü tutarak
Yalnızlığı yoklayan çaresizliği kucaklayan ellerimizle
Barış güvercini uçurduk yarınlara
Ve yarınlardaki mutlu günlere Tuna
mutlu
günlere

Şimdi sevmişliğimin kıyısına tutunan acılarım
Sinsice koparıyor içimdeki seni benden
Çaresizce bir ızdırap kasırgasına hazırlanırım
Bilinmez bir türkü söylenir oldu dillerde
Umudun ninnilerinde benim türküm söylenecek
Ana baba bacı gardaş
Güvercin kanadında bir pankart açtı
“Sevgi istiyorum Tuna
barış istiyorum”

1999 / KOSOVA

EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU


YÜREĞİM HALA SENİ SEVİYOR Geceler ağlar gözlerimde Mutluluğum yarım kalır Hatıralarım dolar sensiz geceme Sense aldırmazsın çaresiz tükenişime Oysa ki Acılar içinde bir ben var geride Ve o ben de saklı sen varsın yüreğimde Yalnızlık dolu sancılı bir gece böler düşlerimi Düşlerimde bir ihanet Ve acı bir ayrılık yaşanır sinsice Kara gölgesi düşmüştür bir kere Yüreğimin en dipsiz köşesine Ve sen sadakatsiz bir gülüşle Silinip gittin yüreğimden Şimdi ellerini tutan ellerim acıyor Gözlerine bakan gözlerim ağlıyor “Seni seviyorum” diyen dilim sana lanet okuyor Bunca yaşananlara rağmen Yüreğim hala seni seviyor 06.12.2006 / GAZİANTEP
EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU


YÜREKLER DOLUSU SEVGİLER Anlaşılmayacak kadar karmaşık bir yapın var belleğimde Sus pus olmuş, dertsiz tasasız günlerin içindeyim Barikatlar kurulmuş düşlerimin önüne Set çekilmiş gün mavisi rüyalarımın orta yerine Asılsız hayaller kuruyorum Seninle ama sensiz Ve haykırıyorum ismini Dağlara taşlara uçsuz bucaksız diyarlara Bilirim Bir sen daha yoksun bu dünyada Ve bir ben daha yok sensiz bu cihanda Usta çırak tadında bir masal bizim sevgimiz Bir masal bir hikâye belki Belki de çiğ düşmüş Yaşanası mutluluktur bizim sevdamız Sonsuza dek anlatılacak gerçek bir aşkın masalı Ve bu masalın gerçek kahramanları sen ve ben olmalı Öyle olmalı ki sevdiğim Alışılmamış yalnızlıkların destanını biz yazmalıyız Biz taşımalıyız yüreğimizdeki sevgimizi yarınlara İnsafsız yüreklere biz anlatmalıyız aşkı Yalansız ve riyasız Gönül yorgunu düşlerimiz olmalı seninle Soğuk bedenlerde kaybolup gitmemeli böyle Bu düşlerimiz bir bir gerçeğe ulaşmalı sevdiğim Gerçek ötesi kurduğumuz hayaller Ve hayal ötesi düşlediğimiz aşkımız Beni sen, seni ben yapan bu sevdamız Böyle yarım kalmamalı Ve yarınlara biz taşımalıyız Yürekler dolusu sevgileri 14.11.2006 / GAZİANTEP
EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU


