Ziyaretci defteri İletişim Chat
                Menü
SABAHATTİN ALİ hayatı ve şiirleri








25 Subat 1907 tarihinde, bugün Yunanistan sinirlari içindeki Gümülcine
kazasi Egridere köyünde dogdu. Ögrenimini Balikesir ve Istanbul Muallim
Mekteplerinde yaptiktan sonra Yozgat’ta ögretmenlige basladi. Kazandigi
sinavla gittigi Almanya’da Postdam ve Berlin’de ögrenim gördü. Dönüsünde
çesitli okullarda ögretmenlik, Devlet Konservatuvari’nda dramaturgluk yapti.
1931 yilinda bölücü propaganda yaptigi ihbari üzerine 3 ay tutuklu kaldi.
Görevine döndükten bir süre sonra tekrar tutuklandi, yargilandi ve mahkum
edildi. Cumhuriyetin 10. Yili nedeniyle çikan aftan yararlanarak saliverildi.
Çesitli resmi kuruluslarda 1945 yilina kadar çalisti. Issiz kaldigi bir dönemde
Aziz Nesin ile birlikte Marko Pasa’yi ve onun devami olan mizah dergilerini
çikardi. Bu dergilerdeki yazilarinda, yayin yoluyla hakaret ettigi saviyla
yargilandi ve mahkum oldu. 2 Nisan 1948’de yurt disinda çikmak için anlastigi,
kendisine kilavuzluk yapan Ali Ertekin tarafindan, Bulgaristan siniri
yakinlarinda Sazara köyü civarindaki ormanda öldürüldü. Siirler, hikâyeler,
romanlar yazdi, çeviriler yapti. Ilk yazilari Balikesir’de Irmak dergisinde
çikti (1925/26). 1930’lu yillarda öyküye gerçekçi ve yeni bir soluk getirdi.
Öykülerinde, tanimlamakta güçlük çektigimiz kimi duygulari ustalikla anlatir.
Insanin zavalliligini ve gücünü ayni sarsilmaz üslupla, zaman zaman masalsi
ve destansi bir biçimde yansitmayi basardi.





DAGLAR
Basim dag, saçlarim kardir,
Deli rüzgarlarim vardir,
Ovalar bana cok dardir,
Benim meskenim daglardir.

Sehirler bana bir tuzak;
Insan sohbetleri yasak;
Uzak olun benden, uzak,
Benim meskenim daglardir.

Kalbime benzer taslari,
Heybetli öter kuslari,
Goge yakindir baslari;
Benim meskenim daglardir.

Yarimi ellere verin;
Sevdami yellere verin;
Yelleri bana gönderin;
Benim meskenim daglardir.

Bir gun kadrim bilinirse,
Ismim agza alinirsa,
Yerim soran bulunursa:
Benim meskenim daglardir

HAPISHANE SARKISI -1-
Göklerde kartal gibiydim.
Kanatlarimdan vuruldum;
Mor çiçekli dal gibiydim,
Bahar vaktinde kirildim.

Yar olmadi bana devir,
Her günüm bir baska zehir;
Hapishanelerde demir
Parmakliklara sarildim.

Çoskundum pinarlar gibi,
Sarhostum rüzgarlar gibi;
Ihtiyar çinarlar gibi
Bir gün içinde devrildim.

Ekmegim bahtimdan kati,
Bahtim düsmanimdan kötü;
Böyle kepaze hayati
Sürüklemekten yoruldum.

Kimseye soramadigim,
Doyunca saramadigim,
Görmesem duramadigim
Nazli yarimden ayrildim.

HAPISHANE SARKISI -3-
Burda çiçekler açmiyor,
Kuslar süzülüp uçmuyor,
Yildizlar isik saçmiyor,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Avluda olta vururum;
Kah düsünür, otururum,
Türlü hayaller görürüm;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Gönülde eski sevdalar,
Gözümde dereler, baglar,
Aynada hayalim aglar,
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Disarda mevsim baharmis,
Gezip dolasanlar varmis,
Günler su gibi akarmis...
Geçmiyor günler, geçmiyor.

Yanimda yatan yabanci,
Her sözü zehir gibi aci,
Bütün dertlerin en gücü;
Geçmiyor günler, geçmiyor.

