BARIŞ ARDAHAN



TOPRAK

Dün gece sevda ırmak oldu,
aktı gece boyu.
Rengi kan kırmızıydı.
Yapraklar ağıt yakmaktaydı,
keskin rüzgâra fon oluştururcasına....
Dün gece,
ırmağa karşı cesaretimi
denemek istedim,
yüzme bilmediğim halde....
Denedim, denedim, denedim! !
Irmak pes etti,
tât oldu sustu sevdam karşısında, UTANDI.
Irmak çöl oldu kurudu.
İşte o zaman gerçek sevdayı gördüm
çatlamış topraklarda;
işte o zaman ben toprak oldum...

Barış Ardahan



Şişli-Güneşli 25.06.2001 İSTANBUL Anlamı yok sensizliğin Perdeler, gökkuşağı, gölgem Dışarıda güneşli bir haziran sabahı... Sabah olur bir istanbul gecesinin ardından Akşam giyinir beyaz elbiselerini Ne söylesem boş, kelimeler bir, bir; istanbul hanımefendisi Kocaman parıldayan bir kalp Kömür karası gözler alev alev... Anlamı silinmiş bir hüzün; Sen gelince cezaevinin parmaklıklarından atlar. Düşmek üzeredir gecenin gizi koynuna Bir İstanbul akşamı, Şişli-güneşli hattı 25.06.2001 İSTANBUL Akşam güneşim, sudamlam, paylaşılmazım 7 renk ve ümit, bir sevi şiiri Geceleri gülün dikeni, Ne arar insan, ne bulur şu fani dünyada... Akşam üstleri, gündüzün bekçileri, İSTANBUL Anlamı yok pencerelerin, güneşin Perdeler, gökkuşagı, birde sen Akşam yine giyinir cezaevi elbiselerini Ne söylesem boş... Nasıl sevebilirim ki sensiz? Anlamı silinmiş kömür karası geceleri...

Barış Ardahan

25.06.2001 İSTANBUL

Kimse bana AŞIK olmasın Kimse bana aşık olmasın.... Etten ve kemikten biriyim sizler gibi Sadece düşündüklerimi görür, Hissettiklerimi yazarım Kimse bana aşık olmasın.... Sizler gibi soluk alıp veren biriyim Geceleri uyuyan, gündüzleri bekçi Yıldızlardan kopan biriyim gözleri benekli Kimse bana aşık olması.... Kelebeklerden kıskanmasın kimse beni Onlar kadar yaşayan, Yaşadıkça ölen biriyim

Barış Ardahan



Kader, /; işte öyle birşey hani bir yağmur damlası düşer ya dudaklarına hani bir anne basar ya bağrına evladını hani gözyaşların sel olur da durmaz ya kader, /; işte öyle birşey **** **** hani uzatırsın elini birden kaybolur hani gözlerin ufka bakar da kaydolur hani bedenini yumarsın da pamuk olur kader, /; işte öyle birşey hani annen seslenir sana uzaklardan hani korkar kaçarsın ya tuzaklardan hani öper gibi sever ya insan kader, /; işte öyle birşey hani kelimeler kifayetsiz kalir ya derler hani bilenler aba altından sopa yerler hani sevdiğinle yerler gökler inler kader, /; işte öyle birşey hani korkarsın ya şimşek çakınca hani durup düşünürsün ya yüreğine kurt düşünce hani sessiz durup ta ağlarsın ya kaçınca kader, /; işte öyle birşey hani eller kelepçelenir gözler bağlanır hani seven yürek mahkum olur gün bağlanır hani diller gardiyan olur dün bağlanır kader, /; işte öyle bir şey

Barış Ardahan



Ağlar mısın BEYAZIM? Bir gün kötü haberimi alsan, Ağlar mısın beyazım Solmuş resmimin elinden tutup Beni kara topraklarla paylaşır mısın? Bırakır mısın beni yapayalnız, Gözyaşlarımı dindirebilir misin? Bir bebeğin ağlamasına kulaklarını tıkayabilir misin? Ya beni sevmediğini söyleyebilir misin? Üzülür müsün beyazım bana birşey olsa, Mezarımı ziyaret edebilir misin? Ellerinle bana bir avuç su verir misin? Soğuk gecelerde bensiz yapabilir misin? Ellerimi uzatsam sana kavuşmak için; Ellerinle ellerimi tutar mısın? Bana yeni bir hayat bağışlar mısın sevdiğim? Çocuklarımın eşi olur musun? Gözlerimin içine bakıp SENİ SEVİYORUM dermisin?

