CANAN KARADENİZ







sevgiyi taşımak zordur

gönlünü kaptırma hüzün yağmurlarına
takılır kalırsın hazanlarda
aldırma gönül diyebilsen keşke
huzuru bulacaksın avuçlarında

herzaman bahar olmuyor hayat
gül bahçesinde dikenler var unutma
canını acıtsada koklarsın doyasıya
vazgeçme sevdiğinden zordur hayat

uzat elini sonuna kadar
verecektir bir buse yanağına
sevgiyi taşımak zordur
sevgiyi yaşamak onurdur

© Canan Karadeniz


sana dair gözlerinden ruhuna bir yol giderdi ellerinden gönlüme sevdan sözlerinden dökülen nağmeler ay ışığında yoldaşım olurdu kara kalemim satırlarca yazarda aşkına yangın kelimeler çoğalır ırmaklara dökülen yaprak misali yollarına serilir sevda sözleri okyanus rengi gözlerinde savrulur bedenim gece karası çöker üzerime sensizliğin eşiğinde beklerken sana dair maviler gördüm uzaklarda gizli uğrak limanlarda kayboldum seni arayışlarımda
© Canan Karadeniz


yokluğunda yazlarıma kar yağardı yokluğunda yüzüme hüzün rüzgarları eserdi sabah ayazlarında karanlığın izleri yüzüme değerdi ay geceye usulca sokulurken güneşin ilk ışıkları odamı ışıldatırken bir mahsunluk gezinir üzerimde yorgun sevdaların uyanışında savruk bir kalp durur yatağımın başucunda
© Canan Karadeniz


yenik düşmeden üzgün yıllarım oldu kırgın hatıralarım gecelerime hüsran dolsada apansız yalnızlığa yenik düşmedi yüreğim kaçamak gözyaşlarım oldu sevgimi özledim arasıra kızgın olsamda kaderime aşka yenik düşmedim perdelerimi kapasam bile üzgün zamanlarım oldu kırık kalbim incinsemde şu hayatta yaşamak sadece bana ait sevinçlerimin baharında
© Canan Karadeniz


KÜSKÜNÜM kendime küstüm bugün kalbime darıldım beni üzüyor diye yağmurları sevmez oldum artık hüznü pencereme yağdırdığı için birikti önüme dağ gibi yaralarım düşünmekten yorgunum artık çaresizlikle başbaşayken yolun ortasında avuçlarımda bir tutam gözyaşıyla yürüyorum karanlık sokaklarda yalnız ve çaresiz..
© Canan Karadeniz


SENSİZLİKTE KAYBOLUŞ kalabalık şehirlerde kayboldum kaçarken sevdanın büyüsünden gözlerimi sakındım her bakıştan aşkın gölgesinden korkarken senle yapamazken sensizde olmuyor kokundan uzaktayken sevdasızlığa mahkumum zamana sığındım yokluğunda avuntular aradım yıllarca sadece acıyla sadece gözyaşıyla yıkandım her gecenin sabahında sensizliğin anındayım kalbimi acıtan sevgisizliğinle uykusuz gecelerim birikti bu yabancı ellerde
© Canan Karadeniz


AYRILIK denizin kıyısında buldum kendimi yolcusu olmayan bir gemi gibi öylece kalakaldım limanda donuk ve sessizliğimle umutsuzluğa demir alırken lanetler yağdırdım yalan sevdalara omuzlarımda ağır bir yük varmışcasına taşıyamayıp yere yığıldım öylece bir anda yaşlanmış genç bedenimle bir kez daha vurulurken sırtımdan öylece çıktım hayatından vakitsiz biten bu sevdayla ayrıldım lemandan bir akşamüstü
© Canan Karadeniz


BEKLEYİŞ seni beklerken sabah ayazlarında uyku mahmurluğu sarar bedenimi nice sabahlara uykusuzum açım gelişlerine yüreğim çıkmazlarda öylece girdaplarda kaybolup, fırtınalarda sürükleniyorum korkuyla seni beklerken gecelerime kar yağıyor umudun tükenişine ramak kalmışken ufak bir ışıkla uykuya dalıyorum sonra yine çaresiz yine bekleyiş yolcusu oluyorum gözlerim yolları aşındırırken 07.10.2006
© Canan Karadeniz


SENSİZLİK yalnızlığa alıştım sayende o umutsuz yolculuğa çıkarken umudum oldu yollar seni ararken gözlerim çaresizce garip bir hüzün kaplar içimi sessiz haykırışlarla boyanırken kilitlendim ağlayışlara gözlerim donuk yaşlara esirken sözlerim kırgın uçsuz sayfalara kifayetsizken sözcükler seni anlatmaya yetmiyor yüreğimin vurgun yemiş derinliğine acım durulmuş yokluğunda bir sesine hasretken mahrum kaldım bedeninden sonsuzluğa uğurlanışında sanki hiç uyanamayacağım bir rüya sanki korkularımın esiriyim sensizlik evimin her yanını sarmışken kendime tutundum
© Canan Karadeniz


GURBET Alamanya Alamanya dediler gittik , taşı toprağı altınmış diye . hasretlik varmış bahsetmediler , gurbetlik zormuş hiç söylemediler. Sokakları tanınmaz yüzlerle dolu soğuk ve ürkütücü hiç ben gibi değiller hiç bizlere benzemezler hasret yüklü mektuplar geliyor gri boyalı uzak diyarlardan ağlak satırlara karışmış bir dizi üzgün mektuplar adı gurbet adı çaresizliğe esir evlatlar adı kısmet diyen analar adı kavuşmayı bekleyen sevdalar ülkesi adı acı gurbet...
© Canan Karadeniz


SENSİZLİKTE KAYBOLUŞ kalabalık şehirlerde kayboldum kaçarken sevdanın büyüsünden gözlerimi sakındım her bakıştan aşkın gölgesinden korkarken senle yapamazken sensizde olmuyor kokundan uzaktayken sevdasızlığa mahkumum zamana sığındım yokluğunda avuntular aradım yıllarca sadece acıyla sadece gözyaşıyla yıkandım her gecenin sabahında sensizliğin anındayım kalbimi acıtan sevgisizliğinle uykusuz gecelerim birikti bu yabancı ellerde
© Canan Karadeniz


AYRILIK denizin kıyısında buldum kendimi yolcusu olmayan bir gemi gibi öylece kalakaldım limanda donuk ve sessizliğimle umutsuzluğa demir alırken lanetler yağdırdım yalan sevdalara omuzlarımda ağır bir yük varmışcasına taşıyamayıp yere yığıldım öylece bir anda yaşlanmış genç bedenimle bir kez daha vurulurken sırtımdan öylece çıktım hayatından vakitsiz biten bu sevdayla ayrıldım lemandan bir akşamüstü
© Canan Karadeniz


BAŞKA ALEM göğün en tepesindeyim görebilirsen sana sesleniyorum duyabilirsen korkma yanında olmayışımdan karanlık gecelerin ayazında duanı eksik etme dilinden hatırından çıkarma anılarımızı bir gülle gelsende yanıma konuş duyarım dokunamasamda ayrı dünyalardayız artık ayrı mekanlarda . sonsuz alemdeyim bedenimle mevlaya gidiş yolunda sevabınla günahınla tanış doğruyla yalnışın hesabındasın bu alem çok başkaymış anlamanın geç kalınmışlığında
© Canan Karadeniz


Kapadokya ve hasret bir dolu özlemle koştum topraklarıma güneşi avuçlarıma alıp sımsıkı sarmalamak istedim kollarımı açıp gökyüzüne haykırmak , sesimin ulaştığı tüm topraklara ben geldim , sevgimle özlemimle diyebilmek gözlerim doyamıyor bakmaya kayalara sözlerim yetmiyor özlemimi anlatmaya ey dost sana kucak dolusu selam getirdim biraz toprak kokusu, biraz çeşmeden akan şırıl şırıl suyun sesini , birazda gözyaşı getirdim ayrılığın ardından kalan tek damlayı ruhumu bıraktım Ürgüp'te kapadokyaya doyamadım dostum hasretler biriktirdim yine satırlarda özlemler yazdım boş sayfalara
© Canan Karadeniz


