BURHAN KARAN







 Unutamamak

Unutmadım,unutamadım
Takvimlerden her düşen yaprağı;
Tesellisi sanmıştım zamanın
Anladım ki ; yanmışım yanılmışım….

Hayalleri yakmıştım oysa,
Düşlerime bile,birer birer karanlıkları yağdırmıştım;
Elimde yüreğim
Bendeki seni başkalarında aramıştım.
Ellerim yine ellerini aradı ama onlar ne kadar uzaksa….

Böyle sevmesi gökkuşağına dokunmayı düşlemek olsa da ,
Ve bakamamak olsa da sonunda o eşsiz renklerine
Ama ben yine
Çaresiz hayal edeceğim onları görerek yalnızca düşlerle
Yarınlar belki yazılmış olsalar da siyah beyaz sayfalara……

  
BURHAN KARAN


SÖZCÜKLERİN İSYANI Suskun dudaklardan arta kalanlara isyandın, Baş eğmezdin gizli sevdalara,kahırlara. Yıkar geçerdin bütün uzakları,ayrılıkları, Bırakmazdın bir ömrü hayallerin o acımasız ağına. Kalpten kalbe uçan kuşların kanadını korkularla kıran, Sana ait bütün düşlerimi kırılmaz zincirlerle prangalayan, Güçlü ve çekingen; o feodal bağlara karşı, Çünkü bir isyandı artık bu sevda sözcükleri.. Sessizliğin içinde yalnızca bir haykırıştı, ‘’Gerçekçi olup imkansızı istediğim’’ zaman, Ama şimdi yüreğimde, durdurulamaz bir çığ oldu, Bu gizli sevdanın kalbimde ki istilasını Tek durdurabilecek olan....... 01.08.2006
BURHAN KARAN


BİR DÜŞÜN KURGUSU Bir hasretliktir almış başını gidiyor, Unutmak isterken Her yanımı delicesine sarıyor, Keşke böylesine sevmeseydim diyorum Böylesine gözü kapalı bağlanmasaydım Belki o zaman yakmazdı yüreğimi bu sonsuz aldanışlarım. Pişmanlığım çaresizliğimden mi yoksa Çaresizce bekleyişlerimden mi? Her umudun bittiğinde Yalnızca aklıma getirerek gözlerini, Ve düşünerek gözlerinin ışığıyla aydınlanan düşlerimi, Safça kendimi yeni bir yılgınlığa hazırlamamdan mı yoksa? Bir yağmur yağsa, Yüreğimden bir ırmak taşsa, Götürse bütün korkularımı, Seni imkansız, Seni ümitsiz kılan O çalkanışlarla dolu tüm düşüncelerimi suyuna katsa, Yıkasa şu belleğimi Geri getirse o hep uygun anı ararken kaybettiğim zamanlarımı… Ve yalnızca içimde sen kalsan Bir de okyanusun dibindeki inciler kadar saklı söyleyemediklerim… O zaman bu sonsuz sevgimi bırakırdım Bir nehir kıyısına, İnan sevdiğim bu sefer dosdoğru ulaşırdı sana Bütün gözlerden uzak, Canımın gizlisindeki pişmanlıklarımın O coşkun akıntısında….. 29 mart 2005
BURHAN KARAN


TANRIYI OYNAMAK Dağları delen Ferhat değil aşkmış Çöllerde yanan Mecnun değil, Atsalar da bu aşkı bir ırmağa Suları taşarda almazmış; Bir buluta yükleseler bu derdi sonra Alırda getirirmiş bütün göğü , Mem ile Zin’in ayaklarına… Sevmek tanrıyı oynamakmış, Acının olduğunu bilerek Kahırları yaratmakmış karşılıksız sevdalarla; Umut etmeyi öğreterek düşlerde bütün sevdalılara… Aşkları unutmaya çalışmak da şeytanı oynamakmış, Karşılıksız sevdalarda bir isyanmış tanrıya, Hayal etmeyi unutturmaya çalışırmış Yüreklerin çok yorulduğunda, Aşklar da düşlemekten vazgeçmeyen insanoğluna… Bir yerlerden Lilith’in bebek ağlamalarına karışarak çığlıkları geliyormuş, Ellerinde kalmış yüreği kanlar içinde, O da katılmış şeytanın bu isyanına; Yeni doğan bütün bebekleri öldürüyormuş, Onlarda aşık olmasınlar diye… Ama ne insan aşkta düşlemekten vazgeçebilmiş, Ne de şeytan isyanından , Aşklar unutulmazmış Bu sahnede çünkü sevdalılar tanrıyı hep oynarmış….. 14.04.2007
BURHAN KARAN


ŞİİRLERİNİZ