Barış Ardahan



Bir Ben Var Bir ben var benden farklı Benim anlayamadığım, tanıyamadığım Sevdamı benden daha iyi; Hayatımı ona göre düzenleyen Sanki ben değilmişim gibi, Beni benden fazla tanıyan, benden farklı Bir ses var benim duyamadığım. Kalbimden gelip, beynime ulaşan... Pranga mahkumlarını şimdi anladım Bir parçası vücuttan ayrı, Bir ben var, birde yabancı. .... Kendimi tanıyamıyorum artık Kalbimin sesi ayak seslerine karşı, Gözlerim bir gerçeği birde onu, Sevdası yalnız beni, Hayatım ise sadece onu tanımlıyor artık

Barış Ardahan



Gidenlerin Türküsü Kimdir ki bu dağları böyle hırçınlaştıran Yüreğine kamçılar vurup ah eden sevdiğine İhaneti dost bilip varlığına sırt çeviren İhanet; sessizliğin ilk adımı, düşman başına... Dinmedi içimdeki öfkem Sessizliğim oldun gitgide, yalanlarım Farkında değildim geçen baharların, Kışım oldun, unutmak istedim seni Son bir umutla haykırdım geceye kal diye Vagonlarına yükledim sorularımı hayatın O kim di? Sen kimdin? Biz kimdik?

Barış Ardahan



Ozan ol dediler Şiir yazmayacaktım çok ısrar ettiler Bu çocuk şiir yazmayı beceremez dediler Her yazdığım şiirin arkasından güldüler Şiir olduk yine ne fayda Elimden tutup bir ozana verdiler Al eline bir bağlama ustan gibi ol dediler Kırdığım sazların parasını da vermediler Şiir olduk yine ne fayda Dayanamadılar el kızına gittiler Kaynanama dert yanıp hırslarını güttüler Bir de sopa bulup belim ağrı dürttüler Şiir olduk yine ne fayda Ellerim tutmaz oldu belim büküldü El kızının narin teli zülfüne döküldü Ben seni sevdim boşver dedi dikildi Şimdi ozan olsam kime ne fayda

Barış Ardahan



Tütün Mahkumu Yine bir akşam eski akşamlardan farksız Yine uykusuz gecelerin mahkûmuyum ben Gökyüzünde bile birkaç yıldızın ışığı yanıyor Bense yalnızlığınla sohbet ediyorum. Uzanmış gecenin bir yarısı şiir yazıyorum iyi mi? Garip bir duygu kalem oluyor seni her düşündüğümde Kalbimin zoruyla yazıyor ellerim Ve sadece ben duyuyorum yazdıklarımı Ellerim, tütün sarısı ellerim Sadece senin için mola veriyor Sadece senin için, gecenin bir yarısı Dumanların kapladığı zehirli akşamlarda

Barış Ardahan



SuSKuN NeHiR ve benzememek yangında yanan bir dala Yok olmamak, ezilmemek yangına Barındırabilmek amacım daha fazla kuşu dallarımda Ve onların seslerini duyabilmek taşıyabildiğim sürece Kavgam bunun için, sevdam, düşüm Hergün bir fikir ileri gidebilmek Bir adım ilerleyebilmek, büyütebilmek adımlarımı Bana sunulanla yetinmemek... Her gün ileriye taşımak amacım kendimi Alabildiğim kadar; en az verebilmek! Bir su gibi yol bulmak engelli yollarda Her gün sulayabilmek bir susuz tarlayı Konuştuğumda ifade edebilmek kendimi Ve benzememek savaşlarda yitirilmiş evlere Her gün yeniden başlayıp bir tuğla daha koyabilmek üzerine Her gün yeni bir kat çıkabilmek amacım hayata Ve hayatın üzerine

Barış Ardahan



KoRKuYoRuM IŞIĞIM Korkuyorum sesini duyamamaktan Elimi uzatıp elini tutamamaktan Artık gecelerden de korkuyorum Karanlığından

Barış Ardahan



ŞİİRLERİNİZ