AYRILIK ayrılıklar kuru bir yaprak gibi .. kırılıverir insanın içinde birşeyler parçalar etrafa saçılırda toplamaya çalışmak güç olur dağınıktır duygular ayrılık ertesinde yapayalnız kalakalırız , bir ben , birde gözyaşım yanaklarım ıslanırken. yorgunluğum katlanır acımı içime gömerken haykırırım duyan olmaz ayrılığa isyanımda bitişler gibi gidişlerdede hüzünler saklı mutlu yarınlara umutlu baharlara ulaşmak niyetinde yorganı çekerim üzerime kahırları yüreğime ayrılıkları kendimle yaşarım bundan böyle..
© Canan Karadeniz


İSTANBUL Saltanatların şehriydin bir zamanlar Salınırken iki boğazın eteğinde . Köşklerin ortasında kurulmuş bir cevherdin Adına yakılan türkülerinle . Güzelliğin büyülerken ezanların sesinde Allah Allah sesleri duyuldu surlarında Haliç'e dökülen kanlarla yazıldı Bir Fatih'in efsanesi Hatıralar ağlıyor sokaklarında mavi dalgalardan eser kalmazken martıların yokluğunda Biçare limanlar köhnelikten destanlar yazdırdı bu şehir bir zamanlar ağıtlarla anlatıldı taşı toprağı altındı diyen ne deniz kaldı balıklarıyla çoşan nede bir avuç toprağı çukurları olmadan yürünülesi özgürce
© Canan Karadeniz


KARA SEVDA aşk gönlüne düşer en ummadığın bir anda sarar bedenini bir sarmaşık gibi tutkuyla bağlanır acıyla yoğrulursun noktayı koyduğun bir gözyaşıyla
© Canan Karadeniz


ALIP BAŞIMI GİTMEK alıp gönlümü gitmek var içimde alıp başını gider gibi gitmek , hiç kimselere sormadan hiç kimseden çekinmeden kapıyı açıp sadece gitmek. bir damla gözyaşıyla karalanmış bir kaç satır bırakıp geride gözlerimi kapayıp öylece gitmek bilinmez diyarlara alıp gönlümü gitmek var içimde bir kalp sızısı olmadan kimseyi kırmadan umudun yolculuğuna mavi bir yelken açmak kanatsız uçmak sabah ayazlarında çırılçıplak soyunmak tüm gerçeklere huzuru bulmak yatağımın başucunda bir avuçta olsa bir satırda olsa gülebilmek yazdıklarıma alıp başımı gitmek istiyorum gönlüme sığdırdığım bir ömürlük hüzünlerimle sayfalara bulaşan gözyaşlarımın uzaklara gişini seyrederek mavi dalgalara dalmak alıp başımı gidiyorum arkama bile bakmadan öylece...........
© Canan Karadeniz


AKŞAMIN ESİNTİSİ koyu bir sohbettir gidiyor aramızda güneş yerini akşamın karanlığına bırakmak üzere masamızda birer kadeh şarap ve radyoda eski bir şarkı yıllar önce bizi bir araya getiren melodi kulaklarımızın derinliklerinden çıkıyor ruhumuzu dinlendiren sözlerle sarhoş oluyoruz ikinci kadehi yudumlarken yıllara meydan okurcasına dans ediyoruz eskimiş halının üzerinde titreyen bedenlerimiz bir nefeste tıkanıyor kilitlenmiş yüreklerimizin derinliğinde mutlu iki yüz birbirine bakarken sözleri çoktan unuttuk gözlerimiz konuşurken yine aynı heyecanla birlikte yine aynı kaçamak bakışlarla birbirimizin oluyorduk gecenin ilerleyen saatinde ışıklar yavaşça söndü artık uykuya daldık uzunca geçen bir gecenin ardından. yüzümüzde gülümse gönlümüzde sevgimizle..
© Canan Karadeniz


Yağmur İstanbulda yağmurlu bir akşam pencereden seyrediyorum yağan yağmuru dışarısı soğuk caddeler bomboş yağmurdan soğuk içine işliyor insanın kırık pencereden içeri girerken rüzgar hafifçe ıslatıyor eskimiş koltuğu sobanın gürül gürül gelen sesiyle içimiz ısınırken duvarın dibine sinmiş ufacık bir kedi kısık sesiyle beni çağırıyor acıkmış haliyle mutlu bir ifadeyle dolanıyor yağmurdan kurtulduğuna sevinirken kimimiz şanslı evinde yağmura merhaba derken kimimiz bir okadar talihsiz köprü altında yanan ateşin etrafında ısınmaya çabalar hayat kimine güler kimine es geçer tüm gerçekliğiyle akşama dönen bir günün sonunda
© Canan Karadeniz


işte ozaman gözlerimle sarıyorum topraklarımı nasır tutmuşken ellerim buğday tanelerini birbir sıralıyorum sırtıma yüküm bir okadar ağır gönlüm bir okadar hoşnut özlem doluyum çoşarcasına hasret yükledim sırtıma tozlu yollarda . ekmek koktu üstüm başım tandırın başında. ateşin sıcaklığı bedenimi kavurdu güneşin altında. alın terim soğumadan topladım üzüm tanelerini yükledim küfelere nazikçe. bir türkü dolandı dilime yare söylendi aşka söylendi hasretle gurbete söylendi özlemle akşama döndü güneş dağların arkasından elveda derken kızıllık etrafa yayıldı işte ozaman doldu gözlerim işte ozaman özlem büyüdü yüreğimde işte ozaman ...
© Canan Karadeniz


mecburum.. canımı sızlatıyor sevdana sarılamayışım canımı yakıyor gözlerine bakıp ağlayamayışım içim acıyor sevdiceğim uzağında olup uzaktan sevdanı çekmek yüreğim gidiyor taa eski yıllara geçmişte sürükleniyor ruhum dümensiz bir gemi gibi rügarla birlikte oradan oraya savruluyor neredeyim nasılım hatırım sorulmadan bir tek sevdiğim gönlümü aldın oda yetti be gülüm oda yetti.. bilinmez rüzgarlarla uçup gidiyorum acılardan bir kolye yaptım gönlüme açılmasın , kimse dokunmasın diye izin vermiyoum zaten yalnızım çocuklarımla yalnızım , mutsuzken kimi zaman mutlu olmaya mecburken sensizliğe mecbur kalbim sessiz ağlayışlara mecbur yaşamaya....
© Canan Karadeniz


HAZAN SEVDAM kaçmanın sarhoşluğu uzaklardan yüzüme vuruyor dağların arkasında yar beni bekliyor ulaşmak imkansız bu çırpınışlarda kavuşmak hayal dağları seyrederken gözlerime hasret bulaşmış yüreğime acıların tohumu serpili . nezaman toprağa kavuşur bedenim ozaman huzura erer çığlıklarım . nezaman seni bulur bahtsız gönlüm ozaman heyecanım bulutları sarar tüm çılgınlığımla . ah ederken bu ayrılığa yıllardır yollara destanlar yazdırdı satırlarımdan ırmaklara ulaşan şiirlerim . baharlar geçti saymadığım seni beklerken özlemler taştı sözlerimden sana ulaşamayan. unuttuğum sevgi dolu sözcüleri göndermediğim sayısız mektuplarda biriktirdim , hasret biriktirir gibi . hazanın yağmurlarında ıslanırken yokluğunu çekiyorum aşkımdan geriye kalan birdamla gözyaşıyla birlikte
© Canan Karadeniz


Yol ve hasret yollara döküldüm kalbim yerinden fırlayacak gibi özlem okadar köreltmişki gözlerimi hasret okadar dağlamışki bağrımı sesini duyar gibi oldum uzaklardan yüzüne hasretim resimlere bakarken tarifsiz duygularla pencereye takıldı gözlerim bir ayak sesi duymak isteği içimde ne gelen var nede birses veren gönlümü hoşnut edecek yollara döküldüm yüreğimde acıyı taşıyarak sevdama ulaşabilmenin umuduyla sordum uçan kuşa aradım dağ tepe yorulmadan ne gören var nede bilen senden habersiz gidiyorum.. yollara döküldüm kalbimi bulmaya hasretime sarılmaya
© Canan Karadeniz


içimdeki özlem gurbetin yolları hasrete gider rüzgarı çağırırsın her sabah gözyaşının yanaklarını ıslattığında. dalar uzaklara bakarsın , göremez olur gözler, dağları ararsın. göremez olur gözler , bir tutam yeşilini ararsın. dayanamaz olur bedenin , gurbetin kasvetli duvarlarına çökersin dizlerinin üzerinde ağır bir kaya gibi kalırsın özlemin çağlar çoşar bir şelale misali ahların içini yaksada gidemez ayakların bağlanır kalırsın ekmek parası uğruna .. köyünün havasını solur hayalinde suyunu içersin köy çeşmesinden içer gibi ah gurbet ah dersin haykırarak yaralı yüreğinle...
© Canan Karadeniz


