AKMAN GEDİK








1963 yilinda, Mus’un Varto ilçesine bagli Içmeler (Reqasa) köyünde dünyaya gelmisim. Varto Lisesi mezunuyum. Iki dönem Açikögretim Fakültesi’ne devam ettim. 1988 yilindan itibaren Almanya’nin Hildesheim sehrinde yasamaktayim. Evliyim ve iki çocuk babasiyim. 1992 yilinda “Harman Zamani” isimli siir kitabim yayimlandi. Siir disinda öykü çalismalarim var. Ayrica Kürtçe (Zazaki) siirler, yazilar yaziyorum. “Vateyê Verenan” basligi altinda derledigim Zazaki atasözleri dosyam basima hazirlanmakta.
04.10.2002 Köln





BAKIŞLARIN GİZEMLİ BİR EZGİYDİ


Bakislarin gizemli bir ezgiydi Gülperi
ve ben yiterdim gözlerinde senin
hüzünlü olurdu her bulusmamiz, animsiyor musun
arabesk bir filmin sonu gibiydi
                sevismeden ayrilirdik
saclarin kina kokardi senin
memelerin bir cift güvercin
ellerin titrerdi ellerime uzanirken
...ve ben seni, en cok flamingo yolunda beklerdim
yüzlerini tirnaklardim sana bakanlarin
ve ben hep katil olurdum düslerimde
flamingo yolunda gezmeye bayilirdim
                denizrengiydi gözlerin
                endamin fidan gibiydi
yagmur yemis saclarin kiskirtirdi beni
onlarca aci ceker, kirlenirdim
haberin olmazdi senin, nereden olacak
ben seni hep uzaktan severdim

© Akman Gedik




HANS KARDEŞİME

Baharı yaşanmamış yazın
bölüşülmeyen sevginin
zevki olur mu?
insani cayır cayır
yakan zihniyet,
bir ince sevgiyle köpek sever mi?
kocasına olan kinini
kneipe'de Bira'ya döken kadın
arkasını dönünce kocası
bir baskasına göz kırpar,
yenisine sevgisini
verir mi? sanırsın
dört bira sonrası
mağrur komutan edasıyla
yürüyen genç,
dokunsan bulutlarca ağırlıkta
gözyaşı döker,
babasının ölümünü
komşularından öğrenen
kokuşmuş cesede
sonra ağlayanın
sesine kim kulak asar
ev,fabrika,alış-veriş merkezlerini
yaşam benimseyen
Disko'ya gitmeyi
        ayrıcalık sayan
bir jeans pantolon,yüksek ökçeli ayakkabı
ve bir jöleli saç,
düz çizgide yaşamı gören
mantık,
yaşam dediğiniz buysa
varsın sizin olsun,
Ben aykırıyım,
sınırlar koymadım yüreğime
zamanı da tüketmedim ben,
yıldızlar ülkesinde
maviyi yoketmedim,
aynı gramajda pişkin ekmekler
gibi değiliz,
gökyüzünün maviliği
gözündeki mavilik kadar
         değildir HANS
sonsuzdur,
sadece umutsuz değilim
        yaşama sevinci adına,
bir ipek gömlek,bir arabaya
ömür tüketmem
bir şehir dar gelir
çoğu zaman
ufkumuz sonsuz evrendir bizim.

© Akman Gedik




BIZE KALDI KARDELENCE DURUSLAR


Bize kaldi
zemheride
kardelence duruslar
asilmaz sanilan daglar
daglari asmak,
patikalari geçmek
bize kaldi Rosna,
korku sinmis gözlere,
isik doldurmak
agizlarda
yasaklanmis gülüsler
gamzelere saklanmis
kirmizi utanislar,
yikimlardan çikmak
bize kaldi Rosna
nergiz nergiz
menekse menekse
açmak baharlarca
sinirsiz düsboylarinda
yarin olmak
sevda olmak,
umut olmak
bize kaldi Rosna
bize...


© Akman Gedik




HÜZÜNLERDEN SÜZÜLÜP GELDİK

Hüzünlerden süzülüp geldik
sevinçlere takılı kaldık
Varto içimizde yaşadı
biz Varto'da yaşamadık

        Bu sevdadır bizi çeken
        uzaklardan getirip, uzaklara götüren
        kaçak ceylanların yurdundan
        yüreğimize kor ateşi düşüren

ne sevda biter yürekte
ne yürekte ateş
ateş harlandıkça gülüm
halaya durur bacı-kardeş

        acılar tadarak büyüdük
        umut pek yakın değildi bize
        umudun yakasına yapıştık
        katık ettik sevgimize

düşlerimi kucaklayıp
gecenin koynuna akmak istedim
yatağına sığmayan nehirdim
bendimi yıkmak istedim