HAPISHANE SARKISI -5-
Basin öne egilmesin
Aldirma gönül, aldirma
Agladigin duyulmasin,
Aldirma gönül, aldirma

Disarda deli dalgalar
Gelip duvarlari yalar;
Seni bu sesler oyalar,
Aldirma gönül, aldirma

Görmesen bile denizi,
Yukariya çevir gözü:
Deniz gibidir gökyüzü;
Aldirma gönül, aldirma

Dertlerin kalkinca saha
Bir küfür yolla Allaha
Görecek günler var daha;
Aldirma gönül, aldirma

Kursun ata ata biter
Yollar gide gide biter;
Ceza yata yata biter;
Aldirma gönül, aldirma

ISTEK
Yaniyor beynimin kani,
Bilmem nerelere gitsem?
Içime sigmayan cani
Hangi rüzgara es etsem?
Aksam sular karardi mi?
Bir daga versem ardimi,
Içimi yakan derdimi
Sagir göklere anlatsam

Içiliversem dem gibi,
Kiriliversem cam gibi,
Samdanda yanan mum gibi,
Sabahi görmeden bitsem

Bir yüce ormana dalip
Ya bir dag basina gelip,
Beni yaradani bulup
Malini basina atsam

Görünmez kollar boynumda.
Yarin hayali koynumda,
Sicak bir kursun beynimde,
Bir agaç dibinde yatsam.

KIYAMADIGIM
Hey bir zaman bakip bakip
Seyrine doyamadigim!
Simdi gurbette birakip
Sesini duyamadigim!

Evde kapanip kaldin mi?
Seyrana çikip güldün mü?
Baskalarinin oldun mu?
"Benimsin!" diyemedigim!

Akitip gözüm yasini
Hatirlarim gülüsünü;
Kivircik saçli basini
Gögsüme koyamadigim!

Dik yamaçlarin selisin,
Sen benden daha delisin,
Simdi kimlerin kulusun?
Basini egemedigim!

Nasil vurgunum bilirdin,
Niçin benden yüz çevirdin?
Kimlerin koynuna girdin?
Öpmege kiyamadigim!

KOSMA
Sevip sevip yari ele kaptirmak
Kara bahtin bana eski isidir.
Ömrümdeki yillar kadar yar sevdim
Her biri bir baskasinin esidir.

Canlar verdim her birinin yoluna,
Hepsi girdi bir yigidin koluna,
Bülbül bile kondu bir gül dalina,
Bosta gezen bizim gönül kusudur.

Baktigim yok üzüntüye, sevince.
Feryat etmem yar basindan savinca,
Benim gibi sevmelidir sevince:
Ne göz görür, ne kulagim isitir.

Kara saçim dik basimda kar oldu,
Ak saçimla yar sevmesi ar oldu,
Bana vuran eller degil, yar oldu,
Bu dert benim dertlerimin basidir.

Kimi asik dilegine ulasir,
Sevdigiyle cümbüs eder, gülüsür,
Kimi benim gibi garip dolasir,
Asil asik kam almiyan kisidir.

LEYLIM LEY
Dondum daldan kopan kuru yapraga
Seher yeli dagit beni, kir beni
Götür tozlarimi burdan uzaga
Yarin çiplak ayagina sür beni

Ayin savki vurur sazim üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaslim dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni

Yedi yildir ugramadim yurduma
Dert ortagi aramadim derdime
Geleceksen bir gün düsüp ardima
Kula degil, yüregine sor beni

ÖYLE GÜNLER GÖRDÜM KI
Öyle günler gördüm ki, aydin gökler kararip
Bahtim bir bulut gibi üstüme çöker oldu,
Her gözümü yumunca tanidik yüzler görüp,
Hayaller alev alev beynimi yakar oldu.
Ümitsizlik, gariplik dört tarafimi sarip
Yüzüm siritsa bile, içim yas döker oldu.

Her sabah ilk isiklar gözlerimi oyardi,
Uyanan tas duvarlar iniltimi duyardi.

Öyle günler gördum ki, duvarlar gelir dile,
Gözumde canlanirdi eskiya masallari.
Varligimi sarardi, hain bir isteyisle
Görmedigim yumusak bir düsmanin elleri
Kafada çelik gibi fikirler dursa bile
Kalplerin eksik olmaz böyle zayif halleri:
Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,
Kalbimi bir çamurda çirpinirken bulurdum.

Öyle günler gördüm ki, dost dedigim insanlar
Ben yanina varinca dudagini kivirdi.
Bir zamanlar yanimda agiz açmayanlar
Sirtimi sivazladi, bana ogüt savurdu.
Silahsiz gördügüne saldiran kahramanlar
En alçak tekmelerle beni yere devirdi.

Ruhum bir heykel gibi düsüp parcalanirdi.
Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanirdi.