KAVUŞMAK ÖZLEMLER HASRETE DÖNÜŞÜYOR KAVUŞABİLMENİN MUTLULUĞUYLA , KAVUŞMAK BİR YOLUN SONUNDAYSA YOLLAR SANA AÇILIR SEVGİYLE , BİR DEMET DOSTLUĞUMLA.
© Canan Karadeniz


içimden geleni söyledim içimden geleni söyledim yıldızlara gönlümden geçenleri anlattım birer birer ağladı gökyüzü maviliği boyandı siyaha yeryüzü sel oldu yağmurlardan içimden geleni söyledim yıldızlara gönlümden geçenleri anlattım birer birer gülücükler dağıttı gökyüzü gökkuşağı sardı yeryüzünü binbir çeşit renkleriyle bir ömür geçti dağlara ağladım vaktim doldu toprağa anlattım birer birer filizlendi etrafımda güller kokularım yayıldı tüm aleme içimden gelenleri anlattım birer birer
© Canan Karadeniz


sessiz çığlıklarım gökyüzüne baktıkça gözlerini hatırlarım ufka baktıkça sana ulaşamamayı derdimi anlatamadım gönlüme sessiz çığlıklarım birikti yılların sayfalarında.. yokluğuna alışmak zorken anılarımla avundum an be an sevginin en zorunu yaşadım sarılamamanın yorgunluğuyla uykuya daldım geceler boyu akşamlar hep hazindi sabaha uyanan gözlerim hep ıslak seni uzaktan sevmek kaderimse senden gayrı sevda olmayacak bu yürekte senden başka isim bilmeyecek dudaklarım gözlerini hatırlarım bu gece ıslak ve özlemle...
© Canan Karadeniz


gurbette yine akşam oldu gurbette yine akşam oldu hüzünler birikti gözlerimin önüne sıralandı birer birer ağır ağır ilerliyor kalbimin derinliklerine gurbette yine akşam oldu huzur kayboldu penceremde cıvıltılar yerini yorgunluğa , yerini yılgınlığa bıraktı. gurbette yine akşam oldu özlem sardı her yanımı başımı koymak varken mis kokan topraklarıma ağlamak doyasıya hayaline bile dudaklarım titrerken özlemle gurbette yine akşam oldu
© Canan Karadeniz


MASALSI TOPRAKLAR


TÜRKÜLERİN EŞLİĞİNDE GEZİNDİ
BİR KADIN EDASIYLA
YEŞİL VADİLER GÜZELLİĞİNE HAYRANDI
ETEĞİNE KURULAN ÇÖMLEKÇİ USTALARI
DİLLERE DESTANDI  O PERİBACALARININ MASALLARI
USTA ELİ DEĞMİŞÇESİNE MÜKEMMEL
SIRLARIYLA BÜYÜLÜ MAĞRALAR GEÇİTİ SIRA HALİNDE
RÜZGARLARIN MARİFETİYLE YUMUŞAK ,
SULARIN , IRMAKLARIN ÇOŞKUSUYLA
SERTTİ YÜZYILLARDIR YIKILMADAN DURABİLEN
NİCE HAYALLER YAŞANDI TOPRAKLARINDA
KANLAR DÖKÜLDÜ SAHİP OLUNAMAYAN BAKİRE MİSALİ
VADİSİNDE BATAN GÜNEŞ
GECEYE DOĞAN AYA SELAM GÖNDERİRDİ
YAŞANAN AŞKLARI ANLATIRKEN
BÜYÜLÜ TOPRAĞI , KOKULU ÜZÜMÜYLE
YENİ GÜZLERİ KARIŞLARDI
ELİNDE TIRPANIYLA YAŞLI TEYZEM


AŞKA DAİR


Doğru dürüst sevmeler yok artık
Saklımı kaldı bir yerlerde
Yoksa benmi geçmiste kaldım bilmeden
Gizli bir hazinemidir ,
Açılmayı bekleyen

İnsanlar körelmiş sevgisizlikten
Yalan sarmış her yanlarını
Doğru bilmişler kör kuyuları
Güneş değil , gece olmuş yaşamları

Bedene bağımlı olmuş aşk
Gönülden çıkalı uzun zaman olmuş
Adına aşk demek yalnış
Çirkin bir iftira olur aşka dair

© Canan Mumcu



AŞKIMA DAİR


Rüzgarla örtün üzerimi bulut yastığım olsun Kemiklerimi ısıtırken sarı gözlü güneş Yıldızlar müziğim,ay ışığ&ım olsun sadece Çiçeklere merhaba, Kuşlara selam yollayayım, Sevda bekleyen ellere ulaşsın diye. Aşkım dolaşsın bahçelerde tohumunu bıraksın Gönlünce yeşersin neşe saçsın dağlara,tepelere Irmaklar sevgiden taşsın Sığamasın yüreklere Kabarsın okyanuslar balıkların oynaşında Dünya alem bilsin sevgi tanelerini her yana bıraktığımı

© Canan Mumcu



AŞKIN MABEDİ


Askin mabedi olurmu hiç Yasanacak asklarin olsun yeterki Sarilacak kalbe sahip ol Tutacagin sözlerin çiksin dudagindan Sikistirma küçük bir zamana askini Doyasiya savur sevgiliye Nasiplensin , umutlansin sevisinden Özgürce ços , aç kollarini gögsüne Birak alsin askinin gizemine

© Canan Mumcu



BAHARLAR AÇACAK GÖNLÜMDE


Baharlar açacak bundan böyle gönlümde Yol açtım doğmamış yüreklere Sabahın ilk ışıkları gibi pürüzsüz Akşam karanlığı kadar gizem dolu Hoşgeldin sevdama sevda Gördüğün ateş masumluğun son izi İncitmeden sevmelisin okşamalısın Sonsuzluğa giden en temiz yar gibidir bilmelisin

© Canan Mumcu



BEN VE SEN


Avuçlarımın sıcaklığıyla Yakarım gözlerini Gözlerin , serinlerken sözlerimle Gevşer ferahlarsın yamacımda Arzularımızı bırakalım , Çoşsun özgürlüğe doğru Bir akşam esintisi dolaşır üzerimizde Yalnızca ben ısıtayım vücudumla seni Düşünde benimle ol serbestçe Sabaha birlikte merhaba diyelim Çığlığımızla ,

© Canan Mumcu



BIRAKTIM


Sevmeleri sonraya bıraktım ben Sanki sonrası varmış gibi Adam gibi seven yokki gönlümü İstenir gibi sevilip sonra bitirilen Sevmeleri sonraya bıraktım ben Ömrüm varmıki sevda yaşamaya Doğrusu varmıdır benim olan Rüyada yaşanır aşk uyanınca yok olmayan.

© Canan Mumcu



ÇARESİZ KALANLAR


Geride çaresiz ve hiçsiz kalanlar Vurgunu çoktan yemişlerdi yüreklerine Unutulmuştu çoktan yaşamlar Ses korkuturdu ürkek bedenleri Hainlik varken insan içinde Bir avuç toprak kar bilinirdi Cahil kafalar ezerken masumları Zalimlikmi iyi dost olan Zerresi kalmazken ocaklarda Sönüp yok olan biçareler Dağılan parçalanan yuvaları geride bırakarak Umut yolculuğuna çoktan çıkmışlardı alacakaranlıkta

© Canan Mumcu



ÇOCUK VE DUVARLAR


Göğün maviliğinde gördü uçurtmayı Ucunda salınan rengarenk fırfırıyla Dört yaşındaydı henüz Kalın duvarlar içindeyken Suçsuz mahkumdu Onca suçlu dışarda gezerken , Günü gün ederken Hayat darbesini anne karnındayken Vurmuştu yavruya , Anlaması imkansız sözler sarfelidilirken İsteği yeşil yaprakları , Sesini işittği kuşları görebilmek Şaskın gözleri , zamanı bilmeyen Geleceği göremeyen biriydi artık Sorgu yok , Amaç yok , Cevaplar hiç yok ....