© Akman Gedik




ÖZLEDİM

Kuşları özledim
hergün gelip
        telgraf direklerine konarlarken
elimizi gözümüze
                siper edip,
sevgiyle el salardık
        kavis çizip,
Göğe,sonsuzluğa uçarlardı
yüreklerimizden birer parça
taşırlardı maviliğe;
şimdi ışıkları parlak yanan
bu şehirde
yalnızlığımı büyütüyorum
                       içimde,
sevgi muhaliftir
        bu şehirde,
Arabalar ve binalar büyürken
        neden
                insanlar bodur
son kuşlarda konmaz oldu
        penceremizin pervazına
bir mutlu haber
        çalmaz oldu kapımızı
beynindeki karanlığı görmeyenler
"neger" derken yücelir mi?
farketmezmi ki dişinin inciliğini
        bir zencinin,
insanlar neden
teğet geçer birbirinden
               bu şehirde,
özledim,
sıcak bir dost selamını
buram buram
        Anadolu kokan içtenliği,
özledim.
, candan sarılmaları,
gece vardiyasında dönen işçileri
Boyacıları,
Domatiiis diyen tablacıları
        Firari bir sevda gibi
               büyürken içimizdeki özlem
sevginin harcı olmalı
                        paylaşmak,
paylaşmazsak birşeyleri,
   Kuşlar ürker bizden
     Yine akşam haberlerinde
        bir mülteci "heim"i
                        kül olur.

© Akman Gedik




UMUT BESLEDİK YÜREĞİMİZDE

Umut besledik yüreğimizde
yarına söylenecek sözümüz
bakmak için gözümüz
        olsun istedik
İstedik ki,
herşey kardeşçe olsun
ne kandan medet,
ne de ölümler
        marifetler olsun
yarına
temiz bir sayfa,
tarihin hanesine
onuru yazdıralım dedik

© Akman Gedik




ACILARIN KIYISINDA

Çocuk düşlerimizle bir dünya kurmuştuk
Yüreğimizi çevirmiştik güneşe
acıların kıyısında oturmuştuk
karanlıklar sürdü bizi ateşe

Yapraksızdık, güz mevsimiydi
vurdular türkümüzü, kırdılar sesimizi
Dalgakıran dönemiydi
Koyaklar unutmadı adresimizi

Sevdasız aşksız kalmıştık
umuttu dağların ardı
hep büyük hülyalara dalmıştık
yanımızda yiğitler vardı

© Akman Gedik




AHIR ZAMAN ÇOCUKLARIYDIK

Ahir zamanın
         kahır çocuklarıydık
ne eski masalların hüznü,
ne üzünçlerin ekşimsi tadı
vardı yüreğimizde
Annemizin dizine,
koyarken başımızı
seyrettiğimiz vurdulu-kırdılı
  filmler değildi
CNN'de izlediklerimiz
hem canlı, hem de yirmidört saat açık
"bizden ayrılmayın, reklamlardan sonra"
Anladım ki;
bu kavga tarih kitaplarında öğrendiğimiz
at sırtında günlerce yol alınan
binlerce insan gücüne ayarlı
savaşları değildi.
Her şey düğmelere ayarlı
efsunlu bir kelimenin hecesinde saklıydı
ve anladım ki,
zamanlar ve isimler değişse de
dünyanın ağaları hep vardı
ne ağalar böyle namert,
ne marabalar böyle ilkeldi.
Ve de kimselere sormadan
dünyanın sahibiydi birileri
Onlarsız olmazdı hiç bir şey
besledikleri tarafından
oyulmuştu gözleri,
"ne ekersen, onu biçersin"
  demiş halkımız
Şiddet ekenler, kan biçiyordu sonunda
ve anladım ki;
birleşmedikçe nasırlı eller
paklanmaz bu dünya...

© Akman Gedik




BIRAKMA

Yüzün bir ay parçası gülüm
Bırakma bir çirkin el değsin yüzüne
Daha toy çağında yakalamışsa ölüm
Vurulan bedenindir, bir şey olmaz özüne

© Akman Gedik




BİR MASAL KIZIYDI

Bir pınarın başında
gördüm suretini
yüreğimde yansımasını bırakan
o zeytinkarası gözlü kızı
yüzü yuvarlak mıydı
etli miydi dudakları
yanakları elma kırmızısı mıydı
Bilmem,
unuttum suretini
yüzümü yıkarken
saatte kaç kilometre hız yapar
yüreklerarası tren,
Işık hızından daha mı hızlı olur
yürek vuruşları
sahi adı neydi
o masal kızının
Sevgi miydi, Sevda mıydı
sahi miydi, rüya mıydı
Bildiğim tüm duaları okudum
onu anarken
kendimi hatırladım
hayalimde o yaşarken