BABAMI ÖLDÜRDÜM HİÇ KAN ÇIKMADI Çocuksu masum hayaller yok benim düşlerimde Gözlerim ağlıyor geçmişi düşündükçe Çile defterim daha dolmamış yaş geçse de Hatırladıkça kan kusuyor dudaklarım Yüzü gülmeyen annemin hikâyesinde Bir burukluk var bu hikâyemde Bir gönül kırgınlığı Bir aldatılmışlığın hikâyesi var bu şiirimde Annemin gerçek yaşam öyküsü Hiç gülmeyen yüzü var bu şiirde Herkesin bir öyküsü vardır Herkesin ve her şeyin bir öyküsü Geçmişimin öyküsünü fısıldamak istiyorum sizlere Geçmişten bu günüme uzanan Bir yükselip bir alçalan uğultular var kulağımda Gökyüzündeki yıldızları saysam tek tek Eş değer midir acaba babamın ihanet sayısına? Ya da denk gelir mi, annemin aldatılmışlığına? Galiba en iyisi Gecenin karanlık yüzüyle örtmek bu iğrençliği Bu romantik bir zaman öyküsü değil Benim sessiz hayatım gibi kalmamalı bu şiir Sessiz sevdalar gibi için için ağlamamalı bu yürek Bilirim Sessiz sevdalar satır aralarında şiirlerde güzeldir Ey şahidim olan yağmurlar gece ve yıldızlar Bir siz bilirsiniz içimdeki yangını Bir siz anlarsınız yüreğimdeki sancıyı Ve bir tek siz şahitsiniz onu nasıl öldürdüğüme Ve pişman değilim asla onu mezara gömdüğüme Anılarımdan kaçmak istedim Kendimi bulmak adına kaçmak istedim Güneşe gölge yapan insanlardan kaçmak istedim Çünkü umutsuzdum Çünkü mutsuzdum Yani yaşamak adına öldürmek lazımsa Ya da kirletilmiş anılardan kurtulmak gerekiyorsa Güçlünün güçsüzü ezdiği bu zamanda Öyle başın eğik gezmeyeceksin! Ardına bakmadan çekip gitmeyeceksin! Karartılmış mevsimler yaşadım ben Şarkılarda unutulmuş, bir masalın kahramanı oldum Bir masal belki belki de Yaşanılmış bir hayatın hikâyesi Ne kolay değil mi “hikâye” deyip geçmek Oysa öyle zordu ki çocuk yüreğimle onları yaşamak İçimdeki hatıralar bir film gibi canlanıyor gözümde İhanetin kokusu hiç gitmedi büyüdü içimde Bir karanlık çöktü geceme gündüzüme Geleceğim geçmişime takılıyor Geçmişimin bir ucu bu günümü bağlıyor Ya yarınlar Yarınlar kaçarak yaşanmaz ki Sığınmalı bir limana ve hep orada kalmalı Çile çemberinden geçip geldim bu zamana Öyle utanarak değil dimdik gururla sarıldım yaşama Ve öyle sessiz sedasız değil bağıra bağıra söyledim türküleri Beş kardeşin ve annemin acısını çıkartmak için senden Zaman denen vuslatın acısını iple çektim Yağmur yağıyordu bir mart akşamında Ve kapıda yarım bıraktığım göz yaşlarım Dinmek bilmiyordu yağmura inat Öylesine büyüdün içimde Ve öylesine büyüdü öfkem nefretimle Bunlar çocukça öyküler belki ama İhanetler derin izler bıraktı yüreğimde Salınarak gelip geçti uzun seneler Bir ben daha yok geride Bir annem daha yok yüreğimde Şarkıların ritminde ne keyiflidir acıları karşılamak Ne keyiflidir her şeyden uzak yaşayabilmek Ya yalnızlık O şarkılar olmadan nasıl çekilir? Nasıl çekilir yaşamın kirletilmiş yanları Ölüme bir bile kalmadı baba Vereceksin hesabını yalansız baki dünyada Ah bir anlatabilsem sana olan öfkemi Bir anlatabilsem sana olan nefretimi Ve algılayabilsen bize neler ettiğini Dinlediğim şarkıların ıntroları hala kulağımda ninni Kelimelerden duvarlar ördüm kendime gizli gizli Unut artık begonyaları menekşeleri Seni öldürdüğüm gün bitecek bu tecelli Sinsi sinsi üzerime geliyor yüzünün gölgesi Ah bu karanlıklar ah bu gece yalnızlıkları Artık boğuyor beni bu karanlığın vehameti Nice umutsuzluklar yaşandı nice mutsuzluklar Ardı ardına asılmış düşler gördüm Bir pamuk ipliğine bağlı yarım yamalı düşler Morartılmış düşler kurdum seni öldürürken Seni öldürürken adına şiirler yazdım Hicaz makamında gülücükler çoğalttım yüzümde Burçak burçak avuçladım babama olan öfkemi Sineme çekmedim yağmur damlası ihanetini Varlığında sensiz kaldığım yılların hesabı var ellerimde Bu gün için biriktirdiğim acılarım var yüreğimde Öyle zor ki sana dünün hesabını sormak Öyle anlamsız ki artık olanı biteni yargılamak Ve içimdeki nefreti yüzüne haykırmak Ben senin bildiğin yüreklerden ayrı bir yüreğim Ben sadece Düşlerimle geçmişimle mücadele edebilirim Kaçmak yok diyor yüreğim Kaçmak yok Cesedinin başında ağlamayacağım asla Asla gelmeyeceğim mezarına “Bunu çoktan hak ettin” diye yazdıracağım mezar taşına Bir tek dua’ya hasret kalacaksın toprak altında Acı yıllar bir bir depreşti yüreğimde Yıllar ne de derin izler bıraktılar Şimdi zamana asılmış bir umudun peşindeyim Ellerimle örmediğim bir kaderin pençesindeyim Çıngıraklı yılan misali iz sürmekteyim Aynalar ahh aynalar Yüzümün yarısını silen aynalar Diğer yarısına gülüp geçen aynalar Bakamaz oldum size Bakamaz oldum ihanetin yansıdığı yüzüme Kapkara bir “dün” var arkamda Sararmış bir “ bu gün” yaşıyorum umutsuzca Bembeyaz bir “ yarın” istiyorum aslında Masmavi gökyüzüne ulaşsa da haykırışlarım Kırmızı düşler kuruyorum mutluluk adına Dedim ya Bu romantik bir zaman öyküsü değil Bu yaşanmışlığın gerçek hikâyesi Sahnedeki son perde İhanetin ta kendisi İtiraf ediyorum anne Onu ben öldürdüm Babamı ben öldürdüm anne Elveda bir adam ve elveda memleketim Elveda geçmişim Düşlerimde yüreğimde öldürdüm babamı Bu günümüzü karartan adamı öldürdüm anne Fakat nasıl öldürdüm Neyle öldürdüm bilmiyorum Ancak “Babamı öldürdüm hiç kan çıkmadı” anne 24.03.2006 / ANKARA
EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU


ANILAR YETMEZ BANA Batan güneşin ardından yenisi doğar umutla İltifat değil gerçek sözüm benzemez kimse sana Yaşanmamış aşkımla gönlümü verdim unutma Sensiz yaşayamam ben zira anılar yetmez bana Duacıyım Allah’ıma gül yüzün solmasın diye Dillerde dolaşan adın demek değilmiş nafile Ne olur güzelim sen de beni sevdiğini söyle Sensiz yaşayamam ben zira anılar yetmez bana Yine yağmur yağıyor işte hatırladım maziyi Gözlerimden gidiverdin sonra kayan yıldız gibi Çılgınlıklarımı hissetmek de bir kördüğüm sanki Sensiz yaşayamam ben zira anılar yetmez bana 1996 / GAZİANTEP
EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU


KOSOVA KAN AĞLIYOR (Kosova Halkına) Artık şaşırtmıyor beni görünmezliğin şiiri Sus payı yalnızlığımla Sadece sana ağlayabiliyorum Kosova Ve sadece sana yazabiliyorum şiirlerimi Talan edilmiş evlerde Duvarda asılı kalan bir resime Belki kırık bir eşyaya Belki de Rızasızca çalınan genç kızlığıma ağlayabiliyorum artık Aydınlıklara açılır sandığım kapıların ardından Bir çığlık geliyor karanlık gecelerin içinden Çığlığın içindeki sessizlik oluyorum bir an da Bir yıldız tanesi gülümsüyor bana umarsızca O an da yok olan umutlarımı Rızasızca çalınan genç kızlığımı Ve seni görüyorum Kosova seni görüyorum Artık ne eski güzelliğin kaldı Ne de barış içinde yaşayan insanların O çok sevdiğim dostlarımı Hatta anamı babamı kardeşlerimi İstemeden verdim toprağa senin uğruna Gözümü bile kırpmadan Uğrunda canımı feda etmeye hazırım Kosova hazırım Ölümün karşısında dimdik ayaktayım işte Kanın sıcaklığı sütün beyazlığı Suçun karşısında suçsuzluğu Umutsuzluğun karşısında umudu Ölümün karşısında ölmezliği öğrendim senden Her şeye rağmen hayat devam edecek Kosova devam edecek Hasreti yırtıp atmak istiyorum yüreğimden Ölümü bekleyen mahkûm gibi Acılar içinde deviniyorum Bir savaş istila etti şiirlerimi tüm düşüncelerimi Karanlıkta sesler duyuyorum Yardım isteyen insanların çığlığını Bombalanan evlerin yıkılışını Ve acımasızca sıkılan silah seslerini Bir an da bir kabus bir karanlık çöktü gündüzümüze Bulutlar saklandı yağmurlar bize küstü Ve dahası ben sana hasret kaldım Kosova hasret kaldım Yüreğimde kurşunlar sıkılsa da Ağıtlar yakılsa da yıkılan düşlere Yalnızlığı çizsek te yüreğimizin taa orta yerine Bildiğim tek şey var Kosova kan ağlıyor dostlar Dostlar kan ağlıyor 1999 / PRİZREN
EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU


AF ÇIKMIŞ (Kader mahkûmlarına) Af çıkmış Bayram var senin için Kavuşuyorsun özgürlüğüne Bir kuş kadar özgür Ve ürkeksin Kır özgürlüğün zincirlerini Çünkü Karanlıktan çıkıp Aydınlığa giriyorsun Sevişme vaktidir şimdi Tutuklu değilsin Özgürsün artık Yollar kesilmiş Kapılar tutulmuş Kimin umurunda Af çıkmış Bayram günüdür senin için Bu bayram senin için Çünkü Kavuşuyorsun özgürlüğüne
EMİNE SEVINÇ ÖKSÜZOĞLU




ŞİİRLERİNİZ