© Canan Mumcu



DOĞUŞ BİR BAŞLANGIÇ


Doguş bir baslangıç Ölüm son noktadır bu dünyada Geçen zaman içinde Binkere ölüyor insan Bu ölümler virgülle ayrılıyor Soru işaretleri neden , nereye Ünlemler kaplıyor kimi zaman Şaşırtan Parağrafla başlıyorsun Yeni bir güne sil baştan Aıklaması yaşamın ortasında Geliyor neyazikki. Atasözleriyle gülebiliyor veya Düşünebiliyorsun bazen Sonlara doğru bir parağraf başlıyor Konunun tamamını anlatırken Ölüm noktasıyla Bitiş ve göç Geri dönüşü olmayan gidişler Diğer noktalar gibi..

© Canan Mumcu



DOST GİBİ DOSTA


Boş bir masa geride bırakılan Sandalye hala sıcaklığını koruyor Kalktığından beri Paylaşımlara şahit olmuştu Anlatabilseydi Bir dostun gidişinin Hüznünü yaşar gibiydi Boşluktu yürekte oluşan Mekanlar farklı olsada dostlukların Sonsuzluğu devam edecekti Yaşanılan özgür paylaşımlar şahitlik Yapabilsin diye Tüm dostluklara , dostuma

© Canan Mumcu



HARCANAN YÜREK VE SONRASI...


VÜCUT YIĞILIRKEN
ÇARESİZ ,GÖZLER KAPANIR
YORGUNLUĞUN ARİFESİNDE
KAZILMIŞ BİR KUYU GİBİ SU ÇIKMASI BEKLENİR
ÇIKAN ÖFKE ,ÇIKAN AĞLAYIŞ HIÇKIRARAK
BEZGİNLİK ZAPDETMİŞ
YEMİNLİ GİBİ BIRAKMADAN
HARCIYOR YÜREĞİ
DAĞLIYOR KOR ATEŞLER MİSALİ
İSTEKSİZLİK DOĞUYOR
BATAN ARZULARA RAĞMEN
BİTMİŞLİK HAKİM BÜNYESİNDE
SÖZLER AĞIR AKSAK SAVRULUYOR
İKİ DUDAK ARASINDAN
SONRASI BOŞ BAKAN GÖZLER
SONRASI OLMAYAN BENLİK VARKEN
SONRASI YİTEN BİR CAN HAYATTA İKEN
SONRASI .....

© Canan Mumcu



DOSTUMA


Gidiyormusun
Geride bir çift yaşlı göz bırakarak
Dostluğun içimi ısıtırken ,
Yokluğunu hiç düşünmezken ,
Nereye gidiyorsun
Şartmıydı gitmen
Bende neler söylüyorum
Uzakta olmak değil ,
Yüreğimizin bahçesinde buluşuruz
Bir bardak çay ve hoş sohbet
Dostların paylaşacağı en büyük an
Ulaşabileceğin en yüksek nokta
Kendini aştığın zamandır
Yakala , zaman senden yana
Başarı , umut içinde unutma....

© Canan Mumcu



GECEYE SIĞINIRIM


Geceye sığınırım gündüzün karanlığında
Kabuslar peşimi bırakmaz korkarım
Ay misafirim olur , yıldızlar sırdaşın
Hayatın gerçek yüzüdür koyu mavilik

O sessizlikte şenlenirim yeniden yaşarım
Gün biter sizin için ,
Benim için başlarken ,
İşte ozaman uyanırım uykudan
Bilemezsin denizin konuşan dalgalarını
Neler anlatırlar her vuruşlarında kıyıya
Kumsala bırakılan her damlada..

© Canan Mumcu



GİDEN YAR


Aynı sofraydı paylaşılan
Bir ömür boyu
Kazağının kokusu her yana sinmiş
Her köşede gözleriyle izler gibi beni
Ümitsiz bir sevinç ,
Sonra kaybolan fısıltı oluyordun .

Özlem özleniyordu her şeyiyle
Bir söz , sıcak tenin , yüzde bir gülümsemen
33. sayfada bırakmışsın
Okuduğun kitabı
Son gecemiz olduğunu bilmeden
Bir buseydi dudağına kondurduğum
Ecel uğramadan önce gönlümüze...

© Canan Mumcu



GÜNEŞ DENİZE DÜŞERKEN GÖRDÜM SENİ


Güneş denize düşerken gördüm seni
Işık eşliğinde daha bir güzeldin birtanem
Sesinin tonu alıp götürürken beni
Yıldızlar tamamen senin o diyordu.

Dokunuşun çoştururken yüreği
Ela yeşille karşılaştığında
Pırıltısı ve ateşi tüm bedende
Hissetti seni kuştu artık kanatlanan.

© Canan Mumcu



HAYAT


Sıkıntılar biriktiği zaman gönül kapında
Zorlayacak yıkmak için seni
İzin vermemek için dirensede tüm gücüyle
Ezilip yok oluyorsun nefesin tükeniyor hayatın içinde

Elinin tersiyle itemiyorsun manevi yıkıntıları
Sürekli tepede yumrukluyor delmek için başını
Yüreğinin derinliğinde yalnız kalıyorsun
Yardım yok, anlatmak yok, anlamak çok zor acıların yoğunluğunda
Hayat dersini alıyorsun son nokta konulana kadar.

© Canan Mumcu



HAYAT VE İNSAN


Hayat bir çember gibi dönüp duruyor
İçinde bizler habire zorluyoruz
Daha fazla döndürmeye
Biraz daha eskitmeye uğraşıyoruz
Tükeniyor hayatlar birer birer
Bahçelere uğramadan birileri
Güzelliğin farkında bile değilken
Zihinler boşalıyor
Adı hayat
Zor olan insanlık
Destek yok , Köstek çok
Çukurlar kazılıyor habersiz
Ayak kaydırılıyor nedensiz
Gülmüyor çocuklar
Oyunların sınırı çizilmiş
Dar sokaklara
Hatta dört duvar arasına
Zor olan hayat değil arkadaşım
Anla artık
Zor olan bizleriz bizler....

© Canan Mumcu



HAYAT YÜKÜ


Sırtımda taşırım bu dünyanın yükünü
Gözler bakmaktan yorulmuş
Sözler anlatmayı yarıda kesmiş
Dayak yemiş gibi kalp çarpıntılarından

Yaşanılası en küçük mutluluk elden alınmış
Amacı tükenmiş çıplak bırakılmış vücut gibi
Hevesi kaybolmuş umudan pençesinde koşarken
Yarının geleceği meçhul yolda ilerlerken

© Canan Mumcu



HAYATIMDAN ÇIKARDIM


Hayatımdan çıkardım gelme diye bir daha
İzin defteri kapandı sonsuza dek
Mühürlendi bozamazsın onu
Yaklaşmaya kalkma yalancı sevginle

Kirletiyorsun daha çok kendini
Unutmak en güzeli sana ait seni
Gönlüm kaldırmıyor ağırlığını
Takati yok artık
Bıkkınlık yaşıyor sadece
Sorunlar asılı kaldı havada
Çözmeyeceğim onları ,
Seninle rafa kaldırdım
Kilitli kapısı anahtarı derin sularda
Arasanda bulamazsın...


© Canan Mumcu



HAYATIN OYUNU


Öyle bir hayatki duygu yüküyle dolu
Yetişmen olanaksız hızına yaşananların
Pastel renkler geldimi kapına ,
Keyfin yerindedir
Kara kalem uğramazmı sanırsın ,
Her an yanıbaşında bekler .

Oyun gibidir , sıranı savarsın ve
Beklersin diğer oyuncular gibi
Heyecanla ,
Endişe başlar ,
Zaman seni hatırlayınca
Şimşekmi çakacak ,
Güneş ufkundan doğacakmı diye .

Kimbilir çocuğum kimbilebilirki
Zar atılır senden habersiz
Kazanır veya kaybedersin
Kolayı bulunmamıştır , bulunamazda
Zoru başarmak dururken küçüğüm


© Canan Mumcu



HAYATIN PENCERESİNDEN


Her birimiz yakalamışız hayatın bir kenarından
Penceresinden bakınırken pürüzlere takılır gözlerimiz
Yaşla dolup taşar , ama gerçektir görünenler
İki yüzlü , yalancılar sarmışken her yanı
Dürüst konuşmalar aranır bulunabilirse

Kirli çirkef dünya içinde bir iki tane kalmıştı temiz yürekler
Yakaladım elinden, sen nasıl olduda iyi kalabildin.
Nasıl olduda sana rastladım
Kaderin yolu birleştirdi bizim yolumuzu
İki taze yürek gibi,yaşamın başında gibi,
Yeniden başlar gibi...