© Akman Gedik




BİR YANIMIZ MEMLEKET KOKUYORDU

sevginin,
güzelliklerin
çok yaşandığı yerden
dağlardan
dağ köylerinden
kentlerin varoşlarından
koparak
sürüklendik Avrupa'ya
fırtınalı bir geceydi
dağlar gümbürdüyor,
deniz köpürüyordu
öfkesinden henüz
fakat hasretkarımız
günbegün artıyordu
mevsimler boyunca
özlemlerimiz
               çoğalıyordu
her geçen gün
her geçen yıl,
bir yanımız
               buralı oluyordu
bir yanımız memleket kokuyordu

© Akman Gedik




GÖÇMENLİĞİM

Akşamdan arta kalan
       yorgunluğun belirtisidir
gözkapaklarıma inen
ben düşler ülkesinde
her tarafım uçurum boşluğu
içim bir hoş
güzel hülyalara dalarken
gelip sokuluyor arasına
        en güzel türkülerimin
         benim bu göçmenliğim,
             sığıntılığım,
         ve de yalnızlığım
         ve asi yüreğim denizlerde
         geleceğe yelken açıyor
         ...bu korkusuz sabahlarda

© Akman Gedik




HER AYRILIK BİR HÜZÜNDÜR

Her ayrılık bir hüzündür
Fırtınalı yürek kabarmasıdır
mazerettir bazen
eski albümlerde sararmış
fotoğraftaki anıdır

Her ayrılık
dönüşü olmayan yolculuktur
soranı, özleyeni olmayan
gemici fenerlerinde bile hayır yok
yönü bulunmaz yollar
sürükler seni git gidebilirsen
tek avuntun
hayalinde öptüğün kızlardır

Her ayrılık
bir hatırlanıştır
kendini tanımadır uzaklaşırken
gözlerin buğusunda bile
dudakta eksilmeyen gülüştür,

Her ayrılık
yanıtı alınmamış sorudur
gizi kendi içinde
aranan aşk mı? sevgi mi?
onlar nadasa bırakılmış
yüreklerde...

Her ayrılık
bazen ölümdür
acısı kendinden
geriye bir çığlık kalır
gecenin orta yerinden

© Akman Gedik




SESİM YETİM KALIR

Sarışındı
saçları  buğday başağı
erkek elini andırıyordu
elleri, kocamandı
Yürekkırgınıydı gülüşü
harcıydı evimizin
mevsimler zemheri kalsaydı da
nicedir dağlar ceylansız,
ovalar nehirsiz kaldı
geç iner oldu güneş
günün koynuna
bir fay kırığıdır içimden geçen
Annem gitti gideli
Ağustostu  
sıcak başımızda sallanan kılıç
gecelerden bir yıldız kayar
yansıması bende kalır
Gün üşür, yüreğim üşür
annemin ölümü, dağlar yüreğimi
soğurum, üşürüm şimdi ben
hangi limana demir atar
alabora olmuş gemi,
hangi dala konar bir daha
yuvası dağıtılmış  kuş
kaplan pençesine düşmüş
ceylan nereye kaçar
üşüyorum hala ben; yokluğuna
boğazımda düğümlenir bütün kelimeler
yüzü aklıma düşende,
ben bir hüzün
satıcısı olurum
heybemde keder  
alıcısı olmaz yoklukların
Sesim Yetim  Kalır
Anne yüreğini isteyen
...herkes gibi

© Akman Gedik




YÜREKLERİMİZİ KARDEŞLEYELİM

Gel yüreklerimizi kardeşleyelim ey kardeş
Bir yürek düşün ki, yaralı
bir dil düşün ki, dağlanmış
bir türkü düşün ki hiç söylenmemiş
ve gülmeye üşenmiş bir ağız
söyle;
sen gülebilir misin?
Umut kapı komşu kadar yakınken bize
binip terkisine çıplak yüreklerimizle
yüreklerimizi kardeşleyelim kardeş
          yüreklerimizi...

© Akman Gedik




ONUR BESLEDİK YÜREĞİMİZDE

Onur besledik yüreğimizde
yarına söylenecek sözümüz
bakmak için gözümüz
             olsun istedik
İstedik ki,
herşey kardeşçe olsun
ne kandan medet
ne de ölümler marifet olsun
Yarına,
temiz bir sayfa
tarihin hanesine
onuru yazdıralım dedik

© Akman Gedik



ŞİİRLERİNİZ