Ziyaretci defteri İletişim Chat
                Menü

ALİ YÜCE hayatı ve şiirleri



1928 yılında Hatay’ın Yayladağ ilçesi Hisarcık köyünde doğdu. Düziçi Köy Enstitüsü’nü bitirdikten sonra Anadolu’nun çeşitli köylerinde ilkokul öğretmenliği yaptı. Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce Bölümü’nü yeterlik sınavlarını dışardan vererek diploma aldı. Çeşitli liselerde İngilizce öğretmenliğiyle eğitim alanındaki hizmetini sürdürdü. İlk şiiri 1956’da Yücel dergisinde yayımlandı. Daha sonraki şiirleri Yeditepe, Türk Dili, Soyut, Sanat Rehberi dergilerinde çıktı. Yaşadığı çevreyi, toplumsal sorunları yer yer taşlamaya yönelerek yergi ve eleştirinin ağır bastığı toplumcu şiirleriyle tanındı.






SEVDALI SÖZCÜKLER

Beni tanımadın mı dedi
Bir sözcük bir sözcüğe
Çevir zamanın sayfalarını
Belleğini iyi yokla
İyi bak gözlerimin içine
Anılar devşir yüzümden

Bir yağmur sonrasıydı
Yan yana düşmüştük hani
Bir şiirin ilk dizesinde
Göz göze gelmiştik birden
Bir şey kımıldamıştı içimizde
Sonra sürülmüştük şiirden
İzinsiz öpüştük diye

Anımsadım dedi öbürü
Elin elime değince
Bindim sevdanın mor atına
Gittim ta eski günlere
Küçüldükçe büyüdü hüzün
Adını bilmediğim bir şey
Çıt diye kırıldı içimde

Ne acılar çektim bilsen
Nelere katlandım gurbette
Senetlere tutanaklara
Mahkeme kararlarına geçtim
Yıllarca ad oldum bir kötüye
Bir an bile unutmadım seni
Göz göze gelmedim hiç
Senden başka bir sözcükle

Sesin sesime değince
İçimdeki süt denizleri
Köpürmeye başladı gene
Öpüşe banınca dudaklarımızı
Kendi kokusunu duydu yosun
Şiirin gizli aynasında
Kendi rengini gördü menekşe

Haydi gel dedi
Dişi sözcük erkek sözcüğe
Başka bir şiire girelim
Görünmeden ozan abiye



HARİTADA DENİZE GİRİYORUM Hem acılar eğitiyor Hem türkü söylüyorum Aslında bir yapının Temelini atıyorum Tuğlam pişmemiş daha Demirim yok çimentom yok Kumum kirecim hazır değil Bu yapı ne zaman biter Kaçıncı katta bulurum güzeli Belli değil Bir yağmur bulutunu Elime alıp kokluyorum Bulut mulut bahane Aslında bir şiirin Temelini atıyorum İlk dizeyi yazıyorum Kan ter içinde kalemim Kimseye göstermeden Haritada denize giriyorum Ne zaman çıkarım bilmem Hangi kıyıda bulurum güzeli Belli değil Boğazıma doluyor Sözcükler şiir molekülleri Yarı yoldan geri dönüyorum Tatlı mı ekşi mi deniz Rengi sarı mı pembe mi Korsan beye sorun bunu Vallahi ben bilmiyorum Nerede bir çirkin görsem Başımı önüme eğiyorum Kıpkırmızı olunca şiirlerim Utancımdan ölüyorum Ben ne zaman dirilirim Kaptan bey ne zaman ölür Belli değil Hem kentte oturuyor Hem yalan söylüyorum Bozuk çıkıyor fotoğrafım Korsan beyin ölü töreninde Gülerken yakalanıyor şiirlerim Ben başarıyla somurtuyorum

SÖYLEŞTİLER Boz Azime'nin oğlu Selim Çavuş ile Kör Nuru'nun oğlu Al'efendi Söyleştiler Dedim ya gene derim Bizik Asarcık var ya Al'efendi Bizim bu deyyus köyü var ya Vallah billah adam olmaz İtler köpekler olur da Bizim köy olmaz Al'efendi Dinime imanıma talağıma Avradım benden boş olsun Yalan yanım yere gelsin Bizim köy adam olmaz Al'efendi Adam ta Angara'dan kalkıp Büyük başınnan ayağımıza gelmiş Böyle mi değil mi Al'efendi Yüzünden nur damlıyo şıp şıp Ağzından bal akıyor konuşurken Nohut gibi dane dane olup sesi Beynimize giryo Al'efendi Ah ki bizim köyde beyin nerde Bir kulağımızdan girip Ötekinden çıkıyo dedikleri Böyle mi değil mi Al'efendi Adam ne dedi bak Al'efendi Kardaşlarım dindaşlarım Verin kolunuzdan kopanı Tanrı veren kullarını sever Şeker gibi söz Al'efendi Ah ki bizim köyün adamı ham Toplana toplana ne toplandı Üç bin lira para bir kamyon kavak Yüzüm yere düştü utancımdan Dinime imanıma talağıma Bizim köy adam olmaz Ne gülüyon Al'efendi Bir çürüklük mü var sözlerimde Haydi be Kör Nuru'nun oğlu Gavır Ali sen de