© Canan Mumcu



HER ADIMDA


Her adım bir başlangıç
Bitiş öncesi sessiz çığlıklar
Beynimde uçuşan düşünce yolculukları
Ardı arkası kesilmeyen fikir ayrılıkları
Peşi sıra dizilmişler
Bir kovalamacadır gidiyor zihnimde
Damarlarımda morfin niyetine dolaşan sözcükler
Düzenli , düzensiz
Anlamlı , anlamsiz
İşgal halindeler
Son an gelene deksürecek bu akım
Karınca misali
Çalış , çalış
Ağustos böceği gibi kış ortasında
Kala kalacak
Nefesin bittiği yerde...


© Canan Mumcu



HUZUR GECEDE SAKLI


Huzur gecede saklı
Gözyaşı geceye mahsus
Aşk gecenin içinde bulunmaz bir hazine
Umut kalbinin bir köşesinde bekliyor
Sevgi damlacıkları damarlarda gezinirken
Gülücükler saçılıyor yıldızların eteğine
Sen bulutların renginde yumuşacık ,
Ellerin ateş gibi sıcak .
Yakan gözlerinle bakarken
Denizin ışığına
Hayaller alemindeysen gecenin çığlığında
Mutlusun sevgilinin kollarında
Mutlusun ey yar...


© Canan Mumcu



HÜZÜNLÜ BAHAR


Yılların eskitemediği fotoğraftı albümde kalan
Henüz yaşamın gerçekleri yansımamıştı çehreye
Bilmezken gözler hüzünlü baharı
Maskeden çok uzaktı sureti

Geçen zaman değiştirsede dış yüzünü
Kırışıklıklar sarsada her yanını
O çocuk gülüş ışık saçar
Enerjisiyle meydan okur sahte maskelere
Yaş kaç olursa olsun...


© Canan Mumcu



HÜZÜNLÜ BAKIŞ


Özlemin özlemi sardı her yanını
Karmaşanın içinde buldu bir anda kendini
Ne yana baksa hüzündü bakışlar
Ayrılık kokuyordu Annesi ,
Acı doluydu Baba yüreği
Savruldu oda bu rüzgarda
Ne yana gideceğini bilemezken
Sevgisi ikiye bölündü
Beden bir tarafta kalırken
Ayrı evler , ayrı sevgiler .
Hırçınlık ve kaçma isteği peşindeydi
Masum yüreği acıyordu sürekli
Bilmediği duygular , gece yarısı
Buldu rüyalarında
Hiç dinmeyen sonbahar yağmurlarıydı
Avuçlarına dökülen...


© Canan Mumcu



KALDIĞIM YERDEN


Kaldığım yerden devam edebilirmiydim
Yarısı geçmişte kalan ömrümün
Verecek sevgim varken çoşkuyla
Yeni açılan sayfada ,
İlk harf olabilirmiydim.
Uzun bir ara , soluksuz geçen
Bir güz akşamı ,
Üç yaprak düşmüş penceremin önüne
Rüzgar , orayı uygun görmüş esintisiyle
Bezginlik izleriyle dolu ruhum
Tıkanıp kalmışım bir yerlerde
Devam etmekmi
Hangi tutkuyla , hangi güçle
Sevgim sönüyor dağılamadan ,
Konamadan başka dallara
Kaldığım yerden devam edememki
Bir yarısıda geçmiş ömrümün
Sayfalar tükenmiş , kendimi ararken


© Canan Mumcu



KAR AYAZI VURUYOR BEYAZ YÜZÜNE


Kar ayazı vuruyor beyaz yüzüne
İncecik bedeni titrerken soğuktan
Yüreğindeki o ışıkla ayakta duruyor
Tek bir kibrit satabilmek uğruna

Mevsim aldırmadan küçük bedene
Tüm ağırlığıyla üzerine çökerken
Morarmış elleriyle yaşarken acıyı
Kısık sesiyle kibrit diye seslenmekte


© Canan Mumcu



KAYBOLAN DENİZ


Dilin yok diye sövüyorlar sana
Gün geçtikçe biraz daha kirlenirken
Rengin soluyor , balıklar ölüyor
Cansızlaşan bedeninde
Can çekişmelerin görülmüyor
Kulaçlar uğramaz oldu dalgalarına
Gemiler daha fazla çöp bırakır oldu
Kıymetin bilinmezki kükremen lazım
Susma artık
Bağır , diren , yok olma
Gece ışıltın yetiyor bana,
Gitme..


© Canan Mumcu



KELİMELER VE HAYAT


Kelimelerle oynamak güzel
Hayatın bizle oynadığı gibi
Hilesizdir kurduğum oyunlar
Yönetirim , ufuklar açarım dağarcığımda
Zalim hayat fırsat vermezki
Önümü göremem çoğu zaman
Takılır bir çelme gibi ayağıma
Canım yanar , kanar ellerim
Taşlı , zorlu hayat yolunda
Sözcükler alıp götürür ,
Bilmediğim yeni bahçelere
Irmaklarda çıplak ayak gezinirim
Gölgesinde uyurum bir ağacın
Çoğu zaman
Yağmur taneleri altında ıslanırım
Üşütmez beni
Oynarım , kelimeler sever beni
Sevmeyen hayata karşı..


© Canan Mumcu



KOKUN DURUYOR MENDİLİMDE


Kokun duruyor mendilimde
Yine bırakmışsın sigaranı küllükte
Bir nefes almışsın sadece
Tadı boğazını yakmış herhalde

Devamı gelmedi bizim aşkımızında
Bitmeyen bir sigara gibi
Nefesini çekemeden içime
Dumansız kaldı boğazım sevginden

© Canan Mumcu



KÜÇÜĞÜM


Sancı ve telaşla başlar Anne karnında
Dünyaya gözlerin açılışı
Son olmayacak ilk ağlayıştır
Mutluluk gözyaşları yanaklardan süzülürken
Minicik beden avuçlara alınmıştır bile
Sıcacık kucaktır yastığı
Sığınağı Anne kolları
Desteği Baba sevgisidir
Hayat serüvenini yaşar , gidersin
Çıkışları ve zorlu inişleriyle
Doğuşunla şenlendirdin iki kalbi
İlk adım , ilk sözcükte ,
Tebessüm kattın yüzlere
Ve sonra yaşamın gerçeğiyle
Karşı karşıya kalıvermişsin bir anda
Güzeli ve çirkiniyle
Olsun doğdun ya ,
Yenilik getirdin o küçücük dünyalarına
Hoş geldin ,
Herşeyinle ,
Hoşgeldin gülücüğünle ,
Hoşgeldin.


© Canan Mumcu



LOŞ ODA VE O


Loş bir oda ,
Bir yatak ,
Eski bir abajur ,
Motifleri belli olmayan
Yamalı perde pencerede
Güneşin az uğradığı bu köhne mekanda
Acıların yüzüne yansıyan kısmıyla durmakta

Hareketsiz kaldığı günden beri orada
Yerin sıcaklığını hissetmeyi unutan
Aldığı ayakkabı yıllarca tazeliğini korurken
Kimi zaman ağlayarak ,
Kimi zaman gülerek geçerdi günleri

Kahretmedi küsmedi kaderine yinede
Onca zamana rağmen galipti her zaman
Yenmenin gururuyla meydan okurdu
Zalim dünyada ayakta kalmayı bilmişti oda..