Öyle günler gördüm ki, tabanca sakagimda
Tasarladim aydinlik dünyayi birakmayi
Gönlüm acikli buldu, en atesli çagimda
Sönük bir yildiz gibi bosluklara akmayi
Tabancanin namlusu isindi yanagimda,
Parmagim istemedi tetigini çekmeyi

Bir sonbahar yagmuru gibi içim aglardi
Bir seyler fakat beni yasamaga baglardi.

Ey bir tane sevgilim, ben bugün yasiyorsam
Sanma ki hayat tatli, insanlar hos olmustur,
Dag basinda bir kaya gibiyim söyle dursam
Etrafim eskisinden daha bombos olmustur
Yalniz sana borçluyum bugün dünyada varsam:
Seni her andigimda gözlerim yas olmustur
Yaslar ki bir irmaktir, dertleri sürür gider,
Gözyaslari içinde seneler yürür gider.

Yok olmak istegiyle kalbim attigi zaman,
Bana: Yasa der gibi gülen senin yüzündü.
Dizlerim bir batakta yorgun yattigi zaman
Bacaklarima kuvvet veren senin hizindi.
Yasaran gözlerimde, günes battigi zaman
Sicak bir yuva gibi tüten senin dizindi.

Sen aklima gelince her sey gülümserdi.
Agaçlar sarki söyler, rüzgar tatli eserdi.

Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektigimi:
Garip basimin derdi bir yürek tasiyorum.
Anlarsin niçin uzak yerlere baktigimi:
Içinde yasanmaz bir dünyada yasiyorum.
Görünce gülme sakin çirpinip aktigimi:
Ilik ve aydinlik bir denize kosuyorum.
Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,
Aradigim yerlere benzeyis buldum sende.

RUHUMUN DALGALARI
Ruhumun dalgalari, kosup kabarmayiniz
Her damlaniz tutusan gögsüme birer biçak.
Kalbim bir kayadir ki, neredeyse yikilacak,
Hayalden köpüklerle kalbimi sarmayiniz.

Dümdüz olsam diyorum, ve kumlu bir sahili
Yalayan sular gibi siz de yavaslasaniz.
Bilmedigim yeni bir masala baslasaniz,
Çekilse kulagimdan hatiralarin dili.

Ey eski gunler artik bana yaklasmayiniz,
Ey hayaller, vurmayin kalbimin sert tasina.
Bütün bir hayat bile degmez bir göz yasina,
Ruhumun dalgalari, köpürüp tasmayiniz.

SON MEKTUP
Ey yar, bu mektubu aldigin demde
Kara topraklara verdim kendimi...
Hersey bana engel oldu alemde,
Bir çoskun nehirdim, yiktim bendimi.

Benim gönlüm dogusundan deliydi;
Baska dünyalarin saskin seliydi...
Bunun böyle olacagi belliydi...
Her sey biter sel yerine döndü mü...

Dünya durmaz, bahar olur, kis olur,
Belki senin gözün yas olur,
Ben garibim, benim gönlüm hos olur,
Sevdiklerim ayda yilda andi mi...

Yildiz olur sana isik tutarim,
Bülbül olur pencerende öterim.
Yer altinda belki rahat yatarim
Yer üstünde çektiklerim dindi mi...

Simdi yasamayi tatli bulursun,
Kosarsin, gülersin, tez yorulursun,
Bir gün olur yine bana gelirsin
Deli gönlün yasamaga kandi mi...

YETMEZ MI?
Ask seni harab etmez mi?
Takatini tüketmez mi?
Sendeki ates bitmez mi?
Yetmez mi gönül, yetmez mi?

Askina yoktur enzade,
Aklini aldi o taze,
Aleme oldun kepaze,
Yetmez mi gönül, yetmez mi?

Yar yoluna baktirdigin,
Uykusuz biraktirdigin,
Ask yüzünden çektirdigin,
Yetmez mi gönül, yetmez mi?

Hangi derdimi sayayim?
Aska nasil dayanayim?
Yandim, daha mi yanayim?
Yetmez mi gönül, yetmez mi?

Gögsümde tikanir sesim,
Yok yasama hevesim;
Ben bir dermansiz bikesim.
Yetmez mi gönül, yetmez mi?



ŞAİRLERE DÖN

copyright by image and more
     
Anasayfa

Şiirlerim
Şiirleriniz
Şairler
Yabancı Şairler
Halk Ozanları
Denemeler
Sesli Şiirler
E-Kart
Dört Dörtlük

Fotoğraflar
Karikatürler
İlginç Resimler
Animasyonlar

Hikayeler
Güzel Sözler
Sevgiye Dair

Medya Linkleri
Nevşehir
Linkler
Biyografim

     
LOTTO şans sayılarınız için tıklayın!