KADIN YONTULARI 1 kadın göz şimşek saç sağanak sırt mermer güvercin ürkek ıslak taze gerdeğe girer gibi girdi denize 2 kadın kumral kahverengi sarışın pembe bel kalem beden keman bacaklar merdiven adımlar şiir yüreğimde evrensel kaşıntı

OLMACA Ben çocuk olsaydım eğer Kav çakmak satardım Bulut amcalara Pamuk şekeri alırdım yerine Patlamış mısır alırdım Ben çiçek olsaydım eğer Hiç saksı giymezdim ayağıma Ödünç kanat alırdım Güvercin teyzemden Barış uçardım üstünüze Ben ırmak olsaydım eğer Altıma saklamazdım ayaklarımı Öyle yaklaşmazdım denize Düşmana yaklaşır gibi Sürüne sürüne Ben tüfek olsaydım eğer Patlamazdım kimsenin üstüne Bir tetiğimden utanırdım Bir de eğri parmağından İnsan amcaların

HASRETİNDEN AZIK Acıkmayasın Sevgi koydum Azık sana Yer dolusu çiçek Gök dolusu güneş Verdim sana Üşümeyesin Korkmayasın Işık koydum Azık sana Öplüm öplüm Öpülgen dost Saçları denize Dökülgen dost Ağlamayasın Yazık sana Gülme koydum Azık sana

EVRENSEL KARDEŞ Tarar saçlarını Örer anam Bütün çocukların Anası anam Kucaklar babam Şu koca dünyayı Bütün çocukların Babası babam Çarpar yüreğim Bütün göğüslerde En uzak ülkenin Komşusuyum ben Haydi artık Doğsun güneş Batsın karanlık Bütün çocukların Kardeşiyim ben

TUTKAL Bir sabah uyandım baktım Düşüm yastığıma yapışık Şiir yazarken ölmüşüm Dilime yapışık sözcükler Çığlığım tavana yapışık Eğilip baktım pencereden Rüzgar damlara yapışık Gözlerim yapışık Antakya Ölü götürüyor üç beş kişi Ayakları yola yapışık Kime küsmüş nar ağacı Çiçeklerini yere atar Cellat üşür gölgesinde Tere batmış darağacı Ayakları köze yapışık Sen nasıl baharsın böyle Bütün kuşların tek kanatlı Korkuları tüylerine yapışık Ağaçların çiçek açmış Acıları dallarına yapışık Sen ne biçim uygarlıksın Parmağın tetiğe yapışık Özgülük beslersin kafeste Kadınların çiçek açmış Sıcaklığı vitrinlere yapışık Bir sabah uyandım baktım Çürük bulutların altında Takla atıyor kirli sular Işığa sövüyor üç beş kişi Kimlikleri yüzlerine yapışık

AÇ AĞZINI KARANLIK İşim gücüm bu benim Sorguya çekmek gerçeği Sevginin rüzgarı ak da Savaşın bayrağı niçin kara Bütün suçum bu benim Evreni kucaklamak Çözmek kör düğümleri Sonra bildiğiniz gibi Gecenin içine attılar beni Kirden pasaktan gecenin Ta dibine yuvarlandım Sevindiler gerisin geri Acıya öfkeye bulandım Aç ağzını karanlık Dişlerini sayacağım Eğilip aldı beni yerden Halk anam güzel anam Yıkadı kirimi pasımı Ağrımı acımı silkeledi Toz alır gibi aldı öfkemi Sıcacık et koynunda Yıllarca ısıttıktan sonra Yeniden doğur beni Giydim yeni giysilerimi Çıktım yeni bir yola Yeni ayaklarımla yürüdüm Yeni gözlerimle baktım dünyaya Günaydın dedim yeni sesimle Başı sevda dolu bir değa İşim gücüm bu benim Sorguya çekmek çirkinleri Emeğin suyu ak da Sömürünün değirmeni niçin kara Bütün suçum bu benim Tahta çıkarmak güzeli Uygarlığı halklamak İşte sabah oldu Yum gözlerini karanlık Eski bir ormanda ben Yeni bir ağaçmış gibiyim Aç gözlerin karanlık Tepeden tırnağa ben Çiçek açmış gibiyim



ŞAİRLERE DÖN





                
copyright by image and more
     
Anasayfa

Şiirlerim
Şiirleriniz
Şairler
Yabancı Şairler
Halk Ozanları
Denemeler
Sesli Şiirler
E-Kart
Dört Dörtlük

Fotoğraflar
Karikatürler
İlginç Resimler
Animasyonlar

Hikayeler
Güzel Sözler
Sevgiye Dair

Medya Linkleri
Nevşehir
Linkler
Biyografim

     
LOTTO şans sayılarınız için tıklayın!