© Canan Mumcu



MUTLULUK RÜZGARI


Açtım penceremi mutluluk girsin diye
Kondu heryerine odanın
Kokusu geldi baharın
Gökkuşağını gördüm , gözlerim kamaştı
Yerinde durmamayan yaramaz çocuğum artık

İçime çektim , damarlarım tanıdı neşeyi
Renklendim , boyadım duvarlarımı sarıya , maviye
Sildim karanlık sinmiş yerleri
Kargibi kaygandı huzur verici rengiyle

© Canan Mumcu



NE OLDUĞUNU ANLAYAMADI


Ne olduğunu anlayamadı henüz
Bu sesler yabancıydı küçük yüreğine
Korku ve dehşeti ozaman anlamıştı
Önünde yok olurken bedenler

Savaştı adı bu bilmecenin adı
Tabanca silah olmuştu oyuncakları
Cevabını kimsenin bilmediği
Anlamsız kötü bir oyundu onun için canlar yakan


© Canan Mumcu



SEVGİ KAÇAMAĞI


Kaçamak buluşmalardı en çok mutlu olunan
Tek bir söz duymak için sevgiliden
Kalp çarpıntısı en yüksek dorukta olsa bile
Gözlerin karanlıkta konuştuğu anlardı sevginin yaşandığı

Gece serinliği vız gelirken
Dakikalar hızla akap geçerdi
Hiç durmamacasına öyle
Sanki hiç kavuşmayacakmış gibi uzun sarılmalar
Sarfedilen sevgi tanecikleri arasında
Kaybolmuşuz kalplerimiz içinde

© Canan Mumcu



SEVGİLİYE


Bu seni son arayışımdı sevgilim
Sesini son duyuşum
Gözyaşımın son tanesi
Yüreğimin son çırpınışı

Elveda biten aşkıma
Güle güle sevgiliye
Ayrılık acısıyla yansada
Yüreğimin zincirleri elimde

Hazanım sona ererken
Bahtıma yön verdim
Özgürlüğe açılan yolda
Adım adım ilerlesin yeni sevgilere diye..

© Canan Mumcu



SÖZ


Söz verme geleceğe dair
Yol gösterme umutlarıma
Alıkoyma çıktığım yolda
Beni almadan git yarınlara

Önüme çıkma yalan sevginle
Çocuk aşkım bende kalsın
Bırak sahte gülüşleri yolda
Kandırma kendini kendine karşı
Bırak herşeyi olduğu gibi kalsın

© Canan Mumcu



TAKİ


Geçmişin aydınlığına gömüldü ne yazıkki
Gözleri söyledi her zaman sevgisini
Dudaklardan akan sözcükler
Isıttı benliğimi üşüdüğüm anlarda
Tüm dünyaya hükmedercesine
Beni üzenlerin karşısındaydı dimdik
Belli etmezdi hırçınlığını
Aldırmazdı yorulsada bedenine
Görev saydı oturulan yemek saatlerini
Merhaba önemliydi onun hayatında
Söz bir güven temsiliydi
Üniforma gibi taşırdı
Güveni sırtında
Yılmadı çarpık hayatın dikenli ,
Taşlı asfaltlarında
Taki hastalık pençesine yapışana dek
Taki sesi odaları karanlığa terk edene dek
Taki son bir kez kulağına Baba diyerek
Taki...


© Canan Mumcu



ÜÇ GONCA GÜL


Üç kırmızı gonca gül kapıyı çalarken
Aşkınıda beraberinde getirdi
Beklenmedik bir gelişti bu , zamansız
Bir şans istiyorum sevgime karşılık diyen

Değişen neydi yıllar sonra
Pişmanlık , umut ediş , yalnızlıkmı
Gerçek sevda değilsen gelme
Yıkma bu kırık kalbi yeniden

Düzen çoktan kurulmuştu sen olmadan
Sevgiyle yıprandım , acı yaşattı
Ben bana alışmışken aramıza girme
Tanıyamaz , sende kaybolursun girdabımda

Bu filmde yalnızı oynuyorum
Rolünü uzun zaman önce bıraktın sen
Gonca gülünü geri al
Kurudular susuzluktan
Yeşermezler artık
Şansım kalmadı sana verecek


© Canan Mumcu



YALNIZ KİRACI


Yalnızlık ev sahibim huzur dolu
Hesabım yok , beklediğim yok
Misafir kabul etmiyor ne yazıkki
Büyülü bir yer orası ışıltılı

Her köşesinde ayrı bir tat var
Yendikçe lezzeti artan bir yemek gibi
Kokusu yalnızlığında saklı
Anlamak yok , öğrenmek yok
Yalnızlığın kiracısıyım depozitosuz

© Canan Mumcu



YALNIZIM


Yalnız bir dünyadayım ben anlatamadığım
İçine kimselerin sığamayacağı bir karanlık
Boğulmanın eşiğinde sürünürken
Çıkış yolunu arıyorum kaybolurken labirentte

Başım dönüyor tutunacak bir el arıyorum
Kalın duvarlar çıkıyor önüme ışığım kesiliyor
Bağıracak nefesim yok, bağırmak isteyende yok
Bıraktım akıntıya bilinmeyen sulardayım artık

© Canan Mumcu



YEŞİL YAPRAKLAR SALLANIYOR


Yeşil yapraklar sallanıyor
Yüreğimin dallarında.
Kimi zaman hırçın ,
Kimi zaman haşarı bir çocuk
Suyun hızla akıp yavaşlaması ,
Yağmurun çiseleyip dolu tanelerine dönüşmesi gibi
Yapraklar sararınca günün birinde
Sakinlik kaplar yüreği
Dinginleşir , yumuşar
Güveni yanına alıp emin adımlarla
Devam eder diğer dallara doğru...


© Canan Mumcu



YOKLUĞUNDA


Duyduklarıma inanmam zordu
Doğru olmaması için yalvardım Tanrıya
İçimin yangınları artıyordu
Soğuk kış gününe rağmen
Yetişmek için adımlarımı zorluyordum

Yatıyordun
Üzerinde beyaz örtüyle
Yüzün kapalıydı , karanlıktaydım ben
Kanım donmuştu senin yokluğunda
Koşmaktan değil ,
Nefessiz kalışım
Nefesim seninle tükendi
Yok oldum bende..


© Canan Mumcu



YOLCULUĞUM


Uzun bir yolculuk benimkisi
Düşünceleri aldım yanıma
Sözcükler yollara dökülsün
Noktalı , virgüllü eşlik etsinler bana
Hafif melodiler gibi
Kulağıma fısıldayan
Ruhumu masaj gibi dinlendiren
Bir el yordamıyla okşarcasına
Seven satırlar sereceğim
Gül bahçelerine...


© Canan Mumcu



YÜREK ACI ÇEKERKEN


Ağlamayı mesken tuttum gözlerime
Peşimi bırakmazken kederler
Yağmur gibi yağıyordu üzerime
Hiç acıması olmadan hemde

Bir mermi parçası delip geçerken
Kanayan yaramın acısı dağılıyor
Yayılırken herşeyi alıp götürüyor
Bir dakika dur demeye fırsat vermeden

Saniyelik mutluluk nedir bilmez yüreğim
İstediğim bir gülümseme yaşamak
Zaten , tüm sevinçlerimi alıp götürdün
Sen yoksan bende ,
Bir saniyelik mutluluğumu
Geri ver ,
Ne olursun giderken


© Canan Mumcu



GÜNLERE DAİR


Yaşam ilk nefes Ilk ağlayıştır anlamını bilmeden Ilk gözlerin açılmasıdır Suretler suretsiz görünürken Nefesler büyükdükçe yaşarsın Soludukça duyguların çoğalır Karmaşık görünsede çıkmaz sokaklar Yılmayan caddeler tanırsın yanıbaşında duran Elini uzatınca sıcak bir ev buluverirsin Bahçesinde çiçeklerle bezeli Gülüşler ve haykırışlar içeçedir şaşırma Doğası budur insanların hayat içinde Bir varsın sevincinle Bir varsın hüznün penceresinde beklerken Inişin ve çıkışınla koşarken Basamaklar yormasın ürkütmesin seni Kirmizi güller herzaman vardır Koklamasını bilirsen koparmadan Güneş bir doğar bir batarken Ay ışığı huzur verir gecenin koyu maviliğinde Ömürden bir gün daha gider Uykunun çekici güzelliğine dalarken

© Canan Mumcu



BEYAZA BÜRÜNÜRKEN


Hayatı yeni başlıyordu Beyaz gelinliği giyip Baba ocağına son bir kez bakarken Yaşlar yanaklarda al tülün altından süzülürken Çocukluğu gözünde canlandı Bahçe kapısında bir an durakladı Oynayışlar ,gülüşler ,annesinin sesini işitti o an Film şeridi misali sergilendi birden Birkaç adım ve halaylar Hüznün ve sevincin birleşmesi Çocukluğu kiraz ağacının altında kalmıştı Umutla çıktı kapıdan Buruk ama kalbi çarparak Bilmediği yeni hayatına dogru Dualarla , ağlayışlarla

© Canan Mumcu



ALIŞMAK


Özleme doğru yola çıkılır Tutarsın ellerinle sımsıkı sararsın özleyişleri Gözlerin dalsada geri dönüşlerde yine buruklukla Alışmak zor olmaz zamanla yarışırken Yok olurken dünya üzerinden Sonsuz üzüntü yaşasanda Yarınların azaltır kederini Bir daha görme umudunun yokluğunda Çaresizlik benliğini bitirsede Umutsuzluğun umudu vardır yüreklerde Gözler görmesini Dudaklar söylemesini bilmeli Gayret ,alışmaya doğru ilerlemeli Zor geçilen dağlar olsada önünde Çekmenin kolayı bulunmalı Hüznün rüzgarı savurmayı denesede Karşı koymanın sevinci bedenine yerleşsin Yarınlar olmayabilir zaman senin

© Canan Mumcu



GEÇMİŞE ARALIK


Geçmişi şöyle bir araladım Dün gece tam uykuya dalacakken Önce gözyaşlarım sıraya girdi Anlattılar birer birer damlalar halinde Baktımki ömrümün yarısını çalmışlar benden Mendilim yetişti imdadıma Ardından yanaklarım konuştu çoskuyla Dost eli gibi yanıbaşımda Gülüşüyle hep koruyan bir melek gibi Oda olmasa halim harapmış Anladım Dudaklarım zorlamasa sözcükleri Zincirleme kaza kaçınılmaz ölesiye Duyduğum sözler boş Davranışlar fütursuzca sergilenmekte Ben yine aynı ben Bende kalan hüzün ertesi serinlik Mutluluğun gölgesinde yatarken Ellerime vuran ayışığı beni selamlarken Gece mavisi çoktan yıldızların beyazına boyanmış Sessizlik kaplar içimi Huzur benim yanıbaşımda uykuya dalarken

© Canan Mumcu



GEÇMİŞİN ESİNTİLERİ


Seksek oynardık sokaklarda Bahçelerde ağaç gölgeleri vardı Dalından koparılacak mevsimli meyveler Taze sütten yapılmış katıksız yoğurt yenirdi Iki omuzunda tepsisiyle dolaşan mahalle yoğurtçusundan Karanlığı beklerdi bozacı geçerken Kapımızın önünden Siyah beyaz Ekran yerini renkli dev ekranlara bıraktı Kayboldu sihri geçmişin Zamansız meyveler yenirken Bahçeler yok oldu çöle döndü Yiten sokak oyunları gibi Özlemler anlatılırdı geçmise ait Kaybedilen değerlere Biten masum aşklara Karmaşada yiten sevgilere Ne taze süt kaldı Nede o eski oyunlar...

© Canan Mumcu



HAYATA FERYAT


Hayatı kazanmaktı adı bilinmeyen Kokuları farklı vücutlar arasında Zamanı , para karşılığında Satılan benlikler Gecenin gömülen karanlığında Kan akıtırken gözlerden Bir başka sabaha feryatla uyanırken Adı fişlenmiş , cüzdanı damgalıydı Bu yola düşmesinin sebebi sorulmazken Ey kader nerdesin...

© Canan Mumcu



KALAN ANILAR


Hüzün yollara dökülmüş Gidişin akşam güneşi karşısında Gözler geriye bakar , ama nafile Dönüşe çoktan girmiş bu yürek. Canlanır günler birbir , Topraklara gölgesi düşer anıların Gözyaşı dolu sözler anlatır , Kaldırımda yazılan iki satır özlemi. Haykırışlar yağsada gönlün en derin noktasına Çaresiz yollara düşülür Akşam rüzgarı eşliğinde Üşüyen beden değil yürektir Huzursuz çıkılan gidişlerin ardından

© Canan Mumcu



AŞK RÜZGARI


Rüzgar öyle estiki yüreğine Sevdanın türküleri dilden döküldü Onca yılın acısına rağmen Kekelemeden , Soluksuzca akarak dudaklardan nağmeler Heyecanla dans eden kelimeler Zincir halkası gibi kilitlenmiş, Üzüm tanesi gibi tatlı, Burkarak damağı İçi dağlar sevdanın acısını Sazlar söyledi sevdanın acısını Yılların eskitemediği aşkın çiceğini Kırlar düşsede saçlara kederli, Hüzün kaplasada gözleri çaresizce, Umutsuzca bekleyiş , birgün gelir diye Karşılık bulur diye Acı kaplı sevdası güler diye Onca yıla rağmen...

© Canan Mumcu



HÜZÜNLÜ BİR SONBAHAR GÜNÜ


Yapraklar mutlu toprağa düşmekten Rüzgar umutlu agaçları savurmaktan Ruhlar süzgün , gözler yaşlı Hüznün melodisinden. Dalgalar kayalıkların davetinde Yosunların kokusu yakın , Yağmurun neşeli yağışından. Ahmaklaşır kimi zaman Bedenlere düşerken , Geçmişi anımsar dalarız Damlaların arasında Titrek ellerimizin içi dolar , Yağmurun dansıyla Dağılır düşünceler oradan oraya Pencere önüne düşen , Her damlada aranır sevgi , Sorulur hüznün sonrası , Beklenir , Gökyüzünden parlayacak güneşin pırıltısı Umut kıpırıtısı güneşte saklıdır Gülücükleri içinde biriktirir Her parlayışta dağıtır Çimenlerin üzerine, Uçsuz maviliğin derinliğine Yeşil dağlara bırakır Saklı bir hazine gibi

© Canan Mumcu



SEVDA YALNIZDIR


Derinlerde yaşanır sevdanın çığlıkları Uzaklarda biçare aşk yaprakları, Gelin utangaçlığı misali salınır. Duyuramaz coşkusunu Haykıramaz sevginin göz yaşlarını. Atılan her adım aşka koşar, Sözler kilitlenir iki dudak arasına An gelir sarhoşluğun etkisiyle Kavrulur kelimeler Korkuyla çıkar, sevda damlaları Gözlerdeki ışıltının, Bekleyişi heyecan dolu. Umudun içinde umutsuzluğun harmanı Hayat yükünün altında, Yok olmayan aşka, Yitmeyen sevgi dolu kalbe Ağırdır zamanın yolculuğu, Ağırdır sevdanın yalnızlığı.

© Canan Mumcu



BİR GÖZ AÇIMI


Bir yol var yanıbaşında Güneşin parladığı yeşil topraklar Yağmurun aktığı çamurlu yollar Akıp yitmiş , saça düşmüş çoktan aklar Yaşadıklarındır sende Geriye kalan biraz sevgi Bir avuç dolusu hüzün Uçan zamanın ardından Bir göz açımı hayat Baslangıç ve sonuç İşte okadar......

© Canan Mumcu



MUTLULUK ANAHTARI


Yüksek bir dağ gibi Tırmandıkça yorgunluk veren Uğraştıkça keşfedilen bir hazine Bitmeyen bir yol , sonu görünmeyen Dolu dizgin gidilen yaşamın İnişleri kolay Çıkışları çözümsüz bir problem Kimi zaman gülüşlerin içinde Kimi zamanda damlalar arasında Aranılan mutluluk anahtarı Bulmak güç,saklamak zor Uçan zamanın girdabında

© Canan Mumcu



PERİLER ÜLKESİ


Taşında , toprağındadır sözün Notalarında gizilidir hüznün Neşen boldur , gökyüzünün mavisinde Huzur bulur kuşlar sessizliğin çoşkusunda Nefesler rahat , uykular sakin Keşmekeşten uzak topraklarda. Sıkıntılar nehirden akıp gider , Kaya oyuntularında ayrı bir giz Türbelerinde geçmişin masumluğu saklı Yüreklere kazınan ezan sesi , Gün batımının rengiyle birleşir. Ellerde ayrı bir marifet çömleklere yansır Sevda türküleri yollarda dolaşır Ulaşır gönül kapılarına , Ulaşır hasret dolu yüreklere Özlem akıtan gözlere doğru Gurbet ellere uçar maviliğiyle Parlak yıldızların ışığı yansır Çekilen akşam fotoğraflarına Bir ani bırakılır yıllar sonrasına Perilerin ülkesinden

© Canan Mumcu



YENİDEN DOĞUŞ


Gün bitiyor güneşin alaca kızıllığında Ay ışığı yerini alırken , Yıldızların pırıltısı sarıyor gözlerimi Sesler yükseliyor yüreğimin derinliğinde Çağlayan ırmaklar kadar soğuk ve hızlı , Alev gibi yakıcı ve sıcak Kıpır kıpırım yağmurun hızına karşın Dur yok , durak yokken koşuyorum Dağların eteklerine Yeşile sarılıp , Ağaçlara şarkılar söylüyorum Hayatın gülümsemeleri arasında Sıra bende çoşkuda Sıra bende kederin ertesinde Sıra bende yaşların bitiminde Çiçekler elimde mis kokulariyla Dağıtıyorum tüm hüzünlerin Üzerine doğru Parıltısı gözlerimde güneşin Yeniden doğus gibi Hayata sarılış . Yeniden tutunmak umudun sabahında Yeniden yeniden...

© Canan Mumcu



GÖZLERİNDE KAYBOLDUM


Gözlerinde kaybolmanın sarhoşluğu savururken , Saçlarının renginde buldum kendimi Ben sendeyim sevdanın büyüsünde Sevdam çoktan senin ellerinde Tunmuş sarmaşık misali sarmalanmış Bedenim kilitli bedenine Bırakmazki sevginin çoşkusunda Kokun dağlarda çiçeklerle bezenmiş Rüzgar seni arar yana yakıla Ay geceye umutla doğar Seni görmenin beklentisinde Gece bir başka hoş Güneş bir başka ışıltılı Seni andığım her an Seni düşlediğim her saniye Gözlerinde kayboldum sevgilim Gözlerin gözlerim Ellerin ellerim bundan sonra Ben senim bundan böyle Sende ben Aşkının gözbebeğinde..

© Canan Mumcu 24.12.02



YILLARA RAĞMEN


Dakikalar geçti habersiz Ömrümün heybetli yıllarından Bugün yaşanırken Yarına göz kırptı zamanın tiktakları Kimi zaman üzgün , Kimi zaman neşeliydi hayatın yolları Girdaplarda debelenirken Deniz kıyılarında rüzgara bıraktık gönlümüzü Martı olduk uzandık gurbet ellere Yunus misali derinliklere ulaştı bedenimiz Saf mavi enginliklerde An geldi ağardı saçlar Nezaman , nasıldı derken Uçtu yıllar . Acısıyla yandık Çiçek bahçelerinde gülücükler saçtık Yıllar yaşlandı , Zaman ağırlaştı duyguların yoğunluğunda Ömür bitiyor yılların bittiği gibi Ömür başlıyor yeni yılın başladığı gibi Umuduyla ,huzuruyla Beklenti hep aynı

© Canan Mumcu 12.30.02



BENİM SON NEFESİMSİN


Bir sözdü ,dudaklarımdan kağıda dökülen bir anlık öfke ertesinde. Aşkın kalbimde Yaşatan sen , Büyüten yine sen sevgilim Satırlar yaşla beslendi , Aşkının ardından dökülerek Sevdana kapılıp gidiyorum , Aklım sen ruhum sendeyken Yolum belirsiz sensizken Rüyalarımda kayıp Uykusuz gecelerimde Susuzum çölün ortasında kalmış mecnun misali Ayrılamam sevdanın pençesinden Kopamam gülümün kokusundan Gözlerine esirim , Sözlerine aşık Sözlerim acı dolu Sana yazılan satırlarda Buse konduramadan dudaklarına Sıcaklığını son defa hissedemeden Gidiyorum , Aşkın yüreğimde Ben seninleyim Son nefesim gelene dek

© Canan Mumcu 24.12.02



TUTUNABİLSEM


Tutunsam kalacağım gözlerinde Baksam göreceğim pırıltını Seveceğim doyasıya inan Rüzgarın ağaca sarılışı , Denizin kıyıya vuruşu gibi Haşin ama çoşkulu Sevgi yüklü Sözlerim akacak Aşk şarkıları mırıldanan dudaklarımdan. Bağlanmışım ,habersizken sevgimden Gözlerim utanmış ,sesini duyduğunda Kızarır yüzüm karşılaştığımda Söylemek zorken sevdamı Sana haykırır yüreğim Duyurmaz ,duyuramaz Heyecan doluyken, Özlem içindeyken, Yıllar bitirmedi Aşkın sarmalandı bedenimde Sen karşımda , Ben sessiz yanıbaşında....

© Canan Mumcu 24.12.02



HÜZNÜN PERDESİ


Gözleri ıslaktı hüznün perdesini araladığından beri Ayrılığın ağırlığı sarmıştı her yanını Yüreği paramparça Sözleri sığamıyordu dudaklarına Boğazı düğümlendi kelimelerin çıkmazında Karlar yağdı minicik bedene Yaz ortasında. Haykırıyor gitme diye Sesi duyulmuyor çığlıkların gölgesinde Kor ateşler yüreğinde mesken Çaresizlik ayaklarında pranga Umudun gemisini kaçırmış ellerinden Sonsuzluğun karanlığına Bedeni çökmüş ayakta dimdikken Anılar önünde sıra halinde Kaybetmenin pençesine düşmüşken Hayatı minik ellerinde hissedip Gözleriyle uğurladı son yolculuğa Giden atasını Hüznün perdesini araladı Gözler ıslak , Gözler özlem dolu, Hasret ve acı iç içeyken.

© Canan Mumcu 24.12.02



UZAKTAKİ ÖZLEM


uzak topraklar , uzak hayaller hep gözümün önünde özlemler avucumun ta içinde sıcacık yollar gidilmesi zor, mevsimler yaşanılası imkansız, bu yabancı şehirde yaşasamda. uzak denizler maviliğin göz kamaştıran rengi yok buralarda gri renksiz memlekette rüzgarı başka eser , havası başka koku yayar çiçek bahçesinde olsanda. renkler değişik tatlar lezzetsiz gelir özlemin doruğunda yaşarken kulağımda ezan sesi yüreğimde anamın sıcacık eli başımı okşarken sessizce..

© Canan Mumcu 24.12.02



NİYE


korku içimizde , korku yanıbaşımızda , umudun beklentisi yarınlarda belirsiz. askıya almak niye barışı , niye savaşı sevmek ölesiye , bir çocuğun korku dolu gözlerini görmek niye , rüyadan uyandırıp kaybolan dünyanın içine atmak niye dehşeti yaşatmak , oyunlarından mahrum bırakmak niye. şeker yerken doyasıya lunaparktan alıp , sığınaklara hapsetmek niye. güç gösterisi yapmak uğruna , kan damlaları akıtmak niye kaldırımlarda insan yığınları , köşe başlarında insan ruhları bekletmek niye. gülmek yok çehrelerde nefesler tükeniyor toplu halde. niye ağlar çocuklar niye ağlar analar niye.niye...

© Canan Mumcu



SANA KOŞARKEN


sözlerim ağırlaşsada vakitsiz gözlerim özlesede gözlerini sabırsız ansızın gelen öfkeme aldırma sevgim gözlerimde sana uzanan gülücüklerle hayatın sıkıntısı biriksede omuzuma yollarım çıkmaza düşsede kuytularda kalsamda çaresiz sözlerim sana söylenir şarkılarda umudum boşa çıksada sonlarda dermanım bitsede dizlerimde çalmayan kapılarda beklerken beni unutma zaman benimle sana koşarken yüreğimle

© Canan Mumcu



VAHŞET


umutlar yitiyor bir mermenin ucunda sevdalar gömülüyor toprağın derinliğine sözler yarım , duygular kayıp korkular sarmışken köşe başlarını sessizlik hakim bilinmezlik yanıbaşımızda bir melodi hafızalarda dehşet ve acının söylevi ağıtlar yakın gündüzler geceye açık güneşi kaybettik çoktan siyah bulutlar bedenlerde gizli her biri vurguncu her biri öç peşinde kan almanın eşiğinde zevkle bekleyen bir avcı gibi dudağından akan salyalarla tüm insanlığın gözü önünde kahkalar atılacak ölülerin seyrinde ne için hiç birşey için hemde hiç.....

© Canan Mumcu



YANLIZLIĞIN ÇAĞRISI


bir çiçek soluyor onümde bir tomurcuk filizlenmeden tükeniyor omrünün ilk ışığını göremeden. hayatın tadına varamadan göç ediyor bilinmeyen diyarlara doğru. bir korku etrafını saran bir haykırış belki , dünyaya duyurmaya çalıştığı anlamsızlığın girdabında anlam arayan çare bir gün ışığı bilemediği gecenin kokusunda kaybolup toprağın derinliğinde huzur isteyen duymadan dinlemeden kimseleri yalnızca yalnızlığın çağrısı kulaklarında duyulan. özlemi kendi gün sayımındayken hasreti gecenin karanlığı üzerinde soğuk rüzgarın esintisinde....

© Canan Mumcu

ŞİİRLERİNİZ